10 Eylül 2018 Pazartesi

Ayakkabı vurması ve bağ bozumu




“Efsanevi ayakkabı vurma” hikayeleriniz vardır di mi sizin de? Bence herkesin vardır. 

Ayakkabı vurması diyince aklıma hemen 3-4 tanesi geliyo benim. Olayın faili ayakkabının tipi, o gün nerede/kimle olduğunuz falan net bi şekilde gözünüzde canlanır hani. O günü unutulmaz kılan olay ayakkabının vurmasıdır. 


Topukların, parmakların ölümüne su topladığı, ayak acısından ortamdan hiç keyif alamadığın, parça pinçik peçeteler sıkıştırdığın anlar; adım attıkça öleyazdığın, bi punduna getirip masa altında/arabada vs ayakkbıyı çıkartarak anlık bi rahatlama ama sonra tekrar giymek zorunda olmak, finalde ayakkabıyı eline alıp çıplak ayak yürümek falan hani?? (Yetiayak yürüme kısmı bünyede eser miktarda alköl varsa gerçekleşir genelde asnsnsbbd) 


Bunlardan bi tanesi bu haftasonu yaşandı. Hem de inanır mısınız skechers marka ayakkabıyla ashdjdjdjjdjd

Şu skechersları anneannem, büyük teyzem, annem, kuzenlerim falan hepsi giyiyolla ve “çok rahat ayol” diye överken kendilerinden geçiyolladı. 

Tipinden tiksinip, yıllarca giyenlerle taşak geçtiğim; sonradan “ama çok rahat yeaa” diye tükürdüğümü yaladığım ayakkap çok olmuştur benim (mesela ugg ashsjdjdb) 

O yüzden skechers a şans vermek benim için zor olmadı.



Bi de artık giyimde gösteriş değil rahatlık yaşlarındayım ne yazık ki :((( tanga giyince göte kaçan, atlet giymeyince belin bıkının tutulan, 12 punto topuk görünce “deli mi skti gız” diye irkilinen yaşlardayım :( 

Dedim ulan ben de alazaaaağum skeyşırk. (Anneannem skeyşırk diyor, doğrusu bu.) 

Bu ayakkabının en büyük ipneliği numaralarıymış meğer. Kalıpları bi acayip. Normalde 38 giyerim bunda 38 aşırı büyük geldi. Mağazadakiler de “kalıpları büyük zaten, kendi numaranızdan 1 nümero küçüğünü alın” diye gazladılar. 37 ise ne bileyim böyle ucu ucuna oldu ama rahat da sanki... giyince açılır falan dedim. 
(Demez olaydım) 

Haftasonu avusturyanın dağlarında tepelerinde şarap bağlarına gittiydik kadim tatil ekürimizle. Sabah 7.30; vivi kapıma dayandı. Kalk dedi koşuya gidiyoruz! 

“Mırın kırın” dedim önce, “3km’lik parkur yaw, bi tur atıp gelicez” dedi. Amaaaan 3km nedir ki, götümle koşarım ben onu diye düşünüp kabul ettim sonra (etmez olaydım) 

Dağdan aşağı inanılmaz dik bir rampa vivinin 3km dediği! Bi de bunun çıkışı var tabi asjdjjdjdnfn


Hayatımda hiç dağda koşmamıştım, kafamı zikeyim bidaha da koşmam zaten. Cayır cayır yandı bütün bacak kaslarım. 

Viviyle sidik yarıştırdığım sanılmasın. Haşa ne haddime! Kız doğumdan sonra 20 günlük lohusa haliyle bile yarı maraton koşan bir tatlıqıss. 

Bi kere bayır aşağı koşarken bu skeyşırkların iç tabanı ayağımı öne doğru iteledi. (Memory foam yapıoz diye abiye kumaş kaplamışlar hep. Saten gibi kayıyor içi) Baş parnaklarım büzüştü, zonkladı. Hiç rahat edemedim, ve her yerden ayağımı sıktı. 
Sadece koşuda değil günün geri kalanında da rahat edemedim. Ama bu kez canımı sıkan şey ayakkabının vurması değil, ona çok para vermiş olmamdı asjdjdjjdjdnf 

Bütün gün ona kuruldum, moralim bozuldu, hay amk yaa diye üzüldüm :))) resmen cillop gibi ayakkabı, 1 kere giydim ve bidaha giyemiycem. Toynakları 37 no olan tanıdığım da yok verebileceğim üstelik.

Ayakkabı kişisel gündemimdi. Haftasonunda grup gündemimiz ise “teknoloji, çocuklar ve gençlik”


Bol bol konuştuk, tartıştık bu konuda. 
Ekran kullanımı hem büyükler hem çocuklar adına ortak mevzumuz. 

Vivi kocasının sürekli “ekran” başında oluşundan muzdarip. Ya ipad ya bilgisayar ya telefon illa ki bi ekranla haşır neşir. Ayrıca onun böyle oluşu çocuklara kötü rol model.

Philipe sorarsan “iş hallediyor” yani ya iş maili okuyor, ya alışveriş-ödeme yapıyor, bir şeyi uygun fiyata almak/aile ekonomisini kalkındırmak için “şeyler” inceliyor, ve ya yine ev ve ya aile için bir şeyler planlıyor... yani elinde ekran varken yaptığı şeyler bunlar. Sonuçta komikli kedi videosu izlemiyor. Ve ya facebooktan akrabalarına “helga yengemgile selam eder, ellerinizden öperim hans dayı” diye yorum yazmıyor.

Bizde de durum aynı. Harisle ben de gereğinden fazla haşır neşiriz ekranla. (Ben facebooktan helga yengegile selam da ediyorum üstelik asnsndnnd) 

Ancak vivinin “ekrana kitlenmek yüzünden iletişimsizlik, soru sorunca ignore edilme, dur iki dakka şuna bakayım öyle gelicem” darlanmalarını Haris anında karşı argümanla savuşturuyor. 

Çünkü Vivi de örgü örerken ve ya kitap okurken kimseyi siklemiyor asndndnndnd. 

Olay “ekran” değil aslında. Kaliteli zaman bullshit. Zamanın kalitesini belirleyen şey senin aldığın keyif, buna hizmet eden nesne ve ya aktivitenin türü değil. 

Çocuklar için de durum farklı değil. Ekran saatleri elbette limitli. Ama günün ekran saati dışındaki zamanları “ekran saatimiz ne zaman gelecek” tartışmalarıyla ve “nolur lütfen, daşağınızı yiyem biraz çizgi film izleyek” pazarlıklarıyla geçiyor aajsjsjdjns 

Bu mevzudan hepimizin aşırı ciğeri solmuş durumda. 

Aslında çocuklarımız gelişimleri için gerekli olan her basamağı layıkıyla tırmanıyor gün içinde. 

-açık havada yürüyüş, spor, bisiklet her gün var
-it gibi koşturmak, kudurmak, ter ve enerji atmak var
-sağlıklı beslenmek var (kime göre neye göre sağlıklı derseniz= bana göre askdkdkdkdk. Benim çıtam nerde diye sormayın ama)
-anne babayla bol iletişim, bol muhabbet; götünden uydurdukları saçma sapan her soruya sabırla uzun cevaplar almak var ahsjsjdjd 
-kendi işini gördürmek; el becerilerini geliştirecek zımbırtılar var

Ama bir gün bizde 13,5 saat dostlarım! Sabah 6da kalkıyorlar ve bütün bunlar köppek gibi yapılsa dahi ekrana ayırılabilecek 2-3 saat zaman su içinde kalıyor. 


“2 saat ekran ebesinin gözü! Silikon vadisi ceo’ları kendi çocuklarını asla ve zinhar ekrana maruz bırakmıyollamış, ekranın zararları saymakla bitmez” argümanları da bullshit harise göre. (Bana göre değil, 2 saat fazla bana göre.) 

Diğer konu ise çocukların tatminsizliği. Sürekli ilgi ve kendileriyle oynansın istemeleri. 

Yani ekran vermeyeceksen yerine başka bişey sunmak zorundasın! “Aldım ekranı elinden hadi git ötede kumla oyna” diye bişey ne yazık ki mümkün olmuyor. Çünkü mızır mızır mızırdanıp kafa sikiyolar :( 

Ve ben sürekli çocuklarla oyun oynamaktan, onlara animatörlük etmekten, paşa gönülleri olsun diye geziler aktiviteler düzenlemekten (ve tüm bu emeğime rağmen bu namkörlerin bi noktadan sonra sıkılıp yine ekran istemesinden asfghansnsn) sınmış durumdayım. 

Çocukların kendi kendilerini eğleyecek şeyler bulamaması resmen davarlık bana göre aansnsnndnd. Bi yerde yanlış yaptık sanki... sıfır yaratıcılığı olan, 2 dakkada canı sıkılan çocuklar yetiştirdik resmen. 


Almanlık sağolsun, benimkilerin ilgi arsızlığı toplumu rahatsız edecek düzeyde değil çok şükür eheuehue. 

Yani bi tek benim kafamı sikiyolar. Yani kurallara uyma, höt dediğin yerde durma var; ama insanları rahatsız edecek volümde bağırışmalar, tutturmalar, ağlamalar, haminnem gibi her lafa atlamalar yoktur bizde. Ama sıkıldık, ipad isteriz, gidelim, mırmır bırbır diye beni darlarlar düşük perdeden ve ciğer soldurucu biçimde, kulağımın dibinde... 

İşte ekranın en büyük zararı buymuş gibi geliyor. “Herşeyden canı sıkılan, kendi kendini eğlemeyi bilmeyen” insanlar olma... 

Sadece çocuk değil biz de öyleyiz. Al elimizden ekranı, acayip canımız sıkılır bence! 
Kitap okursun, yürüyüş yaparsın, yoga yaparsın, köpüklü banyo yaparsın, hobini yaparsın... okey iyi güzel de; kaç gün yaparsın bunları?? Bi noktada illa ki ekranı arayacaksın. 
Sen ne kadar “yok ben o kadar şey etmiyorum, kaynımgiller asıl ekran bağımlısı” diye milletle kendini karşılaştırıp avutsan da bence seninki de çok! Asjsjdjjdjdh 

Ben artık ciddi ciddi çocuklarla aşırı ilgilenmek/oynamak/bütün günü onların hoşuna gidecek şeylerle planlamak, sıkılmalarına izin vermemekle kendi topuğumuza sıktığımızı düşünüyorum. 

Çocukların her istediğini satın almıyorum. Onlara “ağam paşam prensesim” çekmiyorum. Ve tabi ki öteleyip, itelemiyor;  bol bol ilgimi ve tüm dikkatimi onlara veriyorum. O zaman neden sürekli “ilgi” istiyorlar? 

Çocuğum olmadan önce anasını ve ortamı darlayan bi çocuk gördüm mü gözlerimi devirir “çocuk ilgi istiyor görmüyor musunuz???? il-gi! il-gi! Hiç ilgilenmiyolla çocuklarıyla.” diye kınardım. 

Şimdiyse ilgiiii ilgiiiii diye yırtınan çocuklarıma “hayır kendiniz oynayacaksınız, ve hepimiz bu yemeği insan gibi yiyeceğiz!!” diyorum. Bu cümleyi kurarken chuck palahniuk’a dönüşüyorum asndndnnd ama artık ne yapmam gerektiğini ben de bilmiyorum. 

Ekran bağımlılığının ebeveyn tutumu dışında karakterle daha çok ilgisi olduğu hipotezindeyim, örneklem grubum 2 kişilik olan boylamsal çalışmamla ahshshdhd (2 kişi=edo,maya) 

Maya ekranla abisinden daha erken tanışmasına rağmen; benim sürekli “maya al gız sana ipad, iki bölüm peppa pig izle de kafamı kahve leğenine sokup gelem” yalvarmalarıma rağmen ekranla 10dk dan fazla zaman geçirmez :))) 

Kendi istemiyo yani çocuk! Ekran dışındaki aktivitelerin hepsini ekrana tercih ediyo! Ama edo! Richi rich çizgifilmindeki gibi bi ortamı bile olsa yine de ekran, ille de ekran... 


"Ah çocukluğumuz! Ne güzel sokaklarda oynar, arkadaşlarımızla kudururduk; salçalı eppek yerdik” diye iç geçiriyoruz ya. Şimdiki çocukların eve tıkılıp ekrana kitlenmesine ah vah ediyoruz! 

İşte burda devreye nur topu gibi bir taocu felsefe giriyor. (Bu tespiti yapabilmek için lise terk felsefe bilgimi google’la güncelledim ansjsjdjd bekleyin geliyor:) 

Çuang tseu suda oynaşan balıkları görünce der ki:
-işte balıkların eğlencesi!
Karşısındaki cevap verir:
-sen balık değilsin ki, balıkların neyle eğlendiğini nerden bileceksin? 

(Olayın devamı çuang tseu’nun “sen de ben değilsin, benim bilip bilmediğimi nerden bileceksin zaaaaaa xddd..” şeklinde gelişiyor ama o kısmı cool bulmuyorum asnsndnnd) 

Aklıma bu benzetmeyi getiren olay ise harisin karşı argümanı. Ünlü taocu filozof beyimgil Haris der ki;

“Bizim çocukluğumuzda ipad, netflix, youtube, smartphone yoktu. İpad’in sokakta kovalamaç oynamaktan daha güzel olup olmadığını nerden bileceğiz?"

Biz bu çocukları odaya kilitleyip, sandalyeye bağlayıp zorla ipad izlettirmiyoruz ki! Otomatik portakal değil bu. Biz bunlara her türlü alternatifi sunuyoruz, sunmakla kalmayıp “hadi birlikte yapalım” diye götümüzü yırtıyoruz. Ama yine de ekranı seçiyorlarsa, en çok bundan keyif alıyorlarsa yok mudur bi hikmeti? 

Ayrıca hatırla! “Kri kri aşkım”lı ilk öpücüğü izlemek için sokaktaki oyunu bırakıp eve nasıl yardırdığını hatırla! Çizgifilm kuşağını kaçırmamak için sabahın sikinde nasıl kalktığını hatırla. Eve bilgisayar alınsa da disketten mario oynasam diye bütün oyuncaklarından ve bisikletinden vazgeçebileceğini hatırla... 

Hafızamız bize “sokakta hoplamalı, hayal kurmalı, yaratıcı oyunlar geliştirmeli” bölümlerini sunuyor hep çocukluğun. Oysa sıkıntıdan patladığımız, anamızgille bir restorana/misafirliğe gittiğimizde yapacak hiç bişey bulamayıp “gidelim” diye tutturduğumuz, ağladığımız, kurdeşen döktüğümüz bölümleri de var. 

İşte orada “aç youtube’dan 2 bölüm oynak bişeyler de havamızı bulalım tatlıqıss diyemedik anamıza. O yüzden şu an çocukların bu isteği karşısında bu kadar açmazdayız. 


Yazıyı çok döktüm, saçtım. Şu an toparlayamıyorum askdkdknd. Neyse yeni sezonun ilk yazısı da böyle olsun. Yazının sonuna geldiğinizde, başını unutmuş olmanız muhtemel. En iyisi istediğiniz kısımdan başlayıp orayı eyyorlayın; yorumlarda buluşalım <3

























18 yorum:

  1. Üç kahkaha ile bitirdim(Ki,ben zor kanlara atarım)
    Son bölümde yazdıkların çok mantıklı bizde de ekran olsaydı biz de onu tercih ederdik muhakkak..keyifle okudum Başak hanım ✌💓

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum kiremithanem <3 ekran konusundaki felsefi açılıma ikna olmanız beni ziyadesiyle sevindirdi eheuehuee
      Sevgilerimle :)

      Sil
  2. ayakkap vururken bağsurlu oldun mu hiç? aboovvv!

    dün bizimki uzanmış, tavanı izliyor. bana kızgınmış.
    noldu dedim?
    bugün benimle hiç oynamadın dedi.

    hı oynamadım. hangover olma pahasına sabahın köründe kalkıldı, sabah sabah 3 kitap okundu, kahvaltılar tam istediği gibi hazırlanıp, yenildi, ardından gün içindeki 75 isteği değerlendirilip, uygun bulunanlar yapıldı. günün sonunda kendim için naptım diye sorsan, belki kaka yapmışımdır, o.

    zaten durmaksızın oyun halindeler ve bir yerinden dahil ediliyorsun. ya oyundaki takım arkadaşı ya kötü düşman ya kedi filan oluyorsun. mecbursun o katılıma. senin oyun tatmini noktan nerde be çocuum?

    üzgün üzgün yattı uyudu o gün. minik döt.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Offf hem buağsur medeniyet seviyesi hem vuruklu... düşünemedi.

      Ay o durup dururken oyuna dahil edilmeler en çok darlayanı bi de asbabsbdbd
      Yemeklerini servis ederken garsonu oynamak zorunda kalabiliyorum. İnanılmaz saçma diyaloglar gelişiyor ve çoğu ağlamayla bitiyor asndndndn
      Ve ya şimdi şu şöyleymiş bu böyleymiş diye senaryo kurup anlatıyolar; ben anlatılanı aklımda tutamayıp rolü unutursam vay halime. Ki aklımda tutmam da mümkün değil o absürd komediyi ahahahah

      “Sen bizle bugün hiç oynamadın” mevzusu bizde de var. Daha ne yapak amk diye isyan ediyorum içimden :)) hatta sonu “sen kötü bir annesin”e gidebiliyo. Yok yeaaaa diyorum :)

      Sil
  3. Ay Basak burnumda tutuyordun, iyiki yazdin; opuyorum cicim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Robinsacığımmm <3 çok teşekkür ederim, sezonu açtık. Çocukları kreşe/okula dehledik. Sık sık yazıcam artık ısısısısı

      Sil
  4. Yazının neresine yorum yapsam, istisnasız aldığım her ayakkabı ayağım alışana kadar vurur. Kimi az kimi çok ama ben de yakın zamanda renklerine bayıldığı bir Nike ayakkabıyı aynı sebepten giyemiyorum ☹️

    Ekran konusunda aynı fikirdeyim, İstemi’n biz çocukken ekran yokken yine Çan’ımız sıkılırdı. Bazen Dila soruyor anne çocukken sende şu var mıydı bu var mıydı diye. Tabi hepsi yok. E neyle oynuyordunuz siz diyor? Bilmem diyip düşünüyorum ben de. Fakat tv hakkında söylediklerin doğru koşa koşa izlerdik valla. Hatta eşimle geçenlerde yine tartıştık. Haliyle yaz tatili sebebiyle normalden biraz fazla düştüler ekrana. Benim adam da geldik (daha okul açılmamıştı) birden bire kesecekmiş ekranı, çocuklar mutsuz, ben kötü ana. En sonunda dedim sen çocukken tetris falan oynamıyor muydun, babası ilk bilgisayarlardan almış çocukken ondan kalkmazmışsın ne oldu. Okul başlayınca zaten vakitleri kalmayacak otomatikman azalacak, bari yavaş yavaş azalt, bu inatlaşma niye. Ne oldu dediğime geldi tabi. Elbet ben de aşırı oynamalarını istemiyorum ama onu da istiyor çocuklar artık. Tamamen ekransız yaşam bana hayal gibi görünüyor doğrusu, üstelik dediğin gibi her türlü oyunu aktiviteyi yapıyoruz biz de. Yoksa günler artık daha mı uzun bizim çocukluğumuza göre?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen çocukken bilmemne var mıydı? Süpermario’da kaçıncı “levır” a kadar gelmiştin? Falan sorularına edo da takmış durumda asjsjdjjdjd

      Tatillerde boku çıkıyor ekranın hakkaten gece ya... ama ben artık kabullendim. Kendi basiretsizliğim, başarısızlığım olarak asla görmüyorum ekran izni vermeyi. Ve dediğin gibi okul zamanı düzene giriyor. Mesela tatilde sabah gözünü açar açmaz ipad istiyor. (Ve ben kahvaltı hazırlanana kadar veriyorum yarım saat) hatta gece yatmadan önce 40 kere tembihliyor “ipadi şarja takmayı unutmayın” diye te allahım ashsjjshdjd

      Ama okul zamanı sabah asla yok. Okuldan 3te geliyor. (Ödevlerini yapmış olarak) eve gelince bi yarım sa-40dk izni var ve bitti! Başka yok. Buna kendisi de okey mesela, arıza çıkarmıyor. Ama tatiller ve haftasonları tam 1 kaos!

      Bizde de tam tersi eşim “çocuktur oynasın, ben de çocukken saatlerce atari oynar, tv izlerdim” kafasında. Bu durumdan çok rahatsız olup vicdan yapan, kendini kötü hisseden taraf benim... ben-dim yani :) diyorum ya artık kabul ettim. Amaaan tatillerde boku çıksa da olur, okul zamanı rutinlerimiz güzel ya ;)

      Sil
  5. Ben bu darlama yuzunden Vera’ya haftaici ekran vermiyorum. Her gun darlamasin beni bitince yine diye. Bir kez yere kumanda armisligi var haftasonunda daha fazla izlemek icin bir kez de elime vurdu. O zaman bir sonraki haftasonu da izin vermedim ama bana ceza valla. Haftasonu bir saat izni var iki toplam iki saat ama ben yokken mesela babasiyla partiliyirlar resmen. Ona ragmen yoruliyor ya adam pes. Neyse iste ozetle son cezasindan beri sakin bakalim artik bu kis nasil gececek haftasonlari. Eskiden pek ilgilenmezdi Maya gibi buyudukce Edo oldu :)
    Ben instagrami haftaici silmeye basladim. Sadece haftasonu bakiyorum. Twitteri toptan sildim. Facebooka sadece bilgisayardan arada bakiyorum. Kendi bagimliligimi boyle kontrol altina almaya calisiyorum ama bence halan tam basarili degilim ama ugrasiyorum en azindan diye seviniyorum :)
    Ale aksamlari cok tv izliyor ben de ona sinir oluyorum Vera uyuyor o sirada ama babasinin ne cok tv izledigini biliyor. Haftasonu da izliyor bazen cunku. Beni kitap okurken cok goruyor ve babasini neredeyse hic. Babasina asik kesin onu rol model alacak diye yaniyorum ben de Viki gibi.
    Ayakkabilari sakla Maya giyer bes seneye. Benim var oyle bir tane cok guzel makosan ayokkoplarim r smen bir kere giydim Vera’ya sakliyorum artik 5. Sinif gibi olur en gec. Cok guzel zayiflamissin Basak’im helal. Insan kendi iyi hissettigi kiloda olunca ne giydiginin cok onemi yok zaten illaki kendini begeniyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim bu tatil ekürimiz de aynı şeyi dedi zeynep. Yazın bi ara 2 hafta yasaklamışlar. 2-3 gün arıza çıkarmış çocuklar, sonra alışmışlar hiç sormamışlar bile. Ama yine de şu an ipadde takılmak en sevdikleri aktivite asbsbsndb.

      Toniebox’u biliyo musun? Çok tatlış bişey ya. Ondan sipariş ettik biz de gelicek bakalım.

      Yaaa haris de tv çok izliyo. Bence tam 1 kekoluk yaa ashshsbbdb. Bi kere dede gibi ajans dinliyo akşamları anajsndjd. Çocukların tam yatma saati ana haber bülteni ve kapat tv yi diyince bi ton sinirlenio. Git gazete oku aq.

      Kilo konusunda iltifatlarını zevkle kabul ediyorum zeynepcim :))) yıllar sonra ilk kez bedenimi seviyorum, kıçımdan başımdan memnunum eheheheh. Haftasonu bağ bozumunda agop’un kör kazı gibi yedim. (Köy ekmekleri, tereyağlar, kestaneler, sturmlar mmmmh) anında 1 kilo almışım :) ama dönünce hooop 2 gün no-carb no-şeker 1 saat cardio hooop yine verdim. Böyle yeri gelince keyfince yemek, sonrasında dikkat edip salmamak formülüyle kilomu koruyabileceğimi de gördüm. Keyfim yerinde anlıycağın ;)

      Sil
  6. Basak bu arada Hörspiel cok dinliyor Vera. Ekrana sahane bir alternatif. Odasinda arabada salonda. Bu ara takincisi Feuerwehrman Sam :)

    YanıtlaSil
  7. Ay bir sketchers sevdalisi da benim :) ucretsiz izindeyken dogum günü hediyesi olarak aldirmistim simdi kendim paraya kiyip bi tane daha alamıyorum hahahahha:) fakat benim beklentilerimi cidden yukseltti baska ayakkabilar çivili gibi geliyor su an bana...

    Bu dijital dunyada ne halt edecegiz konusunda epey görüş var. Kocanin bazi fikirlerine katilmamak mümkün degil ama bi taraftan da kurtlu gibi gezen çocuğu ekran karsisinda mal gibi girmek beni asiri mutsuz ediyo yaaa...
    Ennn katildigim konu ise animatorluk misyonuyla buyuttugumuz bu sipalari ne yapacagiz yetti gariiii durumu. Hala cevabını düşünüyorum, ama icinden çıkamıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma ya resmen zıçtık :((
      Ekran karşısında mallaşma korkutmuyo beni mızmız ya, o konuda rahatım. Yani eskiden okuduğum makalelerde ekranın bi ton olumsuz yan etkisi yazardı, tırsardım.
      Ama maruz kaldığı kadarıyla hiçbir sosyal-sözel-motor gelişimsel ketlenme yaşamadık. Konsantre bozukluğu, huysuzluk, iletişimsizlik falan da yok. Edo gerçekten on numara beş yıldız çocuk oldu :D
      Gel gelelim en büyük zararı (beni en çok darlayanı diyeyim) şu hayatta en çok ekranı sevmesi ve kendi insiyatifine bırakırsan ekranı herşeye tercih etmesi oluyo asjsjdjdjfh

      Ha “hayır ipad yok git başka bişey oyna yallah arabistana” diyince mecbur gidiyo gayet de güzel takılıyo ama yarım saat sonra geri geliyo hahahah ve bu “hayır şimdi olmaz, şu saatte, yok o saatte olmasın şimdi olsun, o saatte bidaha istemiycem” falan pazarlıkları bütün gün sürüyo yhaaaa vallahi şiştim. Özetle bu işte sıkıntım :((( kendiliğinden zevkle hevesle giriştiği bi aktivite yok :( önce bi şansını ekran için illa ki deniyo. Hayır olmaz diyince oflaya puflaya başka oyun buluyo ... yorucu ne diyim bütün gün bu muhabbeti yapmak :(

      Sil
  8. Zayıflayıp güzelleşmişsiniz:) Ne yaptınız?

    YanıtlaSil
  9. Yawrim ayakkaptan girdin, aypedden ciktin, beyin hücrelerim yandi😂😂 iste bunlar hep damardan insta aldigim icin butun gun, resim alti yazisi ve yorumlari okuyorum butun gun😂 cok guzel bir bakis acisi yakalamissin ama ekran ne yazik ki virus gibi, bulasici ve devamli daha fazla istiyor insan. Mumkun mertebe uzak tutmak istiom ben bebeleri, ben yandim onlar yanmasin😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oooo lalem hoşgeldin büyük başgan. Ben mayayı seneye aşkı memnuya başlatıcam valla ansjsjdjkdjdj

      Sil
  10. ayyy bir bayramda babet giyeyim demiştim, şerefsiz ayakkabı topuğumun üstünü kanattıydı, ilk günüydü bir de elbise giymiştim... aşil gibi dolandım ortalıkta dkjfkd düz taban olduğum için zaten ayakkabılarla sorunum var, bileğimi çatlatmışlığım olduğu için stilettolara falan hiç yanaşmıyorum, en topuklu ayakabımın topuğu kaba ve 5 cm bile değil, içimdeki zeki müreni besleyemiyorum bu yüzden :(

    ekrana gelince... karakter meselesi olduğunda kesinlikle hem fikirim, ben 96 doğumluyum ve sokakta oynama imkanım da bol bol oldu ama nefret ederdim fjfhjf cnbc-e'nin çizgi film kuşağını kaçırmamak için sabahın 6sında falan kalkardım hatta bazen tv karşısında sabahlardım, annem aşırı kontrolsüzdü o konuda ama ananem beni zorla bahçeye çıkartırdı djfhdj kendi kendime mutluydum ben. internet konusunda çok katı olurum diye düşünüyorum ama genel ekran konusunda beyine katılıyorum ya rutin oturmuşsa, aile kontrol ediyorsa çok da sorun etmemek lazım bence. ha tabii ben ergenlikten yeni çıkmış bir üni öğrencisiyim ondan görüşüm direkt sayılmayabilir de.

    YanıtlaSil