Evlilikte seksin belli rutinler-ritüeller halinde yapılmaya başlanması, tutku, ateş ve heyecanın kaybolması konularında düşünürken, beyimin çok sinir olduğum bir özelliğini fark etmiştim.
Gün içinde alakasız bir anda "bu akşam seks yapak mı? Birer seks alır mıyız tatlıqıss? Ay aslında bu akşam bi el seks atsak iyi olurdu ama yorgunum, what about yarın?" Falan gibi sorularla seks için rez. yaptırıyordu bana.
Avrupa birliğinden müzakere tarihi alıyoz sanki aq. Ben okey verince açıp ajandasına yazacak sanki aq. Ay nası kurmaya başlamıştım buna. Sinir oluyodum!
Çünkü hayalimdeki sekse davet bu değildi!
Filmlerde dizilerde hep şöyle olurdu: çiftler çapkın ve imalı bakışır. Libidolar havada adeta armut gibi asılı durur. Laps diye bir anda hunharca yiyişmeye başlanır falan.
Anadolu köylerinde geçen eski türk filmlerideki “kalk gız suyu ısıt” tahakkümü hariç, hiç bir filmde seks daveti sözle inşaa edilmiyordu!
Yaşım 36, gerçek seksi filmlerdeki gibi sanıcak kadar keriz değilim elbet.
Misal filmlerde bembeyaz pofuduk nevresim takımı içinde uyanıp (pışşşşıkkk gerçek hayatta evde beyaz nevresim takımı olmaz, güllü olur) ağız ağıza hohlayarak cilveleşme sahnelerine asla prim vermem. Özenmem dahi! (Çünkü sabahları herkesin ağzı kokar)
Erkekte sabah ereksiyonu diye biyolojik bir gerçeklik var hadi onu anladık. Ama alkollü bir günah gecesinin sabahında gözünü seks diye açan kadın libidosu var mı onu bilmiyorum. Bende yok :,(
Ben tabi ki filmlerdeki gibi şaşaalı, uzun uzun bakışmalı, mutfakta sovan doğrarken bıçağı tahtayı fırlatıp tezgahta kendine bi götlük yer açmalı aksiyon başlangıcı hayal etmiyorduysam da; en azından “bu akşam saat 22.15'de seks yapma ihtimalimiz hakkında ne düşünüyorsun?” sorusunu da duymak istemiyordum!
Beyim bana tutku ve şehvet duyduğunu hissettirsin, misal koltukta pijamayla netflix izlerken jest mimiğiyle, eliyle koluyla hamle etsin o şekilde başlasın istiyordum.
Bu konuya baya kafayı takmıştım bi ara. Beyimin beni yeterince seksi bulmaması, arzulamaması ihtimalinde odaklanıp suçu libido killer miki mauslu pijamaya attığım bile olmuştu.
Marie claire dergisinin 1993 eylül sayısından kalma “seks hayatınıza renk katacak 10 tavsiye” makalesinin ilk maddesi olan :”seksiğ çamaşırlar giyin, ona küçük süprizler yapın” sakilliğini bile uygulamıştım yokluktan :(
Hemen bir firdevs yöreoğlu geceliği edinmiş, bir akşam netflixe içimdeki Katya’yla birlikte iştirak etmiştim. Geceliği gören beyimin “sebebi neydi ki??” bakışları altında istediğim heyecanı uyandıramamanın öfkesini fransız polisiye dizilerini protesto ederek çıkarmıştım.
Yaşım 36, gerçek seksi filmlerdeki gibi sanıcak kadar keriz değilim elbet.
Misal filmlerde bembeyaz pofuduk nevresim takımı içinde uyanıp (pışşşşıkkk gerçek hayatta evde beyaz nevresim takımı olmaz, güllü olur) ağız ağıza hohlayarak cilveleşme sahnelerine asla prim vermem. Özenmem dahi! (Çünkü sabahları herkesin ağzı kokar)
| gidin burdan |
Erkekte sabah ereksiyonu diye biyolojik bir gerçeklik var hadi onu anladık. Ama alkollü bir günah gecesinin sabahında gözünü seks diye açan kadın libidosu var mı onu bilmiyorum. Bende yok :,(
Ben tabi ki filmlerdeki gibi şaşaalı, uzun uzun bakışmalı, mutfakta sovan doğrarken bıçağı tahtayı fırlatıp tezgahta kendine bi götlük yer açmalı aksiyon başlangıcı hayal etmiyorduysam da; en azından “bu akşam saat 22.15'de seks yapma ihtimalimiz hakkında ne düşünüyorsun?” sorusunu da duymak istemiyordum!
Beyim bana tutku ve şehvet duyduğunu hissettirsin, misal koltukta pijamayla netflix izlerken jest mimiğiyle, eliyle koluyla hamle etsin o şekilde başlasın istiyordum.
Bu konuya baya kafayı takmıştım bi ara. Beyimin beni yeterince seksi bulmaması, arzulamaması ihtimalinde odaklanıp suçu libido killer miki mauslu pijamaya attığım bile olmuştu.
Marie claire dergisinin 1993 eylül sayısından kalma “seks hayatınıza renk katacak 10 tavsiye” makalesinin ilk maddesi olan :”seksiğ çamaşırlar giyin, ona küçük süprizler yapın” sakilliğini bile uygulamıştım yokluktan :(
Hemen bir firdevs yöreoğlu geceliği edinmiş, bir akşam netflixe içimdeki Katya’yla birlikte iştirak etmiştim. Geceliği gören beyimin “sebebi neydi ki??” bakışları altında istediğim heyecanı uyandıramamanın öfkesini fransız polisiye dizilerini protesto ederek çıkarmıştım.
Konu üzerine konuşmayı da denemiştim bir çok kez tabi.
Beyimle “biz eskiden böyle miydik beee, nerde o eski bayramlar?” “Seks hayatımız bence biraz cort hacı. Sorry not sorry” konuşmaları yapıyordum elbet.
Kendisi “çoluk, çocuk, yorgunluk, napak” gibi karşı argümanlar üretiyor; "haklısın ama seks önemli kıpsss” falan diyip konuyu kapatıyodu.
“Beni beğenmiyür müsün?” sorularıma ise “estağfurullah, beğeniom hamdolsun” falan diye gülüp geçiyordu.
Kararım katiydi. Konuyu kapatmayacaktım. Kendimle ve beyimle ilgili analizlerim artık kamuya açılmaya hazırdı. Seks üzerine düşünüyor ve konuşuyordum.
Erkeklerin çok fazla seks konuştuğu (hatta tek muhabbetlerinin: futbol, araba, seks olduğu klişesi) ve kadınların konuşmadığı yaygın kanısı vardır. Şahsi gözlem ve genellemelerime dayanarak bunun yanlış olduğunu söyleyebilirim.
Kadınlar:
-ideal sevişme sıklığı ne olmalı (acaba arkadaşlarım haftada/ayda kaç kez sevişiyor)
-ideal sex süresi ne olmalı (bizimki iyi mi, kısa mı, bunu da bulamayan var mi acaba?)
-orgazm nedir ne değildir, insanlar bunu nasıl-ne şekilde yaşar. Benim yaşadığım tam olarak ne? Ya daha farklı bişeyse? Başka bir orgazm mümkün mü ddndkfjfsjd
-insanların cinsel hayat rutininde neler var (bizimki çok mu renksiz, arkadaşlarım çılgınlıque lar yapıyor mu?)
-bu ara isteksizim normal mi?
Kadınlar yakın arkadaşlarıyla birbirlerine yeterince cesur ve dürüst davranabildiklerinde bu konuşmaları yaparlar. Verilen cevapların doğruluk payı max %70dir! Ahshdjdjdjf (illa ki abartılmış ve ya saklanmış bilgiler vardır)
Konuyu açan kadın bu konuşmalarda karşı taraftan “ayhh benim beyim uzun dönem askerliqqten sanki dün geldi! Bıraksan her gün istiycek. %50 yi evlerinde zor tutuyoruz” gibi şeyler duyarsa demoralize olur; “benimki de aynı model, hemşire” cümlelerinde teselli bulur.
Kısaca kadınlar seks konuşur!
Erkekler:
Erkeklerin dilinden düşmeyen seks şakaları, porno caps paylaşmalık leş watzap grupları, kendi penis boyları ve işlevleri üzerine “ehere mehere” imaları ve dahi iddiaları olsa da; nikahlı hanımlarını ve ya uzun süreli ilişki yaşadıkları partnerlerini bu muhabbetlerin öznesi yapmazlar.
Yani erkeklerin birbirleriyle yaptığı seks muhabbeti çoğunlukla ütopya, fantazi, makara kukaradan ibarettir.
Bu konudaki ciddi kaygılarını, meraklarını; eşleriyle seks hayatlarınının analizini yapmazlar. Şimdi erkeklerin neyi ne kadar konuştuğuna kefil olamam. Ama emin olduğum önemli bir nokta var mesela!
Bir erkek karısını bakımsız, kilo almış, seksi giyinmemiş falan bulduğu için arzulamıyor olamaz!
Yeri gelince rulmanı, damacanayı, elmalı turtayı falan bile seksi bulma potansiyeli olan bir cinsten bahsediyoruz tatlıqısslar, come on!
Kısaca bir erkeğin partnerini artık eskisi gibi arzulamamasının altında yatan bir çok neden olabilir; ama bunlardan ikisi nasıl giyindiği ve nasıl göründüğü değil!
Rıza
Geçenlerde çok önemli bir aydınlanma yaşadım.
Cinsel sekste kadının rızası olayı kaygan zemin!
Bir erkek evlat yetiştiriyorum. Bu çocuk çok değil 4-5 seneye ilk cinsel deneyimlerini yaşamaya başlayacak. (Havar komşular havar)
Çocuğuma bu konuda öğretmem gereken ilk ve en önemli şey ne diye düşündüm. Cevap basit: Rıza!
Mutlaka partnerinin sözel olarak rızasını al diyeceğim. Her aşamada, tek tek...
Cinsel sekste kadının rızası olayı kaygan zemin!
Bir erkek evlat yetiştiriyorum. Bu çocuk çok değil 4-5 seneye ilk cinsel deneyimlerini yaşamaya başlayacak. (Havar komşular havar)
Çocuğuma bu konuda öğretmem gereken ilk ve en önemli şey ne diye düşündüm. Cevap basit: Rıza!
Mutlaka partnerinin sözel olarak rızasını al diyeceğim. Her aşamada, tek tek...
-seni öpebilir miyim?
-şurana dokunabilir miyim?
-şu şekilde devam edebilir miyim?
-rahat hissediyor musun? Rahatsız olduğun bişey var mı?
Rıza almak budur. Bunları sözel olarak teyit etmemek, tarafların insiyatifine “jestten, mimikten, davranıştan” anlam çıkarmasına bırakmak tehlikelidir!
-evine/yatak odasına kendi davet etti
-alkol aldık
-hoşuna gidiyor gibi görünüyordu
-“yapma” derken gülüyordu, naz yapıyor sandım
-beni itmedi, istemediğini söylemedi
-istiyor ve arzuluyor gibi görünüyordu
.... bu liste uzar gider. Sözel olarak net teyit alınmayan, jestten mimikten hal ve tavırdan anlam çıkarmaya dayalı cinsellik her zaman tehlikelidir.
Aynı şeyleri elbette kızıma da söyleyeceğim. “Rahatsız olduğun veya istediğinden emin olmadığın noktada “dur” de. Partnerinle konuş ve her hareketinde sana sözel olarak sorup rızanı almasını sağla, bunu onunla konuş; anlaş diyeceğim..
Çünkü rahatsız hissettiği halde dur demediği (evine gittiği, birlikte alkol aldığı, cilveleştiği-tahrik ettiği) düşüncesiyle suçluluk duyacak olan taraf için de; bilerek ve ya istemeden travmaya sebep olan taraf için de yıpratıcı bir konu...
Yazının başında (beyimin benden teyit aldığı) kendi örneğime dönersem: Evet sıkıcı! Evet, filmlerdeki gibi ateşli veya romantik değil; ve sinir bozucu bu teyit nokta org.. ama sanırım şart!
Cinsel istismar ve travmatik deneyimlerin oluşmaması için sözel teyit bence must...
Zamanla partnerler birbirine alıştıkça ve güvendikçe elbette her aşamada teyide gerek yok başlangıçta bir “seks yapalım mı tatlıqıss?” demek yeterli skdjfjfjf
Düşününce sonra, evlilikte de mantıklı geldi bana bu. (Beyimi haklı buldum, tükürdüğümü yaladım)
Her an her dakika sekse hazır ve nazır olmuyoruz. Seksin askerleri değiliz. (Özellikle 5-10 yıllık evliliklerde ve küçük çocuklu evlerde)
Taraflardan biri kendi kendine gaza gelmiş ve havaya girmişken partnerinin üstüne atlasa; karşı taraf “hayır” dese hayal kırıklığı oluşacak.. Karşı taraf çok modunda olmadığı halde eşinin hevesini kırmamak için “hayır” diyemese o seksten büyük ihtimal o kadar da hayır gelmeyecek...
Aynı şeyleri elbette kızıma da söyleyeceğim. “Rahatsız olduğun veya istediğinden emin olmadığın noktada “dur” de. Partnerinle konuş ve her hareketinde sana sözel olarak sorup rızanı almasını sağla, bunu onunla konuş; anlaş diyeceğim..
Çünkü rahatsız hissettiği halde dur demediği (evine gittiği, birlikte alkol aldığı, cilveleştiği-tahrik ettiği) düşüncesiyle suçluluk duyacak olan taraf için de; bilerek ve ya istemeden travmaya sebep olan taraf için de yıpratıcı bir konu...
Yazının başında (beyimin benden teyit aldığı) kendi örneğime dönersem: Evet sıkıcı! Evet, filmlerdeki gibi ateşli veya romantik değil; ve sinir bozucu bu teyit nokta org.. ama sanırım şart!
Cinsel istismar ve travmatik deneyimlerin oluşmaması için sözel teyit bence must...
Zamanla partnerler birbirine alıştıkça ve güvendikçe elbette her aşamada teyide gerek yok başlangıçta bir “seks yapalım mı tatlıqıss?” demek yeterli skdjfjfjf
Düşününce sonra, evlilikte de mantıklı geldi bana bu. (Beyimi haklı buldum, tükürdüğümü yaladım)
Her an her dakika sekse hazır ve nazır olmuyoruz. Seksin askerleri değiliz. (Özellikle 5-10 yıllık evliliklerde ve küçük çocuklu evlerde)
Taraflardan biri kendi kendine gaza gelmiş ve havaya girmişken partnerinin üstüne atlasa; karşı taraf “hayır” dese hayal kırıklığı oluşacak.. Karşı taraf çok modunda olmadığı halde eşinin hevesini kırmamak için “hayır” diyemese o seksten büyük ihtimal o kadar da hayır gelmeyecek...
Tüm bunların tekrarı halinde cinsel hayat iyice açmaza sürüklenecek. Yani sözel rızayı hormonların etkisine girmeden almak, mental olarak hazırlanmayı ve daha efektif bir performansı sağlıyor olabilir... Totalde daha sağlıklı olabilir!
Beyim bizler gibi cinsel açlığın afrikasında yetişmiş bir insan olmadığından bu rıza işini içselleştirmiş diye okumluyorum. Aksjfjfj
Eskiden nasıldık inanın hatırlamıyorum! İlişkimizin çocuksuz ve civcivli zamanlarında, flörtleşirken falan benden yine böyle teyit alıyor muydu, olaylar nasıl gelişiyordu o kısımları net hatırlamamam şaka gibi :)
Mahmut
Aslında şaka değil. Gayet bilimsel bir Mahmut teorim var (Bu ne bilimsizliktir!)
Hamilelik, doğum, lohusalık, emzirme süreçlerinde nasıl ki annelik amnezisi yaşıyorsak, hayatımızdaki bazı “seks” olayları için de bir amnezi yaşıyoruz bence.
Annelik amnezisi türün devamı için beynimizin bize sunduğu bir lütuftur. Çektiği acıları, sıkıntıları, yalnızlığı ilk günkü gibi taze ve canlı hatırlasaydı hiç bir kadın 2. çocuğu doğurmazdı.
Seks amnezisi diye de bir şey var o yüzden kesin. Annelik amnezisinin tam tersi prensiple çalışıyor. Yani ciğer solduran anıları değil iyi anıları unutuyoruz. Ajsjdjdjd
Yoksa “şimdi beyimle iyi güzel seks yapıoz da benim bi eski çıktığım Mahmut vardı asıl o çok iyiydi...leyli de yar, loylu da yar; vay leyli” kısmı çok canlı kalırsa eşle yaşanan cinselliqq sıkıntıya girer. “türün devamı” açısından Mahmut unutturuluyor bize beynimiz tarafından.
Sadece Mahmut değil eşimizle ilk yıllarımız da aynı akıbete uğruyor pek tabi. Unutalım ki, o öyle miydi bu böyle miydi diye kurcalayıp ilişkiye ve sekse tavır almayalım, türün devamlığına çomak sokmayalım.
Beyim bizler gibi cinsel açlığın afrikasında yetişmiş bir insan olmadığından bu rıza işini içselleştirmiş diye okumluyorum. Aksjfjfj
Eskiden nasıldık inanın hatırlamıyorum! İlişkimizin çocuksuz ve civcivli zamanlarında, flörtleşirken falan benden yine böyle teyit alıyor muydu, olaylar nasıl gelişiyordu o kısımları net hatırlamamam şaka gibi :)
Mahmut
Aslında şaka değil. Gayet bilimsel bir Mahmut teorim var (Bu ne bilimsizliktir!)
Hamilelik, doğum, lohusalık, emzirme süreçlerinde nasıl ki annelik amnezisi yaşıyorsak, hayatımızdaki bazı “seks” olayları için de bir amnezi yaşıyoruz bence.
Annelik amnezisi türün devamı için beynimizin bize sunduğu bir lütuftur. Çektiği acıları, sıkıntıları, yalnızlığı ilk günkü gibi taze ve canlı hatırlasaydı hiç bir kadın 2. çocuğu doğurmazdı.
Seks amnezisi diye de bir şey var o yüzden kesin. Annelik amnezisinin tam tersi prensiple çalışıyor. Yani ciğer solduran anıları değil iyi anıları unutuyoruz. Ajsjdjdjd
Yoksa “şimdi beyimle iyi güzel seks yapıoz da benim bi eski çıktığım Mahmut vardı asıl o çok iyiydi...leyli de yar, loylu da yar; vay leyli” kısmı çok canlı kalırsa eşle yaşanan cinselliqq sıkıntıya girer. “türün devamı” açısından Mahmut unutturuluyor bize beynimiz tarafından.
Sadece Mahmut değil eşimizle ilk yıllarımız da aynı akıbete uğruyor pek tabi. Unutalım ki, o öyle miydi bu böyle miydi diye kurcalayıp ilişkiye ve sekse tavır almayalım, türün devamlığına çomak sokmayalım.
Sana anlattığım hiçbir şey yüzde 70 değildi, vallah billah.
YanıtlaSilElde ne varsa o :D
Diğeri de ben kimle sevişsem aslında kendimle seviştim jadgfag :D
Bunu önceden konuşmuştuk. Yani ben kendimden razıysam, karşıya da rızam oluyeh. Evliliq yaşantısında bile bu değişmedi. Maalesef çok yanlış bir motivasyon. Kendini akışa bırakamamak ve özneyi kaçırmak.
Yazıda bölüm bölüm koptuğum yerler oldu ama geceliği gören beyinin "sebebi neydi ki" kısmı ezdi geçti ahajgg..
Sonuç olarak, ben de akşam için rez. olayını sevmiyorum. Kendiliğinden gelişsin istiyorum ama hayatım buna müsait değil. Rezervasyonlu meydan muharabelerinin zevkli geçeceği ise şansa kalmış.
Sabah çocuklar uyanmadan, birbirini sıkıştırma fikri sanki en makulu? bi koşu diş fırçaladıktan sonra?
Derdoluğu anlayan bir yazıydı.
Tenks.
%70 kuralı ilk konuşmada geçerli ekleyeyim onu.. mesela bir kankeyto bu konuyu ilk kez açtıysa temkinli davranmak adına verilen istatistiklerde artı eksi %30 sapma payı oluyor djdjfnf Yoksa bizimki gibi %100 organik bir aneliz mümkün ehuehe
SilYa benim takıldığım teyit vs spontanlık olayı hala başa baş gidiyor gerçi. Teyit olayının daha risksiz ve daha sağlıklı olabileceği görüşüm sadece bi tık önde :/ kesin bilgi değil.
Evlilikte seksin sıklığından tekniğinden çok “arzulanma” hali bir de asıl mesele.. yani derdimiz artistik ve teknik değerlendirme jürisi gelsin 8 üzerinden 8 puan almalık seks hayatımız olsun değil; beyimiz bizi arzulasın-biz onu arzulayalım. Bu da en şükelaa spontanlıkla oluyor tabi. Ama başka riskleri de var. Mesela baş ağrıması dkfjfmfjf
Sebebi neydi ki bakışı malesef gerçekten yaşandı :(( skfkfjfjfjf firdevs geceliği değildi belki ama kendi çapımda dekolteli minili seksiili bir bijamaydı :(
o bölümü görmezden gelmiş olabilirim ahaha..
Siltabi ki beyimin çakmak çakmak "arzulayan" bakışlarını üzerimde hissettiğim, tek bir dokunuşla bile ortamın köpük partisine dönüştüğü günlerin üzerinden yıllar geçti. ortam şu an ramazan bayramı ziyareti sessizliği agsjfggf..
ama işte ilişkinin doğal akışı.. bütün yollar buraya.
arzusuzluk, isteksizlik, libido azalması olarak görmüyorum. ilişkinin evresi bu nabıcan.
feriştah'ı bütün evliler çok iyi anlıyor.
(aa ben kahve içer miyiz)
SilKahve’nin alter egosu dukuju ama görüşler yine aynı sndndnfn
SilKöpük partisi ve ramazan bayramlaşmasından daha iyi bir analoji duymadım sndndnndnd ilk günkü arzuyla çobanın oyu bir mi? Kesinlikle benim de vardığım nokta bu yiwrum! Feriştah hallerle taşak geçme kısmı da evliliğin sevdiğim yanlarından biri zaten <3
Bu randevulasma olayi bizde de mevcut ama artik normal geliyor diyelim :) bi de bende eger zaman asimi olursa bacaklarimda agrilar, halsizlikler falan oluyor (tuhaf ama gercek) ve kocim hemen bak zamani gelmis diye beni uyariyor asdfsfg yani diger deyisle vucudum da randevu talep ediyor 🤪
YanıtlaSilGece bu randevu olayına kurup arkadaşlarıma sormaya başladıktan sonra öğrendim ben de bir çok çiftte durum aynıymış eheue. (uzun süredir evli ve çocuklu olanlar ekseriyetle) Bu işin oluru buymuş yani :) ben kişisel alıyordum beyim bunu görev olarak mı görüyor nedir yani diye.
SilBu arada bu sorgulamalarım pandemi öncesinde başlamıştı şimdi artık bana da normal geliyor djdjjfjfjf
Ağrı halsizlik olayına çok güldüm eheuhe ben de o gözle bakacağım artık belki bana da iyi geliyordur :P
Alalim ordan bir dal sex ;) Seks bence cok karisik bisey. En azindan biz kadinlar icin. Isin icine hormonlar giriyor, stres giriyor, is yasami, annelik, diger sorumluluklar vs vs.
YanıtlaSilCinsel iliskide kadinin rizasi. Ow ow ow. Türkiye icin konusursak bu cok zor. Kadina deger yok ki sekse gelene kadar. Ne yazik ki bu olgu egitim seviyesinin artmasiyla da degismiyor. Bunu anladigimda lisede falandim ve dil okumaya aslinda bu yüzden karar verdim: bu ataerkil ve gittikce ortadogululasan topraklari ve kültürü bir gün terketme umudu. Ki 2000 lerin basi yine iyiydi bugünlere kiyasla.
Gerci kadinlarin da bazen net olmayisi (özellikle türk kadinlari icin) istenilmeyen sonuclar doguruyor. Ondan sonra cok gec. Ya bu biraz da kültür penceresinden bakilmasi gereken bisey.
Rizayla ilgili yazdiklarini türkiyede keske okullarda da ögretseler.
Simdi gidem de bi randevu ayarlamam gerek :D
Bence de çok karışık bişey ya! Üzerine de gerçekten çok düşündüğüm bi konu.
SilHem kültürel, hem tarihsel çok boyutu var düşünürken laf lafı açıyo shdhdhhd türkiye tespitlerine katılıyorum tamamen!
Okullarda cinsellique eğitmi bence çok gerekli bişey. Bizde zaten haşa öyle bişey yok da sndndndd yabancı filmlerden izlediğim kadarıyla orda olan da: liseli çocukların taşak geçtiği çok eski moda/atıl müfredatlarla anlatılıyo. Kimseye bi hayrı olmuyo sanki.
online randevu talebi oluştur hemen sshhdhdjd
Başakito bomba gibi dönmüş! Vay vay vayyy :) (bu bir sevinç nidasıydı ahahahha)
YanıtlaSilYaa ben kaç gündür yazacağım iki kelam yazamadan çıktım her seferinde.
Ben o randevulaşmayı hep kendi hödüklüğümden sanıyordum ya? Libido düşmanı pijamalar, asık surat ve bugün de b.k gibi geçti bu nasıl hayat serzenişleri yüzünden adam hakkını böyle koparmaya çalışıyor diyordum :))))
Randevu evi ansjjdjfnfjf
SilAy bak işte “randevu” derken ne kastedildiği burdan belliymiş, yemin ederim şu an şu dakika aklıma geldi bu kelime ve pırıl pırıl oldu kafamın içi.
Beyler kendilerince seksi, romantik, ateşli hamlelerinin hanımlar tarafından “Diego dur allahını seversen zaten ortalık karışık” denilerek bertaraf edilmemesi adına bu randevu sistemini bulmuşlar demek. Evrensel ve sözsüz bir antlaşma gibi.
Döndüm mızmızım, haziran sonu bi sezon finali yaparım ama o zamana buralardayım. Hohoyt.
başak nasıl bi delisin sen, saat sabahın körü içime içime kahkahalarla okudum.
YanıtlaSilDurdum durdum yazdığım yazıya bak sonikim asdnfmmfnfnfnf
Sil