31 Temmuz 2016 Pazar

Avüstürya Düğünleri




Bugün ekşi sözlükte bi yazıya denk geldim. Evlendirme dairesindeki takı sırasında yaşanan bir kavgayı anlatıyordu. Sıraya kaynak yapmak falan filan yüzünden çıkmış mevzu. İnsanlar birbirine laf sokmuş, hakaret bağırış çağırış. Rezalet çıkmış; gelin-damat üzülmüş, moralleri bozulmuş. 

Bu yazıyı okuyunca aklıma bizdeki düğünler, nikahlar takı olayları geldi. Sonra bir de buradaki düğünler... 

Açıkçası hayatım boyunca çok fazla düğüne gitmedim ben. Annemler bizi çocukken/gençken hiç götürmediler. (Kendilerini tebrik ediyorum bu konuda, oraya sonra gelicem) 

Kendi arkadaşlarımın düğünlerinde de, yurt dışında yaşadığımdan ve ya hamilelik-bebek dönemlerime denk gelmesinden dolayı katılamadıklarım oldu. Öyle çok düğüncü bir insan olamadım. 

Ancak bütün düğünlerde ve kendi düğünümde en çok darlandığım kısım: kalabalık olması ve takı mevzusuydu. 

Sıraya girip takı takma da, masa masa gezip toplama da leş olaylar! Bu takı muhabbetine acil bi reform lazım bence.
Zaten hepi topu 3-5 saat süren ve eğlenilmesi,  hayatının çok özel  ve güzel bir günü olması gereken bu event'in 1saati takı darlanmacasıyla geçiyor! 

dügünlerde taki kuyrugu-temsili (saka lan, kadiköyde iPhone kuyrugu)


Buradaki düğünleri anlatma vaadi içerdi başlık. Şimdi baştan almak icap eder. 

Öncelikle bugüne kadar burada toplam 4 düğüne gittim. Biri geleneksel kıyafetlerle yapılan bir köy düğünüydü. Hem gelin ve damat hem de tüm misafirler geleneksel kıyafet giyiyordu. Diğer 3ü de gelinlik ve abiye kıyafetle olan modern düğünlerdi.
Düğünler 2 de başlıyor. Kilise de ve ya nikah salonunda toplanılıyor. Nikah kıyma seromonisiyle başlıyor. Nikah sonrası aynı mekanın bahçesi ve ya salonunda kokteyl aperatif alınıyor ayak üstü. Bu olaylar 5e 6ya kadar sürüyor. Müzik ve dans genelde olmuyor. Sohpet muhabbet oluyor.

Sonra yemek mekanına geçiliyor. Burası da kiliseye ve ya evlendirme dairesine yakın mesafede bir restoran-otel falan oluyor. Yürüyerek (ve ya arabayla 5 dk falan) o mekana geçiliyor, masalara oturuluyor. 

Masa düzenleri ve mekan süslemeleri aynı bizdeki gibi. Oturma kartları, şık servisler giydirilmiş sandalyeler vs. 

Sonra düğün yemeği açık büfe ve ya 5 servisten oluşan (aperatif-çorba-salata-ana yemek-pasta şeklinde) menü oluyor. 

Masalara yerleşince konuşmalar yapılıyor. Gelin-damadın anaları babaları ekürileri vs vs. Kadehler kaldırılıyor yemek başlıyor. Yemek sonrası müzik-dans-eğlence. Düğün geç saatlere kadar sürüyor (gece 3-4-5 falan) 
Millet it gibi sarhoş oluyor ama aşırı eğleniyor. 

Takı kısmı ise şöyle: "Balayı parası" adı altında para toplanıyor. Bir takı masası oluyor. Gelen oraya paraları yanında bir notla bırakıyor. (Belli bir toplanma zamanı yok. Masa orada duruyor kim ne zaman isterse bırakıyor zarfını) Para zarf içinde bir kartpostal ve içine notlarla bırakılıyor. Ve ya paralar komik şekillerde katlanarak mizansen oluşturuluyor. 
Takı masasının başında kim bıraktı kim bırakmadı diye not eden, atmaca gibi gözleyen bir aile ferdi yok :) hatta oraya konulan paralar çalınır, eksilir mi endişesi de yok! Masa öylece duruyor bir köşede.

para katlama sanati:yurogami. (bu fotodaki yurolari bizzat beyim katladi)


Aile büyükleri masaya para bırakmıyor. Onlar daha önceden ve ya sonradan daha büyük miktarlarda para vermiş oluyor. Ve ya çiftin ihtiyacına göre bir ev eşyası hediye etmiş oluyor. 

Düğünler genelde maksimum 60-70 kişilik oluyor. Düğünlere düğün sahibinin çok çok yakınları dışında (yeğen kardeş vs) asla ve asla büyük ve ya küçük hiçbir yaşta çocuk getirilmiyor! Gelen bütün çocuklar da yemekten hemen sonra 8-9 civarı birşekilde eve gönderiliyor bakıcıya-ananeye vs teslim ediliyor. 

Düğün çok önceden planlanıp, katılıp katılmayacaklar ona göre aylar öncesinden hatta neredeyse bir yıl öncesinden bilgi veriyor. (Bizde de artık düğünler aylar önce ve çok detaylı planlanıyor ama davetiye dağıtmak son 1-2 aya bırakılır mesela. 1 yıl sonrası için olan tarihe davetiye vermek görülmüş şey değildir) 

Burada düğünlerde siyah giyilmez. Pek tabii beyaz da giyilmez. Elbiseler de genelde kısadır. Süper mini de pek uygun değildir; diz üstü ve ya diz altı olur. Bizdeki gibi yerleri süpüren tuvaletler kesinlikle yok! Uzun ve uçuş uçuş birkaç uzun kokteyl elbisesi gördüysem de; öyle tafta kumaş bol işlemeli taşlı birşey görmedim kimsede. 
Erkekler muhakkak takım elbise giyer. Ceketsiz gelinmez (bizdeki düğünlerde ceketsiz, kravatsız, sırf kısa kollu göynekle gelen dayılara Haris çok şaşırmaktaydı mesela :))) 
Abartılı saç ve makyaj yoktur. Kuaföre gidilmez, herkes kendi yapar. Hatta gelinin bile saçını kendi yapmışlığına şahit olmuşluğum var :) 

İnsanlar gerçekten çılgınca eğlenir. Her türlü taşkınlık mübahtır. (Taşkınlık dediğim kavga çıkarmak anlamında değil tabi ki, işte içip kusmak dağıtmak, gelini havuza atmak, çılgınca dans etmek falan) 

Geleneksel düğünlerde elma ağacı dikmek, düğünlerde oynanan bir takım oyunlar gibi gelenekler de vardır. 

yöresel giysi dedigim bundan iste. Bence bildiniz siz bunu.

Benim gittiğim geleneksel düğünde, aklımda kalan oyunlar şunlardı: 
-sandalye kapmaca (ananeler dedeler falan da oynuyor. Aptalca ama gerçekten komik ve eğlenceli olabiliyor:)) 
-ortaya bir masa geliyor. Tabaklarda çiğ et sebze meyve baharatlar oluyor. Küçük bir elektrikli ocak oluyor. Gelinin gözleri bağlanıyor. Geline damadın talimatlarıyla (soldakini al, sağdaki kaseden bir tutam al, domatesi doğra, şuradan yumurtayı kır falan diye tarifle) bir yemek hazırlatılıyor. Ve sonunda da damat o yemeği yemek zorunda. Herkes bu masanın başına toplanıyor, komiklikler şakalar espiriler falan. 
-gelinle damat minik kartlardan bir liste hazırlamış oluyor. 
*bizi sinemaya götürün
*yemek ısmarlayın
*kek yapın getirin
*çocuklarımıza 2 saat babysitterlık hizmeti sunun 
Gibi kolay isteklerden oluşan bir deste oluyor. Herkes bir kart çekiyor ve payına düşen kartı çiftin istediği zaman uygulama sözü verilmiş oluyor. 

-gecenin ilerleyen saatlerinde damadın arkadaşları gelini karga tulumba kaçırıp köyde bar bar gezdiriyor. Ve her mekanda içki içiriyor. O sırada damat ve kızlar tayfası da gelinin kaçırıldığını farkedip onları aramaya çıkıyor. Onlar da her yerde içiyorlar. 1 saat sonunda falan birbirlerini buluyorlar :) 
-yöresel canlı müzikle yöresel danslar ediliyor. 
Benim aklımda kalanlar bunlar birkaç oyun daha vardı sanırım ama unutmuşum. 

Aaa bir de yeri gelmişken anlatayım. Bekarlığa veda partisi de çok efsane olur burda. Gelin team komik kıyafetler giyer, bir örnek tişört bastırır. Geline duvak ve taç takılır. Gelinin eline icinde minik minik çukulata-şeker-jelibon ve mini bar boyu içki şişeleri ve kestane konulmus bir kutu tutusturulur.
Sokaklarda gezip onları insanlara satarlar :) amaç o geceki eğlencenin parasını çıkarmaktır. İnsanlar sizden bir trick yapmanızı ister (şarkı söylemeniz, kendisini yanaktan öpmeniz, gruptaki kızların birbiriyle dudaktan öpüşmesi, dans etmeniz vs gibi şeyler) ve sonra da para vererek gelinin üstündeki nevalelerden birini satın alır. Gönlünden ne koparsa verirler ama genelde bi 5-10€ sakal atarlar :))
insanlar genelde bunu çok hoşgörüyle karşılar, size komik şeyler yaptırarak eğlenceye dahil olur ve para verirler. Tabi acelem var gidin başımdan falan diye tersleyen gıcıklar da çıkar arada. Sokaklarda para toplama ve satış kısmı bitince toplanan parayla içmeye gidilir. (Biz bir keresinde 150€ toplamıştık) 
Özellikle yaz aylarında sokaklarda gezen bu "gelin team" lere sıkça rastlarsınız. 
Erkeklerde ise para toplama kısmı olmaz ama, onlarda da illaki tişört bastırma bir örnek konsept şapka-kostüm giyme eşliğinde bir gece eğlence programı yapılır. Genelde sonu striptiz club da biter. 

Ben bunları çok beğendiğimden, adamlar aşmış abi yeaa falan dediğimden anlatmıyorum tabi. Saçma ve ya çocukça gelebilir size. Bana da öyle geliyor aslında, ama eğleniliyor mu? Bence evet :) 

İnsanları eğlendirmeye, komik anılar biriktirmeye dair unutulmaz bir gün oluyor. Gelin ve damat döke saça, sarhoşluktan yerlerde sürüne sürüne eğleniyor. En önemlisi bu bence... 


Bizde ise; şıklık yarışı, düğün gıybeti, insanları memnun etme yükü; gelinden nazlı, ağırbaşlı ve hanım bir tablo çizmesi beklentisi düğünleri gölgeliyor. Saçma sapan hale getiriyor. 

Çocuk olayı da yazıda kısaca bahsettiğim diğer konu. Düğünlere çocuk getirilmesin arkadaş! Çocuğa da yazık, çocuğun anasına da! Ayrıca kimse kusura bakmasın ama o düğün yemeklerine servis başı dünyanın parası ödeniyor. Bir aileden toplanıp çoluk çombalak 4-6 kişi gelmek falan birazcık da ayıp yani! 

Bizde düğün evlenen genç çiftten ziyade onların anası babasıgilin konuklarını içerir. "Çağırmazsak çok ayıp olur, küserler" "onlar bizi çağırmıştı" "biz onlara takı taktıydık, şimdi gelsin onlar da iade etsin" konu başlıklarında çağırılacak kişi listesi uzar gider.

Ben kendi düğünümde bu yüzden anama çok kıl olduydum. 15 yıldır görmediğim belki de hayatım boyunca en az bir 15 yıl daha görmeyeceğim insanlarla o günümü paylaşmak bana çok mantıksız geliyor. Ve ya ailemizgilin komşusu, iş arkadaşı filanca akrabanın kan bağımız bulunmayan eltisi falan ne alaka ya? İstemiyorum ben bu insanları bu özel günümde! Hatta bazılarını tanımıyorum bile ayol. Ama işte o işler öyle olmuyor.

Ben takısında parasında değildim. Amacım güzel bir düğün yaşamak, gerçekten sevdiğim ve orada olmasından mutluluk duyacağım insanlarla eğlenmekti ama olmadı işte kıffffsssmet :))) alakaya maydonoz kavminden bi 100-150 kişi vardı öyle diyem size :)

Ama sonra daha fazla çirkeflik yapıp ailemi üzmemem gerektiğini de anladım. Çünkü bizde olay buydu. Düğün evlenen çiftten ziyade evladını evlendiren ana-babanın mürüvvetiydi :) Olsundu. 
Farkettiyseniz kına kısmına hiç girmedim. Zira kınayı getir aney olsun, bindallı olsun, yüksek yüksek tepeler olsun; yapıldı hep bunlar bana da :))) 





2 yorum:

  1. Okurken bile ahlakım bozuldu amanevladımçocuum

    sjdgjgfhjafjhaf :)))

    biz de geçen neden hep takım elbise zorunluluğu var kutlamalarda diye şaşırıyorduk. siz de tam tersini konuşuyormuşsunuz. işte bunlar hep mahalle farkları :D

    kendi düğünümde de kutlama yerinin 4 te 3 ünü kaplayan asık suratlı akraba teyzelerin yanına sıkışıvermiş zavallı arkadaşlarımı düşündüm şimdi.

    bazı şeyler çok 'ofyapişmanımkendiisteklerimiyapmadığımapişmanım' şeklinde.

    YanıtlaSil
  2. Türkiye'de öyle istediğin gibi bi düğün yapmak asla ve zinhar mümkün değil. O yüzden boşuna pişman olma yavrum senin yapabileceğin bir şey yoktu ... :-))) en fazla beyinizgili ve Bikaç kankinizi falan alıp yurtdışında evlenmek? O da mainstream artık gerçi.
    Batı'nın ahlakı bitirdi bizi. Açın bi selaa dinleyelim de kendimize gelelim.

    YanıtlaSil