32. Hafta
Bir hastalık günlüğü
Gece 3 sıralarında ordan oraya dönerken uyandım. Oflaya puflaya yatağın içinde rahat bir pozisyon arıyordum, ama nafile. Bir de baktım ki Haris gitmiş. Sabah erken kalkacak. Uyutmamışım belli ki, almış pikesini salona kaçmış.
Sırtımda mütiş bir ağrı var. Heryerim ağrıyor gerçi. Sanki aşırı spor yapmışım da ertesi gün hamlık ağrısı çekiyormuşum gibi. Halbuki diğer günlerden farklı bir yorgunluğum yoktu gece yatarken. Kafam da kazan gibi... Çişim var, ayağa kalktım, gözlerim kararıyor başım dönüyor. Tuvalette midem de bulanmaya başladı tam oldu!
Birden bişeyler yemem gerektiğine karar verdim. Canım elma istedi. Aşağı indim 1 elma 1 paket wasa kraker aldım, odaya çıktım. Elmayı ve 2 minik krakeri yedikten 5 dk sonra hepsini kustum.
Kusunca biraz rahatladım. Saat 5e doğru tekrardan uyumayı başardım. 6.30 da edo uyandı. Haris de aynı saatlerde evden çıktı. Edonun sütünü verdim. İnanılmaz yorgun bitkin ve hasta hissediyorum. Ama bir yandan da edoya güleryüzlü ve enerjik görünmeye çalışıyordum. Konuşuyorum, her dediğine aa evet annecim öyle falan diye şaşırıyorum. Peki bunları çok tatlişko bi anne olduğum için veya edo hasta olduğumu anlayıp üzülmesin falan diye mi yapıyorum? Tabi ki hayır! Keyifsiz olduğumu belli edip, edo bi sus, rahat bırak, başım ağrıyo fln dediğim anda daha beter mızırdanır ağzıma sıçar diye korkumdan yapıyorum :)
Bir de deli gibi midem bulanıyor, hiçbirşeyin kokusuna tahammülüm yok ama edonun kahvaltısını hazırlayıp, yerken yanında oturup mmmmm nefis hammm fln diye onu motive etmem gerekiyor. peynir ekmek meyve dilimleyip en kokusuzundan bir kahvaltı hazırladım :)
Hasta olmak zor, hastayken yatıp dinlenememek daha zor ama en zoru bütün bunların üstüne bir de hasta değilmiş de çok enerjikmiş gibi rol yapmaya çalışmak...
Neyse zaten beceremedim :) 1 saat dayanabildim. Sonra Haris'i aradım işten izin alıp eve geldi. Benim de yatış o yatış! 24 saat çıkamadım yataktan.
34.Hafta
Oldukça sorunsuz bi gebelik geçirmekteyim genel hatlarıyla. Kilo alımım normal! 13 kilo aldım. (Gerçi bu haftada normali 11-12 olmalıymış vicut kitle indexime göre)Hedefim 15le doğuma girmek.
Sanırım buraya en çok kilo muhabbeti ve psikolojik olarak gebelikte beden algısı hakkında yazdım. Ama ilk hamileliğimde öyle bir travma yaşamışım ki hala atlatamıyorum... Hayatımın hiç bir döneminde vücudumdan bu kadar nefret etmemiştim, utanmamıştım... Kin doluydum. Şimdi gerçekten kendimle barışığım ve mutluyum. Hele bir de insanlar (özellikle kocam) güzel göründüğümü söyleyince havalara uçuyorum. Not: Ödemim hala yok.
En son kontrolüm 10gün önce falandı. Herşey normal görünüyor. Bebek hala iri. 1hafta civarı ileride ölçümleri. Sonunda şeker durumum için doktora gidebildim. Ama öncesinde yaptığım saçmalığı anlatayım.
Herzamanki üşengeçlik ve aymazlıkla amaaeaaan noolcak bugün alırım yarın alırım derken bir türlü eczaneye gidip de test çubuğu almadım. Birkaç gün sonra gittiğimde ise bulamadım, benim cihaza uyan markadan yokmuş. 3-4 farklı eczaneye sordum hiçbirinde yok. Ne yapsam diye düşünürken internetten sipariş vereyim dedim, bendeki cihaz "wellion" diye bir marka. Ara tara bir online eczane sitesinde buldum wellion çubukları. Baktım resimdeki kutusu fln da aynı, verdim siparişi 25 küsür € ödedim bi güzel. 3-4 gün sonra geldi bu. Bir de bakayım ki, çubuklar alete uymuyor! Meğersem wellion markasının başka bi modeliymiş. Akılsız başın cezasını ayaklar değil de cüzdan çekiyor en çok bizde... Neyse, bu işi böyle savsaklayaraktan neredeyse aradan 10 gün geçti.
Aklıma son bir köylü kurnazlığı geldi. Tarihi geçmiş eski çubuklarını kullansam ne olur? Başladım netten araştırmaya. Tabiki Türkçe hiç bir kaynak bulamadım. Diyabetle ilgili tüm sitelerde birbirinden copy-paste aynı bilgiler var. Kullanım talimatlarında "Çubukların tarihi geçmemiş olmalı" diyor. Ama çubukların çalışma prensibi, tarihi geçerse ne olur, nasıl bir hata verir, neden? Gibi sorularımın cevabı yok! Ingilizce kaynaklara yöneldim onda da merakımı gideremedim. Ve en sonunda aradığım cevapları e-bay de buldumm:)) e-bay de insanlar tarihi geçmiş çubukları ucuza satıyor. Kullananlar da yorum yapmış bir sürü.. "Bilmemkaç yıllık diyabetiğim, hep kullanıyorum, sigortam ödemiyor, çubuklar çok pahalı vs vs," diye açıklayıp, tarihi geçmiş çubuklardan da çok fazla hata payı olmadan takip yaptıklarını yazmışlar. Hatta yeni çubuklarla ard arda ölçümlerde max %5-10 çıkıyormuş fark. Okey ozaman dedim ben eski çubuklarımı kullanıyorum. Hiçbir fikrim olmamasından iyidir.
Hem çubuklarım eski, hem de diğer hiç bi talimata uymadım battı balık yan gider diye :) yani elimi güzelce yıkamak, her ölçümde yeni iğne takmak falan hak getire :) haliyle benim değerler hep tavan! Açlık şekerim 100-110 arası seyrediyor. Ki edoya hamileliğimdeki diyabet karneme bakıyorum, onda bile bu kadar yüksek değil bu açlık şekeri. Gün içinde diğer ölçümler normal. Hepsi 120nin altında. Ilginç bir tablo, anlam veremedim.
Birkaç gün de bu şekilde ölçtükten sonra, doktora gittim.
Gittiğim Dr eve yakın olan, kazim diye sevimli ortadoğulu bir adam. Daha önce de şeker ve tiroid kontrolleri için gitmiştim. Kazım da ne yapacağını bilemedi:) beni AKH ya sevk etti.
Pzt sabahı erkenden AKH da soluğu aldım. Tabi ki sekreter kız randevusuz kabul etmeyeceğini söyledi ve ben durumum acil fln diye ağlanıp içeri daldım. Hiç sıra yoktu doktorlar hemşireler herzamanki gibi çok tatlıydı. Yeni bir ölçüm seti verdiler. "Diyet danışmanlığı" yaptılar ve 1 hafta sonra kontrole çağırdılar.
Yeni makineyle yaptığım ölçümlere göre hiç şekerim yok! Açlık şekerim harika 79-82 falan. Tokluk da gayet iyi gidiyo. Gerçi şeker olmadığını görünce çok rahatladım, saldım hemen pizza falan yedim 2-3 kere 120nin üstüne çıktım. İnsüline gerek kalmayacağı için çok mutluyum.
*AKH= allgemeines krankenhaus namı diğer dövlet hastanesi
36. Hafta
Bu hafta itibariyle hareketlerimde belirgin bi azalma başladı. Belim, sırtım ve bacaklarım ağrıyo. Kendimi yorgun hissediyorum. Merdiven çıkarken zorlanıyorum. Şeker tehlikesini atlattığından beri de yediklerime dikkat etmeyi o kadar saldım ki, ne bulursam pis pis yiyorum. Aylarca dikkat edip ideal kilo alımıyla son aya geldikten sonra, bi anda salıp 3-4 kilo Alıvermek gerçekten büyük akılsızlık! Ama çok bunaldım, yoruldum hafif de depresyondayım sanırım.
Biraz ödemim var. Yüzüm şişti, elim ayağım da biraz şiş. Hamilelikten çok sıkıldım. Sürekli tuvalete gitmekten, geceleri uyanmaktan, dev göbekten ikrah geldi. Artık kızımı kucağıma almak istiyorum! Bu haftaya kadar hep iyi böyle, şuan zaman dursun diyordum. Doğum, hastane, iyileşme, emzirme, uykusuz geceler ve bir de üstüne edoyla ilgilenememek, korkuları ağır basıyordu. Ama artık hazırım! Zaman bir an önce geçsin! (Aman tabi 27sinden önce de olmasın, annem, halam, izinler, uçak biletleri hepsi ayarlandı; sonra iki ayağımızı bir pabuca sokma lütfen sevgili bebiş)
Bu arada giyecek kıyafet bulmam sorun oluyor. Edoya hamileyken yazdı, sürekli etek, elbise giyiyordum. Şimdi havalar serin uzun pantolon, eşofman, tayt giyiyorum ve hem fazla alternatifim yok; hem de rahat değil! Kilot izine denk gelen yer, çok sıkıştırıyor acıtıyor. Sürekli göbeğimin üstüne çekmek istiyorum o da çok çirkin görünüyor :)
En son Dr kontrolümde,herşey yolundaydı. Bebek yine iri! Bu kesinleşti. 4 kilonun üstünde olacak.
38.hafta
Sonunda bitiyor.. Bu hamileyken son yazım. Geriye dönüp baktığımda, gayet güzel rahat bir hamilelik geçirdim.
Ilk hamileliğimde Yaşadığım fiziksel sorunların (aşırı kilo, ödem, şeker, karpal tünel) hiçbirini yaşamadım. Ama bu kez de psikolojik olarak çok zorlandım...
Edo ne yapacak? Beni paylaşmak onu çok üzecek mi? Beni hastane yatağında görecek, orada bırakıp gidecek. Üstelik bir de yanımda başka bir bebekle! Allahım o kadar karmakarışığım ki... Edoya baktıkça Gözlerim doluyor. Onu bağrıma basıp öpüp kokluyorum. Bir de şuanki başına geleceklerden habersiz hali yok mu?
Canım benim! Sana söz veriyorum, bu dönemi en kolay şekilde atlatmanı sağlayacağım. Annenin seni artık sevmediği, tüm zamanını ve ilgisini yeni bebeğe verdiği hissini asla yaşamayacaksın. Ne olursa olsun!



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder