10 Ağustos 2016 Çarşamba

Bebesel ve dönemsel cinnetler


 

4 senelik annelik hayatımda ilk kez bu kadar zorlanmaktayım. Çocuklarımın ikisi de, doğdukları andan beri uyku düzeni olan, mutlu, huzurlu, uyumlu, yeme problemi olan (biri) ama boy kilo ve immün sistem direnci olarak pehlivan gibi çocuklardı. Ufak tefek günlük ciğer soldurmaları dışında büyük tabloya bakınca herşey tastamamdı. 

Hele bir de disiplin ve rutin çıtası baya düşük olan Türk analarıyla karşılaştırıldığımda parmakla gösteriliyordum eş-dost-akraba çevresinde asdfghjk 

Mükemmel olmadığımı biliyorum, ama beni kesiyordu be analık tarzım. Okeyim diyodum, iyi anayım be diyodum. Sevgi şefkat doluyum, eğlenceliyim, yemek ve aburcuburda kaytarmaya müsaitim ama 10 numara rutin kurarım ulan diyodum. 

Gelgelelim bu ara benim çocuklar; o burun kıvırdığım, parenting hatası olarak baktığım ve kınım kınım kınadığım tüm diğer arsız, şımarık, pata küte vuran şiddet uygulayıcı çocuklara dönüştü! 

Ben nerde hata yaptım? Gelin dilerseniz çocukların davranışlarını bir kuple birlikte inceleyelim.

En büyük sorun Edo'da bu ara. Çünkü maya sadece onu kopyalıyo. Mayanın özgün bi çalışması henüz yok.

Evde Edo: 
-hayır dendiğinde insanlıktan çıkıyo. Hayır kelimesini duyar duymaz bağırmaya başlıyo. 
iPad istiyorum diyo. Hayır iPad zamanın maya uyuynca. Maya 11 de uyuycak diyorum. 
Evet! (Gözleri förtletip avaz avaz bağırarak) 
Hemen şimdi! 
İpad ver! Mayayı uyut! 

Böyle emir cümleleri ve bas bas bağırmayla üstüme üstüme geliyo. Sakinliğimi koruyup hayır demeye devam ediyorum. 
Yere yatıp ağlayarak tepiniyo. Ve ya gelip bana pat diye vuruyo. (Bacaklarıma, popoma karnıma nereye erişebilirse.) ve ya mesela iPad i bişekilde eline almış ve ben "hayır onu bana ver" diyorsam asla vermiyo. Sıkı sıkı tutuyo. Elinden almaya hamle edince baya çekişiyoruz aleti. (Çok korkunç çokk) 

Ben burda her 2 yöntemi de denedim. Hem sakinleştirip, kucağıma almayı güzellikle ikna etmeyi ve akabinde ilgisini başka yöne çekip başka bir oyun oynamayı denedim. Birçok kez denedim elbet. Mesela 30 kez! 

Hiçbir boka yaramadı. 5 dakka sakinleşti ve güç topladı :) sonra hayır ben iPad istiyorum dramasının 2. Perdesini oynadı. 
(Not: hiç verme o Zaman iPad diyenleriniz çıkarsa: sadece iPad için değil birçok şey için aynı tutturmalar geçerli. Kendi istediği bi yemek, gitmek istediği bir yer vs vs. Herşey için "bana şunu ver. Hemen şimdi." Temalı ağlamalar mevcut iPad burda ilk aklıma gelen örnekti) 
2.yöntem olan time out'u da denedim. Odasına yollayıp ağlaman bitene kadar burda kal diyip, duygusuz nötr ciddi ifade takınmayı da. Orda da ağlayıp ağlayıp geri geliyo. Tamam ben sakinleştim şimdi iPad istiyorum diyo. Ve teyp yine başa sarıyo.

Ayrıca bu yöntemleri tutarsız da denemedim. Yani bi öyle bi böyle yapmadım. Güzellik yöntemini 30 kez üstüste deneyip işe yaramadığına emin olunca time out yöntemine geçtim. Onun da işe yaramadığından eminim şu an.

-kardeşinin elindeki oyuncağı haşırt diye alıveriyor. (Ki normalde sümüğünü atmadığı saçma bi oyuncak mesela. Sırf maya onunla güzel güzel oynuyo diye sinir oluyo) Ver ben oynıcam diyo. 
Sonra maya ağlamaya başlıyo. Sonra ben klasik "hayır hemen geri ver. Maya oynarken önünden alman yanlış. Çok istiyorsan mayanın oyununun bitmesini bekle. Sırayla oynarsınız. Aynı şey maya için de geçerli! Sen oynarken o da senin oyuncağını önünden alamaz" balkon konuşmamı yapıyorum. Sonra Edo da ağlamaya başlıyo. Bağırış çağırış ağlama döngüsüne giriliyo. 

-maya'yı da itip kakıyo ve vuruyo (daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. çok kontrolsüz ve tehlikeli hareketleri yok. Ama yine de ağlatıyor bi şekilde) 

-beğenmediği yemeği şap diye tabağından yere atıyo. 

-"hayır yapma" dediğim şeyleri inadına yapıyo. Bu akşam küvette, küvetin kenarına çıkıp çıkıp suya atladı. Aman yarabbi, o kadar tehlikeliydi ki! Kaymaya kafa göz yarmaya daha müsait bi ortam olamaz. Hayır ordan atlanmaz in dediğimde "hayır sular atlamak içindir" diyo. Oğlum havuz ve Deniz atlamak içindir! Küvet tehlikeli dedim. Tekrar çıktı ve atladı. 3. Uyarımı yine kaale almayıp çıkmaya yeltendiğinde; fok gibi enseledim bunu aldım çıkardım. Tamam "sevgi pıtırcığı anneliqq" bi yere kadar da, böyle durumlarda napıciyik? 

-oyun parkında ya da diğer çocuklarla oynarken hiçbir sorun yok. Orada yine uyumlu ve tutturan kavga çıkaran hareketleri asla yok. Çocuklarla gayet güzel oynayıp eğleniyo (Allah'a şükür ki yok. Bir de o olsa hepten paniklerdim) 

Markette Edo: 
-istediği bişeyi aldırmak için avaz avaz ağlıyo yine. Bana vurma olayı da var... Çoğu kez market alışverişimi kesip apar topar çıkıyorum bu aralar. 

-markette maya da çok ağlıyo. Mesela peynir için! Yanlış duymadınız bi kalıp peynir kapıp aç da yiyek diye ağlamaya başlıyo :) evde peynirimiz var maya diyorum. Almıycaz diyorum yok! Burda benim hatam, çocukları aç götürüyor olmam olabilir. Ama öyle denk geliyor, dikkat etmek lazım. Hatta genelde evde ve ya bahçede bunalıp yapacak bişey bulamayınca market jokerini kullanıyorum. Hem taze meyve sebze ekmek bişey alayım, hem havaları değişsin hem zaman geçsin diye... Ama sanıyorum ki market zamanlaması yanlış... 

-Bahçede Edo:
Oyun süresi çok kısaldı. Artık herşeyden çok çabuk sıkılıyor. Eskiden 1 saat yüzen, 1 saat kumda oynayan çocuk artık 5 dakkada çıkmak istiyor. Evdeki oyunlar da öyle. Şahane oynardı kendi kendine artık çok çabuk sıkılıyor. 

Anahtar kelime "sıkılmak" olabilir tabi. Sürekli aynı şeyleri yapmak, aynı mekanlara dönüp dolaşıp gitmek baydı çocuğu. Ama ne yapabilirim gerçekten bilmiyorum...

Bu sene Türkiye planımız iptal olduğundan böyle sap gibi kalakaldım. Çocuğu yaz için kursa mursa spora bişeye yazdırmadım. Belki kamu izinleri açılır da annemler gelir; ha bu gün ha yarın diyerekten başka bir mini ara tatil (hava değişimi-kafa izni) ayarlamadım. Geçen hafta hiç istemeyerek kalabalık bir grup misafir ağırladım (beyimin akrabasıgil) orada hem ben gergindim, hem çocuklar pek hoşlanmadılar. Huysuzluk olayı zirve yaptı. 

Şimdi gördüğünüz üzere, bahane mi gerçek mi bilmemekle birlikte; birçok yan etken de var bu davranış bozukluğuna sebep gösterilebilecek. Ama ben gerçekten ne yapacağımı kestiremiyorum. 

Özetle Edo'da itlik serserilik aldı başını gidiyo. Ve yine özetle ben hem sakin kalıp yaptığının yanlış olduğunu anlatma yöntemini; hem de zıvanadan çıkıp "yeter artık, kendine gel" yöntemini deniyorum. 

Hatta bu gün ilk defa vurma olayında kendimi öyle bir kaybettim ki: kollarından tutup " bir daha bana vurursan, ben de aynı şekilde sana vurucam. Belki ne kadar kötü bişey olduğunu ve ne kadar canımın acıdığını o zaman anlarsın" dedim. Dedim ama yapabilir miyim bilmiyorum... Yarın bu çocuk yine bana vurursa ne bok yiycem ben? Sorarım size...

Babalarına da davranışları aynı şekil. Onun süpervizyonundayken de yine ağlama cümbüş, itiş kakış. Babaya el kaldırıp elin taş kesilmesi asdfghjk. Sorun sadece bende değil yani. İkimize birden yükleniyorlar :(((

Ha bir de bu kriz ağlama zırlama, vurma olayları sakinleştikten sonraki tavrım nasıl olmalı bilemiyorum. Çünkü Edo hiçbişey olmamış gibi geliyo yavşıyo falan. Ben tribe devam mi etsem acaba? 
Genelde önce bi olayı özetleyen konuşma yapıyorum: "Edo vurmak yok. İsteklerini bağırarak ve ağlayarak anlatmaya çalışmak yok. Sen bana sakince söyle birlikte bi çözüm buluruz. Maya'ya şöyle böyle yapmak yok. O yok bu yok. Tamam mı oğlum" 
Klişesini geçiyorum. "Tamam" diyo. Ama tabi yine 1-2 saat sonra aynılarını yapıyo. Acaba kilit süreç kriz sonrası mı? Orda napmak gerek? 

Adettendir sizin yerinize yorum olarak ben ekleyeyim "bu bir dönemdir geçecek" diyeyim. (Gerçekten öyle midir acaba?) ama ben bir yerlerde yanlış yaptığıma eminim. Sadece o yanlışı şuan nasıl bulabilirim, ve nasıl düzeltebilirim bilmiyorum.... 









2 yorum:

  1. Hiçbir soruna cevabım yok. Soluk tutup okudum. Bugün Edo- yarın benimki ne de olsa. Bu veletler birbirinin izinden gidiyor, aşağı yukarı aynı aşamaları dolanıyolar, görüyorum.

    Sana sadece tutarlılık, sabırlılık, 'bunlar geçecek' metaneti ve güç diliyorum dostum.

    Bir de izinler geri verildi diye bilgi var. Hadi bağlayın şu yazın sonunu tatlı.

    Ben en çok sıkılma kilit kelimesine takıldım. Bir sıkılmalar bir enerji boşaltma ihtiyacı ve daha çok renk görme isteği gördüm sanki.
    Bunların hepsi üstünkörü tahmin tabi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla Nası olucak bilmiyorum.. Bugün bütün günü dışarda geçirdik, dışarda yedik falan sanki bi tık düzelme var gibiydi. Ağlama bağırma ve vurma girişimi 1e düştü bugün..
      Ama hergün de aynı yoğunlukta program yapamam ki.. Neyse aynen izinler açıldı anam gelecek gibi bakalım.. Eylülde de kreş açılıyo. Şuan bütün umudum bu kadar... Sıkılma ve yaşına uygun aktivitelerle günleri dolu dolu geçirme isteği sinyallerini ben de alıyorum. Ama bu kadar zor olmamalı be... Yoksa olmalı mı? Hadi beyim varken, yanımda biri varken çocukları alıp çıkmak bi nebze yapılabilir bişey. Ama benim iki çocuğu alıp tek başıma dağa bayıra vurma olayım pek yapılası değil ya... Zaptedemiyorum. Biri bi yana biri öbür yana kaçıveriyo. Bakalım işte, zaman ne gösterecek..

      Sil