11 Aralık 2018 Salı

Teyze Beybi




Bir arkadaşım katıldığı “psikanaliz söyleşileri” tarzı bir seminerden ses kaydı almış, bana yolladı geçen. Dinlerken aklıma takılan bir nokta oldu. Ah orada olaydım da tartışaydım, ama bari buraya yazayım dedim. 

Değinilen nokta şuydu: Çocukların büyüklere (ebeveynin arkadaşları, yakınları vs) ismiyle hitap etmesi... 

Bu yanlış bulunuyor. Çünkü “nesil farkı” nı vurgulamak adına abi-abla-amca-teyze demek önemli. 

Yani amca-teyzeyse o bir yetişkin. Abi-ablaysa; farklı gelişim basamaklarındasınız, ihtiyaçlarınız ilgi alanlarınız farklı. 

Çocuğun bunu baştan kabulünü sağlamak, kendini iletişimde karşısındaki nesle göre konumlandırması için önemli... isimle hitap nesil farkını yok eder, kafa karıştırır... özetle böyle anlatılıyordu. 

Şimdi öncelikle yaşadığım yerde zaten amca-abi kalıpları yok. Çocuklar büyüklere ismiyle hitap eder. Resmiyet, sizli-bizli konuşma “bay cingılbört” diye isim+soyisim hitabı vardır. Samimi iseniz de isterse 80 yaşında nine olsun; yine ismiyle hitap edilir. 

O yüzden bu argümanı kafadan eliyorum, sorry. Çocuklar nesiller arası konumlarını, büyük muhabbetlerinde her boka maydonoz olmamayı, kendini herkesle denk görmemeyi, “benden 3 yaş büyük çocuk 9da yatabiliyor da ben niye 8de yatıyorum?” diye tutturmamayı tillahına kadar çözüyorlar valla abla-yinge demeden de... 



Diğer nokta da çocuğa hitap şekliydi “aşkım, annecim” demenin zararları... onu zaten bir yazımda eyyorlamıştım, fikrim hala değişmedi. 

En önemli parametre “sevgi ve şefkat” duygusunu yoğun olarak aktarabilmektir bence. Yani sen ciğerden gelerek aşkım diyorsan arada; de gitsin be hacı! 

Yine de tabi çocukla iletişimde isimle hitabı esas alıyorum. “Aşkım, annecim” falan olayları “gurban olurum” evresindeki aşk yaşama, yavşama anlarında sadece ehehhehe 

Yoksa “aşkım lütfen, rica ediyorum kardeşine meşe odunuyla vurmaz mısın sevgilim?” “Annecim yalvarıyorum yemeğini ye” falan durumu bence de çok şey :)) 

 Bir de yine çocuğa “annecim” hitabının kafa karıştırıcılığından bahsedilmişti, önceki yazımda değinmediğim bir nokta olarak bunu da kaktırayım elim değmişken. 

Çocuk “ulan hani bu karı benim anamdı, kendisi bana ‘anne’ diyor, ne iş?” diye düşünüp mavi ekran veriyor falan... onu da şöyle açıklıyorum. Dilde eş anlamlı, yakın anlamlı, soyut anlamlı yüzlerce kelime var farkında olmadan kullandığımız. Mini bir örnek: edo 3-4 yaşlarında falandı skypeta annemle konuşuyorduk. “Edo biraz hasta gibi, sesi çatallı” demiştim anneme. Edo bunu duydu ve kafayı yedi ansjdjfjdjfjjf 

“Nası yaa sesimde çatal var ne demek? Kocaman bir çatal ümüğümün içinde diklemesine mi duruyor? Oraya nasıl girmiş? Yooo dostum yooo, öyle bişey olduğunu hatırlamıyorum. Allahım aklımı çıldırıcam” noktasına geldiydi çocuk eheuheheuhe kısaca anlam karmaşaları zaten hayatın içinde ve bunlar zamanla çözülen şeyler. 

İlle de “annecim” diyin çoğ güzel, siz de diyin demiyorum tabi ama, psikanalitik süreç dehlizlerinde kaybolmayak diyorum sadece hıshıshıs. 



Dönelim yine amca-teyze muhbbetine. Ben de tam tersi hiç ama hiç hoşlanmıyorum yaa... 

Amcalık, teyzelik, abilik özel sıfatlar bence... ne mana yani bakkal adam onun amcası olsun? Parktaki 5 yaş büyük sümüklü velet abisi olsun? 

Bu isimler; çok yakınlığı ve ya akrabalığı temsil etmeli. (Yani sadece gerçek anlamını) Sen bir yabancıyı; ve ya çocuğun rol model almamasını, çocuk üzerinde insiyatifi olmamasını, çocuğun çok da güvenmemesini, mesafesini korumasını istediğin bir kişiyi “amca, abi” diye lanse ederek daha çok kafa karıştırmıyor musun aksine, bu hitaplarla?? 

Ben böyle düşünüyorum ve sevmiyorum arkadaş! Keşke türkiyede de amca-teyze muhabbeti olmasa... ama mecburen türkiyedeyken amca-teyze-abi kalıplarını kullanıyoruz. 

Mesela Çok da samimi olmadığımız komşularımıza x teyze, y amca, z abi diyoruz... ben gidip de herkese tek tek “ben amca teyze denmesinden hoşlanmıyorum, çocuklarımın size isminizle hitap etmesini tercih ederim” tatavası yapamam tabi.. bi de arkamızdan “bunlar da değişik amk” diye bi ton gıybet döner hem ahahshhdhd 



Türkiyede çocukların büyüğe isimle hitabı çok itici bulunuyor. Çocuk şımarık, hadsiz, saygısız; ailenin ses etmemesi de özenti falan bulunuyor. Bu algı değişmez. 

Neyse onu da kültürel bi olay olarak kabul ettik. Amcacılık, yengecilik devam :) 

Yalnız şeye dikkat ediyorum bak. Tamamen yabancılara dedirtmiyorum. “Bakkal amca” “şoför abi” kasiyer kıza “abla” parktaki kadına “teyze” falan demiyorum cümle içinde. 

Kaynanasına anne demeye dili varmayan gelin misali 40 takla atıyorum bu konuda ansnsnndndjdn 

-“ablaya sor bakayım oğlum” demiyorum. 
-“görevli hanımefendiye sor oğlum” diyorum. Karşımdaki insanın duyacağı durumlarda her hangi bir hitap bulmakta  zorlanırsam da hiç muhattap etmiyorum çocuğu eheuheue. napak. 


Neyse bu kadar psikanalitik tespit zıçızlama yeter. Konuyu biraz daha geyik biyere bağlayayım. 

Hitapta “Teyze-abla” ikilemini hep yaşardım hala yaşıyorum eheuehue 


Çocukken ve ergenken şöyle kodlamıştım: bi kadın annemle yaşıtsa veya yaşı bana yakın çocuğu varsa; “teyze” derdim. Bi tık daha gençlere abla derdim.

Ayrıca annem de farkında olmadan yardımcı olurdu bu konuda. Birinden bahsederken kadının yanında ve/veya gıyabında “x teyzen” diye bahsediyorsa, teyzeydi... 

Teyze denmesinden hoşlanmayan “abla” denilmesini tercih edenler de çıkardı sanki... ne bileyim şimdi pek kişi ve ya olay bazında hatırlamıyorum ama “teyze dedik ayıp mı ettik, abla mı diyeydik” hissiyatını hatırlıyorum bazı durumlarda... o da kafa karıştırıcıydı bak. 

Hadi çocukken, ergenken bi şekil idare ettik. Ama şu an beni darlayan 2 durum var: 

1-çocukluktan itibaren “x teyze” diyip öyle alışageldiğim ilişkilerim var. Şimdi biraz ayıboluyor sanki :))) ama 20 yıl sonra da “abla”ya dönülmez yani... içime sinmiyor. Pehh

2-yeni tanıştığım bir insan benden en az 10-12 yaş falan büyükse (en az ergenlik çağında da çocukları varsa) o insana abla mı demeliyim, ismiyle mi hitap etmeliyim? 
Hatta daha beteri bu insan erkekse abi mi demeliyim? Ayol benim kocam da benden 12 yaş büyük, komik oluyor gibi
abi-abla? 

X hanım-bey demek en temizi tabi ki yeni tanışılan insana. Ama bu insanlar ya pijamasıyla gördüğüm komşum oldu (ansjsndjdj), ya annemin ekürileri falan. Hanım-bey diye başlasam da; karşı taraftan samimiyet “başakcım, canım, cicim” hitabı geliyor misal. Hah işte orda “hanım” da sebat etmek de içime sinmiyor. Karşı tarafın samimiyeti asla rahatsız etmemiş oluyor ve ben de “sen” formuna geçiş yapmak istiyorum. Ve yine orada devreye giriyor abla mı diyim abi mi diyim ne diyim kısmı :D 

Ay ne bilem, benim içime dert oluyo işte böyle şeyler. 
Bu konuda azcık akıl veren olursa sevinirim :) abla-abi diyo muyuz ne diyoruz, napıyoruz?? 

Kendi adıma düşününce ben hepsine okeyim. Yaşça küçükler abla da diyebilir bana başak da.... gerçekten özel bi tercihim yok. 

Hatta bazı gençler 3-4 yaş küçüğüm bile olsa abla diyor ajsjsjdhdj. (Çoluğum çocuğum var diye heralde :)) Desin yahu, sevimli buluyorum. Abla demek isteyen desin. Ama mesela bazı gencolar da 15 yaş küçüğüm olduğu halde başak diyor. Ona da okeyim, onu da sevimli buluyorum :) müdür desin, reis desin, hacı desin ahshshdhhd ne derse desin hitaba takılmam. Üslup önemli. Enerji önemli. Niyet önemli. 

18 yaşında bir genç ismimle hitap edip nesil farkı olayını göz ardı etmiyorsa olmuştur o! Ama bilgi, görgü, deneyim farkımızı algılamayı; kendini benimle denk görmemeyi, kendi yaşıtına davrandığı gibi davranmamayı beceremiyorsa istediği kadar “abla” desin... zaten “saygı” denen şey bu özünde. 

Bakmayın burda böyle ayı gibi küfürler, hırto gibi argolar, keko gibi yazım yanlışları kullanarak yazdığıma ahsjsjjdhdh gerçek hayatta hitapta ve samimiyette oldukça resmiyim. Samimiyete geçmekte zorlanırım.

Tanışlıkta aradan uzun zaman geçmiş olmasına ve laubalilik sınırına dayanmış olmamıza rağmen büyüklerime hitapta “sen” e geçtiğim vakit cümlenin ortasında otomatikman “siz” e dönüp saçmalarım falan mesela bazen. 

Hayriye teyzeciğim, sen de bi alemsin, çok fena laf sokmuşsun eltinize ısısıs. Öhömm Bir dilim daha kek alır mıydınız? Bence al. Falan dediğim çok olur:)) bu olayı oturtmak uzun zaman alır bende. 

Bu da benim bug’larımdan biri ehueheu.

























9 yorum:

  1. kahvaltı yaparken okudum, böyle karın kasıma kadar güldüm başak! özellikle 'bu karı' ifadesinde ve 'bunlar da bi değişik' kısmında :D

    benim en yakın arkadaşım, yeniden almanyaya taşınınca (yarı alman gendisi), uzun zamandır 'R. teyze' dediği kayınvalidesine (bu kayınvalide türk ve benim de öz teyzem ehehe), şöyle dedi:

    'ya ben sana teyze ya da anne demek konusunda savaş vermek istemiyorum, isminle hitap etsem olur mu?'

    teyzem de ok demiş ama bence içine içine gıcık olmuştur. o bahsettiğin kültür şeyinden. ama severler birbirlerini bak, asla gıcıklık yok. ama yine de isimle hitap şeysine ısındığını sanmam.

    ben de oğlumu 'ablaya sor, abiye yanaş' şeklinde yönlendirmiyorum çünkü annem de bana öyle demedi. kimse benim yengem, ablam, gurbanım olmadı. ben de şimdi aynı şeyi yapıyorum ama gel bunu benim arkadaş grubuma anlat. büyük çoğunluğu kendilerine isimle hitap edilmesinden hoşnut, azınlığı da 'teyze' eklentisini vurgulamakta. o dediğin 'büyüklere saygı' meselesini öğrettiğime emin de değilim üstelik. rahatça laf bölüyor, kendine yaşıtıymışçasına ilgi istiyor çünkü.

    bende karışık bu mevzu, du bagalım.
    daha sık yaz hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türk kv’lerine isim hitabı sıkıntılı yaa. Hele bi de konu komşu duysa aboow “gelini bunu ismiyle sesliyo ayol” diye tefe korlar adamı ansnsnnd. Neyse ki gelin yarı almanmış da komşu zone’ a pek girmiodur :D

      Ay bu arada inş kendi gelinim bana anne demez ansnsndnnd. Tabi şu an 30 yaşındaki bi insanın anne diyebileceği yaşlarda olmadığım için hiç hayal edemiyorum :D belki o zamanlara değişir fikrim (allah hepimize uzun ömürler versin evladım)

      Yeni yılda daha sistemli yazmayı pilanlıyorum yiewrum. En azından haftada bir yazı kısmetse inş. Bu ara çok saldım. Ben de özledim.

      Sil
    2. bizim okulda çocuklar öğretmenlere ismiyle sesleniyor ama ben saygıdan falan bağımsız "örtmenim" hitabını çok seviyorum. ilk tanıştığımızda onlara da söyledim, "adımı söylemeniz beni bozma sevgili cücelerim lakin siz de demezseniz bana kim örtmenim diyecek? ölemmmm ölemmmmmmm" diye. arada adımla seslenip arada örtmenim diyorlar. dersin hararetli anlarında anne diyen var, baba ve dedeyi de duymuşluğum var. hepsi bizim için gülme sebebi tabi. geçen gün de kahvaltıda bi tanesine (adı yaman) "yaman, simidini ye" diyecekken çocuğa defalarca "simiiiiiiiiiiiiiit simit" diye seslendim. çocuklar anlamsızca bakınca fark ettim naaptığımı. yine çok güldük tabi. safoskilik ömür boyu. vallahi bence de gereği yok öyle freudyen zorlamalara. ana-çocuk ilişkisinde yazdıklarına da aynen katılıyorum. ha annecim demişin ha edo, o zaten konumlandırıyor kendini. çocukları beyinsiz addetmenin de modası geçmiyor bir türlü.yabancılara, eşe dosta amca-teyze dedirtmek kısmı üzerine hiç düşünmemiştim. okuyunca çok katıldım. çok mantıklı. elin insanını durduk yere, çocuk için relatives zone içine neden alalım ki?hele ki esnafı, yoldan geçeni falan! kimsiniz lan siz?!

      öptüm.

      Sil
    3. Yiaaa “örtmenim” bence de çok tatlış <3 çocuğa simit demene işemişlerdir kesin, tam onların kalem bi komiklik ashsjdjjdhd

      Ay ben de hatırlıyorum ilkokulda öğretmene anne diyen çok oldurdu gülerdik biz de, şapşikler yaaa. Tamamen freudyen sürçme ama sonikim! Anaları gibi seviyollasa demek <3

      Kızım bomba mayanın arkdaşları da bana anne diyo çünkü adımı “anne” sanıolar hhahhahahahah onlara göre ana “mama” demek olduğu için; benim bebelerin bana anne demesinden ismimin anne olduğunu çıkardılar:D açıkladım tabi ki anne türkçede mama demek siz bana başak diyin diye ama kikir kikir gülüp “yöööö anne dicez daha kolay” diolar aksjsjdjdjd

      Bu arada hay ağzını öpem; çocukların her boku içselleştirip travmadan travmaya koşacağı endişesi bitsin yeaaa. Salalım artık biraz kendimizi de, çocukları da...
      ben de seni öptüm ve de özledim <3









      Sil
  2. Haci, yine güzel bir konuya deginmissin. En hosuma giden hitap sekli anane ve dede <3 duygusal bagim var bu kelimelerle. Onun disindakiler fasa fiso , aralarinda gereksiz hitaplar da var. Falan da filan. Ama mesela türkiye hava sahasina girince girince ben de full teyze dayi kayinco moduna otomatik geciyorum. yani surda zaten bes alti gün kaliyorum onu da insanlar neden bana teyze dedi diye vakit harcamak istemiyorum (ya da bu konular) Alles gut yani ;) ps. Keske daha sik yaz(abilsen)san.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeaa en güzelini yapıyosun. Tabi ki o kadar kısa dönem için takılınacak mevzular değil. Biz 2 ay çöküyoruz gidince asjdkfkfkf. Çocuklar adabazar barzosuna bağlayana kadar ordayız yazları :D

      Offf ben dikkat etsem anam etmiyo zaten be ya. Ki türkiyeye gitme amacım çocukları anama kakışlayıp taşağımın keyfine bakmak askdkfkkfkf. Bu da başka bi çelişki.

      çocuk yetiştirmek için köy lazım, yok yardım isteyin, yok kendinize özel alan yaratın, yok önce kendiniz rahatlayın-mutlu olun deniyor... ama o zaman da çocuk senin kontrolünde olmayan ortamlarda milyon tane cahilliğe kekoluğa maruz kalıyor asjdjdnndjdjf
      O şekil yetişiyor :P yabacak bir şey yok...

      Özgeciğim sık yazmalık konu bulamıyorum. Başakito şunu da bi eyyorlasana diyin, peçeteye yazın, istek parça yapın bağri kıhıhıhıhı

      Sil
    2. Seni anliyorum, o kadar uzun süre kalinca baska :D ya basakito, samimi yazdigin icin seviyorum blogunu. Kafa ütülemiyosun.Bana özel alan, nasil iyi anne olunur lazim degil. Bu konular kültürel ve kisisel farkliliklardan dolayi zaten karisik. Neyse iste ne diyodum? Yaz sen her konuda . Biz okuruz :D istekler hakkinda düsünsek olur aslinda.

      Sil
    3. Heueheu analık çoluk çombak mevzularından ben şiştim asıl ansjsjdjdj başka konular leaaazım :D o da yok be yenge, olsa dükkan senin :))) atraksyonsuz tırto hayat bizinkisi :) Siz düşünün, düşünün. Gömülecek bişey varsa hep birlikte gömelim asnsjdjnd

      Sil
  3. Evet yine hemen her yönüyle ele aldığın müthiş bi dosya başakcım. Benim çocukların arkadaşları bana emel teyze dedikçe benimkilerin de bana emel teyze dedikleri bi dönem oldu :))

    YanıtlaSil