Bu soruyu hayatımda kaç kez duydum bilmiyorum. Türkiye'deki arkadaşlarım, aile eşrafı, konu komşu hayretler içinde kalıyor bakıcım/yardımcım/çocuğu arada bırakacak kimim kimsem olmayışına.
Bir de işin acısı, sanki ben süper anneliğe oynuyorum da gururumdan inadımdan yardım arayışına girmiyorum sanıyorlar. Ve benim bu "bakıcı" olayının Türkiye'deki gibi olmadığını anlatmaktan dilimde tüy bitiyor. Bir kere de buraya yazacağım artık. Bakarsın "peki ama ya bakıcı?" diyene buradan link atarım.
Türkiye'de herkesin (tanıdığım) bakıcısı var. Çalışanlar için zaten zaruri. Çalışmayanların da var. Bebeği küçük olanların yabancı uyruklu "yatılı" bakıcısı var. Yoksa da ya anası ya kayınvalidesi bakıyordur. Full time bakmasa bile dev back up sağlıyordur; aynı şehirde yaşıyordur. Aksine henüz rastlamadım. Hal böyle olunca bakıcısız/yardımcısız çocuk büyütmek aşşırı garip geliyor insanlara. Hayal bile edemiyorlar.
Ikiz bebek annesi bir arkadaşıma "ikiz nasıl oluyor, aklım almıyor, ben daha bir tanesine zor bakarken .." Falan diye bir cümle kurmuştum (tuçitoooo okuyon mu kız buraları? senden bahsediom) o da demişti ki "tek çocuk nedir ben hiç bilmiyorum ki. O yüzden kıyaslayamam. Bizim normalimiz bu! Biz direkt bu durumun içine doğduk" gibilerinden bi cevap vermişti. O zaman anlamıştım.
Ben de hiç bakıcı/yardım almadığım için benim kendi rutinim-düzenim var. En başından beri böyle gittiği için benim normalim bu. Standartım bu. Bolluk içinde yaşayıp iflas eden insanlar nasıl yokluk günlerinde buhrana giriyorsa; bakıcıyla başlayan bir insanın da bakıcısız hayat düşünmesi zor.
Bir de benim bakıcım olmadığı için şikayet etme hakkım yok!!! E bakıcı tutsaydın o zaman çok bunalıyorsan be canım, çok yükleniyorsun kendine...
Ne diyordum, size Avrupa'da bakıcı olayını açıklayacağım diyordum di mi? Evet.
Burada doğum izni en az 1 yıl. En çok 3 yıla kadar yolu var. Ayrıca 3 yıldan sonra da çalışma saatleri az. Anaları Öğlen 2de 3te çıkıp çocuğunu okuldan/kreşten alıp, birlikte evlerine gidiyorlar. Buranın "norm"u da annelerin, çocuklarına kendisinin bakması. Bir postumda anlatmıştım hatırlayan olursa. Anne-bebek merkezleri, oyun grupları, dışarıda yapılacak aktiviteler falan filan bolca var. Ve annenin (hatta babanın/ ailenin diyelim) görevi bütün zamanlarını çocuk bakımı üzerinden inşa etmek. (Belki de bu kadar yoğun mesai harcadıkları için 18 yaşında evden sepetliyorlar ve mümkün mertebe o saatten sonra sümük atmıyorlardır hahahha şaka)
Yani bakıcı diye bir "meslek grubu" yok burada. Çoook zengin ailelerde belki vardır. Onu saymıyorum. Hatta benim bizzat bulduğum bir şöför örneği var. Yani şöyle düşünün; orta hallisiniz kendinize ait küçük bir arabanız var, ve araba kullanmak sizi yorduğu ve bunalttığı için "şöfor tutsana" deniliyor size. Yani sizin için özel şöförünüz olması ne kadar absürdse, burada da bakıcı o kadar absürd. Aslında bütün analar çocuğuna kendi bakıyor, benim neyim eksik ben de bakarım sidik yarışından ziyade, ya da bakıcım olursa buradaki insanlara absürd gelir ve beni kınarlar çekincesinden ziyade, gerçekten burada bakıcı bulmak çok zor ve çok aşşşırı pahalı.
Açıkçası hiç araştırmadım, araştırsam kime sorarım kimden referans alırım onu da bilmiyorum çünkü dediğim gibi öyle bir konsept yok. Ama mesela "oyun ablası" niyetine gençten bir öğrenci kızcağız gelip arada çocukları eğleyebilir. O var! Anneler çok bunalınca onu yapıyorlar. Ben de yapıyorum. Ama onun da şöyle handikapları var:
1-oyun ablaları esnek ve spontan olamıyor. Okulları,sınavları, kendi programları oluyor. Yani "ay çok bunaldım hadi şimdi gel" diye aranamıyor. Mutlaka birkaç gün öncesinden planlayıp sözleşmek gerekiyor.
2-çok düzenli bir rutin oluşturmadığınız taktirde, ayda yılda bir ihtiyacınız olduğunda çocuğu ablayla bırakıp gitmek pek mümkün değil. Çünkü çocuk durmaz, ağlar, içiniz rahat etmez. Ablaya alışma, güvenme, benimseme işi küçük çocuklarda; ancak haftada 5 saat ve üzeri o kişiyi görüyorsa mümkün. O yüzden ablanın görevi siz de evdeyken gelmek ve çocukla oyun oynayıp sizi dinlendirmek.
3-oyun ablası tarifesi saati 10€ civarıdır. Ve 3 saatten az gelmez. Çünkü geldiğine değmez. (Haklı) Diyelim ki haftada 2 gün 3er saat geliyor. Haftada 60€ ayda 240€ yapar kabaca tl ye çevirirsek= 750 tele! Yılda 10.000 tele. Çocuk 6 yaşına gelene kadar, düzenli gelse 60.000 tele (matematiğim zayıftır; düz hesap ve mübalaaaağ severim hehe) Ve inanın ki değmiyor... Yani o 3 saat sizi büyük büyük dertlerden kurtarıp da, spa etkisi, kızgın kumlardan serin sulara atlama etkisi falan yaratmıyor. (750 tl ye Türkiye'de bakıcılar, bütün ay günde 10 saat çalışıp bir de üstüne yemek temizlik yapıyor) haa, yaşadığın yerin alım gücüyle düşün, verebilecek durumun var yine de falan deniyor; ama durumum da olsa çok para bence.
Ayrıca dediğim gibi önceden planlayınca bazen gelse bile ihtiyaç olmuyor! Atıyorum o gün sizin çocuklar bal kaymak oluyor, zaten kendi kendine oynuyor oluyor; ya da sizin de keyfiniz yerinde oluyor, çocuklarla oynayasınız kudurasınız oluyor. Gelmese de olurmuş bugün yeaaa:/ diyorsunuz.
4- "au pair" denen olay var. Bilirsiniz az çok sanırım. Yabancı ülkeden yine gençten bir kızın gelip sizin eve yerleşmesi olayıdır. Karşılığında çocuk eğlemeye yardım eder. Onun için de aracı kuruma başta 600€ sonra da kıza her ay 500€ verilir. Kız Almanca kursuna falan gider. Şehri gezer, tanır, arkadaş edinir (onun açısından amaç budur) size de belli saatler arasında yardım edebilir. Yani günde toplam max. 3-5 saat; çocuklarla oynamak, parka götürmek çocuklara ufak tefek sandviç hazırlamak ya da sizin yaptığınız yemeklerle çocukların karnını doyurmak, banyo yaptırmak falan gibi faso fiso yardımları olur. (Yine sizin seçtiğiniz değil; kıza uyan saatlerde) Avantajı gece çocukları uyutup çıkabilmeniz, evde birinin olmasıdır. Ama değer mi? Bence buna da değmez. Hem bence bu hizmet için fazla bir rakam, hem de gelen kız da 16-18 yaşlarında olacak; bir de onun sorumluluğu, onu yedirme içirme rahat ettirme stresi içeriyor.
Elimizde olan alternatifler bunlar. Evet çok yoruluyorum bunalıyorum yardımcı olsa iyi olurdu. Ama bu şartlarda olan yardımları ben çok anlamlı bulmuyorum açıkçası.
Bir de eşimin çalışma saatleri çok esnek. Bazı günler tamamen boş günü, bazı günler işe 2-3 saatliğine gittiği oluyor. Biz de evde zamanı paylaşarak bakıyoruz çocuklara. Ben 2 saat mola alıyorum, çıkıp odama yatıyorum, dizi izliyorum. Sonra benim shiftim geliyor, o odaya çekiliyor:) bazen o çocukları alıp 3-4 saat evden gidiyor. Bazen ben.. Birbirimizi rahat ettiriyoruz. Bu büyük şans.
![]() |
| beyime cocuk bakiminda fazla mesai kitlemek icin verdigim subliminal mesaj :)) |
Görümce jokerim de var. (Yani olmasa da olur, çok büyük yardım ettiği yok aslında) çocukları seviyor, çok güzel oynuyor. Ama onun da zamanı kısıtlı. Ha deyince gelemiyor. Önceden rica minnet etmek gerekiyor (şu gün şu şu saatler arası gelebilir misin? Diye planlamak ve yüzde 50 olumsuz cevap alma riski içerir - ayrıca saat 17.00 öncesi gelmesi söz konusu bile olamaz:)) hafta içi okulu var, hafta sonu da Sığır gibi bütün gün uyuyor. (4 senedir sabah 6 dan sonra 1-2 saat daha fazladan uyuyabildiğim gün sayısı bir elin parmaklarını geçmediği için; uyuma lüksü olan insanlara hakarete vardıran sıfatlar yakıştırma hakkım var bence:)) üstelik çocuklarla yalnız bırakma şansım yok. Su katılmamış beceriksiz ve panik bir insan :))) çocuklar ağladığı anda getirip ay ağlıyolar diye panikliyo. Bez değiştirmişliği falan ömrü hayatında yok "ay su döküldü bu çocuğun tişörtüne yetiş ya Muhammet yetiş ya başak! Napıciyik?" Diye cikcikliyor. Gel de çocuklarla bi başına bırak çık yiyorsa :))) kızı feci gömdüm yalnız asdfksjsk aslında tatlı qıss'dır. Gerçekten harika oynar çocuklarla, tane tane konuşur, kitap okur; şahane eğler, severim keratayı. Ama dediğim gibi. Bulunmaz nimet değil benim için yardımları. (Namkör müyüm neyim ayol, bana da yaranılmaz)
İşte size dilim döndüğünce "bakıcı" ve yardımsız çocuk büyütme mevzuunu anlatmaya çalıştım. Meraklarınız giderildi mi bilmiyorum gerçi. Ay hadi inş.
:)

Morellerim bozuluyor valla Su nun bütün arkadaslarinin bakicisi var. Bana anne benim niye babysitterim yok ühühüü diye sizlaniyor. Bütün baleydi yok buz pateniydi yok bilmemne kursuydu bakiciya kitliyorlar :) ya da diger cocugu bakici eyliyor evde veya disarida. Biliyorsun bu tip aktiviteler yapmayan bebe için pek keyifli olmuyor. Darisi benim basima diyorum dinimiz amin :)
YanıtlaSilEvet ama o dediğin benim anlattığım konsept işte, o işi öğrenciyken ben de yaptım Viyana'da. Iyi para veriyorlar 💰 aynen bebeleri buz patenine falan götürüyodum hehehe. Bizim Türkiye'deki gibi yemek, temizlik günde 10 saat bakıcılık olayı yok.
SilBen de nasil okuduysam artik :-D
Sil