(bloglardaki isim sansürleme olayına çok özenirdim. Ben de yaptım sonunda hihoho! Malesef isim ve foto konularında çok özenli/duyarlı davranmıyorum. Çünkü
1-zaten bu bloğu 3 kişi okuyo
2-zaten buraya gelene kadar, herkes kendi sosyal medya hesaplarında zilyonlarca kez herşeyi paylaşıyo/ifşa ediyo.
Yani bilemiyorum, olsun sen yine de üstüne düşeni yap dikkatli davran diyebilirsiniz. Ama ben biraz hırtoyum, yapamayabilirim)
Neyse efenim ne diyorduk, gittik. Büyük olanlar Edin ve Clara 3,5 yaşındalar araları tam 1 ay. Ufaklıklar Maya ve Iris ise ortalama 1,5 yaşındalar ve araları 2,5 ay. Anneleri V. ise ilk hamileliklerimizden bu yana hemen hemen hiçbir tatilimizi ayrı geçirmediğimiz, hem çocuk konularında hem de özel hayatta fikirlerinden, sohpetinden çok keyif aldığım dünya tatlısı bir Alman anası.
Toplanma konumuz: tatil rezervasyonuydu. (Ne kadar can ciğer kanka da olsanız burada toplantıların bir amacı, teması olmak zorunda. O toplantı bir pilavlı, feyizli sohpet olmak zorunda :))
3 yıldır beleğe gidiyorduk ve çocuklar adam akıllı büyüyene kadar her sene en az bir kere beleğe gitme kararımızla gerçek bir Alman ailesi gibi iftihar ediyorduk. Çünkü hem beylerimiz golf oynuyor -bilen bilir Belek golf için gerçekten Avrupa'da rakipsizdir- hem de mini club ve herşey dahil sistemleri ne kadar kıro olsa da çocuklu hayatta bulunmaz nimettendir.
Ayrıca iki farklı deneyimimiz de olmuştu. Biri Mallorca'da sevimli bir butik oteldi. Otelin kendine ait (ama kayalıklaran falan iniliyor, her yer daş-toprak) harika bir minik sahili vardı. Şezlong şemsiye falan yoktu. Alabildiğine bakir bir alan, yerlere örtü serip yayılıyorduk. Karpuz bulsak denize de atar soğuturduk. Araba kiralamıştık, öğle ve akşam yemekleri için merkezdeki restoranlara gidiyorduk. O ara şimdinin 1 numaraları 14-15 aylık civarıydı, bebeleri zapt etmek, eğlemek, yedirmek içirmek falan o kadar zor değildi. Keyifli bir tatildi.
![]() |
| mallorca'da 14 aylik bir EDO. (ve bahsettigim otelin minnok sahili) |
İkinicisi de geçtiğimiz Eylül ayındaki Toscana tatilimiz. Tam 1 kabustu. Çocuklar aşşırı sıkıldılar. Restorana gidiyoruz: Siparişler gelene kadar canımıza okuyolar. (Ki açlıklan falan da değil ha, özellikle yemek saatlerinden 1 saat önce gidiyorduk ki, aşırı aç ve huysuz olmasınlar) 3 saniyede bir ne zaman gelicek diye homurdanıyolar, diğer masalara serviste kıyameti koparıyolar "onlara geldi bize gelmedi, bizim yemeğimizi onlara götürdürler" muhabbeti, yemek geldikten sonra beğenmeme-yememe. Bir sürü saçmalık işte. (Açık büfede bu dert yok! İstediğini kendileri görerek seçiyor, anında yiyorlar) bir de çocukla gitmek isteyenler olursa diye not düşeyim İtalya'da (bütün ülke aynı mıdır bilmiyorum, daha önce farketmemiştim; o yüzden en azından Toscana yöresi diyeyim) akşam yemeği için restoranlar 7 de servise başlıyor! Biz 6 civarı yediğimiz için akşam yemeklerinde çok zorlandık.
![]() |
| magnet almadan turistlik olmaz.. |
Ayrıca hiç gezemedik. Floransa, Siena falan turları yapacak; Çocukları da yormadan, bol dinlenerek, dondurma yiyerek, muhabbet ederek falan eğleyecektik güya. Yoruldular, sıkıldılar, bunaldılar. Ve sürekli parka gidelim, eve dönelim bisiklete binelim diye kendilerince haklı taleplerle geldiler. Biz de 3. Günden itibaren bütün gezileri ve programları iptal ettik. Oturduk evde-bahçede vakit geçirdik. (Bu kez ev kiralamıştık) Süpermarketten alışveriş yapıp kendimiz pişirdik.
![]() |
| 4 tane birden! (Toscana'daki ev) |
Yani denemedik değil dostlar. Denedik ve Belek candır dedik. Bu arada fiyat olarak da, Belek'teki en janjanlı 5 yıldızlı otelle; Avrupa'daki uyduruk minik oteller, vasat restoranlarda yemeler içmeler toplamda aynı kapıya çıkıyor. Belek otellerindeki lüks, geniş alan, otel fasiliteleri, oda konforu standartları falan olarak da gerçekten Avrupa'da muadili yok. (Of amma çok övdüm, ben bile sıkıldım överken) amma velakin bu sene beleği iptal etme kararı aldık.
Tabi ki neden: terör. Cesaret edemiyoruz. Yani aslında ben ederim; çünkü orası benim Ülkem! Antalya havaalanında patlama olmaz, Sabiha Gökçende olabilir. Ben türkiye ziyaretlerimi tamamen bitiremem. Can güvenliğimiz olmasa da ailem sevdiklerim orada. Kelle koltukta yaşamaya devam...
Ama tabi ki arkadaşlarımızın gitmek istememesini anlıyorum. Israr da edemiyorum.
Rotayı Hırvatistan ve Yunanistan'a çevirdik bakalım. Hala hepimizin içine sinen, hemfikir olduğumuz bi destinasyon bulamadık. Araştırmalar devam ediyor.
Biz hararetli bir şekilde bu mevzuları tartışırken ufaklıklar alt katta kendi kendilerine oynadılar. Trambolinde zıpladılar. Arada merdivenleri kendileri çıkarak yanımıza gelip gittiler ve koşturup kudurup acayip eğlendiler (evet 1,5 yaşındaki cimcimeler dahil) Relax ebeveynliğin Kitabı'nı yazdık.
1 kere bile birşeye müdahale etmedik. Koşmayın etmeyin bağırmayın Gözümüzün önünde olun demedik ve kazasız belasız herkes mutlu bir şekilde atlattık.
Gelelim bugüne. Bugün olanlar ileri derece gıybet içerir (spoiler)
Bugün ise eşimin kuzeni olan B. ailesindeydik. Büyük kızları Sara'nın doğumgünü münasebetiyle. (3 yaş) Bir kere doğumgünü partisi 2 haftadır erteleniyor. Çünkü çocuklar hasta (kış mevsimini 90 gün sayarsak 70 günü hasta olarak geçiriyor bu çocuklar) Hastalıkların suçunu tam bir kayınvalide gibi "bakamadınız çocuğa ayol hasta ettiniz" diye analarına atacak değilim elbette ama şunu söyleyebilirim ki, çocuklar en ufak bir ateş yükselmesi veya burun akıntısında "hasta" damgası yiyerek karantinaya alınıyor. Evde olağan üstü hal ilan ediliyor ve hastayız diye bütün gün ahlanıp vahlanıyor. Yani asıl eleştirim hasta olmaları değil, hastalık mevzularında "drama queen"lik yapılması. Hiç bitmeyen bir hastalık ve karamsarlık havası hakim.
Bu ailenin bir özelliği de "helicopter mom" tabir edilen cinsten ebeveyn olmaları. Yani kollar iki yana açık çocuğun arkasında, her adımını takip etme, düşersin edersin diyerek evhamlanma hiçbir aksiyona izin vermeme içeren aşırı korumacı ve titiz ebeveynlik. Küçük kız Mona (yaş 1,5) 3 saat boyunca kucaktan inmedi. Hayır bi indir sal çocuğu, ağlarsa mutsuz olursa falan tekrar alırsın! Ama yok. Annesine yapışık bir şekilde, annesi dışında hiçbir insanla göz teması bile kurmayarak takılıyor bebiş.
3 saat boyunca müzik açıp Sara'yı ortaya alıp kızın figürlerine abartılı tepkiler vererek, alkış kıyamet cümbüş dans ettirdiler. (Ana baba anane dede teyze ekibinden oluşan 5 kişilik Yetişkin grubu) 3 saat kesintisiz video çektiler. Hepsinin ellerinde telefon aynı videoyu ayrı ayrı çektiler. Yani aslında hepsi mutluydu ve gayet eğlendi; bana bok yemek düşer tabi ama darlandım ne yalan söyliyim. Ne iki kelam laf edebildik, ne benim Çocuklarım bu tarz eğlenceye dahil olabildi. Bizim için sıkıcıydı (3,5 yaşında oğlan çocuğunun ah Sara ne şahane dansediyosun ne kadar da piremses bi insansın diyerek alkış tutup dans etmesi pek olası değildi zaten)
Sara Edonun kuzeni olmasına ve hemen her hafta görüşmemize ramen birlikte çok oynayıp eğlenemiyorlar. Çünkü Sara'nın ebeveynleri buna pek ortam vermiyor. İkisini yalnız bırakmıyorlar, sürekli göz önünde olsun istiyorlar. Koşturmaca itiş kakış falan olacak diye ödleri kopuyor. 3 yaşında çocuğu el tutmaksızın merdiven çıkaramıyorlar. Oyunlarına dahil olup onlar da birlikte oynamak istiyorlar.. Bütün diyalogları kendileri yazıyorlar :))
Ben çocuğuyla ilgili, paylaşan, herşeyi konuşan, eğlenerek öğreten, Çocuklarıyla oyun oynayan aileleri çok severim! Ama bu kadarı beni bile darlıyor. Evet iyi niyetliler, evet benim çocuklarımı da (öz yeğenleri oluyor) çok candan seviyorlar ama sürekli diplerinde olmaları, çocuklara hiç fırsat vermemeleri, sürekli pasifize etmeleri, oyunlarda sürekli kendileri konuşarak çocuklara laf vermemeleri falan bunaltıyor beni. Benimkiler düştüğünde huysuzlandığında falan benden önce koşturuyorlar. Ne oldu, ne oldu, neden ağladın, iyi misin diye. Çocuğu geçtim bana bile fırsat vermiyorlar, mevzu bahis benim Çocuklarım olduğunda :))
Bir de ben çocuğuma babysitter değil kendime arkadaş ihtiyacındayım! Yani buluşulduğunda oturup çocuklarla oynasınlar sürekli peşlerinde gezilsin değil de, biz ebeveyn tayfası kendi aramızda takılalım çocuklar kendisi oynasın o şekilde sosyalleşelim istiyorum. (Çünkü hiçbir sosyal ortamım arkadasım yok ayol, elimizde bunlar var ne yapalım. Ben de insanım) ayrıca çocukla birlikte oynamak elbette çok önemli. Fakat çocuğun kendi başına ve arkadaşlarıyla birlikte oynamasını sağlamak da en az o kadar önemli bence.
Ayh anlatsam daha neler var da bu günlük dedikodu kotamı doldurdum bence. Size de acıdım, hadi yine iyisiniz, salıyorum sizi:)
Ya ben aslında ebeveynlik eleştirmeyi sevmiyorum (yalan, vallahi de çok seviyorum) ama her ailenin kendi tarzı, kendi dinamikleri, kendi ihtiyaçları var. (biliyosunuz bu cümleyi kurmayani dövüyorlar) Önemli olan mutlu olmak. Onlar da bu şekilde mutlu. Yani onların doğruları bana uymuyor, beni mutlu edecek şeyler değil. Benimkiler de onları! O yüzden aslında çok da fazla tartışacak birşey yok. Bunu böyle kabul etmek lazım.
Not: bu yazıyı pazar akşamı, sara'nın doğumgünü partisinden döndükten sonra yazdım. Ankara'daki son patlama henüz olmuştu ve ben saatler sonra öğrenecektim.
Terör olayları ve rezil politik tutumla ilgili zehir zemberek yazmak istediklerim var. Belki de sadece sayfalar dolusu ana avrat küfür.. Düşündüm bu saçma post yerine oturup onları mı yazsam diye.. İçimi soğutacak hiç bir söz yok! Hayat devam etsin bakalım...




Şu gundemde ilač gibi geldi yazin Basakcim. Vallahi helak oldum aglamaktan gunlerdir. Senelerce ogrenciyken otobuse bindigim yerde, gencecik insanlari oyle gormek..
YanıtlaSilTatile turkiyeye gitmek istemeyen arkadaslarini anliyorum. Ama ben de senin gibi dusunuyorum. Cocuklarimi alip gidicem tabiki ailemin yanina. Ve hic huzursuzluk duymuyorum, biz hatta mersine gidiyoruz, dusun .ne yapalim, baska turlusu bencillik gibi geliyor. Sevdiklerimiz orada, onlar ne yapsinlar?
Aynen öyle.. Gidebildiğimiz yere kadar gidicez Lalecim. Birkaç yıl içinde Yıkılmaz da gidebileceğimiz bir evimiz hala kalırsa... Çok acı ama ne yapılabilir bilmiyorum. İç savaş çoktan başladı bence. Gittikçe daha da alevlenecek gibi görünüyor... Allahım sen aklımızı koruuuu
SilBen de bi karar aldım. Mesela diyelim o sırada görüştüğüm ebeveyn ve çocuk merkez olmak istiyor, veriyorum gazı. İzin veriyorum beynimi mikmelerine. Dogu da kendine eglencek bişeyler bulduysa hele, keyifli bile oluyorum. Oturup dizi izler gibi izleyip, kendim hakkında hiçbir gürültü yapmadan tamamliyorum günü. Nedense rahatsız etmiyor artık. Bunu da karar gibi yazdım kenara. Devamı gelsin diye.
YanıtlaSil3 kişi mi okuyor?
Şaşırıyorum vallahi.
Aaah ah benim de geniiişcene çevremden bir çeşit olsa bunlar ben de bırakırım kafalarına göre takılsınlar. Bunlar da bir tat bunlar da bir doku şu hayattaaağ derim, geçerim. Amaaa bu insanlar benim arada görüşebileceğim, bişeyler paylaşabileceğim, sosyalleşeceğim tek insanlar yaa :-) onda da sürekli çocuk çocuk bicik cicik modunda olunca fenalıklar geliyo bana. Sorun çevremde değil bende haha.
Sil3 kişi okuyorsa 3.yorumu da ben yapıyorsam bitti o zaman:))ki hiç sanmıyorum.
YanıtlaSilBu hafta bu yazı sayesinde bir an için başka şeyler düşünebildim.
Bir tatil konusuna değinmek istiyorum yüksek müsadenle.Arda küçükken biz çok güzel 3 kişilik tatiller yapardık.Ne zaman ki büyüdü işkence başladı.Arkadaş istiyor adam.Yoksa bize sarıyor devamlı.O yüzden son 2-3 yıldır arkadaşlarla veya kendisinden 4 ay büyük kuzeni olduğu için görümcemgillerle takılıyoruz.Arkadaşlarımızla olduğumuzda no problem.Amaaa halamız ve kuzenimizle 2 yıl üst üste italya'ya gittik ve her seferinde havaalanında bir süre görüşmeyelim diye ayrıldık.Çünkü 6-7 yaşında 2 çocukla müze gezmeye çalışmak anlatılmaz yaşanır bir durum.Bir de çocuklara yaklaşım tarzımız 180 derece farklı,yedik birbirimzi.Akıllandık mı hayır bu yıl da gidiyoruz onlarla haziranda.Ama bu sefer geçerli nedenlerim var.Deniz tatili olucak,salıcaz çocukları.Bir de halamız bebek delisi ve Kayra diye sayıklıyor sürekli,Kayra'yı da ona kakalamayı düşünüyorum.Çok kötü niyetlerim var yani:))
Ebeveynlik konusunda ben de hiçbir zaman anaç sütlaç olamadım.Olanı anlayamadım.Hatta biraz olmam gerekiyor gibi hissediyorum bazen.Hani öyle bir elinde havlu(sırta koymak için) bir elinde yelek(uykudan kalkınca giydirmek için) çocuğun peşinde koşan analardan olamadım.Kısmet tabi değişirim belki...
Yine uzattım.Kaçtım ben:)
Oley 3 kişi olduk takım tamamlandı :))
SilÇocukların anlaştığı ve mutlu olduğu insanlarla tatil en güzeli gerçekten. Aile ve ebeveynlik tarzları bize pek uymasa da, çocuklar için bu tür programlardan geri duramıyoruz ne yapalım :) -en güzeli çocuksuz tatil aslında ama o level a daha gelemedik- çocuksuz dediğim bunlar üni. Ye falan gidince anca, emeklilikte :-)))
Ya biraz da kendi çocukluğumu düşününce anlıyorum o noktada, benim için de arkadaş en önemli şeydi tatillerde! Oyun arkadaşım oldu mu mütiş keyifli geçerdi tatiller.
ah o havlulu Yelekli anneler benim neler yaptığımı bir görseler patikle kovalarlar beni (atlet-çorap giydirmemek, -5 derecede dışarda uyutmak falan gibi şeyler :)))
Etti mi benimle beraber dört?:))
YanıtlaSilBen de okuyorum şekerim, daha yeniyim gece emzirmelerim senin yazılarınla şenleniyor. Yalnız şu serbest atış aile gıybetlerini fena kıskanıyorum. Anlatacaklarım çok, şişdim ve ben de böyle özgür bi platform istiyorum. Sonradan başıma iş açılmasın diye italyanca blog mu açsam ne?
Not: Bu mesajı emişirken tek elle yazdım. 45 dakka sürdü saat dörtbuçuk
Öptüm :)
Benan
Oh oh çok büyük kitlelere ulaşıyorum Heheh gel burda at tut be ya Dükkan senin ayıpsın.
SilHoşgeldin kulübe yawrimu! Emişirken tek elle yazmada master level olcaksın 6 aya :))) saat öyle abuk çıkıo onu ben de anlamadım. Amerikan üslü blog zaar.
Aa üstteki yorumda saat niye yedibuçuk diye çıktı? Yanlış o
YanıtlaSilAa üstteki yorumda saat niye yedibuçuk diye çıktı? Yanlış o
YanıtlaSilAy benim annemle babam helikopter anane ve dede, bi de öylesi var sinir bozucu. Dediğin video çekme işi de var, hepsi var! Hatta videoyu çekip bana yolluyorlar ben izlemeden siliyorum yahu her gün dibimdeki çocuk bir de videosunu mu izliycem manyak mıyım?! Sonunda dedim lütfen yollamayın bana, hafızam doluyor :P Anladılarsa..
YanıtlaSilBu arada 5 kişi olduk çünkü ben seni nedense takip etmiyormuşum, neden anlamadım hemen düzelttim bu hatamı :)
Oooo kimler gelmiş:-) Aşkolsun hata ne demek, bir süredir sosyal medya detoxundasın zaten, gözümden kaçmıyor değil, ama yazılarını özlüyoruz, duy sesimizi!
SilBizim anane dede durumları da pek benziyor:) tam 1 helikopter olmasalar da, çocukları ilgi alaka odağı yapma, çılgınca oyun oynama olayında efsaneler. Fotoğraf konusu da şöyle: hadi bize foto yolla diye beni sistematik olarak darlama yöntemi kullanıyorlar. Yeter ayol diyip isyan etmem ve hee he diyip geçiştirmem nedeniyle de annem kendi çözümünü buldu: bize gelirken yanında 1538 gigabyte lık hard diskini getirip, benim bilgisayarımda ne kadar foto video varsa topluyo :-)))