Sürekli içip güneşlenip poker oynayıp yüzüyorduk... Ekürigilin hanım Alman ve athena'yı çok seviyordu. Teknede athena dinliyorduk. Ne günlerdi be sanki 20 yıl öncesi gibi...
Diğer çiftin büyük oğlu Lukas ise bizim düğünde 1 yaşındaydı. Bizim düğüne İstanbul'a geldiler, biz onların düğüne Avusturya'da köylerine gittik. Beylergil bekarlıktan çok sıkı kankaydı. Başlarda biz hanımlar da böyle buluşmalara, gece çıkmalara, tatillere dahil oluyorduk ama sonra hepimiz arka arkaya bir takım yavrular doğurduk ve görüşemez olduk... Tabi çocuk doğunca şehir dışında bahçeli ev ayarlanıp ebesinin nikahına taşınılıyor genelde burda onun da etkisi büyük...
Ayrıca çocuklu aileler gerçekten sosyal hayattan soyutlanıyor. Çocukların rutinlerinde, insanların günlük hayat programlarında spontanlığa yer olmuyor. Can ciğer kankan da olsa buluşmak için 3 ay önceden gün belirlenip sözleşiliyor.
Tabi bizde de çocuklu hayatta program yapmak, sevdiğin insanlarla sık bir araya gelmek zor. Ama yine de bu kadar değil sanki...
İnstagramdan görüyorum mesela; çocuksuz hayatlarında sıkı kanki olan insanlar yine sık görüşüyor ya! Qızlar çocukları anaya, bakıcıya iteleyip kahve qeyfi buluşmaları yapıyor, bazen "hadi kak gidek" denilip çoluk çombalak yemeğe pikniğe gidiliyor, ev gezmeleri bol oluyor. Hanımlar beyler akşamları toplaşıp ocakbaşına gidiliyor... Düşüyor hep bunlar benim feed'ime. Nispeten yine iyi sosyalliqq ya. Burda öyle değil işte...
![]() |
| ekürigille piqniqq temsili. heheh yok yok böyle degil bu isler artik :( |
Aylardır insan içine çıkmaya utanmadığım kaşlarımdan artık utandım ve gidip aldırdım aslfşgşg. Kaşları aldırınca, ay sen ben bi güzel ol!
Bi de göz altıma kapatıcı yüzüme de cc krem sürdüm; suratımdaki bütün gözenekler, kızarıklıklar, tataklar gitti. Beybi feys oldum. Uzun zamandır kendimi bu kadar beğenmemiştim. Her aynaya bakışımda "selam tatlıqıss" falan diyorum. Kaşımı kaldırıp ağzımı büzüp çaktırmadan pozlar atıyorum kendime. Gece 2 de aniden gelen yakışıklılık hissi geliyor durup durup.
Neyse efendim bu planı aylar öncesinden yaptığımızdan bugün herkes gayet dakik olarak saat tam 4te ordaydı eheueh
Çocuklar inanılmaz eğlendi. Lukas edo'dan 3 yaş büyük, ilk okula gidiyo. Edo lukasın götünden ayrılmadı :))) çocuklar için kendinden birkaç yaş büyük hemcinsi o ortamın en "cool" insanıdır bilirsiniz :) diğer 2 gız lilian ve emily edoyla yaşıt. En küçükler de karoline ve maya (araları 1 hafta)
Neler yapmadılar ki! Koşturup zıplayıp durdular, el arabasıyla kum taşıdılar, köpekle oynadılar top atıp tuttular, oyuncak matkapla her köşeyi elden geçirdiler şahane keyifli bir gün oldu.
Biz de bir köşede muhabbet ettik. Konuştuğumuz konu; çocuklar, hastalıklar, ev tadilatlarıydı adagsjflkf
Belli bir yaştan sonra muhabbetlerde "hastalıklar" da gündem oluyor ya bunu farkettim. Gruptan bir ve ya birkaç kişinin mutlaka bir sağlık sorunu oluyor. Fıtığı oluyor, siyatiği oluyor, ufak operasyonlar geçirilmiş olunuyor bilmemne....
Bu arada Edo köpeğe bayıldı! Kahkahalar atarak sevdi, koştu oynadı. Köpek de büyükçene bir köpekti haa, korkmamasına çok şaşırdım. Çünkü sokakta gördüğümüz büyük köpeklerden hiç hoşlanmaz Edo. Neyse, sanırım bunlar biraz büyüyünce köpek almak farz oldu :)
Ben kedi insanıyım. Köpek severim ama bakımını üstlenmek istemem... Köpek gerçekten evin Çocuğu oluyor çünkü. Gezdirmesi, işetmesi zıçırtması, oynanması, ilgilenilmesi, temizliği yıkanması paklanması, herşeyi ayrı ayrı mesayi istiyor. Zor!
Halbu ki kedi öyle mi azizim? Sen de kimsin amk, buraların sahibi benim tavrı vardır kedinin. Lütfederse gelir biraz sevdirir, her işini kendi görür kimseye minnet etmez asjfkfl. Hastasıyım şu kedi triplerinin :)
Sonra yemeğe geçildi. Burada yemekler de ayrı bi alem, bilmem daha önce anlatmış mıydım? Sofrada az çeşit olur. Herkese küçük porsiyon düşer. Zahmetli, uğraştırıcı yemekler asla olmaz, hep basit şeylerdir. Evin hanımı yemek daveti vermek için bizdeki gibi saatler harcamaz mutfakta. Genelde menüde ne varsa onu pişirmeye yemekten 1 saat önce başlar. Masaya her şey ortaya gelir ve ev sahibi 50 kere yerinden kalkıp hizmet etmez. Herkes servisini kendi yapar.
Günün menüsü de makarnaydı :)) 2 büyük kasede makarna geldi (penne ve spagetti ama marketlerde tazesi de satılıyor burda; hamur şeklinde olan İtalyan usülü, kuru paket makarna değil) 2 farklı sos geldi; bolonez ve kremalı sos. Tütsülenmiş somon geldi. Çocuklar bahçede oynarken evin beyi balığı bahçede tütsüledi, ilginç bir makinesi var (silindir şeklinde kapalı mangal gibi birşey)
Küçük kaselerde parmesan, dereotu cinsi değişik yeşillikler geldi ince doğranmış. Bir de koca kase salata vardı.
![]() |
| salata böyle güllü dalli biseydi! yenilebilir cicek diye paketler satiliyor marketlerde salata reyonunda! bayaa menekse papatya falan var icinde asdjahdja ama cinsi ayriymis onlarin, tadi güzel. |
Ama mesela somondan herkese 2 parmak anca düşüyor eheuhe. Ya öyle cimrilikten faqirlikten değil elbet ama buraların adeti böyle ya bana tuhaf geliyor. Alışmışız anamızın bol kepçe 30 çeşitli sofralarına :))) her seferinde bu ne amk tıstıstıs diye şaşırabiliyorum hala.
Ama herşey müthiş lezzetliydi ve sofra şıktı.
Bir de bir mevzu daha var, hazır sofra kültürü konusunu açmışken anlatayım. Burada herkesin yemeği bitmeden sofradan tabak kaldırmak çok ayıpmış. Biz mesela yemek bitince tabakları alır temiz temiz oturmak isteriz. Ne öyle leş gibi tabak duruyor önünde saatlerce... Tatil kankilerimizle bu tartışmayı hep yaşarız :)) onlar bu huyumuza sinir olur ve söyler. Bizde otomatikman tabağı biten tabağı lavaboya ve ya makineye koyup öyle geliriz Haris'le. Haris "götünüzden adabı muaşeret kuralı uydurmayın" der bunlara. "Dikkat etmiyor musunuz restoranlarda da böyle!" der onlar da.
"Herkesin yemeği bitip, yemek bitme işareti olan çatal-bıçağı tabağın içine bırakma hareketi yapılmadan garsonlar asla almaya gelmez" der. (hakkaten öyle) bizde ise restoranlarda da yemeği bitenin önünden anında alır garson, herkesinki bitsin öyle geleyim demez.
Neyse işte görgü kuralı buymuş, ama dün biz erken kalktığımız İçin öylece kalkıvermek içime sinmedi yine de... Harisin benim ve çocukların tabaklarını topladım masadan, lavaboya bıraktım. (Ayıb mı ettim acaba yeaa)
Benim bey saat 7 gibi ayrıldı çünkü iş arkadaşlarıyla başka programı vardı. O da 38 hafta önceden planlandığından iptal edilemiyordu ehehhe. Biraz trip yedi ama anlayışla karşılandı yine de. Yakın çevrede oturan başka bir arkadaşı Haris'i kapıdan aldı onlar gittiler. Bense dağın başında gece vakti çocuklarla kaldım ve navigasyonla döndüm eve.
Edo bir panikledi, eyvah babam yok sen evi nasıl bulucan diye adagsjflkf. Anne burda kalalım diyo bana o kadar ümitsiz benim evi bulacağımdan :))) ay çok komikti arabada navigasyona konsantre oluyo, navigasyonun ardından "sola dön" falan diye tekrarlıyo asjfkfl. Neyse çocuk çok gerilince, otobanda navi'yi kapattım artık ben de. Tamam annecim, otobana çıktık burdan sonrasını biliyorum ben dedim. Zar zor ikna ettim.
Kazasız belasız eve geldik.
Çocukları pj-çiş-diş paket edip yatağa yolladım. Ben de bi bölüm bates motel patlatıp uyudum. Böyle bir gündü.



Bizde misafir geldiğinde herşey bolcana hazırlanır tabii milletin karnı doysun diye, sonraki günlerde de kalanları yersin :) Orada insanlar medeni ve zayıf, bi gıdım somon biraz makarna bolcana salata yeter, ama Almanya'ya ilk gittiğimde de dikkatimi çekmişti yemekler mükemmel hazırlanıyor ve sunuma çok dikkat ediliyor, bizdeki gibi daya mangalı\böreği vb. yok dkfhfk Sen de iyi yapmışsın tabaklarınızı lavaboya bırakarak, o insancıklara dağ gibi bulaşık bıraksaydın daha mı iyiydi onlara durulayıp makineye koyması kalmış bence süper bir misafirsin dljflkgf
YanıtlaSilKöpek konusunda diyeceklerim var. 8-9 yaşımdayken babam köpek yavrusu getirmişti eve, apartmanda yaşıyorduk ve köpeğe özel mama vb. alacak durumumuz ya da onu her gün 2 kere gezdirebilecek zamanımız yoktu, hayvancağızın gençliğinin katili olduktan sonra barınağa bıraktık, hala suçluluk duyuyorum, halim vaktim yerinde olunca da rahmetlinin anısını yaşatacak ve baktığım her köpeğe kral muamelesi yapacağım dkfhdkdj Demek istediğim köpekler cidden çocuk gibi ama 13 yaşından büyük çocuklara sorumluluğu öğretmek için de harika bir fırsat bence köpek sahiplenmek, hem çocuğun dostu oluyor köpecik hem de çocuk onun bakımıyla az da olsa ilgilenerek sorumluluğun ne olduğunu anlama fırsatı buluyor, o yüzden ben köpek tavsiye ederim kediler biraz şey zaten... Bizim eve 2 günlüğüne kedi girmişti (5. kattaki eve zemindeki dükkanın kedisi girdi evet) ve bazen çok psikopatlaşıyodu duvara bakıp kitleniyodu filan dlfjldjdk çok uslu şirin kediler de var tabii ama tercihim köpekten yana. Güzel bir gün geçirmenize de sevindim, ailecek nice güzel günleriniz olsun dkhfkdn
Aynen ya sofra kültürleri her ülkenin bambaşka. Benim kuzenin eşi İrlandalı, bir keresinde bize gelmişlerdi (kayınvalidesigil falan maile) mesela onlarda da şey çok ayıpmış: sofrada birşeye uzanmak! Yani kimseyi rahatsız etmeden alabileceğin uzaklıktaysa bile elini uzatıp alınmazmış. Kim bi tık daha yakınsa ondan istiyorsun. Göt kadar masada sürekli "tuzluğu uzatır mısın, ekmeği uzatır mısın, ketçabı uzatır mısın, suyu paslar mısın, bardağı iteler misin" muhabbeti dönüyordu, bana komik gelmişti asfdhlflflg uzan alıver işte amk ne gerek var :D
SilKöpecik maceranız hüzünlüymüş :(( ama olsun yine de iyi niyete veriyorum ben. Öyle şımarıklıktan pet şoptan 1000 dolara kaçak golden alıp 2 ay sonra ay yok biz böyle hayal etmemiştik, büyüdü bu herşeyin küçüğü makbul şekerim diyip sokağa salma durumu değil ya.
Bizde 2 tane kedi var zaten. 8 yaşındalar hem de kaplan kadarlar askfkflgşg
Güzel dileğine çok teşekkür ederim güzel nikki'ciğim <3
Seni okumak iyi geliyor demiştim, şimdi başka şey söylemeliyim, anne sıfatı ile başka bir şeye dönüştüm, dönüştüğüm o şeyde ne kadar ben varım bilmiyorum...çocuk büyüdükçe "ne kadar kendimim" daha çok sorgulanıyor...kendimi yargılamak değil de bulmak gibi bir sorgulama bu...kaşımı aldırmayalı öyle çok olmuş ki orman kaşlarımı içselleştirmiş, kendim saymışım...Beni artık evde en çok kedim görüyor, ama o da çok nankörmüş...
YanıtlaSilBen insan bakımlı olmalı, her daim güzel hissetmeli, kendiyle barışmalı, kendine dikkat etmeli diyenlerden değilim :)
SilÇünkü zorlamayla olmuyor, içinden geldiği an ve içinden geldiği kadarıyla "bakım" yetiyor bence bazılarına. Mesela bana :)))
Yani ne bileyim, şart değil diyorum! Alışverişe kuaföre falan filana harcayacağım Zaman'da ayaklarımı uzatıp dinlenmek daha cazip geliyor bana;) çocuklu hayatta en çok muhtaç olduğumuz şey, en kıymetli şey "kendimize ayıracağımız zaman" değil mi? Kaşlara bıyıklara yediremem en kıymetli hazinemi Eheheh
Ha tabi bakımlı olmayı seven, kuaföre gidince Mutlu olan da onu yapsın boş zamanlarında, bana külfet geliyor şu aşamada ve beni Mutlu etmiyor makyajlı fönlü şık şıkırdak dolaşmak :P
Benim yaptığım gibi bakım olayında çıtayı yüksek tutmazsanız ufak dokunuşlar bile büyük farklar yaratır sonra böyle hahahha
kediler <3