30 Ekim 2016 Pazar

Maya'ya 2 yaş mektubu



Güzeller güzeli Maya'm 

Edo'ma kardeş olacağını öğrendiğim gün uçtum havalara! Seni o kadar çok istiyor ve bekliyorduk ki... İlk andan beri hissetmiştim seni aslında, Maldivler'de homeless gibi yediğim bir kahvaltı sonrası hafif yağmur çiselerken koşarak tuvalete zor yetişmiştim... "Bu kadar yenir mi yahu, sonra bir de kilolarından şikayet ediyorsun. 3 gündür o sıkı popolu Rus ablayı sinsice kesip genetiğine isyan ediyorsun" diye hizaya getirmiştin beni. İşte benim kızım demiştim! Ordasın, biliyorum; başına buyruk, malumatfuruş ve pabuç dilli bir kız olacaksın annen gibi. Birlikte çok eğleneceğiz, sen çocukken kalbimin en saf yeri, büyüyünce üst aklım olacaksın! 

Karnımda 13. Haftandayken bir ultrason karesinde gördük seni ilk kez... O kadar güzeldin ki! Yusyuvarlak bir kafa, hokka bir burun, çıtırcık kollar bacaklar! Aşk yeniden! 

Sonra pembecik doğdun... Baban gözlerini alamadı senden. Önce yanağını yanağıma dayadılar sonra seni tartıp, kontrollerini yapıp, hazırlayıp hemen getirdiler. Sezeryan doğum olduğu için, dikişlerimin bitmesi biraz uzun sürdü. Yatış pozisyonumdan seni hiç göremiyordum. Başucumda babanın kollarındaydın, mırıl mırıl seninle bişeyler konuşuyodu, sürekli soruyordum maya Nasıl diye? Tek söyleyebildiği şey "çoooook güzel" demek oluyordu. Sonra beni anestezimin etkisi geçene kadar kalmak üzere bir yere aldılar, "aç koynunu kuş konsun" diyip seni koynuma koydular. Baban da abini ve ananeni getirmek üzere eve gitti. Koynumda sen, birbirimize sıkı sıkı sokuluyorduk, sen mememi emmeye çalışıyordun. Daha yarım saat önce karnımda olan sen; karnını doyurmaya, 38 haftadır rahmini yuva bellediğin annenin artık memelerini ellerini saçlarını tanımaya, bu dünyada kendine bir yer açmaya çalışıyordun götün götün :) 

Hastaneden çıkışımızda arka koltuktaki yerine kurulmuş, boncuk boncuk bakınıyordun. Sana alışmak, seninle uyumak, seninle oynamak o kadar kolaydı ki! Melek bebektin sen. Bir lokmacık birşeydin... Gri gözlü bir Elf prensesiydin. 

3 aylıkken fıldır fıldır dönmeye başladın, 7 aylıkken abinle oyuncak araba kavgalarına tutuşmaya başladın, 9 aylıkken kendi başına yemek yiyordun. İlk doğumgününde yürüyor ve sana ilk kez giydirdiğimiz "kız elbisesiyle" çilekli kap keke benziyordun. 

Derdini anlatan, istediğini bir şekilde alan, her işini beceren; tezgahtan yürüttüğün mandalinaları soyup dilimleyip yiyen, yemekten sonra mini el süpürgesini getirip masanın altındaki kırıntıları temizleyen, itiş kakışa şerbetli, cilveli işveli komik mi komik acayip bir kız oldun artık. Bugün tam 2 yaşında oldun... 

Bakma arada yaramazlıklarından, huysuzluklarından şikayet edip arada çemkirdiğime. Seninle hep gurur duyuyorum ben. Minicik ellerinle yaptığın "kritzi kratzi" resimlerin en büyük hayranıyım. Ayakkabını giyemeyip "teeeeers" diye bağırdığında içimden gülüyorum ama sana ayıp olmasın diye ciddiyetimi koruyorum. Göbek atarak brokoli, kuru fasülye, yoğurt yiyişinin hastasıyım. Yatağına yatırdığımda gözlerini Kocaman açıp "ediiiiiin??" diye sormanın, "evet Edin de uyuycak şimdi" cevabını aldığında hasetle oh çekip rahatlamanın müptelasıyım. Peşimde kedi gibi dolanıp "şokoooo?" istemenin, hap kadar bonibonu kapınca mutluluktan titremenin kurbanıyım:) 

Sen benim minnoşum, kukuletam, bi tanecik mayuşkamsın. Abin için ilk göz ağrısı derler, doğru. Ama sen benim gözümün ışığısın. 30 yıl sonraki en büyük kankimsin, gıybet ekürimsin. Efsane bi anne-kız ikilisi olacağımızı hayal ediyorum hep. Çünkü seni hiçbir zaman kendi değerlerime göre yargılamayacağımı, seni anlamaya çalışacağımı, hayallerinin peşinden koşarken seni cesaretlendireceğimi biliyorum. 
Bütün hayatım boyunca her istediğinde yanında, istemediğinde çaktırmadan arkanda duracağımı da biliyorum :) 
Ensenden öper koklar, butlarını mıncıklar, göbeğini gıdıklar doğum gününü kutlarım bebeğim! Nice mutlu yılların olsun... 
Annen. 
27 ekim '16 /Viyana




Biterken... Sen büyüyünce birlikte izleriz bu filmi. Sen bu şarkıyı (benim, senin o zamanki yaşlarında yaptığım gibi) aşık olduğun zirzopu düşünüp hislenerek söylersin. Ama ben bugün sana söylüyorum! 
"...Al bulutlarım sana yatak olsun 
Yumuşacık sessizce üstünü örtsün
Ateşim aşkına kıvılcım olsun
Sonsuz yansın yüreğinde hayata doysun"








16 yorum:

  1. Ne güzel yazmışsın duygularını ve Maya'yı, gözümün önüne geldi vallahi. Yemek yerken göbek atmasına da pek güldüm. İyi ki doğmuş güzel Maya'cık nice yaşlara.🎉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler gece :) senin ay mektuplarına benzedi sanki tarz olarak. Ustalara saygı kuşağı,sana atıf yapmadan geçmeyeyim ;)

      Sil
  2. Hem yazı hem finaldeki şarkı hem de dudaklar güzel.

    :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merci kahvecan. Dudak şov ya o foto çok seviom ben de. Ay zaten 3 tane fln güzel çıktığımız foto var, ekmeğini yiyem :))

      Sil
  3. Ay çok duygulandım, Mayakuş'a (bizimkinin adı ya böyle ya Mayapapaya şeklinde söyleniyor) uzuuun mutlu ömürler, size de nice birlikte doğumgünleri dilerim.. Bu arada en baştaki fotoya BAYILDIM! Anne kız bu kadar mı benzenir??? :) Öperinks!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yiaaa mayapapaya çok tatlıymış telif Hakkı olarak 1 paket jelibon yollasam kullandırır mı acaba maya? :Pp
      Çok teşekkür ederim, inşallah amin, hepimize. Ben de sizi öperinks

      Sil
  4. Şu gıybet kısmını çok kıskandım ya. Ben benim 2 oğlanla gıybete hasret kaplıcam herhalde. Erkeklerde gıybet olayı çok zayıf çokkkkk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Offf öyle deme ya benim erkek kardeşim fecii gıybetçidir, en keyifli gıybetler onunla döner :))) erkekler tabi işin ciddiyetini kavrayamıyo, önemli noktaları kaçırıyo Gıybette herşeyi gırgır şamataya vuruyo hehehe ama olsun yine de zevkli :)

      Sil
  5. Yaaaaaaa çok sıcak ve tatlı bir mektup olmuş, hemen annemi arıycam valla etkilendiğimden değil :D Oğlan anneleri kızacak bana ama anne-kız ilişkisi çok özel bir ilişki, ileride umarım bir kızım olur da ben de o ilişkinin hem kız hem anne tarafını yaşayan şanslılardan olurum :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Di mi nikki yaa! Annemle ilgili -çocuğum olduktan sonra-anladığım en acayip şey; o da beni böyle seviyormuş! İçi gidiyor, aşkından kafayı yiyor, deliriyor, öpüp kokluyormuş beni :))) hatta arabeskliğe de kayalım, annenin evladına sevgisi gibi über bi sevgi yok hakkaten. Onların bize olan hissiyatı bizimkinden bambaşka bi boyutta. Ara sen anneni ara, hatta git bi tenhada sıkıştır sarıl öp falan;) evlat tabi pratikte ayrılmıyor bir anne İçin kız da olsa erkek de olsa; ama teoride anne-kız kankalığı derim ben de ;)))
      Bakalım senin gelecekteki bebiş(ler)Nasıl birşey olacak :) şimdi uzak gelse de geliveriyor o günler de be -başakito nenehatun konuştu- :)

      Sil
    2. Normalde dünyanın en yılışık anne-kız ikilisiyiz ama ayrı şehirlerdeyiz şu an, ondan arayayım dedim :\

      Ay valla sağlıklı olsun bizim olsun (aslında 80 yaşımdayım ben djfdj), kız erkek çok farketmiyor dediğin gibi, ne olursa olsun olduğu gibi kabul edicez sivri köşelerini törpülüycez, evde son ses ramştayn dinleyene kadar yaşar gideriz... (ciddiyim ergenlik çok korkunç allam nolur benim çocuklar sırf bana gıcıklık olsun diye klasik müzik filan dinlesin)

      Sil
  6. Ben bi ağla.. kalp diyim valla, ne denir bu yaziya..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ana yüreği diyelim ehuehee. Saol beybisi bir kalp de benden sana ve senin minnoşlara :*

      Sil
  7. Hep birlikte, güzel, sağlıklı, mutlu yıllarınız olsun ailenle. Sen çok şanslı bir annesin ama belki ki o da çok şanslı bir kızçe. Saç yapma işini beceremediğim için bir kızım olsa keşke diyemedim hiç. Bu mektubun dedirtti ama :) nice yaşlara. Sevgiler

    YanıtlaSil