![]() |
Valize konulacak eşyaların yerleştirilmesinde bir duayen olduğumu iddia edebilirim. Eşyaları hem kırıştırmadan katlar, hem de milim boşluk kalmayacak girift bir şekilde sığıştırırım. Ayakkabıları, şampuan-krem gibi akışkan şişeleri boy boy renk renk çıtçıtlı ikea poşetlere koyup şiir gibi dizerim. Valiz hazırlamaya en az 3-4 gün önceden başlar, tetriste uzun çubuğu bekler gibi, doğru parçaları bekler öyle sokuştururum. Bir elimde not defteri, koyduklarımı yazarak bir envanter listesi de çıkarırım ki; son kontrollerde dipte kalıp görünmeyen şeyler için onu koymuş muydum, bunu koymuş muydum diye tekrar valiz eşelemek zorunda kalmayayım.
Ancak her zaman cortladığım konu, gideceğim yerin iklimini iyi hesap edememek olur. Zaten daha önce gittiğim ve ya iklimini bildiğim biryerse de mutlaka mevsim normalleri dışında hava azizliğine uğrarım.
Serin hava için aldığım uzun kollular ve sıcak hava için aldığım yazlıklar mutlaka aşırı orantısız bir şekilde elimde patlar. Yaz tatiline gittiysek 1 hafta boyunca gün yüzü görmeyiz! Yarım valiz dolusu elbise giyilmeden geri dönerken; 2 adet hırka ve 2 adet tayt leş gibi olana kadar günlerce üst üste giyilir. O iki zottirik şey üniforma haline gelir.
Sonbahar ortası, soğuk bir memlekete gittiysek ve ben şık şıkırdak trençkotlar topuklu bootie'ler götürdüysem eğer; illa ki güneş tepemizde cozurdar ve ben "dertten derde saldın mont beni" diyerek erenlere karışırım. Dayanamayıp bi milyoncudan naylon parmak arası terlik alırım.
Valizimden kaptan mağara adamı gibi her derde deva alet edevat çıksa da, bu kıyafet dağılımını bir türlü olduramam. Ha bir de don-çorap grafiğim de hata veriyor illa ki! Son günlere doğru minnoş otel sabunlarıyla elimde çorap yıkadığımı ve ya don niyetine bikini altı giydiğimi de bilirim; öbek öbek hiç giyilmemiş don ve çorabı geri getirdiğimi de...
Çocuksuz hayatımda valiz hazırlarken o kadar çok şey taşırdım ki yanımda!
Şampuanlar, kremler, parfümler, saç spreyleri falan derken neredeyse 3-5 litre kozmetik sıvı taşırdım yahu! Koca bir kese takı taşırdım; iri iri boncuklar bilezikler şallar neler neler... Koca bir makyaj ve toka çantası. 3-5 çeşit sütyen. 3-5 çeşit gözlük. Ojeler-asetonlar... Kalın kalın kitaplar. 3-5 çeşit ayakkabı sandalet. Aslında çok kokoş ya da öyle kremli makyajlı falan çok kozmetik bi tip değilimdir ama ne bileyim "Arap yağı bol bulunca götüne sürermiş" hesabı, özenir şuursuzca varımı yoğumu yüklenir tatile götürürdüm. Çoğunu kullanmadan getirirdim gerçi, tembellik üşengeçlik baki.
Edo doğduktan sonra gittiğim ilk tatilde ilk iş saçlarımı asker traşı kestirmek oldu. Dilini bilmediğim bi ülkede, rastgele bi kuaföre girip "i need a haircut" dedim. O gün bugündür eşşek traşlıyım.
Tatillerde dress code'um şöyle: kot ve keten şortlar almak; aynı şortu gündüz penyeyle gece şık bluzla konbinlemek. Sadece ve tek bir siyah birkenstock terlik! Plaja da onu giyerim, akşam yemeğe de, bara pavyona da! Vallahi de oluyor bence. Hiçbirine abes kaçmıyor. Yani atıyorum 1 haftalık tatil için; 3-4 şort-7penye badi-7bluz-1terlik! Bir-iki de yedek atlet atıverip maksimum 2 de şık mini elbise koyarım. (Ayol şık mık dediğime bakmayın tabi, düz sade şeyler işte. Yani o atmık gibi günlük tişörtlerimin bi tık iyisi falan) Bu dediklerimi üst üste koyunca valizde hiç yer kaplamıyo; yerden yüksekliği 1 karış kıyafet oluveriyo.
Öyle şampuan krem bilmemne hiç taşımıyorum artık. Otellerin sikko şampuanları sabunları işimi görüyor.
Takı=sıfır
Gözlük=1
Şal=1
Sütyen=1 (mecbur kalınınca giyilmek üzere, yoksa giyebildiğim herşeyin içine sütyen niyetine siyah bikini üstü)
Makyaj malzemesi=sadece bir adet siyah göz kalemi ve doğal bi renk ruj dan ibaret (no rimel-no allık-no oje)
Parfüm=sıfır (sadece koltuk altı sticki)
Kitap=kindle
Ama tabi çocuklar için yardırıyorum. Çünkü her güne en az 2 penye (hatta 3) almak şart. Bu asla ayarlayamadığım; hırka-sweat-pijamaları uzun mu alsak kısa mı- pantul-eşofman?? çelişkileriyle doluyor valiz. Paket paket bezler ıslak mendiller taşıyoruz (sayfiye yerlerinde bu zımbırtılara 3-4 katı fiyat çekildiğinden; taş taşırım yine enayi yerine konulmam düsturumuz var beyimlen)
Bir de yan sanayi var ki asıl valizin anasını ağlatan onlar! Oyuncaklar-kova kürekler-biberonlar-termoslar-milupa sütler-ilaçlar-yastıklar yorganlar ayılar timsahlar tavşanlar...
Yani ben ne kadar kendi eşyalarımda minimize olsam da, valiz sorununu çözememekteyim.
![]() |
| bi de böyle bisey var! (net benim bey) |



Bu konuda kendimi övmeden geçemeyeceğim :)) diyelim sabaha uçuş var, ben valizleri o akşam çocuklar uyuduktan somra hazırlarım ve genelde sorunsuz olur. Biz de karı koca az eşya alıyoruz ama çocuklarda senin mantığını kullanıyorum. Ancak yazlık kışlık meselesinde de biraz mantık oyunu yapıyorum diyebilirim. Asla tek başına aşırı kalın giysi almam. Soğuk olursa iki kat giylebilir sıcak olursa tek kat. Bu şekilde epey tasarruf oluyor. Mendiller bezler bizde de aynı. Oyuncakları kısıtlamaya çalışıyoruz ya da kova kürek gibi şeylerin taşınmayacak ebatta olanları yanımıza almıyoruz orda satın alırsak bırakıyıruz falan. Gerçekten bu valiz hazırlama işi ayrı bir ihtisas
YanıtlaSilKat kat giyinme benim de sistemim. Kalın yün kazağımız, boğazlımız falan hiç yoktur mesela, soğuk memlekette yaşamamıza ramen. Ancak ben işte o katları ayarlayamamaktayım :) kaçak kat çıkıyorum fazla geliyor, salon salomanje valiz hazırıyorum az geliyor 😂 Ya bi de benim çocuklar üstünüze afiyet obsesif kompülsif :-))) kendi yastık yorganları ayıları oyuncakları olmadan uyumayan cinsten. Ah ne çektim, bunların ayısından eşşeğinden. O da ayrı bir yazı konusu :)
SilMontla sicmak karikaturunu de al müfredata bence. O da Umut Sarıkaya.
YanıtlaSilHem plaj hem pijama hem şıklık için bir diğer yöntem; ip askılı mini elbiseler.
Valiz hazırlarken ben erkek style. Tebriks valla.
Montla sıç da kült tabi, gidermiş bu yazıya :))
Silİp askılı ben giyemiom dukujum ya :( keza straplez :( kollarım pehlivan gibi maşallah, yakışmıyo bana. Kalın bant askı ya da yüzücü style olur bak
Cocuklu hayatta ayni valiz hazirlama problemi demekki ya, yalniz degilmisim a dostlar. Birak seyahati, ben surdan evimin iki dakka yanindaki parka giderken bile 4 mevsim tasiyorum yanimda. Ya hava sogursa, ya isinirsa, yagmur, dolu :( aslinda sal gitsin, bisey olurssa dönersin eve be kadin :) kendi kendime sorun yaratirim, hangi çilgin benim icin sorun yaratacakmiş şaşarim.
YanıtlaSilAynen ya! O kafada olmak lazım. Ben valiz değil de dışarı çıkarken aştım onu bak. Öle devasa bebe çantası taşımıyorum. Bipa larda fln böle 2-3lü paket bez, ıslak mendil vs var ya; diyorum en kötü bezim mendilim yetmezse alıveririm, tuvalet kağıdını ıslatır kullanırım olmadı, hiçbişey yapamazsam da eve dönerim, atla deve değil ya! Ama tatillerde sanki olağan üstü hal bölgesine gidiyormuşcasına hazırlanma kafasını aşamadım hala 😂
Sil