Canımın içi, gözümün nuru, minik kuşum babannem yoğun bakımda... Dayanabilecek mi bilmiyorum ama her gün umudum biraz daha tükeniyor.
Facebookta üyesi olduğum bir grupta, hiç görmediğim ama paylaşımlarını takip ettiğim bir anne 9 aylık bebeğini kaybetti. Boğazım düğüm düğüm.
Güneydoğu'da resmen iç savaş. Bolca basın sansürüne uğruyor, oradaki insanlar seslerini duyuramasa da, internette dolaşan bilgilerin, görüntülerin gerçekliğinden emin olamasak da çok kötü şeyler yaşanıyor ve yaşatılıyor.
Suriyeli mültecilerin içler acısı hali bir yandan.
Facebook'ta gore sevdalısı teyzelerin; ölüm hastalık, sefalet, işkence, çocuk istismarı videolarından nefes alınmıyor.
Dünyanın adaletsiz, insafsız, vicdansız karanlık bir tarafı var ve ben önemsiz sorunlarım, konforlu hayatımla şanslı olan/kayırılan taraftayım. Hiç bir şey yazmaya yüzüm ve gücüm yok bu aralar...
Çok geçmiş olsun, üzüldüm. Tahmin edebiliyorum, nasıl hissettiğini.
YanıtlaSilDiğer meselelere ben duvarı kapadım bir süreliğine. Çok acı çekmekten yoruldum. Ama burda sokakta bile karşılaştığım onca acıdan, sefaletten nasıl kaçıcam?
Kısacası haklısın. Belki bu dünya için yapabileceğimiz en iyi şey iyi çocuklar yetiştirmektir. Hiç bilmiyorum.