![]() |
Okulun ilk haftasını anlatayım derken kocişbeygil gıybetlerine girince çıkamadım asnsjnsjd Anlatmak istediğim bir çok şey de kaldı haliyle. O yüzden devam.
Veli toplantısında kitaplar dağıtıldı. Sene sonuna kadar kullanılacak olan kitapların hepsi ücretsiz olarak verildi. Kaplayıp etiketleyin, pzt geri gönderin dendi.
Cuma okul çıkışı çocukları alıp haftasonu kaçamağına gittiğimiz ve pazar akşamı döndüğümüz için kaplama olayını pzt ye yetiştiremedim.
Çocukların çantasında birer adet “veli-öğretmen paylaşım defteri” var. Öğretmen veliye ileteceği notları o deftere yazıyor her gün.
Hatırlatmalar, eksikler, evrak istemeler, bildirimler, özel notlar vs.. siz de gerektiğinde cevap yazıp gönderebiliyorsunuz. Veli ve öğretmen bu şekil iletişim kuruyor :)) paylaşım defterini her gün kontrol etmeniz isteniyor.
Çocuk okula başlayalı 3 gün olmuştu ki bizim defterin; damlatmayan uhu verin, 2 adet suluboya fırçası koyun, bilmemne formunu imzalamamışsınız yarın yollayın notlarıyla 5 sayfası dolmuştu bile aksjdjdjdj
Ay çoğayıb oldu diye koştur koştur kırtasiyeye gittim kitap kabı almak için. Aklıma kendi okul yıllarımdaki kitap-defter kaplama serüvenlerim geldi ashdjjdhdhdh
Dev bir gazla kaplar seçilir, heyecanla makaslar bantlar hazırlanır, tezgah kurulur. Ama kapladıkça darlanılır, sıkılınır ve bi boka benzemezdi ya eheuehur yani benim öyle olurdu. Bazı argadaşlarımın anası cillop gibi kaplardı, hep özenirdim :P
![]() |
Seni de unutmadık truffy’li defter kabı... kapları nette bulamadım ya :((( kartlarla idare edin. 10 yaş kafasıyla ne gülerdik şu esprilere ahı ahı ahı.
|
Bu kaplama teknolojisi baya gelişmiş artık tatlıqısslar. Böle kitabın boyutuna göre cuk oturan şeffaf cilt gibi kaplar falan var. Pahalı geldi tabi ondan almadım. Kendinden yapışkanlı şeffaf başka bişey aldım. Yine götüm gibi kapladım ama asndnndjdbd 20 yılda o konuda değişen bişey olmamış :)))
Bir de kalemlere tek tek isim etiketi isteniyor. Şöyle bişey:
| internetten/matbaadan vs siparis edip yaptiriyorsunuz. ya da elle tek tek yazabilirsiniz sfsfadgfsad |
Bıragallasen yaaa kalem kaybolursa kaybolsun yenisini alırız, uğraşılır mı bunla dedim. Henüz demedim tabi ama, diycem. Öğretmen paylaşım defterine “qalemlere etiqett yapışmamış yalnz” yazarsa; “Bırağallesen” diye cevap yazıcam. Türkçe, evet.
Ödev mevzusu: bizim okul genel olarak fazla ödev vermesiyle velileri darlayan bir okul asjdjdjjd. Hele ki büyük sınıflardaki çocukların hepten ödevden ciğeri soluyormuş; öyle duyduk hep.
Bizim de ödevler ilk günden başladı. Bu konuya birazdan “hort” kısmında açıklık getircem, az bekleyin hele.
Okulun 3. Günüydü ki edo ödevini yapmak istemedi ve “şimdi yapmıyım, yarın sabah erken kalkar yaparım” dedi. Ahshshhsjdj
Yemin ederim kahkaha attım. "Eğitim öğretim hayatının 3. Gününde bu kafaya nasıl gelebildin büyük başgan? dedim kendisine. Bu çocuk 3 seneye kalmaz sıçtın mavisini görür diyem ben size.
Tabi ki kabul etmedim. Çünkü öyle bi dünya olmadığını biliyorum ahsjdjjdjd neyse oturdum yanına yaptırdım gaz vere vere.
![]() |
| Yapmak istemediği ödev de şu ashshjsbdbdhd ben o sümüklü böceklere gurban olurum |
“Ben kedi medi çizmem, böyle saçma ödev mi olur” diye çok ağlandı ama sabrın sonu selamet.
O değil de “hort” ney? diyenler buyursun bakalım. Büyroooıığn.
Okul sabah 8de başlıyor. 11.55 te bitiyor (12 olsa şaşırırdık zaten di mi, tatlıqısslar? Tabiyki de 11.55)
Bu çocuklar 12den sonra nereye zıçacak sorusunun cevabı: hort!
Açılımı: etüt ve oyun merkezi.
Hort’lar (ay hort diyince harry potter karakteri adı gibi oluyo. Ölüm yiyen aq)
Çalışan ebeveynlerin ihtiyacına yönelik düzenlenmiş; kimi okulun bünyesinde; kimi zaman okulun anlaşmalı olduğu başka binada, kimi durumda da “özel” merkezlerde sunulan bir oluşum.
Bizim okulun hortu, okulun içinde ayrı bir bina. Çocuklar dolaplarından eşyalarını (çanta, mont, ayakkap) alıp önce yemekhaneye gidiyor, yemeklerini yiyor; sonra oradan hort binasına geçiyorlar.
Hort binasında da ayrı sınıflar var. Ama bu kez sınıflar 1den 4e kadar her sınıftan çocuğun olduğu karma sınıflar.
Bir köşesinde masa sandalyeler, diğer köşesinde oyuncaklar olan genişçe bir sınıf.
Hortun kuralı: önce ödevler bitecek!
Çocuklar okuldan çıkar çıkmaz ödevlerini yapmaya oturtuluyor. Ödevini bitiren ister oyuna, ister bahçeye.
Hort görevlileri çocuğun ödevlerini kontrol etmekle yükümlü (yardım etmiyorlar ama bitirmediyse darlayarak bitirtiyorlar ansnsndnd)
Cuma günleri hortta ödev yapılmıyor, her cumaya bir etkinlik oluyor (bazen gezi, bazen el işi-sanat-sepet; ama bütün çocukların birlikte yaptığı bişey)
Hortta da hepsinin ayrı dolapları var. Ve ev terliği, yağmurluk, çizme, yedek kıyafet, gym kıyafeti vs hepsinden birer takım da hort dolaplarına bırakılıyor.
Başka bir gün hortun da toplantısı oldu. Ona da ayrı gittim.
-meğer 1. Sınıfların hort toplantısı okulun ilk günüymüş... onu kaçırmışım ben, beyimin hastalığı falan derken o gün horta gitmediydik. Hortta panoda yazılıymış meğer. Ben de genel toplantıya gittim. Ama hiç 1. Sınıf velisi yoktu :/
-ödev mevzusu karışık. Çünkü büyük sınıfların ödevleri uzun sürüyor, küçük sınıflar daha erken bitirip sınıfta makara kukara yapıyor amskksks büyükler de konsantre olamıyor.
Şöyle bir çözüm bulmuşlar: ödevler 14.30’a kadar bitti, bitti. Bitiremeyen çocukları alıp yemekhaneye götürüyorlar. Orada devam ediyor onlar.
Bunun için de form imzalattılar:
- çocuğum ödevini bitirmediyse salın yakasını, sorun değil oyununu oynasın. Evde bitirtirim ben ona sonra.
- Ödev mödev uğraşamam hacı, zikerler. Götürün yemekhaneye mi zindana mı nereye götürcekseniz. Bitirmeden gelmesin.
Bu iki seçenekten birini seçip imzalıyorsunuz. Masalar yuvarlaktı çaktırmadan şöyle bi sağı solu kestim; herkes 2. seçeneği işaretlemişti aaksmkdkdk
Tabi ki daha 1.sınıf olduğumuz ve bizim ödevler max. 10–15 dk sürdüğü için milleti kınamak kolaydı anshshdhdb. Bu ödev mevzularında her allahın günü aileyle çocuk gırtlak gırtlağa gelip nice ciğerler soluyor olabilir. Büyük konuşmayayım, bakalım görüciğiz.
Hortta en büyük korkum şuydu: ebeveynlerin ikisinin de çalışıyor olma şartı var çocuğu horta yollayabilmek için.
Benim derdim aman çocuğu dehleyeyim de bütün gün keyfime bakayım değildi tabi (nereye değildi lan? Edoyla uğraşmamak için mc donaldsta bile çalışmaya razıyım şu an asndjdkkfkf) yok yok, cidden sadece o değildi. Sözel ve sosyal gelişimi için yaşıtlarıyla bir arada olması önemli. Sadece 4 saat okula gidip, bütün gün evde anasıyla takılmamalı yaa 6 yaşında çocuk...
neyse efendim araya adam koyup yalvar yakar kaydımızı yaptırmıştık. “Şimdilik kontenjan var görünüyor, ama kontenjan dolar ve ebeveynlerinin ikisi de çalışan bir çocuk baş vurursa sizi çıkarmak durumunda kalabiliriz” denmişti.. hah işte bu sebepten ya bizi horttan “yallah arabistana” diye dehlerlerse diye tırım tırım tırsıyordum.
Ama şimdilik öyle bişey yok (bu saatten sonra da olmaz yeaa)
-toplantının gündemi, ödev tartışmaları dışında sınıfın veli toplantısıyla hemen hemen aynıydı. Yani yıllık plan, geziler, aktiviteler vs vs..
-hort sabah 7.30da açılıyor. (Okul 8de başlıyor. Yani 8de kendisi iş başı yapan veliler; çocuklarını 7.30da horta bırakabiliyorlar, çocuklar ordan okula geçiyorlar) ve 16.30 da kapanıyor. Sömestr ve resmi tatillerde (okulun kapalı olduğu günler) hort açık.
Bu maddede dikkatimi çeken şey şu oldu. Burada bakıcı-anane-babanne gibi bir konsept olmadığından “hort” adı altında her derde deva bir çare bulunmuş. Okul servisleri diye bişey yok. Zaten her çocuk mahallesindeki okula gidiyor. Özel okullar tek-tük. Onda bile sanırım aynı güzergahtan okula giden bir servis dolusu çocuk çıkmaz :) çünkü 10 senedir viyanadayım trafikte “okul servisi” diye bir araç henüz görmedim.
![]() |
| edo=celiktepe cengizhan asgfahfhga |
-Çocuğunuzu alacağınız saati önceden bildirmek zorunda değilsiniz. 16.30a kadar istediğiniz saatte gidip alabilirsiniz. (Ben 14.30da evden çıkıp önce edoyu sonra mayayı alıyorum genelde.)
-horttaki toplantıda güvenlik ve ilk yardım konularının üzerinde duruldu daha çok. (Çocuklar büyüyünce challengelar da büyüyor sanırım, kafa göz yarmalı kazalar kreşlere nazaran daha sık) Bu kez toplantının bitmesini beklemedim; 1,5 saat sonra ocakta yemeğim var diyip çıktım akskdkdkd
Şimdilik her şey yolunda gidiyor bakalım, alırım bi dal maşallah fav.ınızı. Okula başlangıç konusunu da bu yazıyla kapatıyorum. Bakalım yeni dönem okulla ilgili başka ne gibi yazılar, mevzular, ciğer solmaları getirecek ... :)
![]() |
| hemen utanmayin, buna da gülüyoduk saskjdksdjsk |





özene özene okudum. Daha bebe 1.5 yaşında ama burada cidden kreşi ayı okulu ayrı dert be ya. Ayrıca onun cizdiği heyvanları yirimm
YanıtlaSilbir de babam effso kitap kaplardı ya, aşırı nizami aşırı güzel olurdu :)
SilBeni şu hayatta en çok darlayan şey çok fazla seçenek olması yeaa geçen düşündüm buna karar verdim ashshhdhd
SilKindle çıktığından beri daha az okuyorum (çünkü elimin altında binlerce kitap olunca karar veremiyorum)
Netflix çıktığından beri daha az film izliyorum (çünkü ne izlesem diye düşündüğüm dakikaların toplamı filmi izlemekten uzun sürüyo)
Marketteki reyonda 1€luk duş jeli seçmek için bile hepsini tek tek kokluyorum ansmskjddj
O yüzden okul ve kreş seçiminde en sevdiğim şey fazla alternatifimin olmayışıydı burda :))) türkiyede olsam kesin ciğerim solardı; çünkü zibilyon tane özel kreş/okul var, ayrıca devlet söz konusu bile değil ://
Yani şimdi sistem eleştirisine hiç girmiycem. Gönlüne-bütçene-tarzına göre bir okul bulunuyor türkiyede de bi şekilde... ama bulmak çok zor işte eheueh
edoyu buraya alalim tatlim;) burda odev yok hatta bazi eyaletlerde yasak;D ya kitap defter kaplamami kaldi artik:D tatlim burda cocuklar kitap ve defter tasimiyor cantalarinda..cunku kitaplari ve defterleri yok:)..cantada sadece bir dosya oluyor okulda yapilan aktiviteler ve bazi bilgi formlari gonderiliyor sadece..ve bu cocuklar 5 yasinda okumayi ogreniyorlar;)cidden egitim sistemimizi opup basima koyasim geldi;D o kaddar aglatiyorlar ama degermis tatlim;D
YanıtlaSilÖdev konusu burada da tartışmalı mint ya. Ben ödev olmalı mı, olmamalı mı konusunda kararsızım. “Olmalı ama, ödevin içeriği iyi seçilmeli. Önemli noktaların kısaca üstünden geçip pekiştirebileceğin sıkıcı olmayan ödev modelleri kullanılmalı” diyoum şimdilik. Çünkü tekrarın ve pekiştirmenin öğrenmede gerekli olduğuna inanıyorum. Sen eğitimci gözüyle nasıl değerlendiriyorsun? Sence hiç olmamalı mı?
SilHa ödev yapmak sana ne kattı diyeceksen: “İşleri yumurta kapıya dayanınca yetiştirme pratikliği, arakçılık-copy paste’cilik, çakallık, yapmadığın iş için bahane üretip karşı tarafı ikna etmede yaratıcılık, stres yönetimi” gibi yetenekler ahansndndfnjf
Bence ödev sayesinde bunları öğrenmek de gerçek hayatta çok işimize yarıyor :D
butune bakmak lazim her zaman..egitim sistemi icin de gecerli tatlim..ilk okuldan universiyete giris arasindaki sistem bir butun olarak ele alinmali..burda ikisi birbirini destekliyor..sistem tr deki gibi eleme uzerine kurulu degil..tek sinavla hayatini secmek zorunda birakmiyorlar..hatta sosyal alanlardaki calismalari da kapsayan bir sistemleri var..
Silyani basak, butunun icinde degerlendirmek lazim parcalari yoksa eksik ve yanlis yonlendirme olur tatlim..ama icinde bulundugumuz sisteme gore odevi hic olmamasini veya haftada bir olmasini destekliyorum..lakin bu sinif atladikca degisiyor..yani cocuk kendi sorumlulugunu almaya basladikca bu genelde -9-10 yas civari-onunla uyumlu olarak seviyesine uygun -ya tr deki odevleri hatirlayinca bu seviyesine uygunluk da havada kaliyor gibi ya neyse;D - odevler burdada veriliyor..
sizin oradaki sistemi butun olarak bilmedigim icin sen daha dogru bir degerlendirme yapabilirsin...ha yok ben sistem disi,kendi veledime,biricik prensime;) gore hareket etmek istiyorum diyorsan o zamman basakcim homeschool yapacaksin tatlim..burda o kaddar yaygin ki..
yani ya sisteme tabi olacaksin eti senin kemigi benim diyeceksin tatlim;D;D ya eti kemigi tuyu bile benim diyeceksin;D;D ya da ortaya karisik deyip;D;D sonucu bekleyeceksin...
keske sistemin icinde sisteme kaptirmadan faydalanabilecegin pembis masallar anlatabilseydim cici qis;D;D
ama yapanlar varmis,gormedim ama duydum seker qis;D;D;D
Oyyy o salyangozlarını sevsinler çok güldüm yaa :)
YanıtlaSilHey gidi günler, okul öncesi kitap defter kaplama günleri yapardık her sene:)) artık kalmadı burada. Ayrıca hort olayı çok iyiymiş ya, ev ödevi bir nevi işi eve getirmek gibi bir şey bence her şeyi okul çevresinde halledip gelsin eve ne güzel :)
Salyangozlara aşırı güldüm ya ben de hahahah bi de benim oğlan resim yapmaktan tiksinir :))) tam bir çin işkencesiydi onun için anajsjsjjd benim hoşuma gitti ama çöp adam bile çizmeyen çocuğun salyangoz çizmek zorunda kalması eheuehue çizebiliyomuş demek diyip sevindim ;))
SilHort candır yaa, sistem gibi sistem.
Edo’nun sabah yaparim demesine koptum :)))) akilli kizan demek ki oyle dusun erken aydi bu durumlara :)))
YanıtlaSilYa o lafa nasıl şok oldum anlatamam. Demek ki öğrenilen bi davranış değil, genetik tamamen. ve bu geni haristen almis olma ihtimali de sifir hahahahhah ay çok komik yaa :D
SilOkulun süresi çok azmış :)) ama türkiyede’de benzer sanırsam (devleti kastediyorum tabi) bizimki 8.30-14.15 arası, sadece bir gün 8.30-12.30. Okulda bazen okul sonrası etkinlikler oluyor ama oldukça seyrek, daha çok okulun civarindaki binalarda (yakınlarında, belediye evleri, kültür merkezleri falan oluyor) aktiviteler bulunuyor. Ama tabi bunlara biz taşıyıruz çocukları :/ daha önce de söylemiştim sanırım okul sonrası çocuğu alamayan çalışan anne babalar afterschool merkezlerine gönderiyor. Onlar da müthiş pahalı (5 gün okul sonrası 3 saat mesela 1500 eu) eğer anne babadan biri çalışıyorsa bu kadar ikisi çalışıyorsa yüzde 30-40 falan vergi iadesi alınıyor. Daha hesaplı ancak çoğu aile 5 gün değil 2-3 gün gönderiyor. Ya anne baba 4 gün çalışıp birer gün evde kalıp çocuk bakıyor veya oma-opa lar birer gün alıyor çocukları böylece ayarlıyorlar. Bizde ise ne iki maaş var ne opa oma, haliyle okul sonrası hep ben alıyor, oradan oraya taşıyorum.
YanıtlaSilSizin horta çok imrendim şimdi.
SilÖdev bizde de yok bu arada :)
Gececim bizde hort ücreti aylık 90€ (sabah 7.30-8 arası ve resmi tatiller hariç, onlar ayrı ücretlendiriliyo)
SilYemek günlük 3,5€ ; öğlen sıcak yemek+öğleden sonra sandviç&meyve (çocuğun gelmediği günler olursa hastalık vs. Önceden iptal ettirilebiliyor)
Kurslar (jimnastik, koro, tiyatro) bazıları ücretsiz. Bazıları; dışarıdan hoca geliyosa (tenis, badminton, dans, aikido) dönemlik ücret 50-120€ arası değişiyor.
Ve bomba geliyor: çocuğun haftaiçi kursları olunca kursa hort görevlileri götürüyo eheheheh anaya getir-götür işi de yok :)))
Bizde de fiyatlar böyle :)) hollandanın o kadar pahalı olmasına şaşırdım yalnız. 1500€ neymiş yaa :// resmen iyi yere kapak atmışız, beleş yaşıyomuşuz burda eheheheh
bu arada viyana içinde özel hort’lar var (okul hortunda yer bulamayanlar ve ya tercih etmeyenler için) onların da fiyatları max 300€ civarı diye biliyorum/aylık.
Edin'in sabah yaparim demesine bayildim, ay bu cocuk ayni ben...:))
YanıtlaSilAma Basak ne zamandir birsey sorucam. Uc dillilik meselesi. Haris cocuklarla neyce konusuyor, sen turkkce konusuyorsun cocuklar disarida almanca konusuyorlar; ay dur daraldim, mevzuya geliyorum. Ben bizim cocuklar kucukken turkce konusunda afferdesiniz bir bok yedim, simdi olayi kurtaramiyorum. Anacim ben benimkilerle fransizca konusuyorum, esimde ingiliz, ortalik cok karismasin, okulda kolaylik olsun diye cocuklarla hep fransizca konustum. Esimde ingilizce. Evet biliyorum ben bir okuzum. Simdi turkce ogrenmelerini bu gonul cok arzu ediyor, ama dil bir turlu yola gelmiyor. Ne yapsak hocam?? optum cok!!!
Robinsacığım ben türkçe-baba almanca, babayla ben ingilizce (babamız askjdjdjd)
SilBebekliklerinden beri böyle bak eski bi yazım var orda anlatımıştım biraz bilingualizmde erken dönemleri.
http://basakitonuncekilmezhoppaligi.blogspot.com/2016/01/iki-dil-minik-insan-iki-ana-dille.html?m=0
Edo 1,5 yaşında ilk kelimelerini söyledi (hem türkçe hem almanca) 4 yaşına kadar tek dilli yaşıtlarıyla almancada paralel dil gelişimi gösterdi. (Türkçesi, türkiyede yaşayan yaşıtlarından geriydi ama)
4-5 yaş arası iki dilde de yavaşlama oldu,
(Onlarla ilgili de şu yazım var)
http://basakitonuncekilmezhoppaligi.blogspot.com/2017/03/logopedi.html?m=0
Son durum: şu an 6 yaşında. Hem almancası hem türkçesi aksansız. Hiç susmadan konuşuyor, günde 1500 tane soru soruyor ashhshdhd
Türkçeye gelince, argo ve sokak dili bile kullanabiliyor. Dün şunları dedi mesela
“Mayayla oynamak keyifli değil yeaa, maya tırt”
“Anne nutellanın hepsini gömme, bize de bırak” asjjsjdjdjd böyle işte :)))
Mayada bu problemlerin hiçbiri olmadı. O en başından beri iki dilde de çok yetkin ve konuşmaya çok hevesli. (Gerçi 4 yaşını ekimde dolduracak. 4-5 yaş arası onda da bir ketlenme yaşar mıyız bilemiyorum tabi şimdilik) Biraz uzun yazdım ama benim için de çok zorlu; endişelendiğim, dert edindiğim bir süreçti, belki yardımı dokunur... sorunun net cevabına gelince, o kısım bende yok :)) öğrenen anne’ye danış derim. Ceren de bi süre çocuklarıyla opol yapıp (one parent-one language) belli bir yaştan sonra türkçeyi devreye soktu. Teknik olarak o daha açıklayıcı olacaktır sana eminim.