Şubatta 1 yılı dolacak; geçen senenin gündemi kardeşimin skolyoz ameliyatıydı. Ailecek sıkıntılı zamanlar yaşadık. Tam çocuk toparladı normal hayatına dönmeye başladı derken bir sıkıntısı daha çıktı uzun uzun anlatmayacağım, hem onun özeli hem de hastalık konuşmaktan hoşlanmıyorum...
Yani bir hastalığı uzun uzun anlatmak; nasıl başladı nasıl gelişti mevzulari ve herkese sürekli tekrar edilmesi muhabbetleri aşırı darlıyor beni...
Şimdi bir genelleme yapacağım ama, hastalık anlatma muhabbetinde de biz Türklere has bir racon var.
Her detay gün gün saat saat ortaya dökülür ('Pazardan geldiydim, soğanları doğradım, yemeği ocağa koydum tam o anda şurama bi ağrı girdi' gibi bi açılış cümlesi mesela), semptomlar masaya yatırılır, ah vahlar edilir, “kaynımda da var” denilerek benzer dertten muzdarip hiç tanımadığımız insanların örneklerine geçilir, derdolar karşılaştırılır, doktor isimleri verilir, o illete şifa bitkiler meyveler sıralanır, kesmezse “sen bi emar çektir yine de, git endoskopi yaptır çeyizinde bulunsun” diyerek tıbbi tavsiye verilir, sevk yapılır, “buna da şükür ne dertler var bizimki yine iyi” modunda tempo düşmeye başlar ve dualarla aminlerle kapanışa geçilir.
Bu muhabbet başladığı an 1 saati garantidir. En az 1 saat konuşulur.
Aynı senaryo konu komşu, eş dost herkese ama herkese, yüz yüze ve ya telefonda; 100. baskıya bile girmiş olsa aynı iştahla anlatılır...
Çok milletten insan tanıdım ama hastalık muhabbetinin böyle iştahlı ve raconlu anlatılanını bizden başka kimsede görmedim.
Bu konuya gıcık oluşumdan sebeptir ki 'olay-semptom-hastalığın kendisi' mevzusunu kısa tutmaya çalışarak kendi maceramı anlatacağım..
Son 1 yıla dair kardeşimin büyük operasyon ve post-op travmalarım, internette her gün yenisiyle karşılaştığım yaşam mücadelesi veren insanların hikayeleri; yaş 35 yolu yarılamış kabul edilen kendi kuşağımda yakın arkadaşlarımın arka arkaya anne-babalarını kaybetmesi olayları psikolojimi zaten alabildiğine sikertmişti.
Hipokondriye varan, “ulan kesin bende de bi bokluk çıkacak haa hissediyorum”; ya da “anam babam da yaşlanıyor mnskym, ya hık diye gidiverirlerse” versiyonlu göt korkusuyla geceler yar yar; dört duvar efkar.
Allahım aklımı çıldırıcam. Neyse bu muhabbeti kapatıyorum.
Yılbaşı için 1 haftalığına anamgil ve çok can bir aile dostumuzgil geldiler. Vur patlasın çal oynasın bi güzel yenildi, içildi, eğlenildi. Yılbaşının ertesi günü karnım ağrıdı çok.
Böyle kramp, kıvranma şeklinde değil de batında künt bi ağrı. (Askdkfkkfkf bak yaaa, raconlu anlatmıycam, sevmiyorum diyorum. Gene kendimi tutamıyorum. Askdkfk. Yapcak bişe yokmuş demek, devam)
Ağrının kaynağı da belli değil. Konpile heryerlerim ağrıyo çocuum. Gece üşüttüm herhalde, alkol? Meze? Falan filan usual suspectleri sıralıyorum ama yok.
İlaç almama rağmen geçmiyo. Pis pis sinsiden ağrıyo böyle. Ortamda da 3 tane doktor var. Safra kesesi ya da böbrek taşı üstünde duruluyo. (Apandisit en cuk oturanı olacaktı ama malesef benimki çoktan mortingen ştraseydi:)
Ağrı hiç es vermeden 24 saati tamamlayınca acile gitmeye karar verdim. En azından bi ultrason falan yapılsın üzülmekten ve tırsmaktan ciğerim soluyo yetheeeer dedim kendime.
Hastaneye gidişim ağrıdan değil, evham ve korkuyla başa çıkamayışımdandı aslında...
Çünkü ilaç karşıtlığım olsun, hastaneleri siktiriboktan yere meşgul etmeme prensibim olsun, hem kendimin hem çocuklarımın at bünyeli oluşumuzla övünmelerim olsun yerini devasa bir mabad korkusuna bırakmıştı son zamanlarda...
Acilde şöyle bi bakılır içim rahatlatılıp eve dehlenirim inş diye umarak gittim.
Babamın uçağı o gün öğlendi, oooo o zamana kadar dönerim diye veda bile etmediydim.
İlk iş kan aldılar, sonra ultrason yapıldı. Bi bok çıkmadı. Taş yok köpek yok! (Bu şarkıyı bilenler? :))) ancak kan tahlilinin sonucunda bir enfekte olmuş organ durumu çıktı. Bir de tomografi yapılsın denildi.
Tomografiyi beklerken Haris babamı havaalanına götürmeye gitti. Tahmin edersiniz ki ben o an internetten “pankreas kanseri belirtileri” sitelerinde cirit atmaya başlamıştım bile.
Kafamda oy seni Cerrahpaşa türküsü eşliğinde yere çömelmiş samsun 216 içiyordum. Tomografi saati ve Haris gelmek bilmiyordu.
Korku bir yandan, bir yandan ya boşuna mı ortalığı velveleye verdim? Çocukları onlara kitleyip acile gelerek ayıp mı ettim evdekilere, insanların tatilini mındar ettim ezikliği de vardı üzerimde. Acayip duygular içindeydim.
Damardan kontrast madde verilerek tomografi yapıldı. Orada da kayda değer bişey çıkmadı. Yumurtalıkta kist. (Onu biliyorum zaten, polikistik overim) jinekolog da görsün dendi.
Jinekoyu bekledik, muaynemizi olduk (Evet muaynemiz çünkü Haris de dibimde sürekli salmıyorum adamı askskdkld) akşamı ettik. Ancak tüm bunların sonunda tetkikleri yapan doktorlar fısır fısır konuşup hastaneye yatışıma karar verdi.
Bağırsak iltihabı (kolit) şüphesi var. Antibiyotiğe tepkini değerlendirmek için yatman lazım. Takip edeceğiz değerleri dedi doktor.
Ben orda yatmamak için direndim. Yok yaaa ben gidem evime, çoluğum var çocuğum var misafirim var. Antibiyotiğimi içerim kendim. Kan testine de yarın yine gelirim dediysem de dinletemedim. Yok yatırıcaz dediler. Bir ya da iki gece yatarsın, sonrasına bakıcaz dediler.
Ay ben orda ağla zırla, moral çök. Neyse sonra kuzu kuzu yattım.
Tabi ki en çok çocuklar üzülecek etkilenecek diye ciğerim soluyodu.
Ama sonra dedim “kes lan! Bırak bızıklanmayı. Evet şu an bu yaşanıyor, yapacak bişey yok. dua et de ciddi bişey çıkmasın!” kendimden ayarı yiyince anında sakinleştim.
Antibiyotik serumları yiyince de kan değerleri düştü. Keyfim yerine geldi.
Düğmeyle vızt vızt ayarlanan rahat hastane yatağı, efil efil hastane geceliği, bitki çayları, kulaklığım bilgisayarım yattığım yerden dizi keyifleri ay bi hoşuma gitti sonra benim askdkfkkfkf
Ulan şurda bi paket cips olacaktı şimdi diye sefa pezevenkliği yapıyorum resmen içimden.
![]() |
| diziyi merak eden varsa: broadchurch. 1 sezon gömdüm asdhjshd |
Kan değerleri normale dönünce saldılar. 2 gece yattım. Doktor ciddi bişey görünmediğini ama yine de kolonoskopi yaptırmamı önerdi.
Tomografi sonuçlarımı dün annemle yolladım. Bi de babam eyyorlasın da ona göre kolonoskopinin aciliyeti var mı bi söylesin diye bekliyorum (ben bu yazıyı yazana kadar saat orda gece yarısı oldu ve babamı aramayı unuttum iyi mi)
Şimdilik herşey yolunda. Hastalıktan başlamışken bir de çocukların su çiçeği mevzusunu ve Avusturya’da hastane gıybetlerini anlatacaktım. Derdoluk vol 2. Ama çok uzadı yazı (şaşırdık mı?) onları birdahaki posta şaapayım mı?
Yok lan hastalık mastalık yazma, şişiyoz diyenler 1’i tuşlasın.
Yaz tatlıqıss, bize yazı olsun mevzu olsun, gideri var diyenler 2’yi tuşlasın.
Okurken içinden geçmiş olsun başakito diyen tatlıqısslardan da top yekün aro! Hepimize ve ailelerimize sağlık sıhhat afiyet dilemekteyim <3


Sana ve kardeşine geçmiş olsun, benim de yüzümde ergenliğimde bile çıkmayan iğrenç sivilceler çıktı, polikistik over mi acaba dedim değilmiş, salı cildiyeye gidicem, tedavi bitene kadar insanın allahını kaydıran o haplardan vermeseler bari :\ seni şişirmezse hastane gıybetlerinin devamı gelsin yav ben severim kültür karşılaştıran yazıları, yaşayanın gözünden farklı bi kültürü okumak güzel oluyo.
YanıtlaSilBenim polikistik over de sivilce ve tüylenme yapan cinsinden değil aslında. Ama ölümcül bi adet sancısı derdinden çektiriyo en çok :(
SilSaol kuzu, sana da geçmiş olsun. Tez zamanda sivilcelerden kurtulup beybi feys olursun inş :))
geçmiş olsun Başakitoo :)
YanıtlaSil<3 <3 <3
SilÇok geçmiş olsuuuun
YanıtlaSilşiddetle 2 ye basıyorum çünkü muhtemelen bir hafta on gün sonra cortlayacak bir su çiçeği mikrobu kaptı galiba bizimkiler napıcam hiç bilmiyorum :/
Yazı hazır gece ;) mayanın su çiçeği döküntülerinde son günleri de gözleyeyim tamamen bitince yazıyı ekleyeyim diye bekliyorum :) çok teşekkürler, öptüm :*
Silgeçmiş olsun ulan. bir an önce yaz bi yerlerden sonuçları. bence bir şey yok ayrıca. bu yaz bunu sen bana demiştin. sıra bana gelmiş ama laf olsun diye değil, güzel düşünelim güzel şeyler olsun.
YanıtlaSilhasretle kucaklıyorum. <3
Saol sonikim valla korktum ne diyeyim.. ama iyiyim ciddi bişey çıkmadı çok şükür. Kendim dışındaki insanlar konusunda hislerime ve içime doğanlara çok güvenirim (senin mevzuda öyleydi mesela hep iyi şeyler hissettim) ama kendimle ilgili olunca bi türlü soğuk kanlı ve cool olamıyorum eheuheue. Ben de seni kucaklarım <3
SilGeçmiş olsun. 2 olsun. Bu arada bende de bir şey vardı ya neydi unuttum. Gebelik zamanı çıktıydı. 4 sene olmuş. Bir gideyim jinekologa bari. Sevgiler
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim <3 senelik kontrolleri ihmal etmemek lazım ya... sana diyorum da kendim de sürekli bi bahane bulup erteliyorum.. ne demişler; imamın dediğini yap, yaptığını yapma :D
Silgeçmiş olsun, biz ikiyle devam edelim. bizlere de zevkle okuyacağımız yazılar çıksın. sağlıkla kalın.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim <3 tamamdır 2 numaralı yazılar coming soon :)
Sil2 (iki) :))
YanıtlaSilGeçmişler olsunnn❤
Okeyto mızmız 2 numara :) yalnız yazıyla ilgili spoiler alert: su çiçeği aşısı yaptır! :)))
SilAnaaammm cocuklugumun bas belasi hastaligi :) yaptirdik Basakcim, ben asi karsiti analardan degilim devletin odemedigi rotavirus bilmemne bütün aşıları yaptirdik... Ay heyecanla bekledim su an yazini:)
SilBašağim çok geçmiş olsun, aklimada geldi, sesin solugun niye çikmiyor diye :( Sen ne yazarsan okuruz bebisim yaa, alemin kralisin, hemencik iyileş dön sahalara:))
YanıtlaSilDanke şön lalem :* bugün yarın geliyor yazı o vakit. Offf en güzel sen gaz veriyon ya, seni yazı işleri müdürüm yaptım :))) Haberin olsun eheueheu
SilAhhahaa😂 sonunda benimde bi titelim oldu Başagim yaa, severek yaparim valla😂
SilÇok geçmişler olsun başakım. Sağlık ihmale gelmez atlama kontrollerini falan.gerçi doktor gızısın boşlamazsın :) Yazıyı götünden başından üç oturumda okuduğum içün rakam belirtemiyorum,bekleyip operatöre bağlanmak istiyorum. Daha sık yazman kafi şekerim bayılarak okuyom ehueh
YanıtlaSilSaolasın annem. Valla Ufukta tam gıybet ve uzun uzun yazı patlatmalık tatiller mevzular var bakalım kıffffsmet aajsjdjfkkf
Silzevkle okuyorum sizi. gecmis olsun. robinnsa
YanıtlaSilÇok teşekkürler robinsa <3
Silİdrar yolu iltihabı olabilir belki.Annemin de böyle başlamıştı ama doktorlar ne hikmetse keşfetmekte zorlandılar
YanıtlaSilGeçmiş olsun Başak yaa. Kızım bi girdim senin bloğa ortalık hastalıktan geçilmiyor. Ben de tıp bayramında apandisit ameliyatı olmuştum. Bir gece önce dayanılmaz bir sancı ile acile gittiğimizde akut apandisit teşhisi konmuştu. Doktorlara yalvar yakar yapmıştım da eve göndertmiştim kendimi. Yavrumu son bi kere göreyim diye. Ertesi sabah da işyerinin bi eğitimi vardı, otele eğitime gitmiştim de sancı dayanılmaz olunca tıpış tıpış başka bir hastanenin acilinde bulmuştum kendimi. Bir de bunlar baksın belki dün geceki hastane yanlış teşhis koymuştur diye. Acilden bir girdim, giriş o giriş. Tıp bayramında da ameliyat oldum :)
YanıtlaSilAy bak gördün mü doğamızda var demek bu tarz durumları uzata uzata anlatmak.
Tekrar tekrar geçmiş olsun kuzum.