Nerde kalmıştık?
![]() |
| okulumuz. (temsili degil) |
ilk güne dair bir önceki yazıda atladığım bir kısım var, önce onu anlatayım. Haris o sabah çok büyük bir karın ağrısıyla uyanmış (hatta gece de hiç uyuyamamış) kıvrım kıvrım kıvranıyordu. Okuldan çıkınca hastaneye gidecekti.
Sınıftaki ilk yarım saatten sonra, baktım bizlik pek bişey yok. Çocuklarla öğretmen kaynaşıyor, veliler arkada kek kek bekleşip duruyor. Haris de zaten ağrıdan ve “ulan ne ağrısı bu” göt korkusundan edoya doğru düzgün konsantre olamıyordu.
Harise “sen hemen git” dedim. Edonun sırasına gidip, yanına çömüp edoyla vedalaştı “ben gidiyorum, anne burada” falan diye kısaca açıkladı ve ayrıldı. Edo pek bozulmadı, bana bakıp gülümsedi. Göz kırpıştık. “Aynn dvm kardşm” ifadesi yaptık karşılıklı.
İlk günkü ders bitiminde hep birlikte sınıftan çıkıp aşağı indik
Okulun girişinde çocukların dolapları var. Öğretmen velileri dışarı dehleyip, çocukları dolaplarına götürdü. 2 dklık kısa bir tur oldu, sanırım sadece gösterip, kısaca anlattı.
Yanında biz varken son derece gururlu, motive, havalar 1500 olan Edo; kapıdaki 2 dklık ayrılış anında biraz panikledi. Kıyamam... gözleriyle hep beni aradı, suratı düştü. Ama ses etmedi. Yiğitliğe bok sürdürmedi.
Çıkışta yanıma koştu. 2 kmlik yolu birlikte yürüdük. Haris hastaneye giderken arabayı almış; edoyla ben yayan kalmıştık. Ama gülüşe oynaşa gittik. Harisin karın ağrısından bi bok çıkmayacağını hissediyor, onun için endişelenmiyordum.
Sadece bu ağrı yüzünden okulun ilk günü keyfini layıkıyla yaşayamadık, çıkışta hep birlikte pasta yemeye neyim gidemedik diye biraz buruktum... ama yine de Edo da ben de gayet enerjik ve pozitif moddaydık.
2 saat sonra haris eve geldi. Karaciğer değerleri çok yüksek çıkmış, hastaneye yatırıp müşahade altında tutacaklarmış. (Başta hepatit şüphesi)
Bu esnada Haris aşırı derece paniklemiş, surat bembeyaz olmuş, mmmmh ımmmmh diye kendini koltuğa atmış “üzgün kaslı” ifadesiyle; edonun suratına bakmıyor, benimle hiç konuşmuyordu.
![]() |
| “üzgün kaslı” |
Ağrısı falan da geçmişti üstelik. Yani hastaneye yatma sebebi. Mr, tomografi tetkikleri yapılsın, kan değerleri takip edilsin, sabahki semptomun nedeni bulunsun, gerekirse ilaçla tedavi başlayıp değerleri düşsün, kontrol altına alınsın diyeydi...
Tamam tabi ki can sıkıcı şeyler. İnsan korkuyor, panikliyor haliyle. “Bana ne olacak, ben ölürsem çoluğum çocuğum ne yapacak” diye türlü dramlar kurup, derdo oluyor o an. Hepimize olur elbet.
Ama bu adam (yani beyim ehehe) daha 2 ay önce safra kesesi ameliyatı oldu. Ameliyat zaten laporoskopikti. İçeri girmişken ne var ne yok kanlı canlı bakıldı. Bütün tetkikler, testler, scanler, tümör markerı aramalar vs vs daha 2 ay önce yapıldı ve tertemiz çıktı.
Yani 2 ay içinde sıfırdan 4. Seviyeye gelmiş kötü huylu bir pankreas tümörü diye bişey olamazdı! Bu kadar paniğin, üzülmenin, çökmenin; üzgün kaslılığın alemi yoktu!
Ama gel de harise anlat!
(Hastanede kaldığı 2 gün boyunca da dilimde tüy bitti zaten harisin drama queen’likleriyle uğraşmaktan. Sonuç: bütün tetkikler tekrar yapıldı. Bu kez endoskopi de dahil. Hiçbişey çıkmadı. Kana karışan az miktarda safra geçişi olmuş ve değerleri o yükseltmiş. Nadir görülen bi durum da olsa olabiliyormuş. Değerler de kendiliğinden düştü zaten, ilaçsız milaçsız. Herşey yolunda)
Ben tabi bu 2 gün içinde kreş-okul-ev arası mekik dokumaktan, çocuklarla yardımsız bir başıma olup, yeni düzene alışmaya çalışmaktan; üstüne de harisin dakika başı yolladığı “bende şu hastalık olabilir bu illet olabilir” linklerine “öyle bişey olamaz rahat ol cnm yhaa” diye beyimi pışpışlayıp ikna etmeye kasmaktan fenalıklar geçirdim :)))
![]() |
| beyimin bana yolladigi linkler (temsili) |
Gelelim 2. Güne:
Yine önce Mayayı kreşe, sonra Edoyla okula! Dolapların olduğu yere beraber gittik bu kez. Edo montunu dolaba astı, ayakkabılarını çıkarıp ev terliği giydi. Dolabını kapattı.
Sonra öğretmeni dolapların orda toplanmış bütün sınıfı elele tutuşturup önüne katıp, güderek sınıfa götürdü ahahsjnsd
Edo yine bi huzursuz oldu. Ama hemen anlattım kısaca “bugün sınıfta biz olmayacağız, dışarıda bekleyeceğiz. Sizin dersiniz bitince beni kapıda bulacaksın” dedim. Gittiler.
Ders 9.45 te bitti. (Bu esnada eve gidip kahve içip geldim tabi ki ehuehe)
Edo dolaplara gitmeden önce beni kapıda görüp acayip sevindi. Kapının önünden Fatih Terim gibi el kol hareketi yaparak “ayakkabını, montunu giy de gel dolabından, ben burada bekliyorum” dedim. Koşa koşa gitti, geldi.
3.gün ders 11e kadar sürdü. Bu kez okulun kapısında vedalaştık. Dolapların oraya kadar girmeme izin vermedi kapıdaki görevli :)))
Akşam evde konuşmuştuk zaten.
-Ben artık kapıda ayrılacağım, sen dolabına ve sınıfına yalnız gideceksin dedim.
-Ama anne daha 3.günüm! Nasıl yalnız gideyim? Sınıfı kendim bulamam. Kaybolurum. Yarın da gel sonra gelmezsin dedi.
-Kapıdaki görevli, annelerin girmesine izin vermiyor kendin halledersin dedim.
Aradan biraz zaman geçti. Edo michael sikkofield gibi “güvenliği nasıl atlatırım, anamı nasıl içeri sokarım” planları yapıyor, salonda volta atarak bu esnada ansnsndjdj
![]() |
| Bu esnada Edo |
Allahım bunun planlarından şiştim artık. Bi yandan planların saçmalığına içimden götümle gülüyorum (çünkü güvenliği atlatınca bu kez de polis arabaları falan takılıyor peşimize sirenlerini çalarak, çok hızlı sürmek zorundayım vs. asnjsndjdj) bi yandan da ne desem ikna edemiyorum, darlanıyorum.
Tamam dedim, çok istiyosan gelirim seninle, güvenliği de ben hallederim... sen daha fazla düşünme artık :))
Güvenlik edonun korktuğu gibi çıkmadı. Edoyu cesaretlendirdi. “Seni zaten oradan öğretmenin alacak, sınıfa yalnız gitmeyeceksin. Sadece dolabına git ve kendin hazırlan” dedi. Edo tamam dedi :) -demeseydi güvenliği halledecektim ama gerçekten :)) "çocuğum hazır değil, bugün de yanında olmama karar verdik" falan deyip, gerekirse tartışıp izin koparacaktım. Neyse ki gerek kalmadı... çünkü gerçekten çok katılar (ırkçılık demeyeyim de “siz akdenizliler/ortadoğulular da çok gevşeksiniz yufka yüreklisiniz yeaa. Bu işler burda böyle olmaz” modu var) ve güvenlikle ciddi tartışmam gerekebilirdi eheheh.
4.günde artık Edo tamamen rahatlamıştı. Artık önce edoyu, sonra mayayı bırakıyordum. Bu esnada Maya arabada bekliyor.
4.günün akşamı veli toplantısı oldu ve 3 saat sürdü!
-Önce kurslar ve dersler için açıklamalar yapıldı. Formlar dolduruldu, kayıtlar alındı.
-anadil imkanı: çocuğun haftada 2 saat ekstra anadilinde ders alma imkanı var. Bizim okulun bünyesinde değil ama başka bir mekanda türkçe dersi alabiliyor. (Sınıfta 1 türk, 1 yugoslav ve 1 asyalı çocuk var avusturya kökeninden farklı olarak. Toplam mevcut 16 çocuk) biz bunu pas geçtik şimdilik. Bu sene türkçe dersine gerek yok. İleriki yıllarda düşünürüz belki.
Bir de dersi alacağı türkçe öğretmeni, sınıftaki diğer türk çocuklarının profili falan da önemli ya, iyice araştırıp soruşturmadan yollamam açıkçası. Faydasından çok zararı olabilir :/ bir de ben zaten türkçe gelişimiyle yakından ilgileniyorum bizzat ;)
-din dersi meselesi: okul roma-katolik kilisesiyle bağlantılı, dini eğitim ve aktiviteleri oldukça fazla olan bir devlet okulu. Diğer büyük din ve mezheplere mensupsanız (müslüman, ortadox, musevi, budist) çocuğunuzu yine okul bünyesi dışında ama okul yardımıyla kendi dinini öğrenebileceği derslere yollayabiliyorsunuz. (Bunu da pas geçtik.)
Ama roma-katolik din derslerine de katılmasını istemiyoruz elbette. O yüzden din dersi olduğu zaman (haftada 2 saat) diğer çocuklar din dersi için ayrı bir sınıfa giderken; bizimki kendi sınıfında kendi öğretmeniyle kalacak... (din dersi almayan 3 çocuk var sınıfta Edoyla beraber)
Ayda bir gün sabahları spor salonunda toplanılıp “dua” ediliyormuş. Duanın konsepti “sevgili tanrım, beni akıllı biri yap, derslerimi öğrenmem için güç ve motivasyon ver” modunda direkt dini dogma/ayet kökeni olmayan daha çok geleneksel bişeymiş. Buna okey dedik. Katılabilir, sakıncası yok.
İlkokulda din konusu biraz gerdi beni açıkçası... din dersi almasını kesinlikle istemiyorum. (Hiçbir din) Ama bütün çocuklar din dersi alırken kendisinin ayrıştırılması (hatta “ötekileştirilmesi”) da kafamı karıştırıyor. Keşke okullarda din dersi hiç olmasa... okul dışındaki zamanlarda kendi seçtikleri camilere, kiliselere gönderseler aileler çocuklarını... ama öyle değil. Neyse hem karnım doysun, hem köftem dursun diyemeyeceğimize göre, ayrıştırılma ihtimalini seçtik mecburen :/
![]() |
Halleluja! Hele noliy ya? (Öfff kelime esprilerini de hiç yapamam. Leş oldu sorry asksjjdjdjdjj)
|
-kimi ücretli kimi ücretsiz her güne 1-2 tane kurs var okul sonrası için. Okulun spor salonunda yapılıyor.
Bir adet ücretsiz (jimnastik)
Bir adet ücretli (ingilizce tiyatro-yaratıcı drama) seçtik. Kaydettirdik.
-doktor kontrollerine okey miyiz, bilmemne projesine okey miyiz bi ton belge imzalandı. İçlerinde en “anasının gözü” dedirteni : olası bir atom faciası durumunda (çernobil style) çocuklara olay anında, bi kereye mahus radyoaktif iyot ilacı verilecekmiş. Verilsin miymiş??? İlaçla ilgili bi ton açıklama (o ilaç verilirse facianın vücuda etkileri azaltılabiliyor) ve konuşma oldu. Bunu vermeye izin verdiğimize dair kağıt imzaladık...
![]() |
| Pics or it didn't happen diyenler icin geliyor: önlü arkali 2 sayfa |
-bütün senenin planı yapıldı, tüm gezilerin etkinliklerin tarihleri planlandı. (Elimizde zaten hazır plan vardı da, tarihlerin üzerinden geçildi diyeyim) Bu kısım şaka gibiydi üstelik.
Allahım çıktı ortaya cep telefonları-ajandalar. “4 nisan 2019” tarihli bilmemne etkinliğini oyluyorlar, fixliyorlar.
Halloween’da gözünü oymak için alınacak kabakları herkes kendi mi alsın (ama öyle olunca da kabaklar hep farklı boy oluyor tatlıqısslar, kimi çocuğun balkabağı çok büyük kimininki küçük falan :((( yoksa para toplanıp tek tedarikçiden mi alınsın? Kabaklar 3 yuroluk mu olsun, 5 yuroluk mu olsun? Böyle şeyler konuşuluyor, planlanıyor askdkfkkfkf
Ay resmen Almanlardan dev tırstım haa. Dünyanın en boş ve sikindirik mevzularında bile bu kadar detaycı-plancı olan adamların; bilimde teknolojide yönetimde ar-ge’de falan nasıl olduklarını düşünün işte aksjdjdjjd (düşünemedi)
Ama şöyle bir güzelliği var. Tamam çok darlandık, 3 saat susmaksızın tartışıp kafa patlattık ve bitti! Bütün senenin programı hazır ve süprizlere yer yok.
Yazıyı yine bitiremedim iyi mi? Abdbsndndjd yarın da okul sonrası ve ödev kısımlarını anlatayım bari.








Öncelikle geçmiş olsun neyse ki eşinin önemli bir şeyi yokmuş. Senelik programı baştan yapmak, bu kadar programlı olmak belki biraz sıkıcı ve göz korkutucu olsa da bittiğindeki o rahatlık hissi güzel. Biz yıllık iznimize bile son anda karar verip çıkıyoruz :)) bundan kaybediyoruz galiba.
YanıtlaSilGeçmiş olsun dileklerinize teşekkürler <3
SilUzun vadeli şeyleri planlamak gerçekten hayatı kolaylaştırıyor, kabul ediyorum:) Ancak miskin bir pazar günü “bugünkü plan ne?” Diye sorunca eşim, cinlerim tepeme çıkıyor ansjsjdjd ve bakınız mesela şöyle bir plan bekliyor:
-kahvaltımızı yaparız
-9.30 da yarım saat gazete okuruz, maillerimize bakarız
-hazırlanıp çıkarız, çocukları parka götürürüz
-şu saatte şurada öğle yemeği yeriz
-şuraya kadar bisikletle gider, şurda dondurma yeriz
-şu saatte eve döneriz. Dün İkeadan almış olduğumuz komodini kurarız.
-1 saat çocuklara ben bakarım, sen bilmemne pompasını tamir edersin
-sonra çocuklar 1 saat sende ben ütü yaparım (o sırada çizgi film izleyebilirsiniz) aksjdjdjhd
Offff yazamıycam daha fazla :((( ama sabahın köründe günü böyle planlamazsam beyim rahat edemiyor, o gün hepimize zehir oluyor :D
Geçen yıl burada bir arkadaşım sınıf annesi olmuştu, öğretmene hediye almak için para toplayacağız diyor mesela kişi başı 70 cent düşmüş diyelim. 1 eu toplayalım dedim diyor kimse kabul etmemiş. Deli etmişler onu para toplarken, üstünü al ver falan. Bir daha sınıf annesi olmam diyor. Daha detaylı yorumu sonra yapacağım şimdi okul bahçesindeyim :))
YanıtlaSilTekrar geldim. Bu arkadaşı neden yazdım işte bizimkiler de aynı sizin planlardaki gibi herşeyi incik cincik inceliyorlar. Yıllık planlar bizde de sezon balında gönderiliyor, hatta ajandalara ekledim. Aynen sizin gibi bir bilgilendirme toplantısı oluyor, onda daha çok eğitim metodları üzerine konuşuluyor
SilBizim kız aynı okulda 3. Seneye başladığı için alışma vs sorunu olmadı. Şimdi sadece okuma yazmaya geçişle birden bire değişen hayatına adapte olmaya çalışıyor. 2 hafta bitti 4 harf ve onunla türetilecek kelimeler bitti. Bu ne hız şaşkınız. Garibim kendine gelemedi. Ama çok seviyor hergün koşa koşa gidiyor o ayrı.
Eşine çok geçmiş olsun, seni de bu haftayı başarıyla atlattığın için tebrik ediyorum.
Hahaha yok bizde o kadar cent hesabı yok, 1€ yu kabul ederdik kesin asjsjjs
SilSınıf anneliği çok illet bişey gerçekten. Bu sene öğretmen yalvar yakar ikna etmeye çalıştı, gönüllü çıkan olmadı. Bi adamcağıza kitleyiverdik el birliğiyle. “Sınıf babamız” oldu anlayacağın :D
Sizin ilkokul sistemini yazılarından takip ediyorum. İlginç geliyor bana, 4yaşında birinci sınıfa başlayıp, 3e geçince okuma yazma öğrenmek falan... vardır ama bi hikmeti :P helo’cuk hakkıyla becerir ama herşeyi. Ben böyle becerikli kız görmedim gece <3 iyi dileklerine cook tesekkür ediyorum, bilmukabele :)
Su an kahkahalarla gülüyorum Başak kendimi durduramiyoruuuuuummmmmm ahahahhaha! Bizim genel müdürlüğün ve hatta bakanligin yillik butcesi, stratejik plani ya da en basitinden hizmet ici egitimleri bu ciddiyetle planlanmiyor ahahahah:))))) sonra vay almanlar niye.....? (sec sec doldur). Olasi patlamada cocuga ilac verelim mi? Yeminle gelecege dönüş, bilimli kurgulu film tadinda...
YanıtlaSilMemlekette sarbon var kimse de et nerden geliyo onu bile sormuyo... Okullar velilere cocuklara et sut verelim mi sormuyo, hey yavrumm hey...
Yine saydiracam derken unutuyodum, gecmis olsun, neyse ki ciddi bisey yokmus 2 gun darlandiginla kaldin :)
Ya mızmız ben önce almanca yetmezliğinden anlayamadım sandım o derece absnsjsns beyimi dürtüp “olm aton bonbası mı diyo, ne diyo, öyle bişeyden bahsediyo olamaz di mi” falan diye teyit ettim aksksjdjd.
SilBize ilkokulda fırından yeni çıkmış taze çernobilli fındık dağıtıyolardı da... eheueheu neyse cnm bu sayede benim genlerimden radyoaktif madde bağışıklığı aktarıldı zaten çocuklara :D bişey olmaz bence.
yufka yurekli deyince bana bir gulme geldi:))burda okulun ilk gunu degil ilk saatleri bile beklemene,cocukla derse katilmana izin vermiyorlar..hatta ozel cocuklari ilk gunden itibaren,evlerinden ozel servisle alip ozel servisle birakiyorlar, birak okula getirmeye izin vermeyi bile..ve cocuklari aglata aglata alistiriyorlar..ozel cocuklari bile..sasirdin mi tatlim?;D bir egitimci olarak,ben sasirdim da ilk sahit oldugumda:(( amac ne kadar erken kendi ayaklarinin uzerinde durursa o kadar yol kat eder ve kurallar bastan kokar mantigi:))egitim sistemi de cok farkli..5 yasinda, okuloncesindeki cocuklar okuyup yazabiliyor burda...tr deki tanidiklarim duyunca, ustun zekalilar mi diye soruyor hatta:D:D bence ustun zekka, tr'de,bir cocukluk donemi hastaligi ve buyuyunce geciyor zaten:D
YanıtlaSilegitim genis bir alan.. bir egitimci olarak farklari ve benzerlikleri gozlemlemek ayri bir zevk:)
gecmis olsun bu arada..ve basarilar dilerim edoya..
Siz nerde yaşıyordunuz mintciğim?
SilGerçekten büyük vicdansızlıkmış yaptıkları yaa :(( burada öyle sıkı kurallar, mızıklayan çocuklara eyvallah etmeme tutumu var da, öncesinde alıştırmak için sistematik olarak çok uğraşılıyor. Öyle ilk günden ağlata zırlata ayırmak yok.
Bir de ne olursa olsun, yaşı kaç olursa olsun çocuk çok ağlar ve ya ailesini isterse “gelin alın” diye ararlar. Çözemedikleri en ufak bi durumda da bin tane uzmana yönlendirirler aileyi.
Bir de nerede yaşıyor olursan ol; hayalindeki eğitim modeli diye bir şey yok sanırım :) ben bizim sistemden genel olarak memnun olmama rağmen (ki daha yeni başladık, daha neler göreceğiz) benim de “keşke öyle değil de şöyle olsaydı” dediğim çok nokta var. Çocuklar büyüyünce dertleri de büyüyor derlerdi ya, tecrübe etmeye başladık bakalım ufaktan :D çok teşekkür ediyorum iyi dileklerine <3
Japonya tatlim,hep japonyayi gormek isterdim,insanini kulturunu yasam tarzlarini kendime yakin hissederdim,hatta japon arkadasim bile vardi ama belki ilerde bu hayalim gerceklesir;D;D
Silsimdilik USA'den bildiriyorum tatlim;))
burada egitim sistemi genelde ayni olmasina ragmen,her eyalette hatta her bolgede kurallar farkli..okullar yari bagimsiz..hatta ayni sehir icinde farkli bolgelerde farkli zamanlarda aciliyor okullar..yani ben fili tuttugum yerden bildiriyorum tatlim..
lakin bir egitimci olarak egitim sistemlerini taktir ediyorum..ablam almanyada yasiyor bu arada..ama yok;D ben gayet memnunum egitim sistemimizden. evet cok kuralcilar,mantik on planda;) ama o kaddar kusur, usa kadisinda da olur tatlim;D;D;D ben alisik diilim sadece;D;D;D
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilAy ben geri geldim bebisim😍cifter cifter mi gidiyor mesajlarim bilemedim simdi🙄
YanıtlaSilfhddj benim de sağ kasığımda bir gece inanılmaz bir ağrı başladı, uyuyamıyorum, tek kişilik odadayım bir de nasıl tırsıyorum ölsem kimse farketmez falan diye, gececi ablaya söyledim ben hastaneye gidiyorum. gece birden sabah dörde kadar acilde apandisit şüphesiyle tutuldum ve doktor ağrı kesici yazıp yolladı fjfhfj sonraki gün regl öncesi yumurtalık ağrısıyla tanıştım. sonradan polikistik over sendromu falan için de baktırdım, bir halt çıkmadı ama bazen özellikle geceleri sağ taraf inanılmaz ağrıyor, tırsıyorum okula ya da ders vermeye giderken bi gün hık diye bayılcam diye, bi de 84 kilo falanım kimse taşımaz beni :/ paranoyak ve drama queen olmak çok zor yaa fjfhjf geçmiş olsun beyine
YanıtlaSil