Dev Almanlıqq dosyamıza bugün “hediye” temasıyla devam ediyoruz. Aklıma gelen tüm hediyeleri derliyorum!
Yeni ev hediyesi ve bebeğe doğum hediyesi:
Genelde para toplanıp ortak olarak alınır. Böyle şeyleri hayırlamaya tek tek gidilmez zaten topluca gidilir.
Bebek için olana “baby shower” ev hayırlamasına “house warming” deniyor. Adından anlayacağınız üzere kadim adetler değil amerikadan apartılmış yeni versiyonlar sanırım bunlar :) Eskiden nasıl oluyormuş bilmiyorum, benim gittiklerim hep bu şekildi.
“Neye ihtiyaç var?” diye sorulur. Hediye alınacak şahıs davetli sayısına göre kafasında makul bir miktar belirleyerek, o fiyat bandında bir ihtiyaç kalemi söyler. Marka/model/renk tercihi belirtir :) ve o alınır.
Hoşgeldin ebubekir sıddık bebek
Böyle bir hediye belirlenemediyse: direkt para toplanır ve ya hediye çeki verilir.
Hediye seçimi, hediyeyi seçecek olanın “kişisel zevk” ine bırakılmaz.
Düğün:
Düğünlerde para takılır. Takılacak para mutlaka sunumlu olmalıdır ajdjjfjfjfjf
Bkz. Şöyle:
Bana bu aşırı angarya geliyor. Bir de o paraları çözmekle, düzleştirmekle uğraşacaksın :// Ama Avusturlar bunu çok komik ve eğlenceli buluyor.
| Balayı temalı bunun aynısından sunum çok gördüm djdjjfjf. |
Beyimin yakın bir arkadaşı kız bacısına 1000€ takmış düğünde. Ama nasıl? Bankadan 1000 adet 1€ almış ve çuvala koymuş! Eki eki eki diye yarılmış herkes (göz deviren emoji)
Valla bana böle bişey yapılsa dev küfür ederim anshdnndnd. Olmaz olsun öyle kardeş! Anam bunu doğuracağına taş doğuraymış.
Doğumgünü:
30-40-50-60.. gibi yuvarlak yaş doğumgünleri özel organizasyonla kutlanır. (düğün organizasyonu cosplay)
Mekan ayarlanır. Aylar öncesinden davetiye bastırılır! Dağıtılır. 40-50 sonrası boomerlık yaşlarında “tema” da olur hatta partide. Ona göre giyinilir ahdjdjdhd Dress code davetiyede yazar.
Mekanda aperatif yiyecek servisi yapılır, bazen açık büfe kurulur. Sınırsız içki olur. Hatta bazen geceye özel şovlar olur “müzik grubu, striptiz, sihirbazlık, blakjack tarzı kumar masası vs” Bunların hepsini davet sahibi organize eder ve öder!
Doğumgünü bireyine alınacak hediye genelde o kişinin hayalindeki şeye para yardımıdır. (Tatil, motosiklet falan örneğin) Küçük bir stand kurulur. Oraya alınacak şeyin temsili resmi falan asılır, komik laflar yazılır. Anı defteri konur. Kutuya para atılır. Para attığına dair imza atılır eheuheue.
O gece hayvan gibi yiyip içeceğiniz için yüklü bir miktar ateşlemek gerekir tabi hediye parası olarak. “Düğün ve çeyrek altın” paritesinde düşünün sjjdjdjfjf.
Benzer organizasyon bir de “emeklilik” kutlamasında yapılır. Daha sade ve şovsuz olanıdır tabi. Ama emekli olan dayı, iş arkadaşlarına böyle mekan kapatıp yemeli içmeli bir davet düzenler yine. Dayıya emeklilik hediyesi alınır.
Bir de “bekarlığa veda gecesi” önemlidir. Gelin team, damat team falan özel tişört bastırıp bir örnek giyinme, “çılgınlıque” lar yapma, bar bar gezme şeklinde aksiyonu bol partilerdir. Burada yalnız organizasyon ve ödeme kısmını gelin-damat yapmaz. Kankitoları halleder.
Bir eve misafirliğe gidildiğinde:
şarap ve(veya) çiçek götürülür. Yanında ufak tefek “özel düşünülmüş/üretilmiş” şeylerin bulunduğu bir poşetle gelinir.
Hediyeler paketli değildir ama poşet süslüdür.
Şöyle bir poşet hazırlanır:
Hediyeliqq item’lar hediyeyi getiren tarafından tek tek çıkarılarak tanıtılır; hikayesi anlatılır. Örn:
-bu şarap babamgilin köyün şarabı. Ve ya bu şarabı geçen gittiğimiz filanca köydeki şarap evinde içtik çok beğendik size de aldık. (Şarabın tadı ve özelliği hakkında yorumlar)
-minik bir kavanoz reçel ve ya yemeklik
sos. (Yine kimin yaptığı, nereden alındığı, içerik bilgisi eşliğinde)
-çocuklara minik bir paket jelibon-şeker (marketten alınmış bir jelibona “bunu özellikle seçtim, vegan, içinde glikoz şurubu yok, palm yağı yok gibi bilgiler. Ahsndndn)
-ev yapımı kek/turta tarzı tatlı. (Pastaneden alıp götürmek adet değildir. Zaten baklava kadayıf diye bişey de yok adjdjfjnf)
-yine köyden kermesten alınma ekmek, meyve-sebze ve ya evde özel çekirdekten kendilerinin kavurduğu 200gr kahve falan gibi eklentiler olabilir poşette :)
-şarap yerine tasarım şişeli ve ya özel (buğday, siyah vs) 6lı bira da olabilir.
Ama gelir gelmez ayakta, ürünlerin tanıtımı ve her ürüne “woow, çok iyimiş” falan diye aşırı bir ilgi alakayla teşekkür etme faslı bana komik geliyor hala :) aşamıyorum bunu. Ajsjdjjdjd
Hediyenin azı da çoğu da ayıptır. Pahalı hediyeler de rahatsız eder. Götüreceğin hediyenin “Orada yiyip içeceğin şeyleri karşılayacak ve ya bi tık üstü” gibi maliyeti olmalıdır kabaca.
Bir eve, bahçede mangal partisine kalabalık grup davetliyseniz (örn: 4-5 aile) davet sahibine “ne getirelim” diye sormak görgü kuralıdır.
Bunun yalan versiyonu bizde de var gerçi “bişey lazım mı, gelirken alalım” diye sorulur bizde de ama asla “lazım” denmez, ayıb olur ajsjdjdjd.
Davet sahibi genelde bişey iteler size. Mezeyi sen yap, tatlıyı sen yap diye görev dağılımı yapar. Sadece zahmet açısından değil maddi açıdan da liste verebilir: sen 2 paket sosis al, sen karpuz al gibi. Yani “bunların hepsini ben almayayım siz de alın bişeyler, getirin de yiyek” babında.
Ben bunun çok ayıp bişey olduğunu düşünüyordum başlarda akdjdjfjfj çok zor alıştım. (Götürmeye değil de, kendim başkasından istemeye)
Ama sonradan tecrübelerime dayanarak gayet de güzel bir kural olduğuna karar verdim!
Başlarda “bişey istemez, canınızın sağlığı” diyordum ve ırgat gibi her şeyi ben hazırlayıp servis etmekten helak oluyordum. Kimse de istifini bozmuyordu aq.
Şimdi hiçbir şeyi kendim önceden hazırlamıyorum. “Patlıcan ve biber alın gelin” diyorum ve patlıcan salatasını misafirler geldikten sonra yapıyorum eheuheue.
Çünkü patlıcanın tanesinin 2€ olmasından ve bir patlıcan salatası maliyetinin 15€ olmasından bıkdımmm. Amskjdjd. “Sen çok güzel patlıcan salatası yapıon gız yapsana” diyene “ok bebişim patlıcan getir” diyorum. Hohoyt!
Ben onu yaparken, birine domates doğratıyorum, birine masa kurduruyorum vs. Çünkü ben ayaktayken oturan insan görmeye tahammül edemiyorum artık :)))
Ay bi de size bomba: sizden istenilen şeyler alınıp götürüldüğünde, artan/kullanılmayan olduysa giderken geri alabilionuz! “Aaa bu biber arttı alıyom geri” diye askjdjdjjdhdjd
(Onu ben hiç yapmıyorum tabi ama bana yapanlar var ahahahhahah)
Yurt dışından getirilen hediye:
Eskiden tatillerde kart atma modası varmış. Tatile Gittiğin ülkenin resimli kartpostallarından alıp, arkalarına tatilinin nasıl geçtiğini anlatan kısa notlar yazıp; oranın postanesinden memleketteki sevdiklerine atıyorsun. Bu geleneği hala devam ettirenler var.
Sevgili Helga yenge
Yozgat tatilimiz şahane geçiyor. İnanılmaz romantik bir şehir. Adeta cennetten bir köşe! Hans amcama selam eder yeğenim jürgen’i gözlerinden öperim. |
Gittikleri yerlerden ailelerine ve sevdiklerine küçük hediyeler getirirler.
Tatil hediyesi, ve ya organizasyon dışı bir doğumgünü, bebek; tebrik-teşekkür hediyesi gibi hediyelerde ilginç bir yaklaşımları vardır:
-Yükte hafif pahada ağır
-kişinin normalde para vermeyeceği kadar gereksiz ama hediye gelirse sevineceği kadar şık:)
-kişiye özel düşünülmüş/üretilmiş ürünler seçmek yaygındır.
Örneğin bebek hediyesi olarak 1 adet plastik “mama kaşığı” gelebilir. O kaşık butik bir mağazanın tasarım ürünüdür. “Unique” bişeydir. Kaşığın sapında bebeğin adı yazdırılmıştır. Ve bu minnacık tek kaşığın fiyatı 25€ dur misal! Yani sen olsan o paraya onu hayatta almazsın andjjdjf (kendilerine de öyle şeyler almazlar zaten. Hediye olarak başkasına alırlar)
Yani 25€ya büyük bir pakette gösterişli bir nevresim seti, bornoz seti falan alacaklarına zük kadar kaşık alırlar.
Aynı mantıkla kadınlar birbirine tek bir “chanel oje” alır mesela! Benzer fiyata Mango’dan kazak almaz.. Çünkü mangodan kazağı sen zaten alırsın kendine; ama chanel oje hayatta almazsın flormar alırsın sjdjjfjfjfh Ben bu olayı çok sevdim burda <3 hakkaten çok hora geçiyor bence. ehehe
Hediye yazım burada bitirecektim ki çocuk doğumgünlerini yazmadığımı farkettim. OMG! Ona ayrıca değineyim bence bir sonraki yazıda. Almanlıq serisinin ilerleyen bölümlerinde görüşmek üzere..
Aşırı yargılayıcı bir kültürel kıyaslama ile geliyorum asdfasdf😂 ev sahibinin senden istediğini götürdün artarsa geri aldın olayı bana acayip ters geliyor yav! Ayıp ayıııp diye bağırasım geliyor ahahhaa.
YanıtlaSilKırgızistanda bir köyde görevdeyiz seneler önce, muhtarın evinde koyun kesilmiş sofra kurulmuş, adamlar burnunuzdan çıkana kadar yedirdiler, tam kalktık muhtarın hanım elinde koca poşetlerle geldi, içi et dolu ! Abla gözünü seveyim biz otelde kalıyoruz bunları götüremeyiz falan, yok! Bı bizim adetimiz, o yemekler size pişti, artanını götürmeniz lazım diyorlar. Zar zor tek poşette anlaştık ve otele bir poşet etle döndük 😂 iç anadoluda da öyledir ya ev sahibi herrrr şeyi yapar sonra hazırladıkları bitmediyse kaplara koyup sana verir tadımlık da olsa... bu daha sevimli değil mi yaa
O olay bana da ayıp oğlu ayıp geliyor ya ahshshhd
SilHatta bu tarz cemiyetler genelde cts yapılır ve pazar marketler kapalıdır. Artan bişeyi “geri götür istersen” dediklerinde; evde olmasa bile yok ya var evde benim, almayayım diyorum utancımdan sjdjdjjdjf
Bence de misafiri eli ve gönlü bol ağırlamak en güzeli <3 ama sen sürekli deli gibi hazırlanıp, emekler harcayıp masraflar edip karşılığında hiçbir şey görmeyince 3 yapıyosun 5 yapıyosun “sükerler” diyorsun bi noktada :)
Ha bak almanlar da bayılır öyle ağırlanmaya. Bizim tarz bir doğu kültüründe hunharca yedirilip içirildikleri, yanına yolluk verildikleri, döşek serelim burda yatın diye tutturuldukları falan bir misafirperverlik örneği yaşadılarsa anlata anlata bitiremezler :))
Sadece bunu kendi hayatlarında uygulayacak kadar adil ve pratik bulmuyorlar shdhjfjfjf
Adil ve pratik asdfasdf😂
Silşimdicevap bekleyen bazı yorum ve sorularım var, başlıyorum.
YanıtlaSil1. para hediye ederkenki bu şakacılıklarına pinterestten hakimim ama ben onu daha çok amerikalılara özgü ve çocuklara yapılan bir tatlışlık sanıyordum. hem deve deve insanlar nelerle uğraşıyor hem de bu muymuş espri anlayışları diye bir miktar kınadım.
2. bizimkilerde aldığın hediyeyi övmeyi geç, el çabukluğuyla girişe bir yere bırakıvermek makbul ya o epey değişikmiş. her şeyden habersiz bir alman türkiye'de bir eve misafir gelse, poşedinden çıkardıklarını tek tek övse konu komşu nasıl da cıkcıklar. çok üzüldüm alman gelinlere şu an.
3. patlıcan salatası yaparken domatesi birine iteledin ya, bu gelen misafirler karı koca ise, koca da bir şeyler yapıyor mu yoksa bu tarz ırgatlıklar almanlarda da mı kadınlara kalıyor?
4. yurtdışından kart atma ve hediye getirme işinde dönen türlü dolandırıcıklara gözlerimle şahidim. kıbrıs'ta mağusa'da kaleiçi diye bir yer, turistik falan hediyelik dolu. ama sadece kıbrıs değil türkiyenin bütün sayfiye bölgelerinin yazılı olduğu magnetler, kupalar falan. ben önünden her geçtiğimde bu ne saçmalık diye düşünürdüm. bir gün alman bir çift fethiye, dalaman, izmir, golden horn falan yazan ne kadar çer çöp, postakartı varsa tezgahı sildi süpürdü oracıkta. aha da böyle rezil ederim sizi alman çift, ben bu oyunu bozarım.
5. kendine kıyıp para vermeyeceği ama bir şekilde seveceği şeyi bulup eşe dosta almayı ben de çok seviyorum. aldıklarım da seviniyor. bebeğe alma kısmında da o işi burada neneler ve dedeler daha çok yapıyor sanırım. zamanında üç kuruş parayla kıt kanaat çocuk okutan ana babalara torun bonkörlüğü güncellemesi iniyor sanırım.
görsellere yine can verdim. aylavyutuumaaç ❤
he en önemli sorumu unutmuşum, senin ilk başlarda "gerek yok hallederim" demenle eli boş gelen misafir nasıl bir ayı oğlu ayı ki sen iş itelemedin diye kenarda kahkahkah kohkohkoh geziyor öyle, hangi vijjdana sığar ulan bu. onu da kınıyorum. öptüm.
Sil1-amerikada olduğunu da ben bilmiyordum. Burda sadece düğünlerde gördüm bu olayı. Düğünlerde bi de oyunlar oynanır. Mesela: sandalye kapmaca dkfmkfnfmf şaka ve mizah anlayışları çocuk level genelde :)))
Sil2-hediye aşırı övülüyor. Senden de getirdiğin hediyeyi övmeni beklerler. Sessizce bırakırsan kendileri sorabilir hediyeyle ilgili sorular sndndjdj Kültürel adetlere duyarlılar ama bak, bir bilene yol yordam sorarlar. Bana çok sorulur mesela türk bir aileye/tatille/düğüne gitçez ne götürelim, nasıl verelim, nası giyinelim vs..
3-mutfak ırgatlığı burda da kadına kalıyo :( beyler mangal başında takılıyo. Arada içeri çocukla haber yolluyo: anana söyle etleri getirsin falan diye ahahahhaha. Bi de sofra toplamaya yardım ederler. Makineyi evin beyi doldurur. (Misafir varken de)
Mangal sezonu dışında evin içinde misafir ağırlanmaz pek. (12 yıldır kışın ev oturmasına gittim mi diye düşündüm, hatırlayamadım:))
4-vay çaqallar! Ay ucuz diye almıştır onlar kesin ansndnndn gitmedikleri yerlerin havasını atmak gibi komplike bir sahtekarlığa kalkışacak vizyon yoktur yaa sanmam. ajahahah
5-ben de seviyöm <3 ama herkese olmuyo o. Aldığın şeyin markasını- piyasasını bilen; o işlerden anlayan biri olması lazım. Yoksa “ala ala bunu mu almış” derler sndndndnf malum hediye övme ve açıklama yok bizde eheuheue. Nene-torun tespitin çok doğru 🥲
En önemli soru: aşırı sinir oluyorum aşırı! Ya samimi olmadığın, huyunu suyunu pek bilmediğin ev sahibine yapılır. Hadi onu anlarım. Ben de yaparım bazen mecburen. Nezaketen “yardım edebileceğim bişey var mı?” derim. Kadın yok sen otur derse kös kös otururum. Hiç içime sinmez ama belki mutfağına sokmak istemiyor, tepesinde dikilmeni, peşinde dolanmanı istemiyor shdjdjjd bu olabilir, bilemeyiz. Amaaa hayvan gibi samimi olduklarım, düzenli görüştüklerim var ben iş buyurmayınca yapmıyorlar ona ayarım işte. Ya hiç bişey yoksa bile gel mutfağa bi muhabbet aç, beni eğle, bi yoldaş ol, gardaş ol! Ahdjdjjf o da yok!
Yavru kuşum on numeero sorularla ortamı şenlendirdin. Ay lav yu tuu tuumaç <3 ben de öperin koskocaman
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilEn yakın arkadaşım Alman. Yani anası alman, kendi de 14-15 yaşa kadar orda büyüdü. Sonra 10 yıl TR'de yaşadı ve 25 yaş gibi de geri döndü Düsseldorf'a...
YanıtlaSilEn en en yakın arkadaşım, kuzenlerimden daha candır.. akrabadır...
Ama birlikte diz dize geçirdiğimiz gençlük yıllarımızda hep bu ev içi hallerden kendisiyle ilgili 156 fıkra çıkardım 😆 gülerek dinler beni, hiç de alınmaz.. biz türklere gevur anti-misafir adetleri çılgınlık gibi geliyor. Fıkralarla, anlatmaya doyamadım bu şeyler, adamların sakin kültürü. Evlerimizde soğan kavurma ruhudur bu.
Patlıcan salatası dediğin ne? Köz mü? Hele desene gı?
Bu arada sabah 06.24'te sana yorum yazmak? 🧐 Niye ki?
Ya bişey diyim mi almanların bu özelliğini çok seviyorum <3 almanlıklarıyla taşak geçebiliyorlar ahahahah. Stereotipik bi tutumlarına “ay bu huyunuz çok alman” diyince kopuyolar hakkaten öyleyiz, biliyoruz kehkeh yapıyolar. Alınmıyolar.
SilBadılcan salatası= köz. O örneği verince ben de sonradan fark ettim gız. Patlıcan zaten önceden yapılmaz, mangalda közlenip misafir varken yapılır. Orda maliyete vurgu yapmak istemiştim. Ama mesela ön hazırlık hiç yapmıyorum artık. Çeşit çeşit meze, yancı yemek hazır edem de mangalın yanına çıkaram yapmıyorum. Sadece mangalda pişenler artı salata! Adam olana çok bile sndndjjf
Ben de bu yorumu 6da okudum eheuhe. Bi de bloggerda yine bi siksik olmuş, yorumlar ya gelmio ya çifterli gelio. Çifte telli :P
"Sevgili Helga, hersey cogzel burda. Vegan yemekler cok cesitli, gercekten simardik (burda biraz abarti yapabilirsin.)hava harika, bugün biraz falezlerde wandern yaptik, yarin selaleye tur var ve sonra medeniyetler müzesine gidecegiz ve cocuklar bisiklet turu yapmak istiyor. Insanlar arkadas canlisi ve cocuklara cok iyi davraniyorlar. Cocuklar 20.12 de uyudular dün ama olsun yaa :) tatildeyiz o kadar olsun. Neyse, yakinda görüsmek üzere, sevgilerimizle ve selamlarla, Özge"
YanıtlaSilDüzeltme: "sevgilerimzle ve selamlarla, özge, reinhart (koca,) herbert (cocuk 1,) julia (cocuk 2,) annalena (bebe-1 aylik,) max (köpekleri.) Cünkü almanliq her canliya ve bireye önem vermek demeqtir
YanıtlaSilSndnndnfnfn çokkk iyi :D
Silİsimler efso ve köpkenin adının max olması ahshjfjd
Bana bi arkadaşım Uruguay’dan mı ne şunu atmıştı: (her şey süper vs vs) .. tobias ishal oldu. Altına sıçtı. Bi kere de amazon ormanlarına sıçmak zorunda kaldı ve kıçını yaprakla sildi...
Ajsjdjdjjd ya insan okuyo bunu, bu kadar detaya gerek var mı sdc soruyrm djjfjfjfjjf
Su para olayinda da bizim dügünde bana 50 20 tl leri katlayarak yapilmis cicek hediye ettiler beyimin arkadaslari ve söyle düsünmüstüm: evet türk parasi ve türkler degersiz, görüyomusun giz yabancilar bile biliyo gibisinden triplere girip cok bozulmustum ve ben de benimkine trip atmistim hahahahahahajndndk yaaa cok komik simdi hatirladikca hunharca gülüyorum. Bu seri cok fenaaaa haci <3
SilTobiasin annesi ishal oldugunu yaziyosa kesin corona asisi da yaptirmaz diye düsünpyorum : D
Bizde parayla öyle şeyler yapmak kanunen yasak galba ya. “Türk lirasına hakaret” kanunu var ısısısıs. Parayla taşak geçmek, yırtmak, yakmak, burundan kokain çekmek falan yasak. Ehueheue
SilAmerikada dolar baskılı tuvalet kağıdı, tişört, don, poster falan filan olur ya bizde yapılamıyo TL ile. Üretmenin, kullanmanın cezası var :D
İyi seninkiler geld basteln yapıcaz diye mapusa düşmemiş skdkjdjfkf
Not: o hikayedeki tobias bir yetişkin. Kartı yazan kızın manitası shdhdhhdhdhdnnd (hikaye şimdi ilgiçleşti di mi:))
Başak Allasen yazmaya devam et, yazılar ayrı yorumlar ayrı güzel. Valla seviniyorum sen yazınca :)
YanıtlaSilBu almanlıqq serisi bitecek gibi değil Elif, zebbaha kadar burdayız sjdjdjjdjf
SilYazdıkça aklıma bir sürü şey geliyo, yorumlar da öyle :P ay ben de çok sevindim şimdi böyle demene <3
her şey dahil otellerde özellikle güneyde çok rastlaşıyoruz Alman ihtiyarlar ile.Egede sabahları kuru müsli ile kahvaltı eden ingiliz amcalar gibi değiller,Cem yılmaz'ın usul amerikan salata ile altlık yapıp kaçak kat çıkıyorlar tabağa.Ya iştahlılar ya da paralarının karşılığını almayı seviyorlar biz gibi:))
YanıtlaSilŞu hediye övme olayı garipmiş,bizde düğünlerde geline damada alınanların konuklara gösterilmesi olayı varmış bi denk geldim baya bildiğin bu da damadın donu dedi salladı kadın😁o günden beri katlarken filan beyimin donlarını hep sallarım."Bu da damadın donu" diye sizinki o hesap.
YanıtlaSilOtellerde yulaflı müsli ve meyveyle kahvaltı eden kıtipiyözlerden oldum artık ben de ajsjdjjd asla anlayamazdım eskiden ama napalım yaşlılıqq :((
Silİsraf sevmezler ama genel olarak, o tabağı dolduruyorlarsa da yiyorlardır muhtemelen eheheh.
Anneannemin evi çanakkalede çingene mahallesinin dibi. Geceleri pek şenlikli düğünleri olurdu. Mikrofonla takıların ilan edildiği bölümde kopardık yattığımız yerden “gelinin eltisinin kız kardeşinin kocasından 5 lira” falan diye komik komik rakamlar asjdjdjsh
O dediğiniz çeyiz gösterme olayını da biliyorum ama ona da denk gelmişliğim var. O da efso! :))