4 Ocak 2016 Pazartesi

Çocukla çocuk olurken yaptığım saçmalıklar


-Oyuncakçılara bayılmak, toys r us a girince çıkamamak. Herseyi tek tek incelemek. Çocukların sıkılması, çıkmak istemesi, 'yeaaa ne güzel de oyuncaklar vardı ama' diye hislenmek. Çocukların yaşının üzerindeki oyuncaklara ayyy hadi inş biraz daha büyüsünler de bunu alıp oynarız diye sabırsızlanmak. Boş zamanlarımda amazon dan oyuncak bakınmak... 
Yahu bu nasıl bir açlık? Benim hiç oyuncağım olmadı mı büyürken, nedir? Aksine çok vardı diye hatırlıyorum. Ama ben yine de geceleri uykudan önce hep oyuncak hayalleri kurardım. Şahane orjinal şeylerim varmış, arkadaşlarıma hava atıyormuşum falan ne hayaller, ne fantaziler. 
Bir yandan da çok fazla oyuncak almasam mı? Bak böyle hemen sahip olmak değil de, hayal kurmak daha eğlenceli sanki diye düşünüyorum. Bilemiyorum Altan.

Oyuncak alırken dikkat ettiğim noktalar var tabi ki.. Bir kere gelişimsel becerilerini destekleyecek ve yaratıcılığını geliştirecek oyuncaklar önceliğim. Mesela hayatta pahalı bir uzaktan kumandalı araba almam. Onun yerine, birbirine eklenen; inşa edilen tren yolu otopark vs gibi oyuncaklar alırım. 

Plastik ve vıy vıy ses çıkaran şeyler asla almam. Tahta oyuncaklara bayılırım. 

Çiftlik evi-hayvanlar,  mutfak takımları gibi 'role play' geliştirecek şeyler de şahane mesela. 

Sylvanian family bunlar.  Hastasiyim. Ama gereksiez pahali birsey, alacagimi sanmiyorum :) 




Akülü araba almadım/almam. Onun yerine bisiklete binsinler. 

Puzzle ve legonun her türlüsüne okeyim, ama benim çocuklar pek sevmiyor ne yazık ki. (Bu arada ben de pek başarılı değilim bu konuda:)) 

Silaha tabi ki karşıyım. Silahtı kılıçtı öyle saçmalıklar hiçbizaman almayacağım. Bu arada dikkat ettim zaten bu tür şeylerin satışı baya azalmış. Oyuncakçılarda öyle envai çeşit silah reyonları görmüyorum. Ben çocukken bütün oğlanların silahları çatapatları falan vardı. Hatta gayet can acıtan, boncuk atar tabancalar falan vardı yahu. Totomuza isabet etti mi ağlardık.

Action figure falan tarzı, korkunçlu adam oyuncakları da almam gibi geliyor. Ama görüşüm, bu bizim Edo 8-10 yaşına gelince değişebilir. Belki çok isterse, o zaman yine düşünürüz. (Maya'ya da barbi almam mesela. Alırsam da en usturuplu tipli, namazında niyazında barbi alırım) 

Peluş hayvanlara bayılıyorum. Aşırı tatlı modeller var, ama onlarla hiç oynamıyorlar. Daha çok dekor amaçlı kullanılıyor. Yeni almak gereksiz, olanlarla idare etsinler. 

Ah bir de en çok zamanı gelse de oynasak diye beklediğim grup oyuncak; minik örgü-dikiş makineleri, boncuklar, simler pullar; el işi malzemeleri. Işte bu grupta acayip şeyler var yeni çıkmış. Halbuki örgü öremem, düğme bile dikemem ama hep özenirim dikiş bilen kadınlara. Işte böyle küçük basit makinalarla falan biz de yapabilirmişiz gibi geliyo Maya'yla. 

bahsettigim örgü makinasi bu iste. 


-Edo'yla koştururken boğuşurken falan hayvan gibi şaapmak. Bazen öyle kendimden geçiyorum ki, pata küte düşüp canını acıtmasına sebep oluyorum çocuğun. bi de bazen bayağı bi bozuluyorum, oyunda kendi istediğim olmayınca.

Bak role-play konusunda baya yaratıcıyım ama. Ne dialoglar ne kurgular, oyun dekoru,  sanat yönetmenliği falan :) Sözel/hikayesel anlamda hayal gücüm geniş diyebilirim. Statik hesaplama, mukavemet, analitik yaratıcılık, 3 boyut algısı falan hak getire tabi. Tam bir sığır gibi legoları üst üste dizip kule yapmaktan, ya da kitapçığındaki örnek şekilleri kopyalamaktan bir adım öteye gitmişliğim yok :) 



-Hamurlar karışmasın, boyalar kırılmasın, herşey cillop gibi dursun takıntım! Resmen içim gidiyo, kendime engel olamayıp çocuğu da darlıyorum. Yok yok, öyle yapmayalım, bak hadi şimdi kırmızıyı yerine koyalım da maviyi öyle çıkaralım derken yakalıyorum kendimi. Halbuki bırak karıştırsın, kırsın döksün zevki öyle çıkar değil mi? Neyse ki tutturmuyorum, içim gitse de hatamı anlayınca veriveriyorum eline, nasıl istiyorsa öyle oynasın. Bir de ikea dan zibilyonlarca kutu falan aldım ki sormayın. Herşeyi nizami kategorize ediyorum

-Dünya kupası futbolcu kartları Albümü, Disney karakterleri sticker albümü gibi, albümler doldurmak. Eksik kartları tek tek kovalamak :) Edo biraz büyüyünce ona verip, bak bunları ben senin için doldurdum deme hayalleri kurmak. (Ama gereken ilgiyi ve özeni göstermezse çok aşırı bozulabilirim) 
Annem çocukluğunda "yabancı para" koleksyonu yaparmış. Bir de arkadaşlarına doldurttuğu anı defteri vardı, her sayfada hemen hemen basma kalıp şeyler yazan ve sonu maniyle biten :) 5-6 yaşındayken ananemin evinde onlarla oynardım. Annem biraz daha büyüyünce senin olabilir bunlar derdi, çok sevinirdim. Büyüyüp onlara sahip Olacağım günü beklerdim. Para koleksyonu bana geçince, baya bi süre oynamış ve gözüm gibi bakmıştım. Ama sonra onlara ne oldu hatırlamıyorum. 

Koleksyon olayı iyi bişey bak. Bizim zamanımızda kokulu kağıt, minik not defteri, şekil şükül silgi ve peçete koleksiyonları Rabet görüyordu en çok. Benim koleksiyonlar minimal kalsa da, efso ebatta koleksiyonları olanlar vardı. Almanya'dan gelmiş kalınca peçeteler, Noel babalı falanından şöyle, ah ne nadide parçalardı. Naapsam da o peçeteyi, benden bir iki bişey karşılığı değişmeye ikna etsem arkadaşı diye stratejik planlar kurardım. 

bizim zamanimizdaki kokulu defter seysi

Gerçi şimdi herşeyden zibilyonlarca çeşit var ve de hepsi çok kolay ulaşılabilir. Bizim çocuklar böle tırı vırı objelerin koleksiyonunu yapmaya sümük atar mı bilinmez. 
Ama keyifliydi be hacıt. Du bakalım, acıcık büyüsünler, belki yaparız bişeyler. 





2 yorum:

  1. Namazında Barbi :D

    Valla ben silah hariç her poku alırım eve. Çok manasız görünen şeyler bazen bir popüler oluyo oyun dünyasında sorma. Mesela plastik bi inek var, üzerine biniliyo. 15 TL. Normalde yüzüne bakmazsın ama çocuk milleti ona hasta, ona yanık. Sonra şu kumandalı şeyler çok hanzo ama çok seviyorum ya :(

    Barbielerden nefret ediyorum ama bak. Tiplerine gıcığım. Onların gothic'leri çıktı , o güzel gibi.

    Ben de magnet koleksiyonuna başladım veletle. Seviyo onları. Çeşitleri artırıcam bakalım.

    Stickerlar çok eğlenceli oluyo.

    Maalesef ben hamurları kurtaramadım.Rezil oldu gitti. Asker gibi çocuk ne zaman sıkılsa hepsini düzenleyip geri kaldırıyordum. Sonbikaç gündür bi yolunu buldu ve sonunda hepsi iyice rezil oldu.

    Oyuncakların yanı sıra o çocuk kitaplarıııııı.. Yemek istiyorum bazılarını.. Ve figürler de harikkaaaa.

    YanıtlaSil
  2. Namazında barbi demek böyle bikinili veya piremses değil de, kotlu ceketli falan :))) günlük hayata adapte olabilen, sıfır beden algısı yaratmayan cinsinden :) gotik dediğin bratz bebek ya koca kafa, korkuyorum ben onlardan:)

    Bak Magnet ve stickeri unutmuşum, onlar bizim de kurtarıcımız. O plastik eşşek burda inanmazsın 35€ tabiki anama getirttim türkiyeden 15 tele'ye :-) en bpa'lı en ölümcül Çin malı plastiklisinden :)))) dur bi ara da şu bpa, organik kıyafet, organik yiyecek olaylarındaki değerli fikirlerimi yazayım iyi konu :)))

    Bir de burada oyuncak harika şeyler var ya, fiyat olarak da buranın alım gücüyle orantılı. Türkiye'de tek tük var d&r larda falan, efsane pahalı. Geçen oğlana alayım dedim burada 5€ olan kitabı, orada 40 tl ye görünce hadi lenn dedim.

    Kitap konusu da apayrı bir dünya. Onu da yazazağum. 9 yaşında bütün can yayınlarını, Behrengi'leri okumuş; orta okulda rus klasiklerine terfi etmiş bir kitap kurdu bebesi olarak en büyük hedefim, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak. (Okumanın da spor gibi, sanat gibi erken yaşta kazanılması şart olan bir olay olduğunu düşünüyorum. Hatta kesin bilgi. Bak spor ve sanatta cortladım mesela bu yüzden ;)

    Giyimde, oyuncakta ve kitapta şimdilik bizim zevkimize mahkumlar :) ama ileride çok saçma krizler yaşayacağımızı düşünüyorum:) bir anne mantığı uyduruk bez converse'e, kara lastik Hunter'a, iki gıdımlık plastik adama ölürüm de o parayı vermem diye diretmekken; çocuk kafası bunu hayat memat meselesi haline getirebiliyo :) ayy du bakalım ya neler neler yaşıycaz daha bu zibidilerle merakla bekliyorum :)



    YanıtlaSil