1 Eylül 2016 Perşembe

Tüketici bilinci




Çocukken annemle bi mağazadayız (toys r us sanırım) kasanın orda bi Nivea güneş kremi gördük. Fiyatı baya uygundu. Annem aldı kasaya gittik. Kasada fiyat farklı çıktı. Annem kasadaki kıza "tüketici haklarına göre, ürünün üstünde yazan fiyattan satmanız gerekir" dedi. Kız tamam dedi ve aynen o fiyattan giriş yapıp bize sattı. Bu olay çok hoşuma gitti. Yeni ve güzel bir bilgi öğrenmiştim, gururluydum.

Aradan yıllar geçti, İstanbul'da köyden indim şehire yıllarımda, herşey bana devasa ve yabancı bi ülke gibi gelirken bir de üstüne Cevahir açıldı. Üç kız hemen toplaşıp gittik, mağaza geziyoruz. Adını hatırlayamadığım bir mağazada arkadaşım bir tişört beğendi. Aldık kasaya gittik kasada fiyat iki katı çıkı. Kasiyer kız "omo bo foyot yannış" dedi.
Arkadaşım boynunu büküp ürünü yerine bırakmaya yeltendi. Gayet mazbut, eziqq, mülayim falan qızlarız tabi. Ben orda kankimgili kolundan çekip "dur ben bişey biliyorum! Bu fiyattan alıcaz bunu" dedim ve kasaya geri yöneldim. "Etiketi yanlış yazmanız sizin hatanız. Tüketici haklarına göre bu fiyattan satmanız gerekir" dedim. Kasiyer kız trip atarak müdürünü çağırdı. Müdürün yanında biz yokmuşuz gibi "x bey bunlar böyle dio napcaz" falan dedi. Müdür de tripli bi suratla "alın amk alın" ifadesiyle kasaya kod mod girdi bişeyler yaptı bize üzerinde yazan fiyatla sattı. Kıza da fırça çekti hemen git etiketleri değiştir falan dedi. 

Neyse biz gayet Mutlu mağazadan ayrıldık ve arkadaşım "nerden bilion lan böle bişey olduğunu" dedi. "Anamdan" dedim. 

Bir yerlerden öğrendiğim tırrık bilgileri, yıllar sonra gerçek hayatta uygulamak kalp ben. 

Sonra bir kez daha böyle bişey daha oldu. Ama bu kez kasadaki kız tam bir pislik çıktı rıza baba. Yok öle bişey satamam kusura bakma die tutturuyor. Müdürünü çağır diyince "hanfendiii anlamıyorsunuz galba! Onun da yapabileceği bişey yok. Sistem kabul etmez. Otomatik kodla okunuyo bunlar, yanlışlık olmuş işte insanlık hali aaaa ben şuan oraya başka bi fiyat giremem sistem kabul etmez diyor. Alcaksan al, almıycaksan sigigit" diyor.

Benim tartışma ve hak arama kapasitem de biyere kadar. Anında sinirlenir ve "sizle mi uğraşçam be" noktasına gelirim. Hele bir de sıradaki diğer insanlar da "üç kuruş için bizi bekletiyorsun" moduna girerse iyice uyuz olurum. 
Hesap itirazı, sipariş geri göndermesi, ürün iadesi, call Center çemkirmesi gibi durumlarda bir yere kadar mücadele ederim hep. Bir noktadan sonra salarım artık. 

Bizde zaten iş bilmez insanların mottosu "sistem kabul etmiyor. Makina soğuk. Benim yapabileceğim birşey yok. Sorun bende değil sende tatlıqıss" olduğundan işler çığrından çıkıyor. Hele son yıllarda takipsizlik, dolandırıcılık, çalışanların "zaten 3 kuruş maaş alıoz" tatminsizliğiyle kendilerini haklı ve mağdur görmesi, insan ilişkilerinde saygısızlık falan diz boyu. Uzun süredir Türkiye'de yaşamadığımdan bizzat başıma gelmedi ama hergün tüketici hakları ihlali vakaları duyuyorum, okuyorum, çok sinirleniyorum. 

Burada ise tüketici hakları öyle iyi korunuyor, insanlar o kadar bilinçli, saygılı ve dikkatli ki inanamazsınız! Hemen yaşadığım birkaç olayı anlatayım.
Dyson marka alenktirikli süpürgem var. Garanti süresi 5 yıl ve artık 5. Yıldayız. Aletin kafası bozuldu (asdfkljhj iki anlamlı oldu şimdi. Kafa var ya hani tozları çeken, o kısım arıza yaptı) aradım servisi dedim böyle böyle. Ama beklentim şu: tamam getirin bakalım dicekler, servise yollıcaz, aylarca orda sürüncek, ben o sürede makinesiz kalcam vs vs.

Adam dedi ki size hemen yeni bi tane kafa yolluyoruz. 3 gün içinde elinizde! Bu konuşma 1 dk sürdü toplam. Ben inanamadım. 3 gün geçti ve kafa gelmedi al işte yaa, off aman oyalıyolar resmen diye tekrar aradım. Hacı hala kafası gelmedi dedim (asdfkljhj kafası gelmek bak yaa yine) 
Hemen yolluyoruz kargoda aksamıştır çok özür dileriz dedi ve 1 hafta içinde 2 kafa geldi. Bu kafaların tanesi 70€ Amazon'da! 
Ben gene aradım, iki kafa birden geldi birini geri yollayayım mı? dedim. Gerek yok ikisi de sizde kalabilir dedi adam. Vay arkadaş ya! 

Bir diğer olay: geçen kış bir marketten çikolata şelalesi aldık, kullandık içine çilekleri muzları bana bana yedik! Ertesi gün beyim aleti geri götürdü aldığımız yere. Ve kullandığımız için alet mındar da oldu tabi, kıyısında köşesinde çikilat parçaları bile duruyor! Ne kadar uğraşsam da temizleyemedim. Neyse dedi ki "biz bunu aldık kullandık ama pişmanız dedi (kandırıldık dedi Allah affetsin dedi asdfghjk) içine çok çokonat gidiyor dedi. Yani 2 külo koymadan randımanlı çalışmıyor, o kadar şokonellayı kim yiycek?" dedi. 
Adam da tamam hiç sorun değil kullandınız ve memnun kalmadıysanız buyrun tıko paranız dedi ve gülümseyerek bizi uğurladı. 

Varan 3, Viyana havaalanında valiz teslim aldığımızda valizde küçük bir yırtık vardı. Valiz eski bir valizdi. Yırtık da kedi götünü görmüş yara sanmış misaliydi. Benim aklımın ucundan bile geçmezdi şikayet etmek. Beyim hemen gitti şikayet formu doldurdu. Formda valizin boyutu, hacmi, rengi, markası ve kaç paraya alındığı gibi detaylar soruluyordu. Foto, fatura ibrazı falan hiçbirşey yok! Ne yazarsan o! Beyim de 100€ yazdı. (Şimdi nassı da çahallık yaptık enayi parası mehe mehe diyen keko dolandırıcılar gibi olmayalım ama gerçekten hatırlayamadık kaça aldığımızı netten bakıp ortalama bi fiyat yazdık) formu teslim ettik valizimizi aldık eve gittik. Ve birkaç hafta içinde bize yepisyeni bir valiz geldi, adrese teslim! Aynı marka değildi ama aynı ebatta siyah şık bir valizdi. Amazon'dan baktık bize gelen yeni valizin fiyatı 120€ ydu. Anasının gözüydü! 

Adamlar tüketiciyi değil mağdur resmen ihya ediyorlar be! Hatalarını misliyle telafi ediyorlar. Hiç uğraştırmadan, tek laf etmeden. 

Müdürünü çağır bakem





 

5 yorum:

  1. aslında reklam hukuku diye bir şey de var. Örneğin reklamda tanıtımı yapılan bir ürünün, iddia edildiği bir özelliği fake ise; hatta azıcık abartılmış bile olsa, dava açıp tazminat isteyebilirsin.

    türkiye ve sizin ora kıyaslamana hiçbir yorum yapamıyorum. kocasından dayak yemeye alışmış bir kadın gibi düşün sen bizi.

    evvel zaman içiydi, her şey bir sis bulutu gibiydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekşi sözlük rezalet başlıklarını hergün okuyorum ve ordan gaza geliyorum. Lokantada hesap itirazına dayak yiyenler mi ararsın, firma avukatlarınca "Yılmaz'ı mesene'den silecehsin" diye tehdit edilenler mi ararsın... Metro turizm rezaletlerine hiç girmiyorum bile.. Absürdistan işte bizim ülke.
      Ya zaten hukuki çabaların sonuç vermeyeceğini bilmek de öğrenilmiş çaresizlik sendromu. Hakkını aramamayı kanıksamış insanlarız şurda. Ne demek hak aramak?
      Törkiy vs yurop karşılaştırmalarında zaten her kapı hak hukuk olayına açılıyor. Yani avusturlar on numara dürüst anlayışlı, babasının hayrına iyilik yapan insanlar değil ki... Öyle olmak zorundalar! Herhangi bir hak ve kural ihlalinde adamdan kan alıyorlar Kamil kan!

      Sil
    2. anamızı z.ktiler be Kamil!

      Sil
  2. Tr de tüketic hakları korunsa herkes iflas eder sanırım, çünkü biraz bizim millet de abartıyor. Elini verse kolu kalacak çünkü. Tam örnek değil ama yazayım, şu herşey dahil otellere gidip de, yanında kavanozlar saklama kapları götürüp tatlıları depolayan, her türlü küçük paketli ürünü bir yıllık stoklayan o da yetmedi çatal kaşık ve çelik şekerlik araklayan biliyorum.

    Yalnız valiz olayı bizde de gerçekleşti bir kere. Antalyaya tatile gidiyorduk birkaç yıl önce, valizde minik bir delik olmuştu. Atlasjet e bildirdik, onlar da tam parasını ödedi. Delik var ama hala kullanılır durumda kullanıyoruz, hatta gördükçe hatırlıyoruz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru valla gece, Türk insanının yaptığı kurnazlıklar da az buz değil. Ürün iadesinde sorun yaşanmasa millet almaz valla hiçbişey kullanıp işini görüp geri verir sürekli :P
      Zaten Bikaç ay önce yanlış hatırlamıyorsam Amazon Türkiye gönderimlerini iptal etti. Artık bizim müşterilerin ölü gömücülükleriyle başa çıkamamış adamlar :))) ya umumi tuvaletlerden tuvalet kağıdı bile araklanıyor daha ne diyeyim... Bizde asıl sanki çalmak çırpmak, hak yemek normalmiş de; yapmamak kerizlikmiş enayilikmiş gibi.. :(
      Ama işte bu dolandırıcı sahtekar zihniyet yüzünden kurunun yanında yaş da yanıyor malesef.
      Havaalanlarında yer hizmetleri tek bir firmaya ait olur. Sanırım o yüzden standart prosedür. Şimdi international uçuşlarda yabancılara aynı hizmeti sunup bize sunmamak olmaz. O yüzden vermek zorunda kalmışlardır yeni valiz :))) yoksa onlara kalsa rüyamızda görürdük :)

      Sil