OK. Çocuğum OK. Evladım
9 Kasım 2021 Salı
Başarısız iletişim
29 Haziran 2021 Salı
Dev Dosya: Alman usulü (3)
Türkü türkü Avusturyam serimizin bugünkü bölümünde çocuk doğum günlerini anlatayım. Üstelik bu aralar zanum evladum fraulein Maya’nın haftada minimum 2 adet doğumgünü partisine gitmesinden mütevellit, ziyadesiyle muhattap olduğum bir konu. Sıcağı sıcağına.
| Baştan söyleyeyim burada pinyata yok :( |
Çocuk Doğumgünleri
Doğumgünü davet aşamasında (en az 2 en çok 5 hafta öncesinde) ana 1 whatzap grubu kurar. Davet edilecek çocukların analarını gruba ekler.
“Doğumgününe davetlisiniz” der yeri zamanı bildirir. Herkes ajandasına bakıp 24 saat içinde “geliriz tşk” ve ya “o gün başka planımız var gelemeyiz üzgünüm” şeklinde geri dönüş yapar!
“Hayırlısı be gülüm, bakarız ederiz, kısmetse geliriz” diyen olmaz. Çünkü herkesin planı programı aylar öncesinden bellidir eheuheu.
Davet sahibi kardeş getirilebileceğini, annelerin isterse kalabileceğini özellikle belirtirse ona göre davranılır. Belirtmezse kardeşe o gün başka program yapılır. "Buncağızı da götürüverem nolcek" denmez:)
Doğumgünü gerçek gününde değil o ay içindeki bir hafta sonunda ve ya davetli çoğunluğuna uyan bir günde yapılır. Temmuz-ağustos doğumlu çocukların doğumgünü haziran ve ya eylülde yapılır. (Okul zamanı)
Çocuk doğumgünlerinde alınacak hediye için 3 yöntem vardır.
1-Sepet yöntemi:
çocuk oyuncakçıda kendine bir sepet yapar.
Doğumgününden 2 hafta önce çocuk anasıyla oyuncakçıya gider sepetini doldurur. Anne davetli sayısına ve hiyerarşisine göre, alınabilecek opsiyonlar konusunda çocuğu yönlendirir.
Şöyle bir bölüm olur oyuncakçılarda. Sepetindekileri buraya aktarırsın. Üstüne Çocuğun adı-doğum günü partisi tarihi yazılır.
Çocuğun okul-kreş ark.larının alması için belirlenen hediyelede uygun fiyat aralığı “12-15€” dur. Asla şaşmaz!
Çocuk doğumgünleri genelde kapalı oyun alanlarında yapılır. Davetli çocukların giriş ücretini doğumgünü ailesi öder. Giriş ücreti + pastası içeceği derken aileye çıkan masraf= çocuk başı 12-15€ arasıdır! Şimdi taşlar yerine oturdu değil mi? Asndjjdnfnfjfj
Sepet 12-15€; 20-30€ ,50€ ve üstü gibi fiyat bantlarında ürünlerle doldurulur. Sırasıyla okul arkadaşları, aile dostları-kuzenler, anane dedelerin falan alması içindir.
Hediyeyi almak için belirtilen oyuncakçıya gider, sepeti bulur, içinden bişey seçer kasaya götürüp ödersiniz.
Paketler mağazalarda yapılmaz. Paket mi olacak diye sorulmaz. (Sadece oyuncakçı değil hiç bir mağazada hediyelik paket yapılmaz.)
Hediye paketi konusu ayrı bir zanaattır burda asmdmmfkf
-Kalın kağıttan kaliteli, süslü paket kağıdı
-kumaş kurdele
-ayrı bir süslü karton torba
-renkli zarf içinde doğumgünü temalı kart
Tüm bu zımbırtıyı toplayıp kallavi bir paket yaparsınız evde.
“Hele bir paket yapam da dostlar alışverişte görsün” derseniz, hediyeye verdiğiniz paranın yarısını pakete vermeniz gerekir ashdhhdhd
Ucuz malzemeden tırt paket yapmak özensizlik sayılır.
Hediyeyi açmadan önce paketlere de övgü düzülür.
Davetli sayısı netleşince ana hediyeyle ilgili kararı bildirir. (Adettendir önce gruptan biri sorar: Çocuk hediye olarak ne ister?) bu aşamada anne “çocuğum filanca oyuncakçıda sepet yaptı oradan seçebilirsiniz” der. Ve ya 2. yöntem olan ortak hediyeye gidilir.
2-ortak hediye yöntemi (para toplama)
Anne wp grubunda yine alınacak hediyeyi bildirir. Örn: çocuğum fiyatı şu olan şu oyuncağı arzu ediyor. Kişi başı 13€ ödenecek. Uygun mudur?
Herkes uygundur der. Ana teşekkür eder.
Hediye ana tarafından alınır paketlenir doğumgününe hazır edilir. Parası davet günü herkesten (payına düşen miktar) zarf içinde tahsil edilir.
3-ipucu yöntemi:
Bu pek tercih edilen bir yöntem değildir. Sepet yapmaya zaman olmadıysa, davetli sayısı azsa, para toplamak istenmiyorsa, doğumgünü evde kutlanacaksa vs nadiren başvurulur.
Anne çocuğun ilgi alanlarını söyler “pokemon kartlarını, el işi (etkinlik) yapmayı, lego oynamayı seviyor” gibi fikir verir. Bu çerçevede bişey seçmeyi size bırakır.
Ama bu yöntem çocukta olan bir şeyi ve ya başkasıyla aynı şeyi alma riski içerdiğinden pek tercih edilmez. Bu durumda hediyenin fişini ve ya değişim kartı götürmek, “dilerseniz değiştirin” demeyi atlamamak lazım.
Hediye olarak kıyafet ve ya kitap alınmaz. Mutlaka oyuncak olmalıdır. Çocuklara oyuncak almanın yılda 2 kez boku çıkarılır: noelde ve doğumgününde. Çocuk noel ve doğumgünü hediyelerini planlamaya aylar öncesinden başlar.
Doğumgünleri 2 ve ya 3 saat sürer.
Genelde 14:00-18:00 saatleri arasında bir zaman dilimi olur. Ve yine en yaygın mekan: yukarıda bahsettiğim kapalı oyun alanıdır.
Bu alanlar doğumgünleri için sıkça kullanıldığından; oyun sahasının dışında bir de kutlama alanları bulunur. Uzun masa etrafına dizilmiş sandalyeler; kağıt tabak-bardak, plastik masa örtüsü modunda gayet kitsch dizaynı vardır.
| yeme alani |
Sunum masası, konsept, 1 kamyon balon, “prenses Helganaz Aleynasu 6 yaşında” yazılı banner falan tarzı şeyler zinhar olmaz agsvddhdh
Çocuklar oyun mekanında buluşur.
Doğumgününe süslü kıyafet, tütü, etek vs giyilmez. Saç baş özel yapılmaz. Rahat Hareket etmeye uygun spor kıyafetler; genellikle tayt-tişört giyilir.
Doğumgünü annesi de kot-tişört-spor ayakkabıyla gelir. Ortalıkta dolaşır. Çocukların getir götürünü yapar.
Çocuklar İlk önce oyun alanına gider. At gibi terleyerek azıp kudurulur.
Oyun süresi bitince kutlama alanındaki masada çocuklara Çocuk menüsü fast food yedirilir (genellikle chicken nuggets ve patates kızartması, bazen pizza) Analara yiyecek bişey ikram edilmez. Çocuğunun tabağından artanı yiyene ses edilmez ahshdhdd Ama içecek ikram edilir. Ne içersiniz diye sorulup kahve falan ısmarlanabilir.
Ardından mum üflenip pasta kesilir.
Hediyeler açılır.
Doğumgününe katılan çocuklara gitmeden önce küçük paket içinde hediyelikler verilir (paketin içinde iqramlık boy çukulata şeker, bi milyoncudan alınma anahtarlık-lastik top-toka-çıkartma-düdük-kalem/silgi gibi ıvır zıvırlar olur)
Alma saatinde de ebeveynler gelip çocuklarını mekandan alır.
Bu oyun alanı partisi dışında:
-dans workshopu
-at binme
-çiftlik (ineğiydi, lamasıydı, tavşanıydı)
-buz pateni
-bowling
Gibi alternatifler de olabiliyor doğumgünlerinde.
Ama en uygun fiyata çıkanı kapalı oyun mekanı olduğundan; en yaygını o.
Bi de son zamanların modası: sarayda kutlamak! Buranın ünlü bir sarayının bir odasını (gerçek saray) çocuk doğumgünleri için ayırmışlar. Gızlar prenses kostümü giyiyor, sacher turta yiyor, mozart dinliyor, müze görevlileri eşliğinde gerçek bir premses odasında partiliyor ehhehe şapşikler <3
Doğumgünleriyle ilgili son bir kaç bilgi daha ekleştireyim:
-ilkokul çocuklarında partiye davetli çocuk sayısı 6-8 civarıdır genelde. Öncesindeki organizasyonu yapan ve gelenler fixleyen ana olsa da; çocuk da arkadaşlarına “davetiye” dağıtır.
-çocuklar arasında partiye çağırılmadı diye darılmaca gücenmece olmaz. Aşırı olgunlar bu konuda. Nasıl olmuyor hayret ediyorum. Beni çağırmasalar kahrımdan ölürdüm heralde andndnndnd çağırmayanların ağzına sıçmak üzere intikam yeminleri ederdim! (çocukken çok hırslı ve kıskanç bir velettim :P)
-davetlileri belirlerken “o bizi çağırdı biz de onu çağırak” eğilimi vardır. Benim çocuğumu çağırmıyolla demeden önce; siz acaba güzel partiler düzenleyip yeterince çocuk ağırladınız mı? Onu da düşünmek lazım.
-davete icabet etmek çok önemlidir. Genel olarak çocukların randevuları ajandaları çok önemlidir. Bütün aile fertlerinin ajandaları eşit öneme sahiptir. “Çocuk bugün oraya gitmeyiversin onun yerinde daha güzel program yaptık şuraya gidelim. Hem orda daha çok eğlenir” diye iyi niyetle bile program değiştirilemez :)
ajanda gibi ajanda (temsili deil)
-benim çocukluğumda doğumgünü olayı “ananın eşi dostu aqrabası” ve onların çocukları ekseninde dönerdi. Anasını babasını tanımadığın çocuğu çağırmazdın. İnstadan gördüğüm kadarıyla bu gelenek devam ediyor. Elti görümce çatlatmalıqq doğumgünleri yapılıyor. (“Onlarda/bizde” görseli eklemeye gerek duymadım. Herkesin kafasında bir sahne belirdi bence skdmmfmfnf)
Bu seri almanların “para harcama” tutumları üzerinden ilerleyecekti.
Alman usulü ve cimrilique efsanelerinin ardındaki detayları gün güzüne çıkarmak amacıyla yola çıkılmıştı. Ama mealesef detayların bokunu çıkardığım için seri bitmek bilemiyor :)))
Büyük ihtimal gelecek sezon devam edeceğiz tatlıqısslar. Haftaya memlekete gidiyoruz. Biliyorsunuz yazları tükkanı kapatıyorum, yeni mal gelmiyor :/ Herkese şahane bir yaz olsun <3 Auf wiedersehen!
14 Haziran 2021 Pazartesi
Beyazı ipek
Beni ilgiyle dinler, anlattıklarıma kahkahayla gülerdi. Sıcacık bir sevgiyle bakardı.
Yani “kıskançlık, haset, öyle bir eve sahip olamanın ezikliği-burukluğu, hüznü” gibi duygular asla uyanmazdı bende.
Bazen düşünüyorum ben de şimdilerde... çocukların arkadaşları bizim eve gelince “Edoların havuzu var, bizim niye yok?” falan diye sorguluyor olabilirler mi?
Bu havuzun esansı eksiktir agam
Bizim ev azıcık lükslü olsa da; yaşadığımız semt zengin muhiti değil. Çocukların sınıf arkadaşları arasında hali vakti yerindecene kalıyoruz biz.
Çoğunluğu bizim imkanlara sahip değil. (İmkan= Edo ve Mayanın kendilerine ait ayrı odaları olması, afilli tatillere gidebilmemiz, havuz ve bahçe olması falan) Böyle düşününce bi buruk hissediyorum işte.. ama sonra aklıma kendi çocukluğum geliyor böyle. Yok canım diyorum o kadar da zikinde değildir çocukların ısısısııs.
Biterken: Almanlıqq serime bu yazıyla ara vermek istedim bugün. Almanlıq to be continued.. :)
31 Mayıs 2021 Pazartesi
Dev Dosya: Alman usulü (2)
Dev Almanlıqq dosyamıza bugün “hediye” temasıyla devam ediyoruz. Aklıma gelen tüm hediyeleri derliyorum!
Yeni ev hediyesi ve bebeğe doğum hediyesi:
Genelde para toplanıp ortak olarak alınır. Böyle şeyleri hayırlamaya tek tek gidilmez zaten topluca gidilir.
Bebek için olana “baby shower” ev hayırlamasına “house warming” deniyor. Adından anlayacağınız üzere kadim adetler değil amerikadan apartılmış yeni versiyonlar sanırım bunlar :) Eskiden nasıl oluyormuş bilmiyorum, benim gittiklerim hep bu şekildi.
“Neye ihtiyaç var?” diye sorulur. Hediye alınacak şahıs davetli sayısına göre kafasında makul bir miktar belirleyerek, o fiyat bandında bir ihtiyaç kalemi söyler. Marka/model/renk tercihi belirtir :) ve o alınır.
Hoşgeldin ebubekir sıddık bebek
Böyle bir hediye belirlenemediyse: direkt para toplanır ve ya hediye çeki verilir.
Hediye seçimi, hediyeyi seçecek olanın “kişisel zevk” ine bırakılmaz.
Düğün:
Düğünlerde para takılır. Takılacak para mutlaka sunumlu olmalıdır ajdjjfjfjfjf
Bkz. Şöyle:
Bana bu aşırı angarya geliyor. Bir de o paraları çözmekle, düzleştirmekle uğraşacaksın :// Ama Avusturlar bunu çok komik ve eğlenceli buluyor.
| Balayı temalı bunun aynısından sunum çok gördüm djdjjfjf. |
Beyimin yakın bir arkadaşı kız bacısına 1000€ takmış düğünde. Ama nasıl? Bankadan 1000 adet 1€ almış ve çuvala koymuş! Eki eki eki diye yarılmış herkes (göz deviren emoji)
Valla bana böle bişey yapılsa dev küfür ederim anshdnndnd. Olmaz olsun öyle kardeş! Anam bunu doğuracağına taş doğuraymış.
Doğumgünü:
30-40-50-60.. gibi yuvarlak yaş doğumgünleri özel organizasyonla kutlanır. (düğün organizasyonu cosplay)
Mekan ayarlanır. Aylar öncesinden davetiye bastırılır! Dağıtılır. 40-50 sonrası boomerlık yaşlarında “tema” da olur hatta partide. Ona göre giyinilir ahdjdjdhd Dress code davetiyede yazar.
Mekanda aperatif yiyecek servisi yapılır, bazen açık büfe kurulur. Sınırsız içki olur. Hatta bazen geceye özel şovlar olur “müzik grubu, striptiz, sihirbazlık, blakjack tarzı kumar masası vs” Bunların hepsini davet sahibi organize eder ve öder!
Doğumgünü bireyine alınacak hediye genelde o kişinin hayalindeki şeye para yardımıdır. (Tatil, motosiklet falan örneğin) Küçük bir stand kurulur. Oraya alınacak şeyin temsili resmi falan asılır, komik laflar yazılır. Anı defteri konur. Kutuya para atılır. Para attığına dair imza atılır eheuheue.
O gece hayvan gibi yiyip içeceğiniz için yüklü bir miktar ateşlemek gerekir tabi hediye parası olarak. “Düğün ve çeyrek altın” paritesinde düşünün sjjdjdjfjf.
Benzer organizasyon bir de “emeklilik” kutlamasında yapılır. Daha sade ve şovsuz olanıdır tabi. Ama emekli olan dayı, iş arkadaşlarına böyle mekan kapatıp yemeli içmeli bir davet düzenler yine. Dayıya emeklilik hediyesi alınır.
Bir de “bekarlığa veda gecesi” önemlidir. Gelin team, damat team falan özel tişört bastırıp bir örnek giyinme, “çılgınlıque” lar yapma, bar bar gezme şeklinde aksiyonu bol partilerdir. Burada yalnız organizasyon ve ödeme kısmını gelin-damat yapmaz. Kankitoları halleder.
Bir eve misafirliğe gidildiğinde:
şarap ve(veya) çiçek götürülür. Yanında ufak tefek “özel düşünülmüş/üretilmiş” şeylerin bulunduğu bir poşetle gelinir.
Hediyeler paketli değildir ama poşet süslüdür.
Şöyle bir poşet hazırlanır:
Hediyeliqq item’lar hediyeyi getiren tarafından tek tek çıkarılarak tanıtılır; hikayesi anlatılır. Örn:
-bu şarap babamgilin köyün şarabı. Ve ya bu şarabı geçen gittiğimiz filanca köydeki şarap evinde içtik çok beğendik size de aldık. (Şarabın tadı ve özelliği hakkında yorumlar)
-minik bir kavanoz reçel ve ya yemeklik
sos. (Yine kimin yaptığı, nereden alındığı, içerik bilgisi eşliğinde)
-çocuklara minik bir paket jelibon-şeker (marketten alınmış bir jelibona “bunu özellikle seçtim, vegan, içinde glikoz şurubu yok, palm yağı yok gibi bilgiler. Ahsndndn)
-ev yapımı kek/turta tarzı tatlı. (Pastaneden alıp götürmek adet değildir. Zaten baklava kadayıf diye bişey de yok adjdjfjnf)
-yine köyden kermesten alınma ekmek, meyve-sebze ve ya evde özel çekirdekten kendilerinin kavurduğu 200gr kahve falan gibi eklentiler olabilir poşette :)
-şarap yerine tasarım şişeli ve ya özel (buğday, siyah vs) 6lı bira da olabilir.
Ama gelir gelmez ayakta, ürünlerin tanıtımı ve her ürüne “woow, çok iyimiş” falan diye aşırı bir ilgi alakayla teşekkür etme faslı bana komik geliyor hala :) aşamıyorum bunu. Ajsjdjjdjd
Hediyenin azı da çoğu da ayıptır. Pahalı hediyeler de rahatsız eder. Götüreceğin hediyenin “Orada yiyip içeceğin şeyleri karşılayacak ve ya bi tık üstü” gibi maliyeti olmalıdır kabaca.
Bir eve, bahçede mangal partisine kalabalık grup davetliyseniz (örn: 4-5 aile) davet sahibine “ne getirelim” diye sormak görgü kuralıdır.
Bunun yalan versiyonu bizde de var gerçi “bişey lazım mı, gelirken alalım” diye sorulur bizde de ama asla “lazım” denmez, ayıb olur ajsjdjdjd.
Davet sahibi genelde bişey iteler size. Mezeyi sen yap, tatlıyı sen yap diye görev dağılımı yapar. Sadece zahmet açısından değil maddi açıdan da liste verebilir: sen 2 paket sosis al, sen karpuz al gibi. Yani “bunların hepsini ben almayayım siz de alın bişeyler, getirin de yiyek” babında.
Ben bunun çok ayıp bişey olduğunu düşünüyordum başlarda akdjdjfjfj çok zor alıştım. (Götürmeye değil de, kendim başkasından istemeye)
Ama sonradan tecrübelerime dayanarak gayet de güzel bir kural olduğuna karar verdim!
Başlarda “bişey istemez, canınızın sağlığı” diyordum ve ırgat gibi her şeyi ben hazırlayıp servis etmekten helak oluyordum. Kimse de istifini bozmuyordu aq.
Şimdi hiçbir şeyi kendim önceden hazırlamıyorum. “Patlıcan ve biber alın gelin” diyorum ve patlıcan salatasını misafirler geldikten sonra yapıyorum eheuheue.
Çünkü patlıcanın tanesinin 2€ olmasından ve bir patlıcan salatası maliyetinin 15€ olmasından bıkdımmm. Amskjdjd. “Sen çok güzel patlıcan salatası yapıon gız yapsana” diyene “ok bebişim patlıcan getir” diyorum. Hohoyt!
Ben onu yaparken, birine domates doğratıyorum, birine masa kurduruyorum vs. Çünkü ben ayaktayken oturan insan görmeye tahammül edemiyorum artık :)))
Ay bi de size bomba: sizden istenilen şeyler alınıp götürüldüğünde, artan/kullanılmayan olduysa giderken geri alabilionuz! “Aaa bu biber arttı alıyom geri” diye askjdjdjjdhdjd
(Onu ben hiç yapmıyorum tabi ama bana yapanlar var ahahahhahah)
Yurt dışından getirilen hediye:
Eskiden tatillerde kart atma modası varmış. Tatile Gittiğin ülkenin resimli kartpostallarından alıp, arkalarına tatilinin nasıl geçtiğini anlatan kısa notlar yazıp; oranın postanesinden memleketteki sevdiklerine atıyorsun. Bu geleneği hala devam ettirenler var.
Sevgili Helga yenge
Yozgat tatilimiz şahane geçiyor. İnanılmaz romantik bir şehir. Adeta cennetten bir köşe! Hans amcama selam eder yeğenim jürgen’i gözlerinden öperim. |
Gittikleri yerlerden ailelerine ve sevdiklerine küçük hediyeler getirirler.
Tatil hediyesi, ve ya organizasyon dışı bir doğumgünü, bebek; tebrik-teşekkür hediyesi gibi hediyelerde ilginç bir yaklaşımları vardır:
-Yükte hafif pahada ağır
-kişinin normalde para vermeyeceği kadar gereksiz ama hediye gelirse sevineceği kadar şık:)
-kişiye özel düşünülmüş/üretilmiş ürünler seçmek yaygındır.
Örneğin bebek hediyesi olarak 1 adet plastik “mama kaşığı” gelebilir. O kaşık butik bir mağazanın tasarım ürünüdür. “Unique” bişeydir. Kaşığın sapında bebeğin adı yazdırılmıştır. Ve bu minnacık tek kaşığın fiyatı 25€ dur misal! Yani sen olsan o paraya onu hayatta almazsın andjjdjf (kendilerine de öyle şeyler almazlar zaten. Hediye olarak başkasına alırlar)
Yani 25€ya büyük bir pakette gösterişli bir nevresim seti, bornoz seti falan alacaklarına zük kadar kaşık alırlar.
Aynı mantıkla kadınlar birbirine tek bir “chanel oje” alır mesela! Benzer fiyata Mango’dan kazak almaz.. Çünkü mangodan kazağı sen zaten alırsın kendine; ama chanel oje hayatta almazsın flormar alırsın sjdjjfjfjfh Ben bu olayı çok sevdim burda <3 hakkaten çok hora geçiyor bence. ehehe
Hediye yazım burada bitirecektim ki çocuk doğumgünlerini yazmadığımı farkettim. OMG! Ona ayrıca değineyim bence bir sonraki yazıda. Almanlıq serisinin ilerleyen bölümlerinde görüşmek üzere..
