15 Mart 2017 Çarşamba

çocuğum çok şanslı çünkü ben...




"Kahve içer miyiz?" bloğunun sahibesi kaavehanımcım bugün şu yazısında dedi ki; 

"Bunu ister bir mim kabul edin, ister bir sohbet konusu. Merak ediyorum, sizin kendi anneliğinizde sevdiğiniz şey nedir? Hangi davranışınıza ya da halinize bırakın çocukları, sizin bile içiniz ısınıyor? Kendi anneliğinizin güvenli limanı neresi? Kendi anneliğinizde en çekici bulduğunuz yan nedir? Nelerinizle gurur duyuyorsunuz? Sizce neden çocuklarınız şanslıdır? Övelim, sevelim, destekleyelim ve mümkünse artık kendimizi böyle kabul edelim derim." 

Sonra da yorumlarda "çocuğum çok şanslı çünkü ben..." başlığında konuyu toparlamakta karar kılındı. 

İki kelam da ben yazayım dedim. Dedim ama öyle bir zamanda denk geldi ki bu soru; 4,5 yıllık analık kariyerimde hiç bu denli kendimi sorguladığım, hatalarımla yüzleştiğim bir dönem olmamıştı...

Bu aralar ben sadece "nerde yanlış yapıyorum?" un üzerine düşünmekteyim bolca... Edonun mevcut problemlerinde geriye yönelik sorguluyorum kendimi. "Neleri kötü yaptın nerelerde çuvalladın?" derseniz bir torba yazı yazarım size... 

Diğer taraftan da Maya'nın kreşe başlayacak olmasının rehaveti var. 4,5 yıldır çocuklar paçamda stay home mom olmanın ataleti var. Havaların boktanlığı, baharın gelmeyişi, kışın travması var... Yani kısacası şuanki anneliğimden de memnun değilim esasen... 

Ama bunlar sorulmuyor. İyi ki de sorulmuyor! Çünkü çok bunaldım bunları düşünmekten... 

Şimdi oturacağım düşüneceğim ve çocuklarımın neden şanslı olduklarına sebepler bulacağım. 

İlk aklıma gelen sevgi ve şefkat dolu bir ana oluşum. Ancak bu beni diğer analardan ayıran bir özellik olamaz ki! Çünkü hepimiz aşkımızdan kafaları yiyoruz. Hepimiz bebelerimizi öpmeye koklamaya doyamıyoruz. Ancak ben yine de ilk bu özelliğimden yürüyeceğim :)

*Onlara sevildiklerini, önemsendiklerini, bana güvenebileceklerini bol bol hissettiriyorum. Duygularını göstermekten çekinen bi insan olmadım hiç! Sıcak kanlı, fıkır fıkır bi hatunumdur. Çevremdeki herkes nasiplenir zaten bundan, çocuklarımsa en fazla tabi ki :) 

Ancak bunları yaparken, abartıya kaçmamaya "Prenses paşa" sendromuna sokmamaya da özen gösteriyorum tabii. Kurallar da koyabiliyorum, otorite de kurabiliyorum, rutinler de oluşturabiliyorum. 
Ama bolcana kucak, öpüş kokuş, tatlı konuşmalar, sevgi sözcükleri içeriyor günlük hayatımız. 

*Mesela bir diğer özelliğim "morning person" oluşum. Sabahları çok tatlişko olurum. İnanması güç ama saat 6 da zımba gibi kalkıp gülümseyebilirim:) 

*Enerjik ve komik oluşum bir diğer özelliğim. Çocuklarımı çok güldürürüm, onlarla atlarım zıplarım, havalara atıp tutarım. 

*Her gün mutlaka dışarı çıkarırım. Parkta bahçede zaman geçiririm. Evde değişik aktiviteler yaratırım. Evi dilediklerince dağıtmaya, her türlü pisliğe izin veririm :) 

*Kitaplar okurum, şarkılar söylerim, tekerlemeler uydururum. 

*Ama sanırım en önemli özelliğim, mutlu oluşum. Çocuklarım "Mutlu bir annemiz var" diye düşünecekler bence... Kendi içimde ne kadar yorgun-bıkkın-sıkkın olsam da, onlara yansımaz bu.

Asık suratlı, depresif, memnuniyetsiz, herşeyden şikayet eden bi kadın olarak hatırlamayacaklar beni, çocukluklarını düşündüklerinde.

Yani elbette palyaço değilim ayol, bazen suratımı da asıyorum tribimi de atıyorum, dırdırımı da ediyorum; ama 2 dk sonra bişey oluyo gülüveriyorum yine :) herşeyi unutuyorum, yorgunluğumu bıkkınlığımı anında unutuyorum...

Genel atmosfere bakınca işte, "anamız neşeli mutlu hayattan keyif alan bi kadındı biz çocukken" diyebilecekler...

Ben de kendi çocukluğumu düşününce annem için aynısını diyebiliyorum mesela. Annem hep enerjik, yüzü gülen, modu yüksek, mutlu bir kadındı. Hatta bu konuda annem benden birkaç gömlek daha bile iyiydi :) Onu memnun etmek çok kolaydı. Gittiği her yeri beğenen, yediği her şeye bayılan bi kadındı. Herşeye "sıkma canını hallederiz" diyen, çözüm odaklı bi kadındı. Kendisini yoran, üzen gıcık eden durumlarla bile dalga geçecek birşey mutlaka bulurdu. (Hala öyle tabii, geçmiş zaman kullanmamın nedeni onu çocukluğumdan aynı bu şekliyle hatırlıyor oluşum) 

*Biraz da gelecekte nasıl olacağımdan bahsedeyim... Çünkü şuanki "küçük çocuk" konsepti gerçek performansımı sergileyebildiğim bir alan değil diye düşünmekteyim :) Onlar büyüdükçe bu annelik işinden daha güzel randıman alacağımı hayal ediyorum şuan. 

Onlarla gerçek bir sözel iletişim kurabildiğim; konuşarak paylaşabildiğim zamanlardan bahsediyorum. 

Şuan için fiziksel olarak fazla yorgun, ruhen fazla bıkkınım... Bir de sabırsız ve tez canlıyım! Küçük çocuk ciğer soldurmaları çok dayanıklı olduğum bir alan değil :) 

Onlar büyüyünce kendime daha çok zaman ayıracağım, ruhen daha derli toplu olacağım gibime geliyor. 

Birbirimize gerçek uzun hikayeler anlatacağımız, espriler yapacağımız, fikirlerimizi paylaşacağımız, okuduğumuz kitapları, izlediğimiz filmleri tartışacağımız, birlikte matematik problemleri, çengel bulmacalar çözeceğimiz zamanlar mesela... İşte o zamanlar dolu dolu bir ilişki, çocuklarım için kendilerini şanslı saydıkları bir annelik tesis edeceğime inanıyorum... 


Tabi ki hayat neler getirir bilinmez.... Ben bunları hayal ederken işler beklediğim gibi gitmeyebilir. Onlar benim hayal ettiğim şeyleri benimle yapmaktan hoşlanmayabilir, bambaşka zevklerimiz, zıt fikirlerimiz, dünya görüşlerimiz olabilir. Bol çatışmalı kaotik bir hal de alabilir ilişki, birbirimizi anlamayabiliriz... Ben ne yaparsam yapayım bunlar olabilir... Bilmiyorum, korkuyorum ama herşeyin güzel olacağına, anneleri olarak hayatlarına güzel değerler katabileceğime inanmak istiyorum sadece. 

Hayran olunası, özel, farklı, iddialı bir anne olarak hayatlarına damga vurmak gibi bi ütopyam yok. "Müthiş başarılı kariyerli taşaklı bir iş kadınıydı, bir sanat dalında özel bir yetenekti, bir spor dalında profesyoneldi, kimselerin yapamadığı ilginç bir hobisi/özelliği vardı" falan diyemeyecekler mesela :) öyle havalı bir özelliği asla olmayacak annelerinin, ondan bahsederken.

Ama  "Biz şanslıyız çünkü annemiz mutluydu, biz de mutlu bir çocukluk-gençlik yaşadık" diyebilirler belki, en büyük hayalim bu. 




13 yorum:

  1. Ne güzel bir yazı olmuş sıcacık, sanırım çocuklar da bu sıcak sevgiyi hissediyorlardır. Gelecekle ilgili neler olacak ben de merakla bekliyorum. Güzel hayallerim var benim de ama bakalım nasıl olacak <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar olmadan önce harika Bi anne olucam, çocuklu insanlara bakıp burun kıvırdığım şeylerin hiçbirini yapmıycam, kitap gibi çocuk yetiştiricem sanıyodum ya... İşte o kısmı hiç öyle olmadı :))) o yüzden yine çocukların ileriki yaşları ve ergenliğine dair hayallerim elimde patlayabilir Heheh
      Ama umudumu kaybetmiyorum tabi ki herşeyin harika olucağının hayalini kuruyorum şu aşamada :)
      Teşekkür ederim gece <3
      Beni hayatta en çok tatmin eden şey sevdiğim insanlara iyi gelen, takılmaktan keyif aldıkları, modlarını yükselten, hesapsızca içlerini açabildikleri, güvendikleri biri olmak. Bir eş, evlat, kardeş, arkadaş olarak... Anne olarak da en çok bunu olabilmek isterim en temelinde.

      Sil
  2. Daima mutlu enerjik ve kendiniz olarak kalın❤

    YanıtlaSil
  3. Kahve içer miyiz'in sayesinde okuyorum sizi, her gün okumak istiyorum...mutlu annesiniz umarım sizi okuyarak bana da bulaşır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. genel mutluluk hali olmasa da, eğlence, makara kukara, gıybet, olaylarla dalga geçme kısmını bulaştırıyorum buraya :)) umarım 5 dakikacık da olsa bulaşıyordur, boş çene çalmalarım, karikatürize ettiğim ciğer soldurmalı ev hallerim sizi de gülümsetiyordur.
      :)
      Kahve içer miyiz'e teşekkür edeyim o vakit, sizi buraya kazandırdığı için <3

      Sil
  4. okudum! hemen ben de yazdım!
    ya başakitom, ben de mutlu analığın en değerli zenginlik olduğunu düşünüyorum hepimiz için. mutlu anası olan zenginlerin zengini. 7 yaşındaki de 70 yaşındaki de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen di mi ya! Sırf analık değil; Güler yüzlü, hoş sohbet, yüksek modlu herkes zengin.

      Sil
  5. Ay valla çok şanslilar yavrular:) mutlu ev mutlu anneyle mümkün çünkü. Sıcacık yazmissin yine!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim mızmızcım. Mutlu ve pozitif kalmayı başardıkça her şey kendiliğinden halloluyor zaten.

      Sil
  6. Annelerin hepsi mi enerjik ya da öyle uyanmak zorunda sanırım evdekiler enerjilerini bizden alsın diye :)
    Çocuklar büyüdükçe dertleri de büyüyor diyorlar yavaş yavaş onlara hak vermeye başladım. Çünkü büyüdükçe karakterleri belirginleşiyor ve bizden ayrı bambaşka bir birey olduğunu bize daha sık hatırlatıyorlar.Başka bir çocuk oluyor sanki hayır hayır erken ergenlik mi yok bu kadar çabuk başlamamalı gibi şeylerle telkin ediyorum kendimi.
    Hayalinizin gerçek olması dileğimle, kahve içmeye bana da beklerim kahve içer kitaplardan çocuklardan konuşuruz ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evdekiler bizden enerji alsın die değil de; enerji rezervlerimiz sömürüldükçe çabuk tükenmesin diye bence :))
      Kesinlikle katılıyorum küçük çocuk=küçük problem; büyük çocuk=büyük problem tezine :( fazlasıyla da korkuyorum o yüzden..
      Çok teşekkür ederim seve seve gelirim :)

      Sil
  7. Yaaaaa çok şirin bir yazı olmuş ve bence çocukların senin gibi kuul, enerjik ve mutlu bir anneleri olduğu için çok şanslılar! İleride anne olmayı çok istiyorum ama en büyük hobisi depresyona girmek olan biri olarak çok korkuyorum ya mutlu bir anne olamazsam diye, çünkü çocuklar etraftaki gerginliği, mutsuzluğu filan hemen emiyor ve negatif, hasarlı bireyler oluveriyorlar :\

    YanıtlaSil