![]() |
| * özgürlük, esitlik, kardeslik |
Evlatlarıma hem eşit hem adil davrandığıma inanıyorum. Birinden birinin “anam kardeşimi daha çok seviyor olmasın gız” diye düşünmesine yüreğim dayanmaz bi kere. Ne yapar eder, şartları eşitlerim. Durumu dengelerim. (Gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var :d)
Gelelim Harise... Haris evlatları arasında bariz bir ayrım yapıyor! Hangisine düşkün dersiniz? Bildiniz! Altın büllük erkek evlat elbette.
Mayayla sürekli öpüş kokuş halindeler, sürekli elele diz dizeler. Teknik olarak maya "babamdan ilgi sevgi görmedim" diyemez. Zira baba “götünü yidiğim” level sevgi göstermede kendisine köpek olmuş durumda.
Ama şöyle bir gerçek var. Harisin kendi narsistik uzantısı olarak konumladığı evladı: Edo! Edo üzerinden başarı, taktir, tatmin, erk, ego özdeşimi kuruyo. Kendi travmatik çocukluğunu edoyla özdeşleşerek tamir etmeyi arzuluyo...
Harisin “erkek evlat” düşkünlüğünü "soyun devamı" kafasıyla değil, Edoyu kendi yansıması olarak görmesi yüzünden diye okumluyorum. (Tamamen götümden atıyo da olabilirim)
Bu sonuca varmamın nedeni de şu: Haris Mayayla ilgili mevzuları pek ziklemiyo. Varsa yoksa Edo!
Mesela edonun sporda başarılı olması çok önemli... hayat memat meselesi.
Mayanınki o kadar önemli değil.
-Edonun sporu: a milli takımı maçı
-Mayanın sporu: gazozuna mahalle maçı.
Edo matematikte iyiyse: Einstein! Tesla! Wow! Deha!
Maya iyiyse: heheheh aferim gızıma
Yani örnekleri daha nasıl çeşitlendireyim bilemedim ama Edo’un başarılarına, yeteneklerine, ilginçliklerine aşırı prim verme mayanınkileri aynı şevkle sahiplenmeme hali var.
Bi nevi pozitif ayrımcılık. Mayayı öteleme itip kakma olarak değil; edoyu abartma olarak tezahür ediyor bence bizde durum.
Yaşına vereyim dedim. Hadi Maya daha ufak, onun mevzular fasülyeden olsun. Edo daha bi “okul çocuğu” o yüzden Edoyu ciddiye alıyor, Mayaya ehe mehe yapıyor diyelim.
Ama o zaman da dönüp bakıyorum: Edonun o yaş hallerindeki tutumu aynı ciddiyetteydi.. Mesela Edo ilk kayağa başladığında (3,5 yaş) Edoya o zaman da “Herman Meier” muamelesi çekilmişti.. Maya o primi hiçbi zaman kapamadı...
Bir diğer sebep de Edonun ilk çocuk olması, Harisin ilk heyecanları Edoyla yaşaması, Mayada 2.ye dönülen mevzuların ilk tadı vermemesi olabilir.
Ama bence yinde de “Edonun erkek evlat olması; özdeşim kurma, çocukluk travmaları” teorim daha mantıklı. Kıpsss.
Çocukların biri 5 biri 7 yaş haliyle bu nüansları yakalaması, satır arası okuması pek mümkün görünmüyor. Ama bence sıkıntılı bir duruma evrilir bu, hep böyle giderse.
Bunları hep düşünüyordum. Ama bardağı taşıran son damla geçen cuma gerçekleşti.
Edonun okul öncesi dönemi yazılarımda süreci anlatmıştım. İlkokul’ların “açık kapı günleri” oluyor burada. Çocukla birlikte okul ziyareti yapıyorsunuz; okulda o günkü ders akışını izliyorsunuz. Dersler kapı açık işleniyor. Sınıf sınıf geziliyor. Okul tanıtılıyor.
Çok önemli bir gün. Anneler babalar o gün işten izin alıp birlikte giderler. (Ananeler dedeler de giderler hatta yakın muhitte yaşıyorlarsa)
Maya çok heyecanlıydı. Arabada “hayatımın en güzel günü” dedi. Haris ise yol boyu “ay gidelim de ilk önce edonun sınıfına bakalım hemen. Edoya bakalım. Edo da bizi görünce sevinsin” vs gibi bol bol “Edo” zikrederek mayaya dair hiçbişey söylemedi...
Dayanamayıp patladım. "Bugün Maya’nın günü! Maya için önemli ve mayaya özel olmalı. Edoyu karıştırma" dedim. (Hak verdi) ama bunu bilinçsiz yapıyor işte.
Geçenlerde bu kadar açık bi çıkışı daha olmuştu çocuğun yanında.
Mayanın “laternen fest” i vardı. Laternen fest: kreşlerde yapılan “fener alayı” çocuklar ellerinde fenerle şarkı söyleyerek yürüyo. Akabinde kreşin bahçesine dönülüp kurabiye-çay şarkı-türkü, “paylaşmanın önemi temalı aziz martin hikayesinin piyesi” şeklinde ilerleyen bi mevzu.
![]() |
| Laternen fest |
Benim içinse 5 senedir her sene her sene gittiğimiz; ama artık “son kez” gideceğim -çünkü artık kreş çocuğumun kalmaması- gerçeğiyle duygusallaştığım bir etkinlikti.
O gün Edonun futbolu vardı. Harise "nası yabıcaz?" dediğimde (Mayanın yanında!)
-Sen gidiver işte yaa. Ben Edoyla futbola gidicem. Edonun futbolu daha önemli
dedi... (not: “futbol daha önemli”
dediği sıradan, rutin antrenman.. özel bi maç vs değil)
Çocuğun yanında açık açık bu lafı etmesi beni sinirlendirdi açıkçası. (Ama o gün bişey demediydim)
![]() |
| fütbol önemli aga. |
Tabi ki anlıyorum. Bunu böyle bulması, böyle hissetmesi okey. Ona bişey diyemem. Ben “çocuklar büyüyor” diye duygusallaşırken. Haris “büyüsünler amk, oh ne güzel işte. Bıkdımm kreşten bebe zırıltısından” diye seviniyor.
Kreş etkinliği bana sevimli geliyor, kreşteki bütün çocukları tatlı buluyorum. Bazı bebelere içim akıyor “allahhh datlılığa bak şununnn” diye ciğerden seviyorum. Harisi bayıyor. Kendi çocukları dışında çocuk sevmiyor anskdkd
Ayrıca Edoyla futbol klübüne gitmekten zevk alıyor. Bana da tam tersi oğlanı futbola götürüp orda 2 saat beklemek, izlemek bayık geliyor. Ama olay şu:
Ben Edonun yanında; Edoyla futbola gitmektense Mayayla laternen feste gitmeyi daha “önemli” veya keyifli bulduğumu falan söylemem tabi! İşte benim dikkat ettiğim dışa vurum bu...
Yaşanmış gerçek hikaye örneklerinden bi tane daha geldi bak aklıma. Konu yine Edonun futbolu ansndndn
Aralık ayında klüpte noel eğlencesi olacakmış. O tarihte de misafirim var benim... kuzenim ve kocası 4 günlüğüne viyanaya geliyor. Haliyle onlarla yeme-içme-gezme planım var.
Mırın kırın ettim, ben gelmeyeyim dedim. Hemen esip gürledi Haris.
"Benim ailem de benim etkinliklerime/futboluma gelmezdi. Kendimi çok kötü hissederdim. Milletin anası babası var benim yok, boynum bükük kalırdım. Aynı şeyi oğluma yaşatmak istemiyorum. Bu duyguyu sen bilemezsin"
falan diye azarladı beni. (Hatta daha da ileri gidip beni kendi anası gibi olmakla suçladı ansnndnd. Bu suçlamayı ciddiye alacak değilim tabii. “Ben de çocuğuyla ilgilenmeyen anaysam artık yuh ebesinin amı” falan dedim geçtim.)
Ama işte bu örnek yine şunu gösteriyo en ufak bi olayda Edoyla özdeşim kuruyo! Empati kuruyo! Sikim sokum etkinliklere annesinin gelmemesi onu çok yaralar diye karalar bağlıyo.
Ama Mayanın etkinliğine baba gitmezse maya nasıl hisseder bunun empatisini kuramıyo...
Ben olaya “büyük resim” üzerinden yaklaşıyorum. Yani zaten çocukların her şeyiyle yakından ilgiliyiz. Çocuklara önemli, değerli, öncelikli olduklarını net hissettiriyoruz. Çocuklar mutlu!
Çocuğun 10 tane eventine gidip 1 tanesine gitmemek örselemez yani çocuğu! (Kaldı ki ebeveynlerden biri gidiyor zaten amk! Çocuk orda sik gibi yalnız kalıyor değil. Kasım-aralık ayları full etkinlik bu arada. Haftada 2 etkinliğimiz var kafadan ve hepsine gidiyorum :D)
![]() |
| Gecen yine cocuklarin olayi zerre ziklemeyip, kendi kendime bi kösede el isi yaparak tamamladigim bir etkinlikteyim... adsfddgd |
Haris’in tutumu da “fazla empati sempati getirir” misali edoya düşkünlük olarak zuhur ediyo kısaca. Buna dikkat etmesini istiyorum açıkçası.
Ama belki de içimizden geçenler biz ne kadar dikkat etsek de karşı tarafça hissediliyor olabilir sanırım yaa... Nabıcaz o zaman?
Aynısı kendi ailemde de var çünkü. Babamla ilişkim iyidir. Büyürken de kendisinden sevgi, övgü, fiziksel temas, ilgi, destek gördüm. Hala da öyledir. Ama onun da oğluyla kurduğu özdeşim başkadır.
(Bunun sebebi de tamamen “babam ve dedem” travmaları asjsjdjdjx- sörprayz madafaka!)
Hatta babamla ilişkisi simbiyotik olan, çatışmayan, birlikte vakit geçirmekten keyif alan taraf benim. Kardeşimle çatışırlar; sürekli birbirlerini suçlarlar ve yıpratırlar.
Ama babam hiçbi zaman beni kardeşim kadar zeki ve özel bulmadı. Geleceğime dair büyük umutlar beslemedi. Başarılarımı çok önemsemedi. Çünkü onun narsistik uzantısı ben değil erkek kardeşimdi..
(Ya da belki de tipik sayısalcı kafası işte. Sözelci ağzıyla kuş tutsa yaranamaz :D)
Bu beni hiç yaralamadı ama ilginçtir ki! Kıskanmadım, kendimi önemsiz-değersiz hissetmedim. Kendimi ispat hırsı yıkıcı etkilemedi... Böyle nal gibi bi gerçek olmasına rağmen babamın sevgisinden şüphe duymadım.
Maya da benim kaderimi mi yaşayacak acaba? İnş benim kadar siki taşağına denk atlatır, ne diyem.
Ulannn yoksa?? Ben de mayayla mı özdeşim kurmuşum ya gız? Asndndnnf
(Yazının sonunda çıkan plot twiste gel)






heleeeeeee kurban olduğum gene ne güzel yazmış! <3
YanıtlaSilSonik kuşum hemen de okumuş <3
SilOzluyoruz kardesim yazmayinca.
YanıtlaSilNe karmasik konular, biz ortadogulular ve muslumanlarda bilincsizce ya da bilincli yapilan, kulturel birsey bu degil mi. Ne bilin belkiMaya bu durumu hic farketmiycek bile. Belki senin babanla olaniliskin seni biraz hasssas kiliyor mu acaba.
Hepimiz yasadik iste, bizde bir agabey var, o hep acik acik bastaci édildi, napim aglimm mi simdi. Kabullendik. Ben Eminim maya olaya ayilmaz bile. Sen psikolog oldugun icin biraz inceden eliyorsun belki. Cekik gozlerinden operim. Bende mayaciyim ona gore.
Özden sana bişey diyem mi: ben bu duruma ayalı max bikaç sene falan oluyor ahsjjdjdjkf
SilYani babamın fav çocuğu olmadığımı anlamam daha yeni :))) anneme ve halama bu tespitimi söylediğimde “aynen hacı, dünya bi yana oğlu bi yana onun yeni mi farkettin?” Dediler sjsnjddjjdnf
Kısaca büyürken farketmemişim dediğin gibi. Aklımın ucundan geçmemiş. Anca şimdilerde görüyorum. Ama bunu görmek beni üzmüyor. Anlıyorum...
Bu teoriye göre maya da 30larından sonra anca ayar duruma. No biggies yani eheuehuehe. Napak.
Ben de kocaman öperins. Mayacılık kazanacak. Ansndndn
Tam yazarken sarjim bitti ve koca bir yorum yokoldu :( bu lüzumsuz ayrintidan sonra konumuza geri dönelim.annem de kardesimi benden daha cok sever ve ilgi gösterirdi biz kücükken. Hala da kardesime daha düskündür. Babam ise kardesimle bana esit sevgi ve ilgi verirdi. Bugün yine ayni. Anneme geri dönersek, annemin kardesime daha bagli olmasi beni hic rahatsiz etmedi cünkü o da annem olmasinin haricinde bir birey. (bkn. sen de babanla olan iliskinde aciklamissin) Ondan beni kardesim kadar sevmesini hic beklemedim, anneligin sonradan ögrenildigini de göz önüne alirsak, belki annemin bu sürec icerinde cesitli nedenlerle benimle güclü bir bag kuramadigini varsayiyorum. Yani bu onun sucu degil ama benim de sucum degil. Benim icin en önemli olan, annemle babamin ikimiz icin de esit sartlari saglamis olmasi. Son olarak da poncik maya ve edonun kaderi güzel olsun der ve yunan tragedyasina baglamadan iyi günler dilerimm ;))
YanıtlaSilHer ailede böyle bir durum var bence. Çok bariz olaylara dayanmadığı sürece çocuklar pek hissetmeden büyüyorlar bi şekilde... ama yine de hayatın bir döneminde yüzleşiliyor illa ki.
SilEbeveynlerin bir çocuğuna diğer (ler) inden daha fazla düşkünlüğü anlaşılmayacak bir olay değil zaten
-ya cinsiyet nedeniyle özdeşim kurmasıdır. Kendi travmalarının telafisidir.
-ya çatışma yaşamadığı, kendi karakterine benzeyen, beklentilerini karşılayan, daha kolay iletişim kurduğu çocuğudur.
-ya yaşamsal olaylar nedeniyle daha “kaygılı” bağlandığı çocuğudur (örn hastalık, gelişimsel sıkıntılar vs)
-ya yaş farkı nedeniyledir. Örn anne ilk çocuğunu 20 lerinde 2.yi otuzlardında doğurduysa aynı insan değildir ki! İkisine yaptığı “annelik” tutumları, pratikleri, akıl süzgeci farklı olacaktır..
Bin tane nedeni olabilir yani. Ve bunların hiçbiri ne annenin ne çocuğun suçu dediğin gibi! Anlaşılmayacak, “deal edilemeyecek” bir durum değil bence bu. (Çocukların birine adile naşit, diğerine aliye rona çekildiği ekstrem örnekler hariç asmdmfkfk)
Her ailede olur demem de şu: ben gözlemliyorum mesela. Halam, teyzem, ananem, yakın arkadaşlarımın anneleri vs... hiçbirinin “iki çocuğuyla ilişkisi bir değil” var illa ki ilişkinin daha “sıkıntısız” düşkünlüğün daha fazla olunduğu taraflar... ama mesela bu kadınlar ruhsal durumu, aklı, mantığı, vicdanı “stabil” kadınlar olduğu için diğer çocukları travmaya itecek olaylar da yaşanmadı/ yaşanmaz. “Ok yaa anamla kardeşim de maşallah pek bi on numara, ben o kadar değilim yeaa” denilip geçiliyor bu dengeye.
İlk yorumun silinmesine :(( diyor, bu yorum da eyiydi ama diye ekliyorum eheuehe. Kalp <3
nokta atisinda bulunmussun tespitlerinde, ;) Simdi uzun uzun yazmayacagim ama yukarida saydiklarin tam olarak annemin yasadiklari ve benim de anne olarak tecrübe ettiklerim...
SilTesbit bizim işimiz. Kıppsss
SilAnsjdjncnfnfj
hiç yorum yapamıyorum çünkü ne kardeşim oldu ne ikinci çocuğum. ama demek istediğini resmen anladım. ampul gibi yandı.
YanıtlaSilfakat yine de başşakcığım, kederli bir yengeç burcu olarak, anneannemin en çok ilk torununu ciddiye aldığını biliyor ve bunu izliyordum. onu daha çok severdi demek istemedim çünkü sanırım hepimizi ayrı ayrı çok severdi ama ilk torun.. onun heyecanını, pop starlığını nasıl anlatsam. tüm teyzelerim, dayım ve anneannemin kurduğu özel bir ekiple kendisine ait bir müze oluşturacak kadar ciddiye aldılar. biliyorum haris'in edin'e eylediği böyle bir şey değil. maya ve edin'in o şekilde bir ayrımı asla olamaz ama torunlar / yeğenler klasmanında bile olsa, hissettiğim o 'şey' beni kırmasa bile, aramızda kendini cıscıbıl fark ettirirdi. kalan diğer tüm kuzenler aynıydık mesela, ama ilk torun.. o bambaşka, annem için bile.
kıskançlık desen değil, olgunlukla kabul etme desen değil. akışa kapıldık bi şekilde. hatta ben bile ilk torunum gibi ciddiye alıyorum E.'yi.
:D
Ananeler ve diğer akrabalar arasındaki fav. torun-yeğen mücadelesi daha bi çetin zaten ajdjdjdjd (özellikle ilk göz ağrıları onlarda başka oluyi, doğru dedin onu)
SilBilio musun kahvem, benim babaannemin de en sevdiği bendim :(
Hepimizi çok severdi. Yaptığı mantıdan, baklavadan yemeyen torunu kaldıysa tabağını gözü gibi ayırır korur; harçlıklarda 5 kuruş hak geçirmezdi.. hepimizle ayrı ilgilenirdi, bir istediğimizi iki etmezdi. ama içten içe ilk torun olduğum için bi başka bağlıydı bana... Yoğun bakımda bir tek beni tanıdı, bana tepki verdi (diğer torunlarını tanımadı) :’(
Gerçi bak ananemin de ilk torunuyum ama asla fav.ı değilim ansndnnfnf
benim kardeşim yok ama ananem inanılmaz bariz bir şekilde 3 kardeş içerisinden hep dayımı yani en küçük ve erkek olanı tercih etti. ananeminki öyle ekstrem bir vaka ki yazın dedem ve o bizim evde kalırken dayımlar akşam yemeğe gelecek, dayımın da canı sulu yemek istemiş diye geçen akşamdan kalmış 2-3 dolmayı "sen yeme, dayın yesin" diye ayırdı, ve en son örnek bu. bizimle kaldığı 3 ay boyunca ağzından anneme dair tek bir övgü bile çıkmadı, dayımlar sürekli tatillere giderken harcama yaparken annemin iki kadeh içkisine, sigarasına taktı. sayesinde bokkkkum gibi bir yaz geçirdik. ileride birden fazla çocuğum olmasını çok isterim ama en çok korktuğum şeylerden biri ananem gibi olmak. eşinin kullandığı dil yüzünden kaygılanmakta haklısın, ama sevgi ve diğer imkanlarda eşitlik varsa çocukları farklı sevmek bir sorun yaratmıyor gibi.
YanıtlaSilAnneannelerin dayı kayırması is a must. Bizde de var o ajsjdjjd
SilYa torun bi başka seviliyor. Evlat sermaye torun kar falan denir ya. Geçen bunu ananeme sordum. Annemi mi daha çok sevion beni mi dedim. Tabi ki anneni ayol. Kendi çocuğum o benim dedi andjjdjdnfjj
Ya senin anane de tam yuh aq mış ama nikkim. Eheueh. Neyse canım idare edicen işte napcan. Yaşlılıqqque.
Püsürüklü konular,kocamın ikinci çocuğa karşı oluş sebeplerinden biri buydu,Ona göre ikinci üçüncü çocuklar devam filmi gibi,asla ilki gibi olmaz.Ben buna pek katılmıyorum da,arkadaşlarım çocuklarını bariz ayırıyorlar.Bunun dediğin gibi bin tane sebebi olabilir.Bir yaşta hepimiz ayıyoruz bu muhabbete,eğer seviliyorsam varsın babam o'nun başarısında daha coskulu olsun
YanıtlaSilYazdığım yazıyı tekrar okuyunca yanlış anlamaya müsait bir iki yer gördüm.İkinci çocuk ilki gibi olmaz derken tamamen ebeveyn tutumunu kastetmiştim.Çocukla ilgili bir eksiklik değil söylediğim,bizim anne baba olarak tutumumuz.Hani senin yukarıdaki görsele koyduğun first-second baby gibi:)
SilHehhe ilkinden sonra hepsi aynı olur şeklinde radikal almamıştım zaten ilk okuduğumda da :D iki çocuk anası olarak alınganlık edip tefe koymayacaktım sizi :))) anladım ben hehehe
Silebeveyn pratikleri gerçekten de ilkten sonra değişiyo.
Elbetteki çocukların kaşı gözü, boyu posu, huyu suyu nasıl farklıysa; ebeveynle olan ilişkileri de farklı oluyor.
En önemli şey sevgi ve güven ortamı yaa. Bence de çocuk sevildiğini ve korunduğunu hissedince; kardeşimin istedikleri daha çok yapılıyor, kardeşim daha çok kayırılıyor diye düşünmüyor aklı selim yaşlarda... “ne olursa olsun, benim ihtiyacım olunca benim de yanımda olurlar” güveni ve rahatlığı yetiyor... sorgu anne babadan ziyade “bu kardeşim olacak it nasıl oluyor da her istediğini yaptırıyor” diye kardeşe ve kendine yöneliyor bazen de ahhshdjdh