11 Ocak 2020 Cumartesi

Florida gezisi: son part!


Olaylı başlayan yolculuk ve disney kısmından sonra geziye dair son kalanları şöyle bi toparlayayım diyorum. 

Karışık konu başlıkları halinde aklıma gelenleri yazıyorum. 


Yeme-içme: 

Floridanın turistik yerlerinde sağlıklı bir besin bulmak adeta çölde su bulmak gibi! 

tamam bu bebisleri ben de seviyorum. ama bi yere kadar.


Popüler restorant menüleri tamamen fast food üzerine. Hamburger-pattis, sosisli, bilimum kızartmalar (tavuk kanadı, nuggets vs) deniz ürünleri bile (balık, karides, yengeç, kalamar, ahtopot) çoğunlukla pane harcına bulanıp yağda kızarmış şekilde.

Çocuk menüsü olarak genelde mac&cheese denilen krema soslu makarna.. 

Salatalar; ona keza gayet sağlıksız, soslu ve yine 1500 kalori askdkdkjf 

Sos dediğimse tamamen yapay bir tat! Taze sütten, yoğurttan, sebzeden, domattan sos yapıyorlar sanmayın. Mayonezimsi bulamaçımsı şeyler işte, hazır toz karışımlarından falan elde ediliyor gibi geldi bana. 

Bunun dışında meksika mutfağı da revaçta. Ama yine tacolar, nacholar dürümler falan gibi fastfood kısmı. 

Yiyecek sağlıklı, sebzeli neyin bişey bulamadık o kadar gün boyunca... 1-2 çeşit çorba oluyordu gerçi menülerde ama ona da ben cesaret edemedim. Benim zirzoplar içinde fasülye, bezelye, et gibi cisimler yüzen karışık tipli çorbaları görünce çığlık atıp masanın altına saklanıyolar ahsjdhdhd blenderdan geçmiş tipli olması lazım çorbanın, lol. 

Sabah kahvaltısı: pankek, donut; mavili yeşilli renkli renkli mısır gevreklerini süte katmaca.. 
Bütün tatlar yapay.. içecekler, dondurmalar, herşey aşırı şekerli. 

nesquikli süte krema sikam mi? sekerli krebe de bonibon atariz tatliqiss


Çocuklara bile fazla “tatlı” geldi düşünün andndndn. 

Obezite almış yürümüş. Bu kadar obez insan popülasyonu olan yer görmedim. (California tarafına ve New york’a da gittiydim amarığa’da. Oralar da fena ama orda yine fit insan, o da olmadı “sağlıklı” kiloda insan oranı yarıdan fazlaydı. Bu tarafa obezite hastalarının oranı normal kilodakilere oranla baskındı düşünün) 

Bu restoranlarla ve kahvaltılarla kalkınamıycaz, marketten sağlıklı ürün alışverişi yapam da en azından sabahları gözümüzü açar açmaz şeker almayak bünyeye dedim ama, nafile!

Markette yulaflı müsli, çiğ badem- ceviz bulamadım :) süt reyonuna gittim şekersiz süt ve aromasız yoğurt bulamadım... meyve reyonuna gittim: 1 avuç üzümü (iri iri bi de cinsi, ceviz büyüklüğünde taneleri var. O şekil 10 üzüm tanesini) 5 dolara satıyorlar! Meyveleri kesip dilimleyip plastik kutuya koymuşlar: 1 avuç meyveyi 6 dolara satıyolla! 

Muz ve elma bakayım dedim: plastik süs elması sandım. Carıl carıl cart yeşil, parıl parıl parlıyor... 

Meyveden vitamin alamıyorsun ama hemen yan reyonda vitamin hapları var! 100’lük tablet 99cente! 



Meyve reyonu, limoncu tezgahı büyüklüğünde, vitamin reyonunun ucu bucağı görünmüyor. 

Küçük boy ürün yok; herşey galonlarca, külolarca... 

Bilemiyorum abartıyor muyum, ama aklımda kalan izlenim bu oldu! (Not:marketlerde sağlıklı ürün “bulamadım” demem yalan tabi ansnnddnd. Buldum da, çok zor buldum. Uzun uzun inceleyip bakınmam gerekti. Bir de sadece 3M migros tarzı büyük marketlerde bulunuyor. Küçük marketlerde “şekersiz süt, sebze, yulaf vs” gerçekten yok! Beyaz ekmek dışında ekmek alternatifi yok.. 

Bir diğer konu: hareketsizlik! 50 yaş üstü külolu insanlar “tekerlekli sandalye” tarzı bişeyle geziyor. Tekerlekli sandalyeye göre daha küçük, kompakt bişey; motorla çalışıyor. Oturuyorlar ona vızzzt vızzt onla geziyorlar! 

Yürüyemediği için değil! Yürümek zor geldiği için... (nerden bilion aq demeyin, gördüm. Aşırı obezlerden de bahsetmiyorum. Bizim salı pazarında fıtı fıtı gezen tombik şükran teyze külosu) “Ne enayi gibi yürüyüp kendimi yorcam yeaa, oturduğum yerden şunla gezem işte, miss” diyolar... 

Çocukların gezi boyunca ne yiyip içtiğini anlatmıyım, üzülürsünüz ansnndnd ama şöyle diyim ben sabah kahvaltı ve öğlen yemeği yedim sadece. Akşam yemeklerini pas geçtim. Ve günde 15-20.000 adım attım. Buna rağmen 1,5 külo alarak geri döndüm!!!! 

Buna bir de kalorili akşam yemeği ekle, aralarda işlem görmüş gıda bazında snack ekle ve hareketi çıkar; 3-5 seneye yay: al sana tertemiz obezite. Nasıl oluyormuş? Böyle oluyormuş tatlıqısslar... 

Bir diğer dikkatimi çeken konu: geri dönüşümsüz atık ve aşırı plastik kullanımı oldu. 

Sabahları moteller fix bir kahvaltı veriyor. (Yukarıda dediğim; pankek, waffle, donut, sütülü gevrek vs stayla) Bizim kaldığımız tarz tırt otellerde bu kahvaltılar “plastik” tabak çanakla-çatal kaşıkla sunuluyordu. Ve her sabah nasıl bir plastik çöpü çıkıyor hayal edin! 

Tek bir otelden her gün 1000lerce plastik!!! Ve tek bi eyalette 10.000lerce otel... bunun dışında marketlerde satılan herşeyin ama herşeyin plastik ambalajlı olduğunu da hesaplayın. 

hesaplayamadi.


Plastik,cam ve metali ayırmıyorlar. Sadece kağıt çöpü ayrılıyor. Çöp kutuları “kağıt” ve “diğer” şeklinde.

Kısaca Amerika insan genetiğini ve doğayı öyle böyle zikmiyor argadaşlar. 

Not: bunlar benim 9 günlük tırrek gezimde ve takıldığım belli başlı turistik muhitlerde yaptığım kişisel tespitler, genellemeler tabi :) “amarıgada şu şöyledir, bu böyledir” diye iddialı konuşmuyorum kısaca götünüzle gülmeyin okurken andnndnf algıda seçicilik ve gürcü gibi abartma da söz konusu bende :)) 

Hava şartları: 

-Çok büyük talihsizliqque yaşadık bu konuda 
:( 9 günün 6sı yağmurluydu. 

Hava kapalıydı, güneş bir görünüp bir kayboluyordu. 24-28 derece aralığındaydı gerçi şort-tişörtle takılabildik. Ancak havanın 15 dereceye düşüp eni konu üşüdüğümüz bir gün bile oldu :((

-Sahil tarafları hep rüzgarlı; deniz dalgalıydı. 1 kere bile yüzemedim!!! (Çocuklar ve haris tabi ki; 5 dakikalığına da olsa, it gibi titreyerek yüzdü) birkaç kere sahillere gittik ama rüzgardan hiç keyif alamadık.

-oysa ki geziyi planlarken: 1 gün tema parkı, doğa gezisi vs yorulunca 1 gün ara verip “sahil-plaj-yüzme-çocuklar kumda oynarken yatışş günü” falan yapacağımızı hayal etmiştik. Kısmet olmadı. 

-Florida yöresinde bol miktarda “natural spring” denilen çok güzel doğa/ mesire alanları da mevcut. Birkaç tane spring de almıştık listeye. Rota dahilinde hep yağmur-çamur günlerine denk geldiği için hiçbirine gidemedik :( 


beyle

misal:blue spring




-kısaca her şey nasip kısmet be gülüm. 

Harisle bu konuya çok aşırı isyan edip durduk ve tatil planı konusunda “almanlıqtan log out” yapmaya karar verdik. Ahshshdh. Tatilleri 38 ay öncesinden book etmeyelim, yakın tarihte hava durumuna göre karar verelim dedik yani... 

Geçen sene de kayak tatilinde aynı durumu yaşamıştık çünkü. Gittiğimiz hafta dev bir tipi, sis ve fırtınaya denk gelip doğru düzgün kayamamış, kös kös oturmuştuk... (sis atma oç)

Okyanus ötesi tatiller için kısa vadede plan pek mümkün olmaz tabi de, en azından avusturya ve avrupa içi tatillerde planları kısa vadede yapacağız artık. 

Ve bir de noel döneminde bir daha asssla hiçbir yere gitmemeye karar verdik. (Fiyatların pehalılığı açısından) Ya kıçımızı kırar evde otururuz, ya da istikamet: cennet vatanımıs Türküye! Eheuhe 

Çocuklar: 



O kadar on numaraydılar ki! Gayet olgun, süper performans ve kondüsyonla her plana uydular. Mızıklama, bikbiklenme, kardeş kavgası, onu isteriz/bunu istemeyiz mevzularında 1 tane vukuatları olmadı. Kuzu gibilerdi kuzu <3 kendilerine bu vesileyle buradan teşekkür ediyorum asnmsndjdnd Aro evladlarım. 

Yılbaşı gecesi mayuş 40derece ateşlendi. 2-3 gün boyunca sürdü ateşi. Yanımızda ateş düşürücü şurup vardı 5-6 saatte bir ilacı basarak 40tan 38,5 lara düşürüp o şekil takıldık :D Ateş olsa da halsizlik, iştahsızlık, sümük-öksürük, hastalık modu yoktu pek. Çogzel idare etti Maya reis. 

Harise “bu çocuğu sen hasta ettin. Buz gibi havada suya soktun, ıslak saçla rüzgarda gezdirdin. Zatürre olck yavrım senin yüzünden” dırlanmalarımın hepsini 

Haris: ben ne alaka yaa? Beni bu mentiondan çıkarın 

Diye geçiştirdi asbdndndb. O ara aşırı kuruyodum beyime içimden ama neyse ki ucuz atlattık. 

Dönüş için yola çıkacağımız gün ateşi düşmüştü... (pörfekt tayming) 

Kennedy space center: 

Buraya gidip gitmeme konusunda kararsızdım. Giden Birkaç arkadaşım ısrarla tavsiye etmişti. 

Benim çocukların uzaya “merağı yok” 
Astronottu, roketti, uzay gemisiydi; ne bilimsel anlamda ne fantazi dünyasında zerre siklemedikleri bi alan uzay... 

Ama yine de belki gidip görünce merak uyandırır, ufuk açar, etkiler diye umdum! 

Bir şans vermek istedim (haris hiç istemiyodu, kendisi de uzay işlerine prim vermez, sci-fi den hazetmez. Nabıcaz yaa orda falan diyip duruyodu) 

Neyse kısaca öyle ayıla bayıla, ısrar kıyamet değil de; denk geldiği için gitmiş bulunduk. 

Nasa turu, başka yerde gösterimi olmayan 3d uzay filmleri şovu, uzay müzesi gibi görülmeye değer her şeyin kapısında 2şer saatlik ayakta beklemeceli kuyruk vardı tabi ki ansndndndnd. (Beklemedik)

edo tam 1 uzay asigi asdfgfghfh


Tuvalet kuyrukları bile 20dk sürüyordu.

Hayaller: ilim, uzay, fizan! Gerçekler: alta işemeli mağma tabakası olabilirdi her an.. 

Nasa’dan da nasiplenemedik kısaca... 

hee mars hee.


Everglades: 

Gezinin en keyifli anlarından biriydi. Air boat denen aletle kulaklıkları takıp labirent gibi sularda tırtır gittik, timsaha doyduk hamdolsun. Cüzel bir deneyim. 

Maya da timsaha benzio bence asdfdghhdf
timsah reis.

Dönüş yolu: 

Gece uçuşuydu ve çok rahat geçti. Çocuklar gözünü Miami'de kapadı, Varşova'da açtı :) Viyana için aktarmamız tabi ki rötar yedi ve 5 saat alanda bekledik absbdbbd. 

Havaalanındaki lounge için Harisin bir banka kartı geçiyordu. Benim geçen kartım yoktu. Bana boşu boşuna misafir girişi ödemeyelim, gerek yok dedik. Haris çocukları yanında lounge’a soktu, ben girmedim. (Canıma minnet) 

Beyimin cimriliği 40 yılın başı bi işe yaradı ve çocuklar olmadan 2-3 saat kafamı dinleyebildim asnndndndndn 

Duty free mağazalara bakındım, kahve içtim, kitap okudum. Kısa bir süre sonra da viyana’ya inmiş evimize ulaşmıştık zaten. Yine sorunsuz ve jet lagsiz bir yolculuk. Tıstıstıs. 

Özetleyecek olursam gezide hiçbişey hayal ettiğim gibi gitmedi :) Hava nedeniyle denizli yüzmeli bir tatil olmadı, doğa ve springlerde hiking günlerimiz olmadı, tema parklarında über şahane aletlere binemedik, outletlere gidip alışveriş yapamadım, ama yine de olsun be hacı! Olduğu kadarıyla da güzeldi <3 Anılar, deneyimler, maceralar biriktirdik işte maaile :) 

12 yorum:

  1. amerigada bu yüzden yasamak istemiyorum basakito. ben de burger, patates kizartmasi falan bayilirim ama adamlarda bu life stayla. herseyleri cheesy, juicy, sticky olmali. benim gibiler ölür heralde orada besinsizlikten hshshs. belki okumussundur ama yine de herkese tavsiyem: yuval noah harari özellikle en son kitabinda bu konudan bahsediyo: saglikli besinlerin pahali olusu, fast food beslenme ve bunun sonucu olarak obezite. evropada durum cok daha iyi ama hala sebze meyve sosisten pahali. natural spring e bayildim yalniz. timsahlar falan baya ilginc olmus. senin cocuklar da bilderbuch tadinda poncik yalniz ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beslenmeyle ilgili hiç kitap okumadım desem? Ashsndbd
      Valla sağlıklı beslenme ve “organik” konusu dipsiz kuyu.. ama fiyat konusu çok doğru...
      doğal beslenmek de kendi içinde sıkıntılı zaten. “İşlenmiş gıdadan, fast food”dan uzak durmak “doğal besleniyöm” demeye yetmiyor. Et ve yumurta arasında 3 katı fiyat oynuyor “bio” etiketiyle satınca.. sebze meyve-bakliyatta da en az 2 katı...

      Valla ben artık bıkdımmm. Fiyat aralığında “orta level”ı seçip, işin içinden çıkıyorum:) mesela aynı gramajda 2-3-5 € luk 3 ürün varsa; 3€luğu seçiyorum. Isıısıs

      Spring foto kreditt bana ait değil, netten arak. Gidemedik ya yaa :(( bebeler bana ait :D teşekkürler yiewwrumm sensin ponçik <3


      Sil
  2. Aman allahim bunlar ne ara bu kadar buyudu Basak ya. Olm biz Kesin ve hizli bir sekilde yaslaniyoruz. Hèle Edin Koca Adam olmus.¿

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok büyüdüler çooook :/ ben de bu gezide bi başka türlü farkettim zaten.. hem tipleri büyük çocuk olmuş artık, hem olgunlaşmışlar. Yaşlılıqqquee :,(((

      Sil
  3. Resmen korkunç Başak yaaa! Bu da toplumu yok etmenin başka bir yolu işte... Ben o ortamda 3 günden fazla hayatta kalamam, o kadar şekeri bir arada görsem bile kalp hastası olurum ahahhaha😂
    İş yerinde Amerika da master yapıp gelen arkadaşlar var. Bir tanesi tam bahsettiğin şekilde obez olarak dönmüş, zayıf bi adam olmadım ama 3 senede 50 kilo koyup geldim kilomun üstüne ve şu an zatıflayamıyorum diyor, daha 30larında yaşı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok yok ben de kalamam! İlk bikaç gün hamburgerleri gömdükten sonra strese sokmaya başladı beni yemek saatleri (ne yiycez, ne içicez ) Çok leş geliyo artık bana da şekerli ve yağlı şeyler.. benim de o ürünlere baktıkça damarlarım tıkandı smsmdmdnd
      yaaa işte görüyon mu benim formül doğru! Dedim ya 9 günde kilo alıverdim. Öyle öyle 3 senede obez olunur çok rahat.
      Aldığım 1,5küloyu verebilmek için de 1 haftadır acımmmm absbdbdbbd (1 külo anca verebildim. Yine teyit geliyor: almak kolay vermek çok zor andndd)

      Sil
  4. Hep duyuyordum bu beslenme düzenlerini ama şimdi senden duyunca daha bir inandım. Biz de orada zor yaşardık sanırım.

    Henüz çok uzun yolculuklara çıkamadık ama son iki tatildir böyle bol gezili programlar yapıyoryz biz de, gitgide daha iyiye gidiyor, daha keyifli oluyor. Bir de 7/24 beraber olmak çok iyi geliyor. Büyüdüler yaaa masallah.

    Her seye rağmen keyifli geçmesine çok sevindim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlla ki sebze-meyve pazarı, tam tahıl fırını, kasabı, balıkçısı vs sağlıklı alternatifleri vardır elbet. Öğrenirdik bi şekilde, yaşasak :P el mecbur.

      Ama var ya bu juicing, smooti, detox, sebzeyi meyveyi sıkıp suyunu içme nanesini de bu tembel amerikalılar çıkardı kesin eheuehe.
      Biz de bi dönem zeytinyağlısını, çorbasını, salatasını evinde yapan türk gadını olarak prim verdik :D o zaman da derdim gerçi, hala diyorum. Suyunu sıkıp mundar edene kadar kırt kırt ye daha iyi diye amskdknd

      Ahh be gececiğim orası öyle.. tam büyüyorlar, tatiller zahmetsiz ve keyifli hale gelmeye başlıyor o zaman da aileyle tatil yapmak istemiycekler :/ arkadaşlarımızla gitçez diycekler ehehehe. Kaldı şurda 8-10 senemiz :(

      Sil
  5. Wall-e deki gibi olacaklar hepsi yakında :/

    YanıtlaSil
  6. ayy yazı doğum günümde gelmiş skdhjshgd <3 abd hakkında araştırma yaptıkça ve öğrendikçe nasıl süper güç olduklarına şaşırıyorum, hoş gerçi onlar da son demlerini yaşıyor. avrupa dünyanın geri kalanını sömürürken en azından kendi vatandaşına sahip çıkar, bunlar onu da yapmıyormuş. sağlık sisteminin bizdekinden kötü olması bir kenara, sağlıklı beslenme alışkanlıkları da yok gibi gözüküyor.

    jetlagsiz gidip dönmenize sevindim, eh artık florida'ya gidip timsah görmedik demezsiniz dlfjkffj ailecek nice güzel tatilleriniz olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence dövlet zaten sağlık hizmeti vermediği için salmış bunları aq ajsjjdjd ya da hatta obezite ve kötü besin direkt amarığanın oyunu millet cortlasın da özele gelsin para kazanak diye eheueheh

      Burda misal bas bas, cayır cayır sağlıklı yaşam propogandası yapılıyor. Çünkü kalp-damar hastalıkları, kolestrol, şeker vs devletin sırtına yük.

      Doğumgünün kutlu olsun beybisu <3
      Çok merci şekerim, hepimizin olsun gız.

      Sil