18 Ağustos 2016 Perşembe

Vücut mahremiyeti


Avüstürya toplumunda vicut mahremiyeti olayı biraz farklı. Hem çocuklarda hem yetişkinlerde "çıplaklık" doğal sayılmakta.

İlk geldiğim yıllarda bana çok enteresan geliyordu bu. Şehrin göbeğinde parklarda çırılçıplak (edeb yerleri ortada evet. Daha şık bir tabirle: dal taşak) yatıp güneşlenen insanlar görüyordum. Bu insanlar genelde 80 yaş üzeri oluyordu; d vitaminini maksimize etmek istiyordu sanırım dedeler. (Açmayın dedeler)



Ve ya azıcık güneş açtı mı don sütyen takılan qıslar da vardı yine çimlerde. Pamuklu anane donu- çiçekli desteksiz pazar sütyeni falan gibi seksilikten oldukça uzak çamaşırlar olduğundan, fesatlık ve ses etmiyordum. 

Sonra spor salonuna yazıldım bir gaz. Soyunma odalarında yine nü geziliyordu. Kabin diye bir oluşum yoktu. Onu geçtim duşlar bile Amerikan hapisane dizilerindeki gibi; geniş alana yayılmış (bırak duşakabini) arada separatör bile olmayan yanyana dizili pulverizatörlerden oluşuyordu. (Pulverizatör: duş başlığı demek. Tdk ya göre "püskürteç" bu bilgiyi bir barda arkadaşlarla o aletin adı ne diye tartışırken 18 yaşımda öğrendim. O güne kadar ona "alen delon" diyorduk) yan yana dizilinip duş alınıyordu! Hem de gittiğim salon, buranın en ünlü zincirlerinden olan baya eli yüzü düzgün bir yerdi.

spor salonunda ben (temsili)

Ben belli bir yaşa kadar memesinden ve dötünden utanmış, ev halkı dahil kimsenin yanında giyinip soyunmamış bir tip olsam da, kısa sürede bu huyumdan vazgeçtim ameaaan nolcak diyip kız kankilerimin yanında gayet arsızlaştım. 

Ancak bu kadarı bana fazlaydı! Yooo dostum yooo'ydu. Tamamen protesto etmesem de, duşların boş anını kovalayıp, hızlıca işimi halledip, giyinirken de "ne sihirdir ne keramet el çabukluğu marifet" yöntemiyle edeb yerlerimi olabildiğince az ekspoze ederek takılıyordum.

İkinci şoku kayak otellerinin spaaağ ve sağunaağ bölgelerinde yaşadım. Keza buralarda "mayo, çamaşır" tamamen yasaktı. Kaslı kaslı abiler, silikon memeli ablalar anadan üryan arz-ı endam etmekteydi. Playboy house ortamıydı bir nevi. (Şaka şaka öyle değil. Hakim atmosfer "ölmüş eşşeğin solmuş taşşağı" şeklinde yine. Ama tabi gençler de vardı. Neden olmasındı) Burda da çizgimi olabildiğince korudum. 
Kimse birbirine bakmıyordu! Bunu Nasıl yapıyorlardı? Gözgöze gelip selam veriyorlardı ama o göz başka bir noktaya temas etmiyordu. Sanki herkes giyinikmişsincesine bir rahatlık bir vurdumduymazlık. 


Üçüncü şokumu beyimin kankisigille gittiğimiz bir tekne tatilinde yaşadım. Mayoları fora edip yüzüyorlardı ekürigil! Teknenin kıç tarafından önce mayoyu çıkarıp kabak gibi totoyla balıklama atlıyor, çıkınca da yine geri giyiyorlardı. Bunu dünyanın en doğal şeyi gibi yapıyorlardı üstelik. Sanki mayoyla yüzülmez diye bir adab-ı muaşeret kuralı varmış gibi. Bir salon beyefendisi gibi. Neden, neden, neden? Diye kendimi sorgulamayı burda bıraktım. 

Gelelim çoçuklara. Çoluk çombalak tabir ettiğimiz minnoşlar, uzuuunca yıllar ana babalarıyla birlikte duş alıyor (neredeyse ergenliğe kadar olabilir) Ya bilemiyorum Altan! Bana kız çocuğun babanın pipisini görmesi (3 yaş altı okey ama daha büyük çocuklarda) biraz korkunç ne bileyim travmatik, hatta en doğru tanım "rahatsız edici" geliyor. Ama belki de değil... Genital organ kol bacak kafa göz kadar doğal aslında; cinsellikten azade düşününce... Belki de bu "doğal ve utanılacak çekinilecek birşey değil" vurgusuyla büyüdükleri için bu kadar rahatlar. İyi birşey mi kötü mü bilmiyorum ben de. Bir tek "cinsel istismar farkındalığı" yaratmak adına mahremiyet bilinci öğretme taraftarıyım. Yani en net argümanım bu! Gerisini ben de bilemiyorum. İşin içinden çıkamıyorum. 

Bir çocuk kitabında (buralarda baya meşhurdur 'ravensburger'in -neden niçin nasıl serisi. Hatta bu serinin Türkçeleştirilmiş kitapları da var bizde, bilen bilir) rast gelmiştim. 4-6 yaşa hitab eden bir kitapta annesiyle duş alan bir oğlan çocuğu resmedilmişti. Annenin memeler sarkık, bikini zone'u oldukça kıllıydı. Yani bunun normalliği kitapta bile böyleydi. 

Düşünmek bile korkunç elbet, insan asla konduramaz ama okuduğumuz çocuğa cinsel istismar vakalarının bir çoğu yakın çevreden geliyor. (Amca, dede, kuzen, akraba vs) hiç tahmin etmeyeceğiniz, aile babası sevecen kibar insanlardan falan geliyor... Ve bende bu konuda ciddi bir huzursuzluk ve paranoya var!!! Kendi ailem haşa zinhar!!! Ancak eşimgilin tarafına karşı sürekli bastırdığım, kendime bile itiraf etmediğim (evet şuan yazıyorum ama itiraf etmiş falan değilim kendime, siz yine de öyle bilip okuyun) bir huzursuzluğum var. Edo'nun kimsenin yanında çıplak olmasını istemiyorum. (Havuzda çıplak yüzme sevdası olduğundan çıplaklık durumumuz mevcut) ve ya Edo alt katta odada bir büyükle yalnız oynadığında ve sesi çıkmadığında sürekli baskına gidiyorum.... Dünyanın en büyük paranoyası ve en çirkin işkillenmesi biliyorum :( ama eğer olur da milyonda bir bile ihtimal varsa da, dünyanın en ağır travması.... 

"Vücudumuzun özel bölgeleri vardır. Onları anne ve baba dışında kimse göremez, dokunamaz. Yüzerken mayoyla yüzmeliyiz, oyun oynarken hep giyinik olmalıyız." Gibi konuşmalar yapıyorum sıklıkla. Hatta büyüdükçe bu konuşmaların dozunu artıracağım.
Yani bir yandan "mahremiyet" bilincini böyle oluştururken, kendi çıplaklığımı ve ya babalarının çıplaklığını normalleştirip; banyoda, tuvalette, giyinirken yanımızda olmalarına izin vererek bir yandan da "doğallık" vurgusu yapıyorum.
Edo 4 yaşında olmasına rağmen genital organlara merakı ve soruları henüz başlamadı. Gözünü dikip bakmaya çalışmıyor, ilgilenmiyor. Bu meraklar başladığında yine doğallıkla geçiştirip, çıplaklık dozunu da gitgide düşüreceğim. Ama mesela "ben giyinicem, yıkanıcam çık" olarak değil de, o yokken yapmaya özen göstererek, giyineceğim vakit 5 dakka bekleyip onu başka bi yere kanalize ederek falan.

Bir de asla ama asla "ayıp" kelimesini kullanmıyorum. Ayıp ne demek çünkü? Kime göre neye göre ayıp? Ayıbın başka dilde de karşılığı yok. "Utanmak, utan!" anlamı olabilir belki, ama bizde kullanılan ayıp anlamı yok.. Ve vücudumuzda mahremiyeti olan bölgeler olabilir ama utanılacak birşey yok!  Mantığımca ve analık içgülülerimce böyle çözümler buldum.

Başakito yine goygoylu başlayıp sert bitirdi. Tabuları yıktı, moralleri skti attı, konuşulmayanları konuştu. Hepinize iygünner. 

12 yorum:

  1. jsgfsagfas : )))

    bi kez teyzemlerdeyim. başkasının evinde klozete oturamama huyum o zamanlardan var. Yaş 12 filan. Bunların klozet de nasıl oluyorsa, ters. Yani poponu kapıyı yanlışlıkla açan biri görebilir. Ben böyle oturmadan işerken, teyzemin eşi bi gir içeri!!!!

    Popomu kabak gibi öyle gördüğü için değil de klozetlerine oturmadan işediğimi gördüğü için utanmıştım en çok. Adamcağız sapık filan olmadığı için tabi ki utancımı anlayarak, konusunu dahi açmamış, normal aile geyiklerine devam etmişti.

    Ya Başakitov, biliyosun bizde pedi bile gazete kağıdına sarmak filan var. Bana kıllı çükle gelme şimdi. Hiç olgun davranamıcam bu konuda. Mahremiyet anlayışına ben de denden koyuyor, benzerini uyguluyorum.

    Hatta geçenlerde ev çocuğuna babaannesinin 'git hadi B ablanı uyandır, tepesine çık' komutunu bile engelledim. Öyle musallat edilmeler filan, birini uyurken basmalar, yok bizde öyle dedim. Ay domuz muyum.

    Yazını kıs kıs gülerek okudum diyor, memelerimi elimle örtüyorum.

    YanıtlaSil
  2. eski hesaptan yazmışım, neyseh.

    YanıtlaSil
  3. ha bu arada kaka yaparken oturuyorum tabi ki klozete. iğrenç şeyler düşünülsün istemem.

    jsdjgfghsafgahsfg

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asdfghjk hayal etmeye çalışmadım değil ne yalan sölüyim asdfghjk

      Asıl bende bi tuvalet macerası var David lynch filmlerine taş çıkaracak absürdlükte :))) adeta bir film noir. Ehuehe
      Çocukken köy tuvaletindeyim, alaturka. Çömelmiş sıçmaktayım. Tuvaletin arkası ahır. Duvar tahta. Tahtanın tam toto hizasına gelen yeri kırılmış, sökülmüş. Totoma vuran sıcak hava dalgasının ne olduğunu merak ederek arkamı dönüyorum. Ve Kocaman kıllı bir manda suratıyla gözgöze geliyorum. Sonrası ciyak ciyak donsuz kaçma, olay mahallini kıçı boklu terk etme... Manda hayvanıyla ilk kez orada tanışmış olmamı da tahmin etmişsindir sanırım verdiğim canhıraş tepkiden :))))

      Sil
  4. Ben hollandada aşırı çıplaklık görmedim bugğne kadar ama mutlaka vardır tabi. Bunda havanın pek uygun olmayışının da etkisi olabilir. Tabi bir de red zone olayı var amsterdam'da daha çocuklar çok karşılaşmadılar ama bir keresinde tanga ile paten araba yolunda paten kayan bir abiye bakakalmıştı kızım :) ben de topluluk içinde çok açık olmalarını istemiyorum. Hatta kızım böyle dizler kırık koltukta bacaklar açık falan oturur otobüste bile, düzeltmekten fenalık geldi artık. Sürekli etrafı dikizliyorum tehlike var mı diye. Bunların merakları uyanınca napıcaz hiç bilmiyorum şimdiden hazırlanmak lazım :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya ben de hep onu düşünüyordum biliyor musun? Bu Amsterdam bebelerine redlight district i nasıl açıklıyorlar diye :))
      Beni küçükken sürekli ananem uyarırdı, bacağını topla öyle oturma falan diyerek. Bir güzel de azarlardı öyle oturulmaz diye. Ben gıcık olurdum hiç anlam veremezdim hofff ya Nası istersem öyle otururum ona ne! Diye. Demek kadıncağız "hanımqızlık" kuralı öğrettiğinden değil de olası sapık niyetlerden korumak için söylüyormuş... Şuan yine aydınlandım sayende gece :)

      Sil
  5. Valla bende dal taşak gezmelere cok kilim. Bi kere yanlislikla lgbt yuruyyusunun ortasina düşmüştük Su ile beraberken, kaptigim gibi yönümüzü degistirerek kacirdim ordan. Bence oldukca travmatik o yaş bebesi icin. Ayni sekilde eteginin ya da elbisesinin altina tayt ya da şort giydiriyorum ve uyariyorum otururken, napiim paranoyak oldum okudugum haberlerden. Anadan üryan gezmenin hic bi anlami yok zannimca, otursunlar edepleriyle bee :) kendiside asla kimsenin yaninda giyinip soyunmaz, aman nolucak filan demiyorum, haklisin diyorum.ne kadar raad bi insan olsamda mahremiyet önemli bence de. Buyuyunce neresini isterse acsin, karisamam :) ama simdi nooo

    YanıtlaSil
  6. Valla bende dal taşak gezmelere cok kilim. Bi kere yanlislikla lgbt yuruyyusunun ortasina düşmüştük Su ile beraberken, kaptigim gibi yönümüzü degistirerek kacirdim ordan. Bence oldukca travmatik o yaş bebesi icin. Ayni sekilde eteginin ya da elbisesinin altina tayt ya da şort giydiriyorum ve uyariyorum otururken, napiim paranoyak oldum okudugum haberlerden. Anadan üryan gezmenin hic bi anlami yok zannimca, otursunlar edepleriyle bee :) kendiside asla kimsenin yaninda giyinip soyunmaz, aman nolucak filan demiyorum, haklisin diyorum.ne kadar raad bi insan olsamda mahremiyet önemli bence de. Buyuyunce neresini isterse acsin, karisamam :) ama simdi nooo

    YanıtlaSil
  7. Lale ya :)))) aklıma babam geldi. Ben kış ortasında atletsiz göt baş açık gezerdim de kıl olurdu. Aklınca bi de yöntem bulmuş diyodu ki bana: kazağını göbeğine denk gelen yerden yuvarlak şekilde kes, çok meraklıysan göbeğini göster. Ama belini ve böbreklerini koru oralar kapalı dursun diyodu asdfghjk
    Bel mel açık gördükçe "böbrekler tehlikede" diyodu hemen. Te allaam ya

    YanıtlaSil
  8. Ay yalnız değilmişim manyaklığımda rahatladım valla :) Ben birde kara kara düşünüyorum,oğlan geldi 8 yaşına,avmlerde babası yanımızda yokken bensin tuvalete hayatta sokmam. Geçen düşündüm kıl bir hatun çıkıp laf ederse nasıl kavga ederim diye. Bir kaç sene sonra da ben erkekler tuvaletine girerim en olmadı diye düşündüm valla . Manyak demeyin nolur :((((

    YanıtlaSil
  9. Eski Türk filmlerinde olur ya kadınlar Hamamı sahnesi "hanım hanım oldu olacak babasını da getirseydin" derler oğlan çocuğu biraz büyük olunca :))) bizimki o hesap mı ne hahah
    Yok kesinlikle ben de öyle düşünüyorum. Asla yalnız yollamam ergenliğe kadar :))) gerekirse kavga, gerekirse çirkeflik gerekirse de ben erkekler tuvaletine gitme alternatifleriyle üstelik :) yani çocuğumdan "ben kadınlar tuvaletinde rahat hissetmiyorum, erkekler tuvaleti istiyorum" talepleri gelene kadar ensesinseyim, malesef :)))

    YanıtlaSil