Aksi gibi hava da kaç gündür kapalı, yağmurlu, rüzgarlı. bahçeden randıman alamıyoruz.
![]() |
| hayaller ... |
Bu hafta her güne program yaptım. Sürekli arkadaş çağırıyorum bunlara. Hadi bakalım. (Birlikte oynasınlar diye kardeş yapmak da çözüm değilmiş. O arkadaş illa ki gelecek :))
![]() |
| gercekler... |
Bir de mesela şunu keşfettim. Benim bebelere teklif ettiğim her oyun genelde meeeh diye reddediliyor. Bol seçenek sununca hiçbirine yanaşmıyorlar. Ve ya şu bloglarda, instagram hesaplarında çocuklarınızla oynayın diye önerilen oyunlar, el işi zımbırtıları var ya; onların da ömrü çok kısa oluyor. 5 dk ilgilenip bırakıyorlar.
Benim aklıma 2 şey geliyor bu tarz hesaplarda. Ya şov (akskfkfkglk- yani öyle düzenekleri kuruyorlar, aman efendim çocuğumuzla şöyle eğlendik böyle yaratıcılığın beline kürekle vurduk diye anlatıyorlar ama aslında onların da oynama süresi =5dk akskfkfkg) ya da bu çocuklar anneyle birebir fazla zaman geçirmeyen çocuklar...
Yani olay o oyunların, el işlerinin, düzeneklerin fikirlerin şahaneliği falan değil anneyle birlikte yapılan bir şey olduğu için çok kıymetli! Bunu da eleştiri olarak demedim haa; anne çalışıyordur, çocuklar okula/kreşe gidiyordur anne-çocuk bire bir zamanları azdır. Olan zaman da kıymetlidir.
Yani öyle alengirli elişi yapacağına birlikte fasülye ayıklasan da, muhabbet etsen de dünyanın en mal oyununu oynasan da aynı keyfi alacaksındır. Ama bak İnstagrama "biz bu gün bunu yaptık ve çok eğlendik" very oyuncu analık, such kaliteli zaman. He yavrum he.
![]() |
| sicak yaz günleri icin buz kalibinda oyuncak süper fikir. o oyuncak ordan cikmayinca avaz avaz aglayip skerim böyle isi dedirtmiyorlar. en az 1 saat oynuyorlar mesela. |
Ama bizde 7-24 anayla göt göte olununca, benimle yapılan şeylere sümük atmıyorlar pek tabii. Burun kıvırıp şımarıp sıkılıp duruyorlar. Hadi gelin aktivite yapak bakın şimdi on numara bi düzenek kurcam diyince "bu mu lan eğlence?" diyollaa.
Ve ya bir diğer (tabi ki en mantıklı sebep) çocuğun ilgi alanı :)))
Yazımın ana fikri: günde 12 saat birlikte takılıp çocuk eğlemek zor zanaat azizim.
En sağlam oyunun Max 20 dakka oynandığını düşünürsen (ki bazı oyunları da 5-10 dk dan hesap et) günde kaç oyun eder söyle bağalım?
------------------------
Bir arkadaşımızın geleneksel yaz partisine davetliydik gecen hafta sonu. Bu grup aslında lise arkadaşları 30 yıllık kankiler. Ama son 5 yıldır bir şekilde biz de dahil olduk :P hepsini severim çok tatlı tipler.
Gruptan bir ailenin 2 oğlu var (biri 6 yaşında biri bebe) 6 yaşındaki oğlan sürekli babalarla futbol oynayan, kızlara türlü itlikler yapan, ele avuca sığmayan bir oğlan.
Tam yemeğe oturacağız bi baktım bu oğlan üstünde piremses kıyafeti, altında babet geldi sofraya gızlarla. Ay o kadar komik ki :)))
Yalnız çocukta öyle kırıtma, kıyafeti giydiğine mutlu olma, role kaptırma falan yok! Gayet hırto gibi yine hal ve tavırlar. Kıyafeti de dünyanın en doğal şeyiymiş gibi taşıyor.
Ailelerden de hiç bir tepki gelmedi. Dönüp bakıp gülen olmadı. Analardan ay ne tatlı olmuşun diyen olmadı. Babalardan oğlum o kız kıyafeti, çıkar bakayım diyen olmadı. Onlar da dünyanın en doğal şeyiymiş gibi yaklaştı. (Hatta yaklaşmadı bile, tek yorum yapan, mimik kıpırdatan olmadı)
Aradan 10-15 dk geçti bütün bebeler sofraya yerleşince çocuğun anası geldi kıs kıs gülerek arkasından çaktırmadan fotoğrafını çekti. Ben de cesaret alıp "ya çok hoşuma gitti ben de çekebilir miyim?" dedim. Tabi ki dedi kadın.
Gerçi bloğa koymak için izin istemedim. "Şimdi benim Türkçe yazdığım bir piloğum var 3 kişi okuyor. Koyam mı fotoyu, okey mi? Hem benim okurların hepsi de tatlıqısslardır bak, bişey olmaz" diye açıklamadım (tamam ayol 3 kişi değiliz artık 15-20 varız eheuehe ama olsun çaktırmayın) yine de koyacağım. Çünkü pics or it didn't happen :P
![]() |
| oglanin da yüzü görünmüyor zaten. |
O sırada bizim Haris sanki Edo giymediği için kadını teselli etmek istercesine "bizim oğlan kostüm hiç giymiyor, kostüm partileri hep dramayla geçiyor valla kreşte; zar zor giydiriyoruz falan" dedi. Ki bunlar aşağıda piremses kostümü giyerken Edo ciğerci kedisi gibi mangalın başında bekliyordu. Çok acıkmıştı.
Kadın dedi ki "ben de çok şaşırdım bizim oğlan da hiç sevmez kostüm partisi. İlk kez kendiliğinden bir kostüm giyiyor" dedi. Sonra konu kapandı oğlan 2 saat daha hırto bir piremses olarak takıldı.
Şimdi hemen kendi senaryomuzu düşündüm. Bir kere ben olsam ve kendi Türk ark. grubumun içinde olsak; kesin ayı gibi gülerdim. Edoya ay çok komik olmuşun, çok tatlı olmuşun falan diyip inceden taşak geçip, çocuğu öpüp mıncırıp koklayıp olayı kesin abartırdım.
Çocuğun burnunun dibine kadar girip 50 poz foto çekerdim. Haris bence hafiften bozulurdu. Gruptaki erkeklerden (hatta belki kadınlardan da) eğitim-kültür seviyesi farketmeksizin "o kız kıyafeti oğlummm yok mu şu çocuğa bi Süpermen kostümü?" falan diyen kesin olurdu. Olayın muhabbeti çok dönerdi. Herkes illa ki bir yorum yapardı... Bizde olsa durum böyle seyrederdi diye düşündüm...
Ben tabi bunları çocuğumu utandırmadan, aşağılamadan yapardım kendimce, ama yine de yapardım gibime geliyor... (Erkek-kız kostümü vurgusu asla yapmazdım ya da çıkar, sen giyme asla demezdim ama yine de komiğime giderdi tepkisiz kalmazdım gibime geliyor) tabi bilemiyorum, şimdi düşününce olay bizde olsa böyle olurdu diye hayal ettim.
Belki de o an hiçbirimiz bunları yapmazdık. İlk kez karşılaşılan duruma verilen spontane tepkiler düşündüğümüzden farklı olabiliyor sonuçta.
Ama yine de almanlığı (tamam artık avusturyalılık diyeyim bu grupta Alman 1 tane. Gerisi avustur. Ay hatta şuan farkettim ben de avusturum ya kız :D) bir kez daha taktir ettim. Adamlar çok soğukkanlı, doğal ve tepkisiz. Bence bu durumda olması gereken buydu!
---------------------------------
Şimdi de hüzünlü bir konuyla devam ediyorum. Çoğunuz haberdarsınızdır sosyal medyada Kartal Bebek için bağış kampanyası başlatıldı.
![]() |
| dayan kartal bebek... |
Doğuştan kalp yetmezliği olan bebiş, kalp nakli için sıra bekliyor.
PayPal Türkiye'den çekildiğinden beri bağış yapamıyordum. Dün eft denedim olmadı evde beyim yoktu. Bu akşam Haris'e sorup tekrar deneyeyim, olmadı onun hesabından göndereyim diyordum ki; sabah gördüm gereken meblağ toplanmış! Sosyal medyanın en büyük güzelliği burada. 1 milyon yuro 19 saatte toplanmış! <3
Elbette Kartal Bebek ve şifa bekleyen tüm bebekler kalbimde ve dualarımda ancak beni huzursuz eden bir düşünce çöktü içime. Hassas konu o yüzden instagram yorumlarında bu düşüncemi paylaşmadım. Ama buraya yazma isteğime engel olamıyorum...
Bir bebişe nakil için gerekli organın bulunmasını dilemek; aslında başka bir bebeğin ölmesini dilemek değil mi?
Organ naklinde sıranın gelmesi demek; ya sapasağlam bir bebeğin ani kaybı demek, ya başka bir savaşçı bebeğin pes etmesi demek...
Çok acı... İçim yanıyor elbette. "Ne olur bir mucize olsun, bebeğin kalbi dayansın, tedavilere cevap versin" diye dua ediyorum. Ancak "yeni bir kalp bulunsun" diye dilemek korkutuyor beni, diyemiyorum... Bunu dilemek başka bir ailenin felaketini dilemek olacakmış gibi geliyor.
Ha kendi başıma gelse nakil için organ dilemekten yine imtina eder miydim? Etik ikilemi de geldi aklıma. Etmezdim! Mevzu bahis kendi evladın olunca bambaşka elbet... Onun günahı da vebali de kendi boynuma! Orada mantıklı da, vicdanlı da düşünemezsin. Analara her şey mübah...
Organ nakline karşı olduğum sonucu çıkmaz umarım bu söylemimden. Bir kaybın ardından başka insanlara hayat vermek, umut vermek kadar büyük bir teselli olamaz bence. Ama acı bir bekleyiş herşeye rağmen. Bir hayat sönecek ki başka bir hayata ışık görünecek...
Kök hücre, yapay organ falan filan bulunsa ve yaygınlaşsa artık. Organ yetmezliği olanlara şipşak yeni organlar lab ortamında yapılıverse keşke!
Bu haftanın da bende bıraktığı düşünceler, olaylar, hissiyatlar bunlar oldu.





Bizim çocukluğumuz nasıldı Başak? Ben kendiminkini anlatayım. Yaz tatilinde (babam emekli olmadan önce) sokakta akşama kadar oynar, arada bir "anneeeeeee topumu atsana" diye seslenir. Öğle yemeklerini her gün bir arkadaşın evinde yer, hava karardı mı da zorla eve sokulurduk. Travma yaşamadık çok şükür. Şimdilerde öyle ortamlar yok gibi. Herkes mahalle kültüründen uzaklaşıp aman güvenli olsun, çocuğum iki oynasın diye lego gibi sitelerin peşinden koşuyor. Ben bile annemlerin evine gittiğimde sokakta hunharca top oynayan çocukların topundan korkup "gidin başka yerde oynayın" diye çemkiriyorum. Sonra da kızıyorum kendime. Çünkü biz çocukken bize öyle kızan tiplere gıcık olurduk. Napsın çocuk, nerde oynasın diyorum.
YanıtlaSilKartal bebeğe gelince.. İçimi parçalıyor o çocuğun fotoğrafları. O masum bakışları.. Annesine Allah güç kuvvet versin. Bir an önce sağlığına kavuşsun yavru.
Hala çivisi çıkmamış bir ülke olduğumuzu gösterdi aslında 19 saatte toplanan o para. Sosyal medyanın gücü ve vicdanlı insanların duyarlılığı sayesinde umutlarım yeşerdi.
Kartal bebeğin annesinin söylemine göre beyin ölümü gerçekleşen kişilerden organ nakli yapılıyormuş. Beyin ölümü gerçekleşince de zaten hayata dönmek mümkün değilmiş. Sen yazınca merak ettim, Kartal bebeğe nakledilecek kalbin bebek kalbi mi olması gerekiyor? Gerçi mantıklı düşününce öyle sanki, yetişkin birinin kalbi büyük gelebilir di mi?
Ay bilmiyorum Başak. Düşündükçe içim daralıyor. En yakın arkadaşımı, hatta arkadaştan öte kardeşimi kalp rahatsızlığından kaybettim 4 sene önce. Ona da nakil gerekiyordu. Geçen sene de kayınvalideme kalp pili takıldı ve enfeksiyon kaptı. 1 ay içinde onu da kaybettik. Kalp deyince kalbim sıkışıyor. Her gece dualarımın içine yavru Kartal'ı ve şifa bekleyen tüm hastaları da katıyorum. Çünkü bundan sonrası Allah'a kalmış sanki..
Güzel haberler alalım artık..
Öpüyorum seni ve yavrularını..
Aynen benim çocukluğum da öyle geçti neslicim :) o yüzden de biraz gıcık oluyorum şimdiki "çocuğa aktivite yaratma" trendlerine hehehe ulan diyorum oh ne rahatlık! Biz kendi aktivitemizi kendimiz yaratırdık böyle anamızı darlamazdık :))) şaka bir yana sokakta oynamanın yaşı da en az 8-9 heralde bilmiyorum ki. Bizimkiler daha küçük bence ondan bu mevzular :P
SilHani köyde de olsak 3 yaşında çocuğumuzu hadi yavrum git kendi kendine himmet emminin tarlasına, çık erik ağacının tepesine falan diyebiliyoz mu? Akskdkfk orda da olmuyodur bence :D
Organ nakli olayında yoğun bakımda yatan ve beyin ölümü gerçekleşmiş olma şartı aranıyor onu biliyorum. Solunum cihazına bağlı olmaksızın gerçekleşen ölümlerde organ alınamıyor. O yüzden çok nadir bir olay ve sıra bekleniyor zaten...
Ancak yoğun bakımda yatan hasta demek de; ya kaza ve kafa travmasına bağlı olarak ya başka bir organ yetmezliği nedeniyle cihazlara bağlanmış hayata tutunmaya çalışanlar demek :( ve evet malesef bu durumda da yoğun bakımdaki durumu kritik diğer bebekler demek... Böyle düşünmek yerine, Allah'ın işine kalmış demek daha tevekküllü bir yaklaşım. Çok haklısın...
Çok tatlı çok kuzu bir Bebek gerçekten kartal. Allah yardımcıları olsun... Ben de sizi öpüyorum <3
doğu da kız kostümlerini seviyor, pelerinlerini filan. hatta çizgifilmlerin kız karakterlerine ilgisi var. örneğin o kızın özel bir yeteneği var diyelim, hemen o olmak istiyor. volkan bozuluyor bazen fark ediyorum. he başımıza bu çıktı şimdi tripleri atıyor bana gizli gizli kjasgdjdgas : )
YanıtlaSilnapalım doğal ve tepkisiz olmayacak kadar törküz.
tüm günü organize etmek cinfikirlilik işi. bende çok hile var. marketlerin dergi bölümüne gidip, uzun uzun inceleme yapmak, eşittir 30 dakka.
yaprak toplayıp onları gizli bir yere gömmek ve hazine yaratmak, eşittir 40 dakka.
duşta sulu oyun 30 dk, günde 2 kere - 1 saat yihuu.
koltukta uzanıp 'bu odada kaç tane sarı daire var' gibi zottirik oyun oynamak, 30 dakka (dinlenme garantili)
'hadi artık biraz sen kendin oyna' vakti 30 dakka.
parklar da güzel vakit alıyor.
böyle bölümlere ayırınca zaman geçiyor da, bugün sana dediğim gibi 'hadi güne başladık, şimdi napsak' diyince bende zaman bir türlü geçmiyor.
--
ve son konu için sosyal medyanın gücü adına <3
ev dışında olanlar zaten kafadan zaman kazandırıyor. Gitmesi-gelmesi bile zaman bakiyesinden yiyor ben de seviyorum eheuehe market, park, kitapçı, dondurmacı vs vs
Silİki tane olunca tabi dengeler değişiyor. Birinin istediğini öbürü istemiyor falan al başına belayı :))) ama bazen de daha iyi oluyor. İkisinin ortak ilgilendiği birşey olursa da mesela oyalanılan Zaman uzuyor. O günkü modlarına ve şansa kalmış o iş :-)))
Önceden kaba taslak plan yapmak şart! Ama işte aralarda doldurulacak zamanlar bitiriyor beni :(( mesela diyorum sabah şuraya gideriz şu saatte geliriz yemek yeriz sonra şu şu saatler içinde de evde oynarız. Hah o evde oynama kısmında hemen cortluyor bunlara teklif ettiğim oyunlar :) plan hazırlık yapsam da beğenmiyürler işte sıpalar :D
ikinci ondan bana hayal. böyle iyiyim, kapasitem budur. tek çocukla kafalar uyuşuyor, karşılıklı datmin olunuyor.
Silhinlik, cinlik olmadan tüm gün evde, oh noo. o yüzden sokaklar can dost.
Hahahah aynen gızım yaa 3 yaşını geçmiş tek çocuk candır. Oh mis valla anaya dev rahatlık.
SilHa kardeş sevgisi, gelecek günler, zırt vırt düşününce okey kardeş disküsyonuna varım. Amaaaaa kolaylık dersen orda dururum. 2 çocuk zor, tek çocuğum Edo olsa donumda sallarım askdkflf 3 ve daha fazla çocuk OMG.
Simdi yazdiklarindan ve yorumlardan anliyorum ku cocuk az daha buyuyunce oyun sureleri artiyor (oleyy) cunku su andaki gibi surerse tam timarhanelik yani durumum! Ne oyun yumurtlayim sasirdim 15 aylik yavruya.. Bu ara bir diyaloglu oyunumuz var- dunyaaninn ennn tatli oglusu nerdeyyymisss? - okkk (ok =yok, elleri ikibyana acip okk diyor) -aaaa olur mu? Nerdeysmiisss? - okkk - burada bi yerde olmali.. Acabaa kimm? Sen misin? -benimmm ( kocaman gulumseme ve kendi karnini durterek kendini isaret etme) sonra da opusme koklasma bogusma. Etti 10 dakika. En uzun oyun bu. Agliycam. Sisme havuzu balkona kurarsak da bi 15 dakika... 15 dakikadan sonra kafa goz yaracak hareketler basliyor cikariyorum.
YanıtlaSilKartal bebege gelince de gunlerdir gunlerdir icime dert... Seneler once organlarimi bagisladigimi beyan ettim kartimi aldim. Ama yine de beyin ölümüm gerceklesse babamin(ozaman onun adini vermistim) onayi gerekiyormus. Salakca bence... Bebeklerle ilgili olunca bogazim düğümleniyor yazamiycam ama bir yetiskin icin dusununce, e ben oluyorsam, o veya bu sekilde yetiskinler oluyor, niye birine faydam olmasin diye düşünüp seviniyorum...
Tabi canım oyun süresi uzuyor gittikçe. Seninki en zor Zaman'lar şu an. Hem oyun çeşidi kısıtlı hem de sürekli ilgi istio sıpalar di mi yaaa. İstiyorsun ki iki dakka ana kucağına koy, yere koy bakınsın! Ama yooook ille anayı şebek edecek :)
SilOrgan bağışında ailenin onayı şöyle oluyor: kime bağışlanacağına onlar karar veriyor. Yani aileden ya da tanıdık biri falan varsa organ bekleyen, tercih hakkını o hastadan yana kullanabilirler. Anonim ve ya random olmak zorunda değil, transplantın gerçekleştirileceği kişi. Yoksa senin imzan varsa, hayır biz vermiyoruz diyemezler.
Bunlar da benim netten araştırdığım bilgiler gerçi, bilir kişi değilim. Ama yine de okuduklarımı paylaşayım dedim.
Ya benim eşim bu konuda tam tipik öz-hakiki türk erkeği.Çocuğu o kostümle çıkarmazdı hani değil laf etmek için dönüp bakmak için bile başkalarına sıra gelmezdi.Geçen ufaklıga alışveriş sepeti aldım ,gayet pembik ona bile bunun başka rengi yok mu dedi.Gerçi ben devamlı telkinlerde bulunup set çekiyorum ama yine de olması gereken kıvama daha çok var :)
YanıtlaSilAma yinede bende dönüp gülerdim ya kendi çocuguma yalanım yok.ne biçim anasaysam :)
Öbür konuda çok yorum yapasım yok,çok içime içime işleyen bir konu....
Türk erkeklerimizin bir çoğu öyle ya, işte ufak ufak telkin edip perspektif açmak bize düşüyor. Homofobik ailelerin çocuklarında eşcinsel eğilim oranı daha fazla valla, rahat ol Cool ol, homofobik olma falan diye ver gazı. Ben Haris'e ordan yürüyorum :))
SilBen oğlum pembe giyerse nonoş olur Allah korusun kafasından ziyade erkek adam Bebek oynamaz yemek pişirmez zihniyetine savaş açmış durumdayım!
İlkinin ciddiye alınacak tarafı yok da ikinci söylemler tehlikeli.
Burda da öyle şu kostüm olayına tepki. Hatta bazı okullarda kostümler var çocuk oynarken giyiyor. Dilanın oyun okulunda bir arkadaşı çok severdi İspanyol dansöz kıyafeti upuzun etekler hep giyerdi. Kimse de birşey demez. Bizim oğlan ablasının pembe bir çok eşyasını kullanıyor. Çok da sever pembeyi ama özellikle ona alacaksam ben de alamıyorum kız işi içim rahat etmiyor.
YanıtlaSilOrgan bağışı konusunda çok haklısın ama ben şöyle düşünüyorum. Gerçekten Allah en hayırlısını bilir. Mesela ilk aklıma gelen örnek tüm aile trafik kazası geçirmiş ve ölmüş olsun bebek ölmemiş ama beyin ölümü gerçekleşmiş. O bebeğin belki kimsesiz halde yaşaması daha zor olacak, ölürse annesine kavuşacak bilmiyorum. Böyle aslını hiç bilmediğimiz hikayeler olabilir. Fakat gerçekten şöyle laboratuvarda yapılsa falan Ne güzel olur.
Valla abla rol model olunca öyle oluyor heheh. Kardeşim de benim hafiften kız işi kıyafetlerim ve oyuncaklarımla büyüdü babam çok sinir olurdu kehkeh
SilEdoya ben de özellikle seçip almıyorum. Ama mesela toka takmak istiyor bazen takıyorum. Kendi sıkılıp çıkarıyor zaten. Ama çok sevse ve sürekli tokayla sokakta gezmek istese sanırım çaktırmadan vaz geçirmeye çalışırdım. (Senin saçın kısa düşer kaybolur toka boşver, istersen saçın biraz uzasın tekrar deneriz vs vs gibi işi yokuşa sürerdim)
Bir kere oje sürmek istedi. Aaa benim çok güzel bi siyah ojem var onu bulalım bulunca bi tırnağına süreriz fln dedim. Ok dedi. Sonra tekrar sormadı. Aklımca böyle minik çakallıklarla bertaraf ettim :))) ama ısrar etse yine de denemesine izin verirdim. Hangi noktaya kadar desteklemek, ne yapmak gerekiyor böyle durumlarda ben de bilemiyorum aslında...
Ya benim sıkıntım şu. Prenses kıyafetiyle, kız kıyafetiyle ojeyle vs toplumsal alanda gezmesini istemem-onaylamam küçük erkek çocuğun. (Bir ara bunları yapan aileler vardı nette haber olarak. Oğlan Prenses olmak istemiş de arkadaşları dalga geçmiş de baba kendi de Prenses kostümü giymiş de birlikte okula gitmişler falan filan denk gelmiş miydin hiç?herkes ayılıp bayılmıştı kahraman baba diye. Bense yine onaylamamıştım kendimce) çünkü bu sadece çocuğun kendini ifade etmesi, istediğini giymekte özgür olması demek değil, ardında bambaşka sıkıntılara kapı açabilir... Mesela çocuğu pedofillere, sapıklara hedef haline getirebilir. Küçümseyici, garipseyici bakışlarla yargılarla daha o yaşta tanıştırabilir... Neresinden tutsan artısından çok eksisi var! Bence çocuk yaşlardaki bu istekleri doğallıkla ve tatlılıkla çaktırmadan bertaraf etmeye çalışmak daha mantıklı... Yani aile-yakın çevre-ev-kreş ortamında evet ama sokakta hayır diyorum.
Haklısın, insanlar "bir an önce kalp bulunsun inşallah" derken iyi niyetli ve senin dediğin gibi güzel/hayırlı bir senaryo düşünerek diliyor aslında. Bense karanlık tarafına takıldım işte.. Kalbin bulunması demek başka bir bebeğin beyin ölümünün gerçekleşmesi; madalyonun öbür yüzündeki insanların felaketi demek diye çaresiz hissettim :( güzel düşünelim güzel olsun, şifa bekleyen bütün bebekler şifa bulsun <3
Yavruyu bugün on dakika iki kara sinekle oyaladım. Aa uçuyo mu o dürt bakim. Bi dene de şurda var falan dedim bi süre sonra pata küte sehpaya vurmaya başladı :D o yoksa da gel kediyi tarayayım gel köpeğin üstüne binelim diye kıllıların ekmeğini yiyorum. Ömrüm kıl tüy temizlemekle geçiyo baksınlar kardeşlerine valla.
YanıtlaSilBir süre sonra oyun süresi uzayacak evet ama sanki hep birlikte bi şeyler yapalım isteyecek. Öyle bi yapışıklık hissediyorum Can'da. O yüzden senin dabıl trabıl olayı aklımı çok çeliyo. Du bakali.
Kartal için o kadar ağladım o kadar ağladım ki. Oğlanın vızık vızık diş çıkardığı ve benim eeh eytere be ye bağladığım iki günün sonuna denk geldi bi de. İnsan kendini şanslı hissederken bile garip oluyo. Çok şükür diye yine ağladım.
Bu organ bağışı konusunda da seninle aynı şeyi düşündüm. Bi posta da ona ağladım sonra sanki Zuckerberg hissetmiş gibi yurtdışında bağışçıların ailelerinin steteskopla yakınlarının kalbinin atışını yeni vücudunda dinlediği iki video çıkardı karşıma facebookta. Ellerinden bi şey gelmemiş kaybetmişler ama başkasına can olmuş kan olmuş. Garip bir bağ kurulmuş aralarında. Buna da ağladım. :,)
Pek hassasım bu ara
Kııııız aklıma ne geldi! Kardeş yapmanın zamanı gelmiş ya :D Edo 18 aylıkken ben Maya'ya gebeydim akskfkfkglg
SilAbowww diyorum neyse bu konuyu dm den yürürüz :)))
Tüylülere gelince, bizim kedilerden çok randıman alamıoz. Kaçıyorlar yaa, bi posta da "kedi kaçmasın, kedi gelsin, sevek" diye ağlıolar :)))) çare köpüş sanırım. Ona da şimdilik bnm gtüm yemiyo. Kendileri köpeği siğmeye çıkarıcak yaşa gelsin öyle diyorum. Du bakali.
Ah benanım ya ağlanmıycak gibi değil ki :( yalnız bebeğin annesi çok güçlü, çok umut dolu. Sosyal medya hesabını ve bağlantılarını çok iyi yürüttü. Sanırım kampanya da o yüzden bu kadar başarılı oldu.
Kızlar, zaten her gün onlarca- yüzlerce kişi ölüyor, hayatın gerçeği bu. Kazaları düşünün. Sürekli yoğun bakıma yatan ve orda kaybedilen insanlar var. Biz dileyelim -dilemeyelim oluyor yani. Farkındalık olursa bu kişilerin aileleri organ bağışına sıcak bakacak, yapılmak istenen bu diye bakıyorum ben hadiseye
YanıtlaSilÖğrenen anne ye yazdığım yorumda organ bağışıyla ilgili okuduklarımı anlattım elifcim. (Sen gerçi zaten prosedürü çok iyi biliyorsundur mesleki olarak, eksiğim yanlışım varsa düzelt anlamında diyorum) Ben de kesinlikle aynı şeyi düşünüyorum şuan. İş organ bağışını yaygınlaştırmada! Halkı bilinçlendirmenin bağışı yaygınlaştırmanın yolu "gidin organlarınızı bağışlayın, bağış kartı alın" olarak değil de olay anında (yani beyin ölümü gerçekleştiği anda) hasta yakınlarına yaklaşımda olmalı diye düşünüyorum. Ancak o zaman artar bence bağış oranları.
SilTabi dilemek dilememek kısmı tamamen vicdan ve maneviyat onun mantıkla açıklanacak yanı yok :)
Sondan başliim, bebeğe gerekli mebla toplanmış, üstü devletin hazinesine cevine gidiyor, üstelik böyle hayır işlerine de harcanmıyor, aman diyelim. bu organ nakli konusu evet ya zor ama, ne bileyim allah korusun ama benim evladım ölse ve uygunsa bağışlardım, belki öleni geri getirmez ama bir bebeği vetirir derdim o nedenle ölümü dilemek değil de ölümden bir iyilik çıkartmak gibi düşün sen, en azından için rahatlar belki, ben öyle yapıyorum.. yoksa allah kimseye evlat acısı göstermesin, dünyanın en zor şeyi..
YanıtlaSilOrta konuda benim kafa çok bozuk, ben oğlanı kızdan kalanlarla büyütüyorum valla mis gibi niye giymesin, bazen fırfırı kordelesi pembesi de oluyor. Dediğin gibi annemler falan gülüyor ay yazık al şuna biraz traktörlü dinazorlu bişi diyorlar, eşim de çok aşırıya kaçınca "ay noolur bu şekilde fotosunu çekme bi de dışarı götürme de evde ne yaparsan yap" diyor. Ama ay ben çok seviyorum çünkü adamın ruhu daha 9 aylık ama bildiğin bambam.. Kız mı diyen çıkmadı daha onca fırfıra rağmen.. Geçen düşündüm gay de olsa hiç kendimi sorumlu görmem hatta modern family der tuhaf bi haz da duyarım ama dediğim gibi benim kafa çizik bu konuda, bTürkiyede beni dövelleee..
İlk konuda ise, yaşından az büyük aktivite yaptır challenge kat yani, o zaman bak nası duruyo inceliyo valla ben bu taktikle Mayayı instagramsız ananın instagram fenomeni yavrusuna çevirdim ve en az 1 saat oyalıyorum. İşin sırrı sen az çalışacaksın o çok çalışacak türde aktiviteler bulmak ;) Ya da at arabaya bize gelin ya, madem tatiliniz var?
Aynen ya ben de onu merak ediodum bak. Hedeflenen paraya ulaşınca gerisi ne oluyo, hesaplara geri mi dönüyo diye. Kesin bir katekulli dönüyordur ya, güven ortamı şeffaflık sıfır bizde.
SilOrgan nakli konusunu baya kapsamlı araştırdım şu iki gündür. Şimdi zaten öldükten sonra organ bağışçısı olma ihtimali zor aslında. Yoğun bakımda yatıyor ve ex olduğun saatte solunum cihazına bağlı bulunuyor olman lazım. Bu şartlar altında beyin ölümü gerçekleşirse ancak organlar nakledilmek üzere kullanılabiliyor.
Beyin ölümünün geri dönülmez olarak gerçekleştiğine ve organ nakline hazır bulunduğuna dair kararı vermek için bir heyet gerekiyor. (Organ vakfına kayıtlı sertifikalı belli alanlarda uzman doktorlar)O da her hastanede hazır bulunmuyor.
Ayrıca bağış kartın olsa da o an üzerinde bulunmayabilir. Aslında anladığım kadarıyla iş burada ailelere ve hastane ekibine düşüyor.
Hem teknik olarak son derece hızlı ve organize hareket edilmesi gereken bir süreç; hem de psikolojik yaklaşım olarak özel eğitimli ekiplerce hasta yakınlarını o an iknaya dayanan hassas bir süreç bence bu aslında... (Yani aile o Şok'la ve acıyla o an baş ederken organ bağışı konusunu gündeme getirip, bilgilendireceksin, onay almaya çalışacaksın...)
Yani benim aklım almıyor; o durumda hastasını kaybetmiş ve organ bağışı için oldukça nadir gelişen bu şartların sağlanmış olduğu vakalarda hasta yakını Nasıl "hayır" der? Bana nedense bu noktada kimse hayır demezmiş gibi geliyor... (Bir tek işin dini boyutu sıkıntı bence... Diyanetin organ bağışının günah olmadığını açıklayan fetvaları olsa da hasta yakınları bu konuda çekince yaşıyor olabilir. Ama onun çözümü de belki imam, din Alimi falan bulundurmak olabilir hastanede)
O an organ bağışlamak aklına gelmeyebilir ve prosedür konusunda Bilgin olmayabilir kayıp yakını olarak. Ama sağlam ve uzman hastane ekiplerince bu noktada organ bağışı yönlendirmeleri doğru yapılıp, bağışçı sayısı artırılabilir gibi geliyor bana.
Laf lafı açtı, ama konuşulması tartışılması gereken bir konu diye düşünüyorum. Benim de ilgimi çok çekti.
Lukas tam 1 bambam gerçekten de :))) bebekken hiiiiiç farketmez ama senin BAP haklı bence kurdele fırfır yaşını geçti :) evdeyken giydir gitsin, sokakta azıcık traktör dinozor iyidir :D gaylik kabulüm, bence şahane gay anası olurum :) ama yine de onların hayatı zor olmasın diye heteroluk temennim.. Azıcık ikiyüzlü hissediyorum, biliyorum ama ne yalan söyliyim?
Challenge lara gelince, çok haklısın! Yaşının biraz üstünü zorlamak Zaman kazandırıyor :)) mesela Edo bu ara toplama işlemine sardı. Sürekli sayıları toplamak istiyor. Ama zorlandığı anda da sinirlenip ağlıyor :))) o dengeyi iyi kurmak lazım :D maya da aynısı o da zorlandığı el işi aktivitelerinde acayip çıngar çıkarıyor :)))
Son olarak gaza getirme, her an bi cinnet anımda çocukları topladığım gibi Münih yollarına vurabilirim. 4 saate sendeyim :))))
(Başakito yine yorum diye başlayıp destan yazdı :D huyum kurusun)
Valla Başak bu organ nakli konusunda benim yapabildiğim şu oldu, organlarımı bağışladığımı açıklayan imzalı kartım ve belgem var ve bunu açık açık ailemle konuştum. Şimdi tek umudum kimse duygusal davranmasın, organlarım hayat kurtarsın ama tabii nerde nasıl öleceğimizi bi Allah bilir.. Hayırlısı diyeyim.
SilYa bir de çok komik bir organ bağış kampanyası reklamı vardı adam iğrenç bi adam her türlü puştluk onda, sonunda ölüyor ve organları bir aile babasına vidiyor, bu aile de bu puşt adamın mezarına çiçek miçek koyuyor komikli bi reklamdı belki bize de lazım böyle bişi..
biz daha doğmamış çocuğa ilk hangi dili öğreteceğimizi tartışıyoruz eşimle, o arapça öğretecekmiş, sen karışma diyor türkçe elbet öğrenecek bulunduğu ortamdan dolayı, ilk arapça öğrensin ki gırtlaktan ses çıkarmayı bilsin dyor, istersem ben ingilizce de öğretebilirmilim, hııımm ookk.Bir de kimsenin çocuk yetiştirmesini beğenmez bakalım nasıl bir cnavar olacakta pişman edecek babasını bizim daha mercimek bile olmayan çocuk.
YanıtlaSilKartal bebek büyük yankı uyandırdı, ben de gördüm yarın yatırırım dedin o ara başka bir çocuk için para toplamaya çalışıyorduk üstelik onun para 50 bin onu bil toplayamayız diyordum ki milyon euro ohoo asla diyeydi bana göre; ama helal olsun dedim takdir ettim, duyarsız değilmişiz.sağlığın para ile satın alınması sinirlerimi bozuyor.Kartal bebek için para toplandı birden sosyal medyada sürekli birileri için yardım kampanyaları oluşmaya başladı, dün de birine sms attım 5 lira karşılığında, şuanki korkum insanların iyi niyetini kullanıp sahte kampanyalar düzenleyecek insanlarn olması
Ooo bilingualizm konusu :)) benim de hamileliğimden itibaren en çok üzerine düşündüğüm konuydu. Zor süreç hakikaten.. Konuyla ilgili eski yazılarım var, bi göz at istersen. Hatta şuan 5 yaş itibariyle bir güncelleme yazısı da yazayım bir ara.
SilGırtlak sesiyle ilgili deneyimimi söyleyeyim hemen: onun anadil ve ya ilk öğrenilen dil olmasıyla alakası yok. Almancada da "r" sesi bizdeki gibi damağın önüyle değil arkasıyla çıkarılır mesela. Ancak Viyana aksanında öyle değildir, bizim gibi "rrrr" çıkarırlar. Eşim de öyle konuşuyor, oğlum da. Yalnız kızım "r" sesini hochdeutsch denilen (bizim bildiğimiz RTL televizyonu almancası :))) vurguyla çıkarıyor. Tek bir kişinin değil genel çevrenin etkisi var bence aksanın oluşmasıyla. Çok uzun ve yavaş bir süreç bir de... Sadece babayla (ve ya tek bir kişiyle konuşarak) mükemmel aksan elde edilemiyor küçük yaşlarda, yaş büyüdükçe gelişiyor ve şekilleniyor diye düşünüyorum.
Yardım kampanyalarına gelince; sahtekarlık yapmak kolay değil. Valilik onayı denetimi gerekiyor kampanya başlatılırken ve sürdürülürken. Ancak benim de aklıma gelen şey, diğer yardım bekleyenler ne olacak? Olmuştu... Gerçekten güzel bir şey yardımlaşmak, katkıda bulunmak ama gereken paraları toplayamayıp parasızlıktan ameliyat yaptıramayan aileler kahrolacaklar şimdi "bizim çocuğumuzun canı neden o kadar para etmedi, toplanamadı, bizim ne suçumuz vardı" diye... Offff
evet bir ara eski yazılarına da göz amalıyım, uzun zaman olmadı takip etmeye başlyalı mesela bu almanlık nereden geliyor daha hakim değilim :) ben hataykıyım ve hatayda genelde arapça konuşulur şuan yaptğım işte arapçanın ekmeğini yiyorum valla, lain komik olan daha ortada çouk yok :D
Silyardım meselesi canımı acıtıyor, parası olmayana sen öl der gibi :(
Onu hatırlıyorum Meltem, geçen bi postta demiştin bebiş niyetimiz var ama henüz gebe değilim diye, hatırlıyoruım ;) E siz bu yola girdiyseniz olur zaten yakındır hehehe
SilBen de o yüzden oku dedim, tamam boş boş yazıoz goygoy yapıoz da arada çocuk yetiştirme mevzularında faideli bilgiler de dönüyor yani :)) dur bakalım hele bi doğsun da, buraları aşındırırsın zaten sen :)))) -benim değil, yorumlardan aşina olduğun annelerin hepsinin bloglarında bulursun eminim feyizlenilecek şeyler :D
gördüğm kadarıyla herkesin stili farklı bende stil faan yok ortaya karışık büyür artık :)
SilHırto prensese yarıldım sldfhjdf Ortamda ben olsam AY ÇOKH YAKIŞMIŞŞŞŞ diye mal mal tepkiler verirdim fotoğrafını bile çekebilirdim dkfjkdf erkek çocuğu olduğu için de değil ha, ben çocukların ortada kostümle dolaşmasına bayılıyorum, genel olarak hayatı kafasına göre yaşayan insan seviyorum fkdhdkd ileride kızım da olsa oğlum da olsa istediklerini giyebilirler, bakan baksın zaten insanoğlu öküz misali "normel"in bir santim dışına çıksan bakıyorlar, bakmaya devam etsinler :D
YanıtlaSilmerhaba
YanıtlaSilsessiz okuyuculardan biriyim, hic de 3-5 kisi okuyor diye dusunmeyin :) cocugum yok ama o topa girmek uzereyim. cocuklarla evde kalmayi siz mi tercih ettiniz diye merak ediyorum. zor bir secim oldugunu dusunuyorum, siz nasil karar verdiniz? ya da buyutup toparlayip is hayatina mi doneceksiniz? yani sozun ozu caniniz sikiliyor mu evde cocuklarla? :))