20 Nisan 2017 Perşembe

Big little lies



Bu kez de dizi eyyorlamasıyla karşınızdayım. Şimdiden uyandırıyım; spoiler, aneliz, gıybet Allah ne verdiyse yardırıcam. Sonra yok biz izlemedik, vay biz görmedik anlamam. 


Kısa bir özet bilgiyle başlayayım. Dizi 7 bölümden oluşan bir mini dizi. Bölümler 50şer dakka. Oyuncular efso, mekanlar muazzam, müzikler şükelaağ! 

Dizi, fit bakımlı kokoş karıların, havalı kocaların, bitirim çocukların, büyük güzel evlerin, american dream hayatların ve herkesin birbirini tanıdığı ütopik bir kasabanın dekorunda aslında bir "katil kim" dizisi. 

İlk bölüm kasabada bir yardım kuruluşu adına düzenlenen baloda işlenen bir cinayetin araştırılması olayıyla başlıyor ve dizi bunun üzerinden kurgulanıyor. Gizemli yanı katilin de maktülün de kim olduğunun söylenmemesi ve bölümler ilerledikçe karakterlerin işlenmesi...

Sırf uçsuz bucaksız sahil ve Okyanus manzaraları; karıların içkisini alıp "okyonusa sıfır" teraslarından göz kısıp uzaklara baktığı sahneler için bile izlenir. "Vay amkun yaaa eve bak, olaydı bizim de şöyle" demek için bile izlenir yahu! (Zenginin malının züğürdün çenesini yorduğu bir yazı olacak belli oldu) 

Desperate houswives'i izlediğim vakitler evsiz ve çocuksuzdum. İki dizi arasında konsept olarak bu kadar büyük benzerlik varken (evler, aileler, herkesin tanış olduğu ütopik kasaba ve gizemli bir ölüm) bu diziyi bu kez ana gözüyle izledim. 

Hayatları eş-ev-çocuk-kariyer dörtgeninde geçen kadınlarla empati kurdum. Her karakterden kendimde birşeyler buldum bu kez. 

Tabi benzerlikler fiziki ve ya yaşam tarzı olarak değil zinhar. Biz bunların bi kaç tık daha köwlü versiyonlarıyız ashdjfkfkf. 

Yine ilk bölümde karakterleri kutuplaştırmak ve tanıtmak adına okulun ilk gününde bir çocuğun diğerinin hırtlağını sıkması, anaların birbirine girmesi olayı var. Gelin şimdi olaylar üzerinden karakterleri inceleyelim bağalım.

Madeline

Reese Witherspoon adlı ablamız bu rolün hakkını dibine kadar vererek icra etmekte. (bu kadının sevimli mi itici mi olduğuna hiçbi Zaman karar veremeyenlerdenim) 
Dizide en İnce işlenmiş karakterdi bana göre. 

Madeline, biri ergen ve sevimsiz diğeri 6 yaşında ve dil pabuç kadar büyümüş de küçülmüş ebe ninem style 2 gız anası. Gızların büyüğü eski kocasından. 


Madeline, aşırı sosyalliği, her olaya burnunu sokmasıyla tanınan bir ev anası. Kariyeri olan analardan haz etmeyen, her fırsatta gıybet döndüren; kendisi de çalışıyorum ayağına göstermelik boş beleş bir mini job sahibi bıcır bıcır bir hatun. 

Dizinin en başından beri öne çıkan bir diğer özelliği ise eski kocasının yeni evliliğini hazmedemiyor oluşu! (Kendi 2. Evliliğinden olan Çocuğu ex-kocişin 2. Evliliğinden olan bebesiyle yaşıt ve aynı sınıfa gidiyor. Muhtemelen 2. Evlilikler aynı dönemler yapılmış) 

Bunlar evliyken (yine muhtemelen çok genç evlenmişler çünkü ergen gız 16 yaşında) adam eviyle, karısıyla, çocuğuyla ilgilenmeyen içen sıçan ayı gibi hırto bir tipmiş.

2. Hanımda ise madelinleyken yapmadığı herşeyi yapar olmuş; karısına tapan, çocuğunun bütün etkinliklerini kovalayan, sağlıklı beslenen, spor yapan ideal koca ve baba moduna evrilmiş. Madeline işte bunu hazmedemiyor! 

2. Karı da karı ama! Genç, güzel, über seksi, vegan, efso vicutlu yoga hocası, dünya iyisi, kafa, ana gibi ana falan dostlar alışverişte görsün... Madeline işte bunu da hazmedemiyor asldlfşlg 
Nası etsin ayol! Kabus resmen. 

Madeline eski kocasına hala aşık değil bana göre. Onun yaşadığı şey tam gaz bir hırs ve ciğer solması.

Yeni koca ise tam 1 low-profil. Adamda beni rahatsız eden birşeyler oldu. Tam adını koyamıyorum. Hafiften seri katil profilli değişik bir abimizdi. (Tespit tamamen bana ait değil dizide biri de dediydi ehehhe)

Bu arada adama dair bu hissiyatın özellikle oluşturulmaya çalışıldığı görüşündeyim. Sanki 'bu adam insanları rahatsız etsin ama nedenini bulamasınlar' demiş senaristler askdklf. 

Bir de Allah affetsin bir bölümde adamın ergen üvey gıza bakışında, "bunun gözü göz değil" bakışı hissettim.. (Başka hisseden oldu mu bunu?) ama neyse ki öyle bişey çıkmadı ilerleyen bölümlerde.

Adam madeline i çok seviyor! Her fırsatta dile getiriyor. Sen benim için "the one" sın ama ben senin için değilim biliyorum diyor, üzüyor bizi :( 

Madeline kocasına aşık değil. Evlilik aşırı sıkıcı ve tutkusuz. Ama "mükemmel ev, bol para, adamın çok iyi bir insan ve baba oluşu" hayatının çok konforlu oluşu, kendi mutsuzluğunu sorgulamasına imkan vermiyor bir türlü... 

Madeline zaman zaman satır aralarında vurguluyor bütün ruh halini. 
-Bu ex koca hırslarını çok iyi veriyor mesela.
-En yakın arkadaşının evliliği ve sex hayatı kendisininkinden iyi diye olan hafif kıskançlığı. 
-Büyük kızıyla olan ilişkisinde ebeveynlik başarısızlığı, hayal kırıklığı. 
-Hem çocuklarının artık ona ihtiyacı kalmadığı gerçeği hem de geçip giden zamanla kendisine kalan "tatmin, başarı" motivlerinin olmayışı... 

Yani bir yandan ruhunun mutsuz ve desperate tarafı diğer yandan her şey iyi çok şükür durumu... 
Yani bunları şu an yaşamadım (Allah yaşatmasın inş amin) ama bana çok yaşanabilir durumlar gibi geldi, kendi hayatımın gidişatını değerlendirince. Hayat akışım bu yönde olsa aynı tepkileri verir aynı şeyleri hissederdim gibi geldi madalinin hikayesinde. 

Celeste

Nikol Kidman teyzem dünyanın en güzel, en asil gadını olduğunu bir kez daha şahsıma ispat etti. Konu tartışmaya kapalı. Her ne kadar gözleri doldurup donuk bakışlar atmaktan, mimiksiz porselen ciltten başka numarası olmasa da seviyoruz nichole reyiz! Anam yaşında olmana rağmen o vicutla Allah'a şirk koşuyorsun, günaha giriyorsun ama baş tacısın be! 

Bu karakter beni en heycanlandıran karakter oldu. Çünkü hikayesi en ilginci buydu! 

Bir ev ki yerden tavana cam, içinde 8 beygir at koştur, bir manzara ki ayaklarını terasta uzatınca adeta dalgalar yalıyor, bir giyinme odası ki kıyafetler ayakkaplar mayakkaplar hep tasarım, bir koca ki yeme de yanında yat; adamın adonislerinde parmesan peynir rendele! Boylu boslu taş ötesi yiğido! İkiz oğlanlar var bir de röfleli saçlı, kaliforniyalı sörfçü tarzlı, hah bu anayla bu babadan ancak bunlar çıkardı zaten dedirten altın değerinde gen havuzları asjfkflgl (bunlardaki genetik güzellik mirası nesiller boyu Ajdar'la, Canseverle, İsmail türütle, snoop dogla falan evlenip dursalar bile 8 nesil götürür öyle diyem) 


Adam karısına manyakça hayran. Çocuklarla ilgilenen, oynayan rol model baba. 


Ancak bu çiftin bir dark secret'ı var ki evlerden ırak! 

Adam karısını döğüyor dostlarım! Şaşırdınız di mi?! Şimdi bu şiddet olayı bu kez, bambaşka bir tepside sunuluyor bize (ve dozu gittikçe artıyor) 

Adam sikko bahanelerden kavga çıkarıyor, celeste'i itip kakıyor, bazen şak diye ufak bir tokat aşk ediyor, bazen kolunu sıkıp morartıyor. Celeste de gücü yettiğince karşılık veriyor. O da ona vuruyor. Ve bu sahnelerin sonu vahşi bir seksle bitiyor her seferinde. (Ooo seks alırım bi dal diyenleri, diziye beqlerim)

Adam bu olayların hemen akabinde köpek gibi pişman olup özürler dileyip kadının gönlünü alıyor. Ona ve çocuklara (kadını dövmediği zamanlar) muhteşem davranıyor. 

Celeste ise bu dayak kötek ve şiddet olaylarının, sonrasında gelen cimaya sahne hazırlamak için yapıldığını efso bir sex hayatlarının olduğunu düşünmekte. 

Celeste başarılı bir avukatmış. Kariyeri parlakmış. Ama Adam buna işi bıraktırıp eve kapatmış. Kimseyle görüşmemesini, fazla arkadaşının olmamasını istiyor. Adam tam bir pislik çıktı rıza baba! 

Ancak zamanla dayak olayları artıyor. Adam Allah ne verdiyse sille tokat dalmaya, kadını yerlerde tekmelemeye falan başlıyor ilerleyen bölümlerde. 

Ve celeste en sonunda gerçeklerle yüzleşip adamdan ayrılma kararı alıyor. (Başlarda adamın isteğiyle çift terapistine başlayıp terapiste ucundan kıyısından anlattılardı durumu. Ancak zamanla Celeste terapiste tek gitmeye başladı. İstismarın boyutunu terapistten saklayıp, kocasını koruma modunda davranıyor, gerçeklikle yüzleşemiyordu ama sonradan çözüldü Celeste'cik) 

Jane

Shailena Woodley adlı bir aktristmiş bunu canlandıran. Ben tanımıyordum. Zira 91 doğumluymuş vay amk yaa 91liler hala liseye falan gidiyomuş gibi gelio bana :( 

Jane kasabaya yeni taşınmış; ana ekürisinde en gariban ve şüşko olanı. Ucu açık bırakılmış, çözümlemesi en zor karakter oldu bana göre. 

Jane oğlu ziggyle yaşayan bir single mom. Öteki hatunlar gibi havalar 1500, cool, şirret triplerde değil. Hafiften mahçup, sessiz, melankolik bir tip. 


Okulun ilk günü, çıkan mevzuda ilan edilen günah keçisi ziggy oluyor. Kasabanın en CEO ve en taşaklı gadını Renata'nın gızı bir bebe tarafından mobbingleniyor. Küçük kız kim yaptı diye sorulunca ziggy'i gösteriyor. 

Ziggy yapmadım diyor, anası oğlana inanıyor ama mevzu uzuyor da uzuyor. 

İlerleleyen bölümlerde jane'nin hikayesi ciğerimizle birlikte sökülmeye başlıyor. 

Meğersem ziggy bir tecavüz bebeğiymiş. Ve anne jane olayın travmasını hala her gün yaşıyormuş. 

Barda tanıştığı hoş bir adamla içip içip one night stand takılmak üzere bir otele gidiyor ve adamın şiddet ve tecavüzüne maruz kalıyor. Adam kapıyı çekip gidiyor ve jane bir daha kendine gelemiyor. 

Aslında bu kasabaya gelişi, artık bastıramadığı, adamın karşısına çıkıp yüzleşme isteğiymiş. 


Tabi ki bizim her boka maydonuz Madaline feysten falan aratıp adamı bulma yolunda adımlar atıyor, gazlar veriyor. 

Ne yalan söyliyim adamın kim olduğuna dair ters köşeyi yemedim! Hikayenin patladığı andan itibaren bu adamın celeste'in kocası olabileceğini çakozladım. 

Ancak balodaki katil ve maktülün Jane-Perry ikilisi olacağını düşünmüştüm. Jane'in silah taşıma mevzusu ve adamı öldürme fantazilerinden o silah patlayacak birinden biri ölecek dedim. Yarım ters köşeyi burda yedim meh meh. Ölen perrydi ama öldüren jane değildi... 

Jane'in ciğer söken hikayesi ustalıkla oynanmış. Kadın gerçekten o travmayı verdi bana. Bir de jane'de kendimden birşeyler bulma durumum da şöyle cereyan etti: jane mesafeli, kendini ifade edemeyen, fazla konuşkan olmayan bir gız okul grubu anaları içinde. Ben de Almancaya hakim olmamam sebebiylen aynı profili veriyorum burada dışarıdan bakan için gibime geliyor... Oğluyla ilgili ama oğluyla ayrı dünyaları olan; diğer analara nazaran daha ezik duran bir tip... 

Kreş analığı locasında diğerleri kadar aktif değilim, bir şey organize edileceği zaman ben atlayamıyorum. Diğerleri birbirlerine play date'e gitmeli, çocukları yatıya göndermeli on numara kanka takılırken ben bu gruplara dahil olamıyorum. Ne bileyim Jane'in kitlek hallerinde bu açıdan kendimi gördüm. Bu hiç hoş olmadı :) 

Renata


Tanımadığım bir aktrist daha. Imdb den casta bakam da ismini yazam ayıbolmasın diye düşünürken bir de ne göreyim! David lynch'in Blue velvet'indeki sandymiş bu! Sandyi ve kesik kulağı hatırlıyorum zaten bi o filmden. Laura Dern.

Über zengin, über şirret ve kariyerde zirve bi hatun. Ancak bu dizide şöyle bir olay var ki karılar çocuklarına kendileri bakıyor (bir kaç baby sitter sahnesi olsa da, daimi bir nanny olayı yok) çocukların okulu, toplantısı, doğumgünü partisi bilmemnesi sürekli ana-babanın gündeminde 1 numara! Çok ilgileniyorlar çok çocuk odaklı yaşıyorlar. (Gerçi çocukların hepsinin ellerinde 7-24 ipad, cüpsler kolalar o biçim ama neyssse o topa girmiyim şimdi :P) 

Renata ilk bölümler itibariyle gıcık, narsist, mükemmeliyetçi bi karakter olarak sunulsa da jane ile kavga sahnesi sonrası renata'ya ciddi bir sempati kulisi oluşturulmuş. 
Reyis kadınsın renata, seni de sonradan sevdik. 


Bonnie


Zoe kravitzin canlandırdığı medaline'in ex beyinin yeni hanımı. Jenerikte zoe kravitz adını görünce bu kim ki lo lenny kravitz in gızı falan mı yoksa meh meh derken bir de baktım ki vallahi de öyleymiş :))) Yukarıda bahsetmiştim zaten afet-i devran olur kendileri diye. 

Dizide de bunun vurgusu çok yapıldı. "Partide Boni bi dans etti bütün erkekler ereksyon oldu" "Baloda Boni bi şarkı söyledi bütün erkekler çadırı kurdu" şeklinde iki kez bahsi geçti boni'nin erkekler üzerindeki etkisinin :))) 

Bir ben değilim yani bu gızın hastası, herkes öyle diyo eheheh. 

Boni'yi hep çok sempatik buldum. Ben kiiiiiii hiçbir dizi-film tarihinde yuva yıkan gadına sempati beslediğim görülmemiştir! Ölümüne ayar olurum. Hasiktirsin gitsin diyerek, hiçbir aşkı mazur görmem, hiç bir bahaneyi meşru bulmam aldatılan/terkedilen kadının tarafını tutarım da tutarım!!! 

Ama Boni o kadar cooldu ki :))) hem Madeline'e nispet yapmıyordu, hava atmıyordu, hem iyi gızdı ama zekiydi de. 

Öyle kafasız saflığı değil de (gerekirse sinsi gıybetler komik espriler de patlatıyordu) iyi niyeti vardı bence. Madelinin çocuklarını candan seviyordu. Yüzyüze bakmalık ilişkileri, medeni bi noktada olsun diye yapıcı adımları vardı hep. Ara sıra Madeline'i delirten hareketleri, lafları, müdahaleleri olsa da kendisi gülüp geçiyordu bunlara. Drama queen değildi.

Karakter analizlerini bir kenara bırakıp finale geçmek istiyorum artık. 

Ah o final.... Baştan söyleyeyim ağladım. 

Finale giden olaylar zincirinin ilk halkası celeste'in bir terapi seansında atıldı. Terapist celeste'in bir ev tutup çocukları alıp gaçmasını salık veriyordu (bu nasıl terapist böyle güzin abla gibi demeyin! Bu sorunun cevabını terapist verdi dizide. İşin içinde istismar, ölüm kalım varsa profesyonelliği ve etiği bırakırım dedi. Lanet olsun atom fiziğine de profesörlüğe de dedi :D)) terapistin yaratmaya çalıştığı farkındalık "çocuklara zarar verecek, seni ölürecek" cümleleriyle tekrarlanıyordu. 

Celeste asla kabul etmiyordu. Çocuklara asla bir şey yapamaz, onlara tapıyor diyordu. Çocuklar bizim aramızda geçenlerden etkilenemez onlar şahit olmuyor diyordu. 
Ki bir sahnede biz izleyicilere de gösterilmişti. Kötü bir dayak sahnesinde çocuk odaya girdi (olayı görmedi) ve ikisi de öyle bir toparlandılar ve öyle bir hiçbirşey yok muş gibi davrandılar ki bırakın çocuğu, ben bile inanırım! 

Neyse efendim, meğersem okuldaki küçük kıza mobbing olaylarının faili ziggy değil celeste'in ikizlerden biriymiş. Arkadaşına baya hırtlaklamalı, morartmalı şiddet uyguluyormuş. Celeste bunu öğrenir öğrenmez film koptu. Derhal kocasını dehleme kararı aldı. 

Koca bunu öğrenince hır çıkardı. Baloda mevzular koptu. 
Celeste ilk iş renata'ya gidip kızını mobbingleyen benim oğlummuş Dedi. 

O esnada son bir kaç bölümde öğrendiğimiz ve benim pek üstünde durmadığım Bi mevzu olan madeline'in kocasını aldatma olayı var. Bunu uzun uzadıya analiz etmek istemiyorum şuan, çünkü biraz zorlama gibi geldi bana o hikaye.. Netekim verilmek istenen duygu zaten Madelinin pişmanlığıydı. 

Madeline bir köşeye çekilmiş aldatma itirafını jane'e yapıyor, ağlıyor. O esnada renata ve celeste geliyor. Seksi oç köpek perry de celeste'in peşinden damlıyor. 

Ah orada jane tecavüzcüsü perry'i tanıyor; korkuyla ve panikle bizim gızlara bir bakıyor ki! O bakışta madeline de celeste de anladı bence mevzuyu. Eminim buna ya... Aşırı etkilendim. Saniyelik bir şeydi ama titretti be! 

Akabinde perrry celeste'e öküz gibi girişiyor ve arkadan koşarak olay yerine gelen bonnie perryi hunharca merdivenlerden itiveriyor. (Bu olayın anlatılışı mük yaaa!!! Fonda soft bir piyano çalıyor perry celesti dövdükçe, Okyanusta dalgalar kayaları dövüyor... Kadınlar adamı çekmeye çalışıyor... Leziz.)  

Buradan anlıyoruz ki, Bonnie'nin de geçmişinde bir istismar hikayesi var... Bunu farketmem de titretti. (Bu kadar büyük bir tepkinin başka nedeni olamaz. Kapanış sahnesinde boninin gözünden akan yaş ve hüzünlü bakış da diğer kanıtım) 

3 basamak merdiven düşüp kanlar içinde kalarak ölen dağ gibi perry olmuş mu peki? Olmamış tabi ki askdldlfl. Ama boşverin, şimdi buna takılmayalım. Geberekalsın pezemenk. 

Dizinin kurgusundaki en hoşuma giden kısım: cinayetin araştırılması ayağına ara ara polisin kasaba ahalisinden ifade alma sahneleri giriyordu. Düz bir arka fonda, tanıkların olaya karışmış bizim hatunlar hakkında söyledikleri o kadar komik yorumlar ve cümlelerdi ki; olayların anlatılışına cuk oturuyordu hepsi doğru yerde doğru zamanda asldlfşlg. Bayıldım yahu buna. 

Olay mahallinde bizim hatunlar ağız birliği etmişçesine aynı senaryoyu anlattılar. Anlatılan senaryo mute halde verildi, ne dediklerini duymadık. Son sahnede polis "zaten olayın gerçeği nefsi müdafaa gibi görünüyor adamı iten 3 ay yatar çıkardı ve ya para cezası öderdi neden böyle kasıyorlar ki?" Falan gibi bir cümle kurmuştu... Bu cümleden itenin boni olduğunu itiraf ettiremediklerini anlıyoruz. 

Kapanış sahnesinde ise bizim 5 karı, çoluğu çombalağı toplamış ıssız bir sahile inmiş. Bembeyaz bir sahne.. Kadınlar huzurlu, kadınlar kanki, gözler yaşlı, çocuklar koşturuyor... Ben ağlamayam da kimler ağlasın... 


Çok güzeldi çok! Diziyi izleyenlerle yorumlarda yardıralım, bu konuyu burda kapatmayalım istiyorum :) 

En son room filmini eyyorladığımda, film eyyorlama işine tövbe etmiştim yine 350 sayfa yazdım amk. Tamam yine töğbe bi daha da eyyorlamıyorum :) 










24 yorum:

  1. ovvv analiz orgazmı yaşattın bizlere başakito!

    ben spoiler olmasın diye ucundan accık anlatıp bıraktıydım. ama senin bu yazının üstüne ancak dayrekt link veririm zaten, ne uğraşcam yazmakla :D burda yazılmışı var. kopa kopa okudum.

    bu arada jane'i oynayan hanımkıs yıllaaar önce george clooney'nin the descendants diye bir filminde oynamıştı ve bir içim suydu. büyüyüp serpilince yanaklardan görünmez olmuş, talihsiz bir gelişim çizgisi...

    final beni de vurdu. mü kem mel. girl power'ın kökü, kadın dayanışmasının dibi. ay şunları yazarken bile açıp yeniden izleyesim geldi.

    bu arada zıplayarak yazıyorum ama ben reese'in kocası karakterini sevdiydim. biraz kokmaz bulaşmaz tavşan boku bi tip ama hakkaten 'evlenilecek' adam kategorisi. bir de yine senden ve monterey eşrafından farklı olarak bonnie karakteri bana son derece yüzeysel ve itici geldi. nesine herkes çadırı kuruyor anlamadım. keza benim bey de aynı fikirdeydi, yani karı kıskançlığı yapıyom sanılmasın! bu karakteri zorla fazla korrekt yapmaya kasmışlar gibi. yani ergenle ilişkilerde anlayışlı, mutfakta vegan, evde anne, yatakta orospu, yogada ateşli... öeh, ben yemedim şahsen. bu karı tipinden kaçmak, kaçamazsam da taşak geçmek karakterimdir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Askdkfkgk ben de yazarken çok eğlendim Ege :D aneliz işinde azıcık detaycıyım ama okurken sıkmıyorsam ne ala (aneliz ve okyonus yazıda en sevdiğim kelimelerim oldu askdklf)

      Şimdi ben senaryoda bu bonnie tarzında itelenen karılardan hiç hazetmem normalde. Karı kıskançlığı da yaparım, böyle bişey olabilir mi yaa :))) da derim. Ama neden böyle hiç kurulmadan beğendim "Allah sahibine bağışlasın evladım" dedim bilmiyorum, herhalde yaşlanıyorum ondan :P

      Ed le madeline'in kimyası hiç tutmuyordu gerçekten ya, güzel Bi cast seçimi olmuş. Hatta bu ifade alma sahnelerinde biri bişey dediydi: "bir çiftle ilk tanışmamda onları sevişirken hayal ederim. Bu ikisinde öyle bişey canlanmıyor" aslflfkd bayıldım bu tespite.

      İşin pîri olarak kostümlere ne diyorsun? Reese'in üst bedenini 30 cm'e indiren dize kadar çizme ve Çiçekli elbiseler olmayaydı iyiydi diyorum ben ehhehe.

      Finali etkileyici olan dizileri Bi başka severim ben de. "Six feet under" ı izledin mi bilmiyorum ama finalde onun üstüne çıkan yapım olmadı henüz ;)

      Ay şöyle oturup karşılıklı yardırsak dizi üstüne yaa şahane detaylar vardı. Tadı damağımda kaldı valla...
      Bak benim sevdiğim mini dizilerden "olive kitteridge" var Bi de. Onu da tavsiye edeyim. Böyle entrikalı, daşş erkekli gadınlı, seksli falan değil ama su gibi dizi o da. Varsa mini dizi tavsiyesi alırım Bi dal! 8 sezon ameleliği etmektense böylesi daha Bi hoşuma gitti, tuttum bu işi.

      Sil
    2. hmm... düşüne düşüne, teker teker cevap vereyim yazdıklarına.

      bonnie'yi sanırım iteklendiği kadar parlak bulmadım ben. yani kadında herkesin gördüğü ışığı göremedim diyeyim.

      reese'in karakteri daha ilgi çekiciydi bana göre. yani seksi danslar etmiyordu ama audrey balosundaki kıyafetini bile çok kendine özgü buldum. ilk bölümde dünyanın en tapon kokoş karısı gibi gelmişti ama bölümler ilerledikçe en sevdiğim karakter oldu. kendini yer yer aşmayı başardığını da düşündüm sonlara doğru.

      keza renata da aynı gelişim çizgisini izledi. jane'in bunların malikaneye gelip açık açık konuştuğu sahneden itibaren karı insan oldu yeniden.

      ama ed-madelin-kimya konusunda sonuna kadar haklısın. zaten o polis sorgusunda sürekli bitching modundaki daha az flaşlı insancıklar 'toplum' dediğimiz şey işte. bazen biziz, bazen başkaları. hepsi son derece sevimsizdi!

      kostümler bence de başarısızdı bacım, özellikle reese'imi umutsuz ev kadını gibi giydirmişler. içindeki orijinallik potansiyelini son bölüme kadar çıkartmamışlar. zaten çoğu öyleydi. renata zaten leylek gibi karı, o mini kloş etekler ne allasen?! bir tek celeste'in kostümleri onun yaralı ceylan formatına uygundu. hele reese'le yeniden avukatlığa soyunduğu sahnelerde kuğu gibi olmuş abla.

      yorumunda beni en çok coşturan yere geliyorum şimdi: siz feet under!!! bacım bu dizi benim kişisel tarihimdeki milatlardandır diyeyim, o derece hastasıydım. finali de çok kraldı. gerçi sonradan the sopranos finali de best of'larım arasına girdi. sfu'ın tam tersi gibi biter ya, bilmiyorum izledin mi? ama yine de enfestir, tokattır, candır.

      olive kitterage'i de geçen kış izlediydim ve çoook beğendiydim. inanılmaz gerçekçi bir kişilik portresiydi.

      biz beyle son olarak 13 reasons why'ı seyrettik. adı üstünde 13 bölüm. ama bana fazla ergen işi geldi. dolayısıyla tavsiye etmekte tereddüt ederim. yani big little lies'ın üstüne ayıp olur :D

      bambaşka bir kategoride olmakla birlikte top of the lake aklımda yer etmiş bir mini dizidir. bu dizideki çiçek karılar tayfasının lideri unutulmaz bir karakterdi bana göre. hala unutamadığım lafları vardı.

      ama madem sen de bir sfu'cısın, yorumun kapanış quote'u brenda'mızdan gelsin: life is not a vending machine where you put in virtue and you get out happiness.

      valla uzakta olmasan çaya damlıycam çat kapı :))

      Sil
  2. Yazıyı okumayı bir yerde bıraktım ki diziyi izlmeye karar verdim.En son düzenli izlediğim dizi teen wolf olunca bu diziyi izlemek bana baya step atlattıracak:)
    Bu arada Jane karakteri bu dizi için kilo almış olabilir.Zira o şimdi de bir gençlik film serisinde oynuyor.Orda taş gibin maşallah valla....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha izledikten sonra tekrar beklerim o vakit :D
      Gerçekten çocuk mevzuları- karı koca tartışmaları- hem çalışan gadının hem ev anasının çileleri bazında anne gözüyle izleyince daha farklı bir tat yakalanıyor, eminim izleyince seveceksin ;)

      Sil
  3. çaktırmadan atlaya atlaya okudum.
    daha izlemedim, ama sırada bekliyor.

    bu diziyi kendime sakladım. bi başıma izlicim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tek izledim. Benim beyin kalemi değil, ısrarcı olmadım kendisine :D izle de gel tatlıqıss senle gıybetlemek istiom bu diziyi <3

      Sil
  4. Bunu okuduğum için kendime çok kızdım. Ne bokuma baştan sona okuyon, bütün nanesini kaçırdım dizinin ya! Az unutup öyle izliyim bari.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahauahaua merak kediyi öldürür :D
      İzle bence, öyle şahane aksiyon, kurgu, ters köşe falan değil zaten olayı! Karakterleri çözümlemek, mekanlar, müzikler falan için izlemek keyif veriyor en çok. İzleyince bir daha oku da konuşalım ama ya <3 hehehe

      Sil
  5. valla diziyi izleme niyetim yoktu, adını duymuştum ama bitirebildiğim dizi sayısı bir elin parmaklarını geçmediğinden bulaşmadım hiç. çok eğlendim valla yazını okurken, sen hep film dizi eyyorla ya nolur yap bunu. görünce OHA YİNE Mİ KÖTÜ ADAM dedim, emin olmak için imdb'den baktım celeste'in kocasını viking tanrısı alexander skarsgard oynamış. bu adamın iyi adamı oynadığı filmler parmakla sayılıyor ayol, kardeşi de yumurta gibi çocuk olmasına rağmen it'in 2017 versiyonunda pennywise rolünü aldı! şu tip pennywise olacak yav:
    https://images-na.ssl-images-amazon.com/images/M/MV5BNjE5MzAzNzUwOV5BMl5BanBnXkFtZTgwNDM0OTg0ODE@._V1_UY317_CR17,0,214,317_AL_.jpg
    Babalarında tam kötü adam tipi vardı, Alex de ona benziyor ama onun update edilmiş versiyonu gibi hani insanken allah olmuş ama hep kötü adamları oynamak zorunda mı ya? Şu filmde (http://www.imdb.com/title/tt1932767/?ref_=nm_flmg_act_17) çok tatlı bir erkek arkadaşı oynamıştı ya küçük tatlı bi kızla babasal bi rolde görünce ay çok fena olmuş idim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nikkim bu dizi biraz karı işi :) sana bayık kaçabilir haklısın, evlenip beye çoluğa çocuğa karışnca izlersin ashdhdj
      Şimdilik benim özetlerimle idare et :D
      Ay yok eyyorlamıcam, baksana yazınca millet dayanamayıp okuyo spoilerları yiyip dizi qeyiflerine ediliyo :D haqsızlıque bu.

      Senin isteyip de izlemeye üşendiğin diziler
      Olursa dm'den yürü bana. Ben sana özel eyyorlarım istediğin kadar askdkfllflf

      Vikings de benim hep aklımda ama Bi türlü elim gitmiyo ya, başlayamadım.

      Sil
  6. Ege Hanım'ın yazısından feyz alıp lohusa halimle yardır yardır 2 günde izleyip bitirdim diziyi. Şimdi burada böyle uzun uzun analizine denk gelince de çok heyecan yaptım :)
    Madeline'in yeni kocasının üvey kızına pis bakışları benim hüsnü kuruntum değilmiş demek :)
    Nicole Kidman nasıl böyle taş hala, kadınlığımdan utandım, Alexander Skarsgard zaten Allah'ın çarpıp taş yaptığı bir insan bana göre, canım benim oyyyş
    Diziye bayıldım, zaten koy önüme böyle girl power modunda dizileri izleyeyim çok severim. Jane'e tecavüz edenin Perry olduğunu ben de çok erken çakozladım süpriz olmadı.
    Bonnie'yi ben overrated buldum açıksası.
    Velhasıl kelam güzel diziydi be! (ay aşırı karışık yazdım ama 3 aylık bebem var yazana kadar otuz defa oturdum kalktım)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooov lohusa kafasıyla izlenen dizilerin kafası sonradan geliyo askdkkfkg

      Ben lohusayken sexten inanılmaz soğumuştum yaa öpüşme sahneslerinde kumandayla kanal değiştiren baba tepkisi versiyodum ahahah

      Senin şu an skarsgaard daşını affetmemen taktirlerime şayan :)))

      Güzel diziydi güzel.

      Sil
    2. benim libidom hala icime kacik da adam ölüyü diriltir be :)

      Sil
  7. Ay bu boniyi Bi ben mi sevdim ya? "Aşkım Meriç hiç öyle Bi insan değil, Tmm mı" diyen gızlar gibi hissettim sayenizde askdldlfl

    Bebe taifesinde benim de fağorim: ziggy. Yerim ulan, babam galba darth vader dio askdldllf

    Celeste'in kocasının boyu posu devrilesice & teneşirlere gelesice olması olsun, madeline'in kocasının tırtlığı olsun diğer bütün eyyorlarına katılıyorum. bizim kaptandaki evde salondaki çekyatı açıp yatarak vcd den film izleyesim geldi şuan senle agdkgldkagfs

    Okyanus yorumuna ve Körfez'de başınızın tutmasına koptum salako :)))

    YanıtlaSil
  8. Bütün haftasonumu diziye verdim,arada da 2 çocuğu ihmal etmemeye çalışarak.Final bölümünü sağ elimde telefon sol elimde araba sürerek izledim :))) Ama güzel diziymiş değdi açıkçası.
    Ama ben sonunda garip hissettim ya,Bonni hani hep iyiydi the best ti ya illa lekelenmesi mi gerekiyordu bilemedim....Anlatamadığım bir beğenmemezlik hissettim adamı itenin Bonni olmasına dair.
    Birde bence bu dizinin gelecek sezonları var.En son sahnelerde biri bunları gözetlemiyor muydu?
    Favori karakterim Reese,burnunu her halta sokuyor ama yine beğendim ben .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah ay ben de son bölümün 15 dk sını maya'ya iPad kitleyip kendim kulaklığı takıp (tabi arada 80 kez durdurarak) öyle izledim geceyi bekleyemedim asgdjfklglg

      Boninin itmesinin nedeni kendisi de geçmişte şiddet görmüş bir kadın! Verilmeye çalışılan mesaj bu bence, bana çok dokundu. Yoksa öyle laps diye gelip itmesi ne mana?? Hani celesti öyle dayak yer vaziyette görünce birden gözü dönüyor.

      Bütün kadınların karakterine ters olsa da bu sırrı saklıyorlar. Reese, boniye gıcık mesela normal şartlarda boni 2-3 ay hapis yatacak olsa gayet hoşuna giderdi, ses etmezdi :)) renata desen bencil ve garantici bir kadın; ben gördüğümü söylerim bu işlere bulaşamam derdi. Celeste her ne kadar Adamdan ayrılacaktıysa da aslında seviyordu kocasını, güzel anıları çoktu. Çocuklarının babasının ölüm olayının karanlıkta kalması vicdan yükü olurdu ona... Hayatında daha fazla sır istemiyordu. Jane de olayın aydınlatılmasını, adamın kendisine tecavüz eden adam olduğunu hatta çocuğunun babasının o olduğunu artık dünya aleme duyurmak ve rahatlamak istiyordu... Ama bunlara rağmen yapmadılar ve bu sırrı taşımaya gönüllü oldular... Güzel bir etik tartışmayla kapattı yani dizi. Benim çoğoşuma gitti ;)

      Sil
  9. Başak, bu diziden Beşharfliler http://www.5harfliler.com/mukemmel-bir-hayat-mukemmel-bir-yalandir/ sayesinde haberdar olup , bir günde bütün bölümleri izlemiştim, arkadaş falan olsa anlatma yeteneğim gelişirdi, kem küm eşime anlatayım dedim olmadı, ama bendeki etkileri dışarı çıkmak istiyordu, bugün erkek çocuk şiddeti ile bir yazı yazdırdı bu dizi...Valla çok ayıpladım Nikol kitmını hem avukatsın hem dayak yiyorsun hem de o vücut gerçek midir? Sonra ceyne ( Jane) aşık oldum, oğlu için verdiği mücadele, oğlunu kendi oğluma benzettim , ağladım...Bi de insanların nasıl da ön yargılı olduğunu, ön yargıyı kırmanın nasıl da güç olduğunu insanı kendi çocuğundan bile şüphe etmeye getirebilmesi...yine elleri öpülesi bi yazı canım Başak, ellerini öpüyorum..

    YanıtlaSil
  10. Son olarak bir dizi cahiline önerilerin var mı, böyle dizilerden daha var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Ayşe ben de senin bu güzel yorumları yazan ellerini öpüyorum <3 eleştirimi beğenmene çok sevinmekle birlikte hemen 5 harfliledeki yazıyı okudum. Yazı benimkinin yanında çok profesyonel cağnım! Hem teknik değerlendirme dili hem de sosyolojik tespitlerin alt yapısı kendimi bakkal Hasan hissettirdi Eheueheu

      Perry'e beslenen sempati girmek istediğim apayrı bir konuydu benim de. Ama çok uzatacağı ve konudan saptıracağı için o topa girmedim. İlk düşüncem benim de celeste (iğrendiğim bir laf olsa da) tecavüz kaçınılmaz olduğu için mi zevk almaya bakıyordu esasen? Bunu sorgulamıştım. Yazıda karşıma çıkınca şaşırdım.

      Diğer nokta şu oldu: kusursuz güzellik olgusu bizi nefret etmekten alı koyuyor! Dikkat et dizilerde filmlerde bu "nefret edilen, sinir krizleri geçirten, beddualar okutan" karakterler mutlaka bir çirkinlik ögesi barındırır tiplerinde. Ya ağzı çemçüktür, ya gözleri pörtlektir, ya burnu yamuktur; bu ögeler zamanla bize daha beter batmaya, karakter ekranda göründüğü an Kaşımızı gözümüzü seğirtmeye başlar :))) ben buna psikolojide "geldi yine tipini zktiğim" etkisi diyorum askdlfllg

      Karakter ırklar üstü Bi güzellikte olunca sanki o şiddetli nefret kasılmalarını hissedemiyoruz midemizde. Ve bir de senin dediğin o önyargılar...

      Yalnız, nikol kidman! Kadın güzelliğiyle üzüyor ya :)))

      Tavsiye dedin: "olive kitteridge" diyorum 4 bölüm mini dizi. Hemen patlat :))

      Şimdi de senin yazını okuyacağım, senin blogda görüşmek üzere <3

      Sil
    2. Canım Başak, benim blogtaki yorumunu okuyunca şunları da eklemek istedim dizi için, Celeste nin kocası Peryy tam anlattığın gibi , göreni korkutmak ister gibi bir tipti, adamın her sahnesinde geriliyordum ama filmin sonunda adam öldürülmemeliydi, senarist tedaviye yollamalıydı, ya da en azından bunu denemesi gerekiyordu benim için en olmamış tarafı buydu, Peryy nin ikiz oğullarından biri de babası gibi şiddet eğilimdeydi, film devam etse ve bu çocuğun kaderi de babası gibi olmasını ister miydik...hayır...
      Belki yanılıyorum sevgili Başak ama şiddet ve öldürme ile doğrunun, mutluluğun geleceğine inanmıyorum, büyük te konuşmak istemiyorum...
      Dizi önerin için teşekkür, hemen patlatacağım:))

      Sil
    3. Dizinin dört bölümünü de izledim bugün, yanlışlıkla son dan başa doğru izlemişim ve bilmeden filmin etkisini daha da artırmışım, çok etkileyiciydi, sen olmasan kim bilir nasıl haberim olurdu ya da olmazdı, şimdi yalnız değilim çorumda, bayan olive ileyim, teşekkürler...

      Sil
  11. Geri geldim anca. Diziyi ertesi gün mü ne bitirdim çünkü gerzo gibi oğlanın eskiden uyandığı saatlerde illa uyanıyom :)
    Şimdi efenim Perry 'nin Ziggy 'nin peder olduğunu ben de hemen kestim. Demek bu işler genetik değil görerek oluyormuş. Ortam önemliymiş yani. Ama Amabella'yı (benim altyazıda böyleydi adı öyle isim mi olur mk) mındar eden çocuğu bilemedim yalan söyleyemicem.
    Son bölüm aşırı güzeldi Bonnie 'nin Perry 'nin gerginliğini hissetmesi ve gözünün önünden ayırmaması falan güzel ayrıntılar. Ben gidip konuşacak da dayak yiycek sandım. Bu arada bence de üç merdivenden düşünce yaprak dökümü ali rıza bey gibi kalırdı o adam ama neyyyse, ağzımızın tadı bozulmasın yıhyıhyıh. Son sahnede okyanus kenarı da bi huzur verdi ki sorma gitsin. İlişkilerin ne yönde ilerleyeceği geçiveriyo insanın aklından, bi bölüm daha ola mıydı diyosun ama yok yok tadı damağımızda kaldı hissi daha güzel olmuş. Tebrix :)

    YanıtlaSil
  12. Dizi listedeydi izleyeceğim diye azıcık okudum yazını sonra yine gelicem anacım

    YanıtlaSil