29 Mayıs 2017 Pazartesi

2 haftalık single mom'lık ve koca gıybetleri

Kocam 2 haftalığına tatile gitti. 2 hafta tatil mi olurmuş yuh, dediğinizi duyar gibiyim tatlıqısslar! Zira ben de diyorum. 

Şimdi şu tatil olayı şöyle: bunların şirket çalışanlarını 2 yılda bir 2 haftalığına (ve ya 3 yılda bir 3 haftalığına, bunu kendileri seçiyor) "kür" adı verilen bir kampa yolluyor.

Kamp dediğim şey 5 yıldızlı termal otel! Yemyeşil bir vadide, devasa yüzme havuzlarının, şifalı suların, saunaların aroma terapilerin, golf sahalarının, organik-diyet menülü restoranların içinde 2 hafta vur patlasın çal oynasın takılıyorlar. 


Güne şahane bir kahvaltı taze smootilerle başlıyorlar; kahvaltı sonrası birer saat masaj yaptırıyorlar, sonra ver elini akşama kadar golf! Akşam yemeğinden sonra bira makara kukara... 

Belirtmeme gerek yok heralde, herşeyi şirket ödüyor. Vay ankun nasıl şirketmiş o beaa dediğinizi de duyar gibiyim tatlıqısslar. Zira onu da diyorum. 


Tamam sistem harikulade! Ancak bu şirket çalışanının evde gariban 2 çocuklu karısı var mı yok mu düşünen yok! (Eheheh)

Harisin bu tatillerinde önceki yıllarda yanıma birini çağırdım hep 2 haftalık. (Birinde teyzem birinde halamdı sanırım) malum küçük bebelerle bütün gün evde tek başıma ne bok yerdim yoksa! 

Bu sene kimseden yardım istememeye karar verdim. Çünkü çocukların ikisi de kreşe gidiyor. 

Sabah 6 kalkış, kahvaltı-oyun-hazırlanma-itiş kakış derken 8.30 gibi evden çıkıyoruz. Ben bunları kreşe kaktırdığım gibi arkama bakmadan eve kaçış. Bana şuan en 5 yıldızlı spalardan daha spa; en taşaklı masajlardan daha masaj gibi gelen evde çocuksuz saatler :)) -ne yapıon gız o kadar saat derseniz: bilmiyorum! Henüz hiç birşey yapmıyorum ama vakit geçiveriyor. Olayın şokundayım :)) maya tam güne geçeli 1 hafta on gün falan oluyor daha- 

Sonra 2.45 gibi evden çıkıp bebelerimi kreşten alıyorum. Markete uğrayıp eve dönüş 3.30u buluyor. Sonra çocuklarla yine bahçede takılma, bisiklet turu, sokaklarda sürtme, atıştırmalık, oyun akşam yemeği, duş derken 7.30 oluyor ve sırayla yataklarına yatırıyorum. 


Açıkçası gözümde büyüttüğüm kadar zor olmadı. Ama yine de zorlanıyorum. Koşuşturmalar ve fiziksel yorgunluktan ziyade psikolojik ve sosyal kısmı darladı beni. 1 haftadır yetişkin insan yüzü görmeden sadece çocuklarla takıldım... 

Çocuklar kreşteyken su misali geçen 5 saat, çocuklar geldikten sonra geçmek bilmiyor :)) aman canım 3ten 7ye kadar 4 saatcik takılıyorsun nedir ki?? diye düşünülse de o 4 saat 10 saatlik etki yaratıyor bünyede resmen :)) (sabah kalkış ve evden çıkışa kadar geçen 2,5 saat de var ek olarak tabii)  

Şimdi gelelim beyimle olan mevzulara ve ona ne kadar uyuz olduğuma. 

Öncelikle ben onun adına seviniyorum bu "kür" olayında. Yemin ederim zerre kurulmuyorum. Oh ne güzel yeaa beyimiz keyfine bakıyor, ben sürünüyorum falan diye. Aksine mutlu oluyorum, evet gitsin dinlensin, arkadaşlarıyla vakit geçirsin (ki iş arkadaşları grubu gerçekten eski arkadaşları ve çok keyif aldığı bir grup) çocuksuz kafa dinlesin, golfünü oynasın ona çok iyi gelecek diye içim rahat oluyor. Ama çok kırıldığım 3 nokta oldu... 

İlki geçen hafta gideceği zamandı... Pazar gidilecekti. Ya bu kadın 2 hafta yalnız kalacak, ben 2 hafta taşak kebabı yapacağım. Bari gitmeden önce son bir güzellik yapayım demedi.

Cumartesi günü bütün gün evdeydi. Çocuklarla ekstra ilgilenmesini, beni dinlendirmek için çocukları alıp bir yerlere gitmesini (ki beni dinlendirmeyi geçtim, bu adam çocuklarını 2 hafta görmeyecek insan onlarla olabildiğince fazla vakit geçirmek istemez mi gitmeden?) hadi en olmadı ailece bizi bir akşam yemeğine falan götürmesini beklerdim...

Hiç birini yapmadı. Sıradan bir cumartesiymişsecine yine shiftler halinde baktık çocuklara (yarım saat bile hak geçirmeden) markete gittik alışveriş yaptık falan harala gürele leş bir gündü benim için... 

İkinci darbeyi pazar günü yedim. Millet pazar akşam gidecekmiş oraya, ama benimki pazar öğlen gitti! Millet o gün ailesiyle vakit geçirip akşam yemeğinde buluşacakmış. Benimkinin, çocuğu 18 yaşında olan ununu elemiş eleğini asmış bir kankitosu var; bu ikisi erken gidip golf oynamaya karar vermişler. 

Bana "pazar 1.30 da evden çıkacağım, senin için sorun olur mu?" dediğinde saf saf olmaz demiştim çünkü ben de. O da ben öyle dedim diye programını yapmışmış. E bana demedi ki, istersen daha geç gidebilirim ne dersin? Böyle bir opsiyon sunulmadı yani... Ben nerden bileyim, herkes öyle gidiyor okey napalım falan sanmıştım. Çok gıcık oldum. 

Ama bundan daha çok gıcık olduğum başka bir şey var! Pazar günü gidiş saatine kadar da bana bi bokuma hayrı dokunmadı.

Valiz hazırladı, bahçe işlerini yaptı (çim biçme, sulama sistemi ayarlama, çöp atma, yola çıkmadan önce araba bakımları vs vs) evet bunları bir önceki gün çocuklar yattıktan sonra halledemezdi çünkü... (Çocuklar 7.30 da yatıyor, hava 9.30 da kararıyor) ama tabi sorarsan keyfinden mi yapıyor? Ev işi yapıyor canım. 

Ordan oraya koşturdu, stres yaptı, ortamı gerdi. Sadece benzinliğe araba yıkatmaya falan giderken çocukları da götürdü bi 40-45  dk falan aldı çocukları (Allah razı olsun) 

Ben artık dayanamayıp ebenin amı niye dün yapmadın bu işleri diyince bi de benle çirkef bi kavga patlattı... 

3. Darbemi perşembe günü aldım. Perş resmi tatildi. Çocukları al buraya gel Dedi. Okey reddedemeyeceğim bir teklif! 160 km gidiş, 160km dönüş. Hayatımın ilk uzun yolculuğu. Haliyle stresliyim. Arabada çocuklar mızık mızık 2 saat, yollar kalabalık falan derken otele vardık. 

Ben yine beklerdim ki beyim bana masaj ısmarlasın, çocukları alsın yüzdürsün, bizi güzel bir yemeğe götürsün. Bütün planı programı organizasyonu yapmış olsun... 
Ama ne gezer! Yine hiç birşey düşünmemiş. Ay naapsak ki, nerde yesek ne yesek falan diyor; fikirleri organizasyonları benden bekliyor...

İlk bi sarılma hasret giderme faslından sonra, ne yapmak istersiniz falan diyince, Bende şalterler attı. Ben uyumak istiyorum Haris yorgunum, çocukları al git, yüzün takılın falan dedim... 

Neyse odada 2 saat uyudum, bunlar geldi. Yemeğe gittik. Havuz başında hamburger patates falan yedik. Sonra çocukları alıp parka bahçeye götürdük. Çocuklar için hani şu devasa şişme kule gibi zıplama yerleri var ya; oraya bayıldı bizimkiler. Onlar ha bire zıplıyor, biz de önlerine birer şezlong çekip uzandık. Haris hemen iPad'ini kaptı (giderken bize bırakmıştı çünkü, çok özlemiş 1 haftada) salak salak oyun oynuyor! Benim bütün muhabbet açma girişimlerimi suratıma bakmadan heee he diyip geçiştiriyor. O kadar üzüldüm ki, tutmasalar ağlıycam! 

Haris böyle sanki aklı arkadaşlarında kalmış, o günkü golften masajdan mahrum kalmış geçen her dakikayı ziyan sayıyor, çocuklarla benimle takılmak külfet geliyor, bitse de gitsek gibi davranıyor... 

Dönüş saatimiz yaklaştı, yemek yiycez. Yine bana soruyor napalım diye.. Ben bilmiyorum ki, nerde ne var? Hangi restoranın nesi güzel, servisi hızlı, kidsfriendly ? Yıllardır geldiği mekanlar. Bunları kendi düşünmesi, en azından bana açıklayıp seçenek sunması lazım... Ben istiyorum ki bana "hadi kalkın sizi şahane bir yere götürücem" desin. Ama 2 cümleden fazla kurmaya üşeniyor. 

En son o muydu, bu muydu derken saat epeyce geç oldu; karanlığa kalıcaz. Bu bana demesin mi; senin arabanın arıza lambası yanıyordu, bilmemne suyu bitmiş ben gideyim benzinlikte su işini halledeyim siz çocuklarla yiyin yemeği... 

Şimdi söyleyin bana dostlarım; siz böyle kocayı boğar mısınız, sabaha mı bırakırsınız?

Hayır dedim kabul etmiyorum! Yemeği birlikte yiyeceğiz, yemekten sonra benzinliğe birlikte uğrar hallederiz. Bunun tripler suratlar 1500. (Çünkü ben de tripliyim ya, ben trip atarsam onun 10 kat triple karşılık vermesi lazım) 

Söylene söylene yine planı oldurmaya çalışıyor. İki araba mı gitsek, tek araba gidip yemeği ve işleri halledip bunu otele mi bıraksak? Nasıl şişiyorum anlatamam. 

Yemekte ağzına sıçtım artık tahmin edersiniz ki, daha fazla dayanamadım. Herşeyi söyledim. Sanki bizi gördüğüne Mutlu olmadın da, bugünkü programlarından kusur kaldığın için gerginsin mutsuzsun gibi hissettiriyorsun dedim. 

Önce bi atar yaparak karşılık verdi. Sen bana Nasıl böyle bişey söylersin? Ne demek çocuklarımı gördüğüme Mutlu olmamak! Yuh amk falan dedi. Sonra bana bahane buldu, asıl ben suratsızmışım. O Daha ne yapaymış vs vs

Çok geçmeden hatasını it gibi anladı... Ben gerçekten çok yorgunum, uykusuzum, ölüyorum, bugün mal gibiyim haklısın. Öyle on numara enerjik modda olamadım özür dilerim falan dedi. Yavşamaya, gönlümü almaya falan çalıştı. Akşam eve dönünce de on tane mesaj döşendi. 

Ama çok kırıldım... ben ekstra güzellikler, ilgiler alakalar, yüksek modlar, şahane programlar; iki hafta çocuklarla kalıp ona bu fırsatı tanıdığım için el üstünde tutulmalar falan beklerken (ki aynı durumda ben olsam, onu çocuklarla bırakıp 2 haftalık şahane bir tatile gidiyor olsam minnetimden, mahcubiyetimden, müteşekkirliğimden ne yapacağımı bilemem. Kendisine Yalakalıkta, tatlişkolukta, jestlerde  sınır tanımam hehehe) onun böyle "hofff daha napak ya" modunda olması beni gerçekten çok yaraladı. 

Evet yorgunmuş falan olabilir, öle über ince jestler, masajlar manikürler pedikürler falan ayarlamayı düşünememiş olabilir (zaten benim için de sadece bir hayaldi bu, gerçekte böyle birşey beklemiyordum. Düşünmeyeceğini biliyordum) ama yine de şu tavırları çok koydu bana. 

Neyse sonra dedim her güzelin bir kusuru oluyor napalım. Bizimki de böyle bi model işte... Kendi kendimi daha fazla kurmadan olayı kapattım. 

Bazı erkekler inanılmaz ince zevkleri olan, düşünceli, karısına şahane jestler falan yapan adamlar olabiliyor. Mesela var böyle bir arkadaşım. Adam bir hediyeler alıyor eşine, loubutain stilettolar, dantelli ipekli çok özel çamaşırlar-gecelikler, çantalar vs (yalnız burada dikkat çekmek istediğim nokta basıyor parayı alıyor olayı değil. Adam bu işlerden anlıyor ayol! Ben bir kadın olarak bile o markalar o modeller nerden alınır bilmem aslfkfk, git seç deseler o adamın seçtikleri kadar on numara zevkli şeyler seçemem:))) ve ya işte karısına böyle masaj-bakım paketleri falan ısmarlıyor, herşeyi en ince detayına kadar organize ediyor. Gidecekleri restoranları, 3 gün öncesinden book ediyor.

Ben aslında böyle kezo gibi kocaları karşılaştırıyor; onun kocası şöyle yapmış-bunun kocası şunu almış diye sidik yarıştırıyor değilim. Anlatabildim mi derdimi bilmiyorum. Aman ne bileyim ama bazen de diyorum ulan benimki fazla mı öküz acaba diye askdkflfl. 

Yok yok neyse daha fazla gömmemeye karar verdim beyimi. Tamam öküz möküz ama on numara özellikleri de var, hiçkimseye değişmeyeceğim... 

Son bir gıybetle bitireyim madem. Hani şu anlattığım karısına piremses gibi davranan, hediyelere jestlere boğan adam var ya. O da arızanın önde gideni aslında :))) bir gün bunlara yemeğe gittik. Karısı sofraya misafir porseleni değil de günlük tabak çıkarmış (ki gayet şıktı) Adam buna bir kuruldu, bir mevzu yaptı! Karısının ne görgüsüzlüğünü bıraktı, ne cahilliğini! Bir türlü öğrenemedin şöyle şeyleri dedi, insan içinde itin götüne soktu, hakaretler etti (abooow) "fine china" lar çıkmadı diye kendine de kıza da geceyi zehir etti. 

Dediğim çift temsili (asjdkfk yok kız Allah korusun, dayak mayak olayı yok) 

Long story short, beyime dev kuruldum ama yine de seviom :))) 
Kaldı 5 gün... Hadi bismillah! 





32 yorum:

  1. Ben de başkalarının yanında tartışan kavga eden tiplere sinir olurum. Ne Şam ın şekeri ne arabın yüzü derler ya arıza olcaksa yapmasın jestler falan di mi ama. :)) Allah kavuştursun :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe aynen ya Mine bizimki de züğürt tesellisi :D içkisi, kumarı, metresi, dayağı yok çok şükür askdllflgl

      Çok teşekkürler şekerim, valla bikaç gündür iyice vicdan azabı çekiyo. Her gün konuşmamızda gelince elini sıcak sudan soğuk suya sokturtmıycam falan diyo :))) bakalım kıfsssmett görücez :P

      Sil
  2. Seni müthiş sabrindan dolayi tebrik ediyorum, onunde egiliyor, hizimi alamayip yanaklarindan öpüyorum Başak:) bi kere ben sadece 2 hafta gitmeyi kabul ettiği için bile hayati ona zehir edebilirdim. Çocuktan once boyle pislik değildim ama adam isten 15 dakika gec gelse hoffff nerde kaldin yaa diyen bir tipe dönüştum yalan yok.
    Ayrıca o ince düşünceli tiplere imrenmemek de elde değil... Her konuda muthis anlayışlı ve aslinda dusunceli olan kocam jest yapma surpriz hazirlama konusunda dev bir sifirdir... 9 senedir beraberiz 4 senedir evliyiz daha bir kere günlük bir programi dahi kendi basina organize ettigini görmedim... Yine de dedigin gibi aslinda iyi adam bee deyip sarilmaya devam :)
    Yalniz ben ne kadar da hevesliymisim yazmaya, verdim veristirdim adama ayol hahahaha, bu imkani sagladigin icin de ayrıca tesk. ! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de geçen arkadaşlarla onu baya konuştuk mızmızcım. Bütün hatunlar "planlama-organizasyon" işi bizde diye isyanlarda. Gerçekten beyler ancak bir işi söylediğin Zaman ve söylediğin kadarını yapıyo. Bi tık fazlasını akıl etmek=youuuuuk.

      Mesela makinayı boşalt diyorum. Sadece makinayı boşaltıyor! Tezgahı silmek, kirli bardakları toplayıp doldurmak, masa altı kırıkları süpürmek falan hiçbişey yok! Ya illa tek tek komut vermek mi lazım? Elin değmişken yap işte hepsini!!! Ama resmen gözü görmüyo onları.

      Bi de küçük bebeliyken kocaya kurulma fasılları daha beter ;) şuan idrak edememen normal. Birkaç yıl geçip ciğer hepten solunca arada tatillere, eğlencelere göz yumuluyor karşılıklı :)) yazık hadi gidiversin garibim diyorsun. O da sana öyle tabi. Emzirme-uyutma dönemlerinde senin tatil eğlence namına hiçbişey yapma lüksün olmayınca kocaya da izin veresin gelmiyo tabi askdkkfgl

      Ayıpsın canım yaa her zaman beklerim gıybete :D

      Sil
  3. Bravo başakçım iyi idare etmişsin zaten az kalmış ha gayret. Ben single momlığı bir kere 4-5 gün kadar tecrübe etmiştim geçen yıldı iki numara daha ufak ve evdeydi tabi. Yalnız öyle kolay geçmişti ki Mum gibiydi çocuklar, ev işlerimi yemekleri hep kolayca hallettim hatta uzun zamandır çocukların uyku saatini öne çekmeye çalışıyorduk o zaman ben yapmıştım. Sonrada çok düşündüm baba evdeyken bitmeyen işlerim onun getirdiği ekstra yükler mi yoksa benim nasılsa benden başka yapacak kişi Yok diye gevşememem mi bilmiyorum :))

    Haris'e yaşadığın kırgınlığı çok iyi anlıyorum. İnsan biraz ince düşünce bekliyor. Fakat sanırım çoğu erkek böyle düz mantık çalışıyor. Hani geçende bir yorumda yazmıştım kutlamaları severim diye. İki ay kadar önce doğumgünümde kocam da beni çok kırdı. Özel birşey beklemiyordum zaten (o ara hatırlamıyorum gündemimiz zaten yoğundu ikimizde yorgunduk falan) ama çocuklara bugğn annenizin Doğumgünü hadi kutlayalım sarılalım falan demedi ve çok içerledim. O gece kızımı uyuturken (gün boyu hep bekledim) dedim bugğn benim Doğumgünüm yavrum sarıldı aa annecim bilmiyordum yarın pasta üfleyelim falan dedi. E tabi o da olmadı ama kızın akıl ettiğini adam edemedi düşün. Aradan üç gün geçti artık fenalardayım çatlıcam konuşacak fırsat da olmuyor uzun bir mektup yazdım döşedim. E hatasını anladı tabi ama iş işten geçti. Baktım geçen anneler gününde sabah erkenden kızla aşağı indiler tıkır tıkır kahvaltı hazırlamışlar yatağa getirdiler sarıldık kutladık ama keşke uyarmadan akıl edeydi.

    Ay ben de senin derdine çare olacağımakendim dertlendim ama diyeceğim o ki tamam iyi hoş çok yardım eder yapar düşünür vs ama düşünüyorum da bunlar öğrettiklerim. Kendi kendine akıl edemiyor bu erkekler. Senin arkadaşının kocası da neyi alacağını öğrenmiş ama diğer şeyleri öğrenememiş belli ki :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece benim bey der ki "hanımın doğumgününü hatırlamanın en kesin yolu, bir kez unutmak" :)))
      Başına geldi ordan biliyo hehehhe sizinki de o hesap olacak şimdi.

      Valla çok haklısın. Bu kadar da olmamalı ya bu ne rahatlık. Sen yine 3 gün iyi dayanmışsın, evliya sabrı :D ben o akşam patlatırdım mevzuyu askdkfkfk (neyse arada böyle ele koz geçirmek, vicdan yaptırmak da iyidir iyi boşver heheh)

      Ya baba olmayınca rutinin daha iyi işlemesi tespitine katılıyorum aslında, bizde de öyle oldu. Çok yoruluyorum ama yine de daha sistemli takılıyoruz gün içinde. Yemekler, aktiviteler falan daha sağlıklı gidiyo! Koca olunca salıyormuşuz Demek ki "ben miyim ulan bu kentin zaptiyesi" diye :)))

      Çoğu bitti azı kaldı bakalım. Ha gayret!

      Sil
  4. okudum okudum okudum. ay bi baktım yazı bitmiş. kalkıp bi çay koyasım geldi. gızım sen sohbet etmeyi yazıya bu kadar iyi dökebilen gördüğüm tek kişisin. senin tarzına bi isim koymalı. yorumlarım sesli mesajda. metro yolunda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci gıybetçiler, jön gıybetçiler, post-dedikodu?? :P
      Tenkyuuular kiss yuular <3

      Sil
  5. Valla 2 gündür kocasıyla kavgalı bir bayennn olarak senin bu gıybetine acayip ortak olup kocayı burda gömüp üstüne toprak bile atmam ama ayıp olur ,ondan yapmıyorum :)
    Senin konuna odaklanacak olursak yerden göğe kadar haklısın,bence bu kozu önümüzdeki 10 yıl kullanıp ' İyi ki eşcağızım böyle yapmış' diyebilirsin diye düşünüyorum.
    Düşünüyorum ağır olacak ama erkek milleti cidden odun yani.Benim çevremde daha bir tanesi yok ki plan program yapsın etsin.
    Ben evlenme teklifini bile 'Çamaşır makinesi taksidine girsek mi' ile almış biri olarak(ordan anlamıştım herhalde evleneceğiz biz diye) incelik beklemekten çoktanm vazgeçtim desem de vazgeçemiyorum.İşte özü iyi insan diye devam ediyoruz bizde:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asjfkkfkf çamaşır makinası taksidine koptum :D ya ben de netim işte bu konuda! Diyorum yok anam, erkek milleti Konpile böyle. Kır kıçını otur, masaj kusaj senin neyine.
      Ha bu ince erkek örneğini de özellikle verdim. Tamam çoğunluk bu işlerden anlamıyor ama bak anlayan da var dedim. Arkasından da patlattım zaten aman onun da başka türlü gıcıklıkları var diye eheuehu. Olay bu yani yapacak bişey yok :P

      Sil
  6. Kafa olarak o komşu kocası kadar olan kac tane erkek var bu dünyada bilmiyorum. Fakat sanırım bunların fabrika ayarı bu. Üstüne de bir süre sonra sürüm özellikleri yetersiz kalıp yeni güncelleme yapamıyor. Biz de olduğu kadar deyip boyun eğiyor, pozitif yanlarını bulmaya çalışıyoruz. "Ama 3310 çok sağlam yeaa!"

    Bahsettiğin şey bizde de var. Reddetmiyor, söylediğim her şeyi yapıyor. Ama söylediğimi ve söylediğim kadarını. Yorum katmak yok, şaşırtmak yok. Mesela deli dandik bir örneğim var, hala yüzüne vurmadım; mesele sucuklu tost yapmak tamam mı? Daha önce defalarca tost yaptım, az çok nasıl olması gerektiğini yediği şeyin içeriğinden anlıyodur sanıyorum. Adı sucuklu tost ama içinde ne bileyim peyniri, tereyağı, domatesi bir şeyi de olur illa ki. Adamın kullandığı malzemeler ise sadece sucuk ve tost ekmeğinden oluşuyo. İlk seferde bulamadı herhalde falan demiştim, evde yoktum sözde bana yiyecek bir şey hazırlayacaktı. Baktım iki üç, standartı hep aynı. Düz adam sami mübarek. "Zucuuukklu toost o zaman ihtiyacımız olan şeyleeerr zucuuukkk ve ekmeek. Tamam ya, basitmiş." falan diyodur eminim. Bebek kocadan daha kolay gelecek bana bak, ben biliyorum.

    Bak bu sabah evden çıkıcaz her zamanki gibi geç kalmışız, hala kedi koşturuyo evde. Carlamaya başladım, bana diyo ki çocuğa hazırlık olsun diye demo yapıyorum sana, ondan oluyo hep. Senin demo nerede peki dedim. Ben de baba olmayı öğreniyom işte dedi. Bak bak. Ağzına terliği hak etmiyo mu ama yaa!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Askdkfkfk mühendistir kesin seninki bi de şimdi :D
      Sucuk+tost ekmeği=sucuklu tost şeklinde kodladığına göre :)))
      Demo sürümü kediyse zıçtınız yalnız. Kocayı al, bize gel de simülasyonun kıralını yaptırayım size eheueheu bence plan gibi plan :P

      Sil
    2. Ahahahahaa, vize davet mektubunu bekliyorum o zaman. :D

      Utanmadan bu kafayla psikolog olmuş diyor ve köşeme çekiliyorum. :S

      Sil
    3. kendine mi diyorsun bana mı? Hatlar karıştı eheuheue ben de utanmadan bu kafayla psikolog olmuşum çünkü :D sen de psikologsan birbirimizi görünce sopamızı saklayalım cicim askdkkfkg
      İstanbul üni./ psikoloji 2007 mezunuyum.
      Ulan yoksa?

      Sil
  7. Okudukça güldüm aynı sahneler hepimizin evlerinde yaşanıyor malesef düz mantık kocalarla evli olmak bir ayrıcalıktır öyle düşünmek gerek :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah aynen Gülşah :D öyle düşünüyorum zaten. Yoksa boğuvericem bi kaşık suda :)) Allah muhafaza.

      Sil
  8. Benim beyim şirketi yılda 3 gün kayağa götürüyor bunları , gündüz kayıyorlar gece içiyorlar, team ruhumuz pekişti diye haşatı çıkmış şekilde eve dönüyorlar ama senininkinin şirket iyiymiş , gerçi onların yaptığı iştede ancak spa ve golfle kafa dinlenir, neyse benimki yılda iki gün şirket tatiline gidiyo ama epey bi seyehatine çıkıyor yav , misal geçen pazartesinden gelecek perşembeye kadar bende single anneyim.
    Şimdi ben seninkinin , sizin oraya çocuklarla gittiğiniz gün bi organizasyon yapamamasına bide gitmeden önceki gün sana frei vermemesine içerledim ama pazar erken gitmesini pek sorun etmedim , ama Başak sende çok güzel koca kıymeti yapıyorsun , tamam insan bozuluyor ama hiç gıcık olmuyor beyine, o ayarı çok güzel tutuyorsun , ben misal epey çekinirim koca kıybeti yapmaya,becerememekten korktuğum , ben iki gram gıcık oldum, iki güne geçer ama ya çok kötü koca reklamı yaparsam diye korktuğun için.

    Şimdi sen diyeceksinki yav sen kimsin , öyle senli benli , ne bu samimiyet . Şimdi ben seni nerden buldum bilmiyorum , tesadüf oldu......
    Şimdi bende sosyal medya sıfır , Facebook nedir bilirim ama kullanmam , instagrammış teweeter mış adını duymuşum yalnızca. Dedimya tesadüf iste ama anlatim dilini çok sevdim bi baktim senin bütün yazilarini geriye gide gide okumusum yetmemiş iki güne bi acaba yeni yazısı çıktımı diye bloğuna bakar olmuşum , yetmemiş utanmamış yorumları bile okumuşum , bırakmayın canım sizde öyle ortalık yere .
    Ben de 6 senedir Almanya'da yaşıyorum , önceden ucundan kıyısından alakam yoktu , bi Berlin'e tatile gelmiştim o kadar , sonra bi arkadaşımı ziyarete geldim Hz İsa'nın şapkasını uyuttuğu bi kasabaya , kocamla tanıştım ondan birkaç ay sonra kendimi burda buldum , çoluğa çocuğa karıştım, Alex'in hayatında tek değişen biz olduk ama benim bütün hayat değişti , yok Almanca öğren , doğur bi daha doğur derken , 1 sene çalışabildim bu 6 senede, senin yazılarında çok şey buldum kendi hayatımdan , sen yaz iyi geliyor kız valla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili şafak,
      Ne iyi ettin de yorum bıraktın <3 böyle sinsirella okuyucularımın yorumlarıyla bir yerden varlığını göstermesi çok Mutlu ediyor beni :))
      Benzer hayatlar da yaşıyormuşuz bak, kalp.
      Gıybet ince iştir anacım. Kurulduğun, kırıldığın, kızdığın herşeyi ortaya döktükten sonra; biraz da empati, sempati, geriye dönük taktir, olumlu duygular katıp toplamak gerekir ki olayı hazmedebilelim. Yoksa hep kendimize zarar...
      Çok teşekkür ederim <3
      Bu arada şu son yazılarımda iyice cozuttum zaten askdkflf
      Ağzım falan hepten bozuldu, saldım :)) bu kadar *m göt muhabbetinin üstüne sizli bizli konuşmak istesek de olmaz Hahahah
      Yoksa haklısın aslında ben de ilk kez yorum bıraktığım mecralarda çok dikkat ederim. Über kibar, hanım kızımdır :P ama burası böyle, burada her şey serbest :))

      Sil
  9. Bu Haris'le bizim Ale'nin bazı özellikleri benzer. Trie 10 kar triple karsilik verme, hazirlanirkenevi strese bogma falan. Amaan. Yardim eder ama istedigim yardimi degil. Baska is yapar. Gecenlerde ben de bir cemkirdim bana hic aupriz yapmiyorsun artik dedim catering ayarlamis bana dogumgunu partisi yapacakmis. Catering mayering o parti benim gotumde patlayacak tabi ki bir suru insan evde. Canta alaydin bari iste boyle kendi istedigi ise her turlu meblagi harcar benim istedigimi almaz ama ihtiyacim mi vaemis diye. Ama evet bir suru de cok tatli dusunceli ozelligi vardir. Bizimki turkiye'deki sirketin yonetim kurulu uyesi blogda giybet yapamiyorum burda dokuldum :) ha bir de pazar erken gitme meselesi gibi vera cok hastayken aksam toplanrim var iptal edeyim mi dediginde ben de onemli bir sey sandim etme dedim aylar sonra yemekti demez mi bana o sirada yemekse iptal et derim diye toplanti diyor ama bunu boyle soyleyince de kabul etmedigi gibi bir de ben kotu oluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahah valla düğün gibi oluyor o cateringli doğum günü partileri Zeynep Allah kolaylık versin askdkflf şahane geçsin dilerim <3
      Ya biliyorsun bunlarda söz namustur. Yemek te olsa, kına gecesi de olsa plan yapıldıysa iptal etmiyorlar. Hastalık falan bana Mısın demiyor :D

      Sil
  10. roman gibi akıp gidiyordu, bir an sonu gelmesin istedim, sanırım herkesin evinde böyle sorunlar var, dün arkadaşıma gittim kocasınn sorumsuzlğunda sinirli kalk gdyoz dedi, bıraktık erkekleri çıktık, az önce de arkadaşmla mesajlaşıyordum aynı şy, tüm erkeklerde mi var acaba :s

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin arkadaş tam benim kafadanmış yalnız çok taktir ettim. Ben de kalkıp gidiveriyorum çok sinirlerince, huyumdur (hahaha ay bana da bak, matah bişeymiş gibi anlatıp taktir ediyorum bi de :P)) ama bence iyi yapmışsınız :)))
      Var bence ya hepsinde var. Kesin bilgi yayalım :)

      Sil
    2. ben genelde evden kovuyorum:) çık git diyorum, bence de yayalım :D arkadaşlarıma çocuk yapmayacksanız evlenmeyin diyorum :)))

      Sil
  11. bence bir dahaki sefere asla bu tatil sırasında yanına gitme bacım. yalvarsa yakarsa bile gitme. ne çocuklu ne çocuksuz. bırak köppek gibi özlesin ;)

    adamların çocuklara -asla analar kadar- hasret beslememesi gözleminde haklısın ama bence bu erkek cinsinin default özelliği. onlardan anaca bir ihtimam beklemek, topaldan atlet olmasını beklemek gibi biraz. bekle bekle için şişer, yine de bi bok olmaz. en sağlıklısı beklememek. ama orda da feminist teori engel oluyor işte. deli gönül eşitlik istemeye/beklemeye programlanıyor. gereksiz doluyoruz birbirimize. bence öyle bir eşitlik yok. analık, en ilgili babayla bile özünde tek başına bi iş. en çok da bu yüzden zor zaten. hem müessesenin kendisi zor, hem de yanındaki adamın asla senin kadar konuya teşne olmayacağını kabul etmek zor.

    zoru başarmaktasın bacım, sevgiler saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya zaten bi daha nah giderim. Çok haklısın, tesbitinde. Ay böyle gittim, boyumun ölçüsünü aldım, bokum gibi gün geçirdim; ama dışardan bakınca adam o günkü programlarını iptal edip ailesini ağırlamış falan yani. Yine prim yapan o olur haaağ.

      Ana versus baba olayı da net. En Mr. Doubtfire baba bile olsa, ananın yanında esamesi okunmaz. Sorry not sorry, bu böyle. Bak benim bey de on numara babadır, çocuklar buna aşıktır falan ama yemin ederim yokluğu bebelerin sikinde Deil şuan askdkkfgl. Ben gideydim 3. Günün şafağında bi distopya evreni oluşurdu evde amk :)))
      Fakat iyi taktir topladım şurda. Tşk canıms.

      Sil
  12. sanırım siz de arada arkadaşlarınızla tatil yapıyorsunuz. mıç mıç olmayan, birbirlerine alan yaratan çiftler benim çok hoşuma gidiyor. yine de 2 haftalık tolerans bir jesti hak eder bence.

    acaba bu sorun kadın- erkek yaklaşımıyla mı alakalı yoksa uzun soluklu birliktelikler mi çiftleri bu hale getiriyor hep düşünmüşümdür. izlediniz mi bilmem, atıf yılmaz'ın düş gezginleri adında bir filmi var. orada da lezbiyen bir çift işleniyor. sona doğru bir bakıyorsun aynı hikaye...

    yazım tarzınız gerçekten özgün, eğlenceli, samimi... argolar, küfürler tam ayarında:) sanırım ilk perihan mağden köşesinde orijinal bir akış yarattı. o zaman da çok sevmiştim. gıptayla okuyorum deyip kaçayım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birbirimize alan tanıma sistemini iyi oturttuk. Zaten küçük 2 çocuklu hayatta başka türlüsü mümkün olmuyor bizim için:)
      Filmi yıllar önce izlemiştim. Bölük pörçük hatırlıyorum şuan (zaten bilinçli bir seçim değildi Yeşilçam tv de denk gelip aaa nebiçim de filim yeaa diyeceğim yaşlardaydım :) Hatırlatmanıza sevindim ilk fırsatta tekrar izleyeyim) yalnız tespitinize katılıyorum. Eşcinsel çiftlerde de ilişki sorunları heteroseksüel çiftlerden farksız oluyor hemen hemen, benim çevremden gözlemlediğim. Yani kadın erkek diye genellemektense; ortak yaşamda günlük hayat yükünü daha çok üstlenen taraf ve öküz taraf oluyor :))) öyle demek daha doğru sanırım.
      Çok teşekkür ediyorum yorumunuza <3
      Argo ve küfür işini abartıyorum ve rahatsız edici boyuta getiriyorum diye düşünüyorum Zaman Zaman. Ama demek ki buna ihtiyacım var :)) E koca Türkçe konuşmuyor, çocuklar deseniz en az 18 yaşına gelene kadar yanlarında no küfür! Şişiyorum ne yapayım, bu kadar şımarıklık hakkım olsun bari :))

      Sil
  13. Başak bizim oralarda kocan hediye alıyorsa seni aldatıyordur öngörüsü ağır basar, kocamdan hediye alamadığım için içim rahattır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha doğru söylüyorsun ayşeciğim, bizim oralarda da öyle :) valla koca durduk yere hediye alıp gelse kıllanırım ben de :D

      Sil
  14. Ay abla sen evrenin sonuna kadar gıybet yaz, dinlemekten en çok zevk aldığım gıybetler listesine top 5'ten girdi bu of nasıl kezban bir cümle oldu bu sdkfjkd Neyse diyeceğim başka birşey yok bu konuda çünkü aşk hayatım yok. Bugüne kadar beni beğeneni ben beğenmedim, benim beğendiğim ise beni beğenmedi, sanırım kız kurusuyum lkfgjkdf

    YanıtlaSil
  15. Ay ben ana-cocuk blogu diye okumuyordum. Ama fav'a atmis, beklemisim. Bugun bookmarksta buldum.
    Neyse, giybete geldim.
    Bana da ic cmasiri alan bir bey vardi. Zamanla cozuldu. Benim ic camsirlari giymeye basladi. Ben de ona pazardan ucuz dantelli donlar aliyordum en son.
    Ayni donlari, jartiyerleri giyiyorduk hdijwjskwgsakjwgsjkq

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hosgeldin jardzy! iyi yapmisin ya aynen yoklukta gideri var bnm blogun asdjkfsjflf
      su olayda anlattiim cift var ya karisina dantelli beybidol alan. su an düsündüm ve gözümde canlandi, o adam karisinin donlari giyiyor olabilir. assjsjsjjd hakkaten ya öle bi tip. net giyiyodur ya :D

      Sil