28 Temmuz 2018 Cumartesi

Welcome to Turkey, bitch!


28 gün oluyor memlekete çökeli. 
Bu sene şöyle bir güzellik oldu, anamgilin siteden ev aldık. 

Aslında kıştan beri gündemimizde olan, kredisiydi, tapusuydu uğraştığımız bir konuydu ama yazmak şimdiye kıfsssmet oldu
Baştan uyarayım çok pis verip veriştiresim var. Uzun yazı olabilür. O yüzden hemen olaylara geçeyim.


Denizbank: 
Bu zamana kadar uluslararası banka kartlarıyla (visa, mastercard, amex)  alışveriş, restorantlarda hedap ödeme, nakit para çekme işlerimizi hallediyor; türkiyeye geldiğimizde Kral Faik gibi takılıyorduk. 

Ancak yerleşik düzene geçince bir türk bankasında hesap açtırmak farz oldu. Eft’ler, faturaların otomatik ödemeleri falan derken bizim için en avantajlı olacak bankada karar kıldık. 

Hesabı açtırmam şubede 3 saat sürdü. (Milyon dolarlardan bahsetmiyorum tatlıqısslar, bizi yazın 2 ay idare edecek minnoş bi meblağ eheu) 

Banka kapandı, o esnada temizlikçi abla ayaklarımızı kaldırtarak sandalyelerimizin altını paspasladı, buralara basmayın diye azarladı askjdjdjd ama bizim adres doğrulamamız, hesap onayımız falan hala yapılamadı. Neyse zor güç bela hallettik. 


İlk hafta fatura ödeme, eft ve bankamatikten para çekmede bir sorun yaşamadım. İkinci hafta evime azıcık öte beri bakınam, online alışveriş yapam diyerek hepsiburada, n11 gibi sitelere düştüm. 

“Yeni gelin evleri” konseptli pembiş tencereler, simli tepsiler ve mint cezveler arasından aradıklarımı zar zor bularak 
bikaç parça bişey seçtim. 

Alışverişi onayladım, “cep telefonunuza gönderilen şifreyi giriniz” diyip geri sayımı başlattı site. Telefona şifre gelmedi. Bikaç kez daha denedim. Her seferinde 5dk’lık geri sayımı bekledim. 

Denizbankın mobil uygulamasından güvenlik ayarlarını kontrol etmiş, kartı internet kullanımına açmıştım tabi ki. O kadarcık akıl, inanmazsınız bende bile vardı. 

Telefon numaramda da bir sıkıntı olamazdı. Çünkü aynı telefona, aynı bankadan, eft yaptığımda şifre mesajı geliyordu. 

Müşteri hizmetlerini aradım. Sesli yönerge sistemi diye bir zik varmış. Sorunu tanımlamanızı istiyor askdkdkjd 
(Yurdum insanı kimbilir hangi kelimelerle sorun tanımlıyordur eheuehe düşününce gülme geldi, böyle bir sistem türkiyede çalışabilir mi ya?) 

Neyse “xcard’la internetten alışveriş” şeklinde tanımladım. 
-kartınızı internet işlemlerine açmak için 1i, kapatmak için 2yi tuşlayın” dedi denizbağyan. 

İkisi de değil ki benim sorunum.. neyse açma olayını yapalım bakalım bidaha dedim. 
Kart no tc kimlik no falan girerekten yönergelere uydum. “Kartınız internete açılmıştır” dedi (zaten açık aq!) 

Siteye girdim yine denedim yine şifre mifre gelmiyo. 

Yine aradım. Sorunu “o değil de şifre gelmiyo hacı, bizim bi orlayn alışveriş vardı, paramla rezil oluyorum, allahını seven üstüme şifre atsın” falan şeklinde daha farklı yollarla tanımlayıp defalarca denedim. (Askdjjd şaka şaka her seferinde yaratıcı bi key word buldum tabi ki)

Her seferinde aynı çözümü sunuyor bana inatla: “kartınızı internete açak mı?” :))) 
Dedim bari tel no yu bidaha güncelleyeyim. Orda da yine dakikalarca beklemelerden tc’ler mece’ler girmelerden sonra “tel no.nuzu ancak şubeye giderek güncelleyebilirsiniz” dedi. 

Dedim bu iş böyle olmayacak. Müşteri temsilcisine bağlanıp derdimi anlatmam lazım benim. Tabi ki ne mümkün? Netten forumlara giriyorum. “Denizbankta insana bağlanmak istiyorum, otomatik sistemle olmayi, makine soğuk” diye aramalar yapıyorum. Yok mudur müşteri temsilcisi bir insan evladına bağlanmalık başka bir numara, başka bir yol yordam? Yok! 

Türk işi bir çakallıkla kayıp çalıntı hattını aradım. Orada insan çıkıyor, acil işlem olduğundan herhal. Çıkan datlıgısslardan biri “olmaz, o işlemi yapamam, burası kayıp çalıntı” diyor. 

Diğeri “1 saattir uğraşıyorum, inanın halledemedim beni insana bağlayın” diyince “tamam o zaman aktarıyorum, şimdi 3ü tuşlayın” diyo. 

Tuşluyorum “şu anda hizmet veremiyoruz, daha sonra tekrar deneyin” diyip ana menüye dönmek için 1i tuşlayın diyo. 

Yeniden kayıp çalıntıya musallat olunca (insanlı hava aracı sadece bu kanalda var, ne yapayım) başka bi gız başka bi şekilde dehliyo falan.... olmadı-olamadı... 

Nasıl çözüceğimi bilmiyorum. Tıpış tıpış şubeye gidicem heralde. (Şube adapazarında, dolmuşlarda sürünücem, yol bilmem, iz bilmem. Sıcaklarda, yollarda 4-5 saatime malolucak kesin gidiş-dönüş...) 


Türk telekom: 
Cep telefonuma türk hattı alayım dedim. Türkcell’i ensar vakfı nedeniyle protesto ediyorum. Fazla da alternatifim yok zaten. Türk telekom olsun bari dedim. 

Gittim bayiye. Dedim bana sadece “temmuz-ağustos” aylarında kullanabileceğim, yılın geri kalanında dondurulup seneye yine açılacak gurbetçi hattı verin” anlattım durumumu, bana en uygun paketi bulalım dedim. 

Bi tane pakette karar kıldık. “Bilmemkaç dakka konuşma, bilmemkaç sms, 2 gb internet” tarzı basit ve uygun fiyatlı bi paket sardılar. Aldım eve gittim. 

Denizbankı aramaklardan, hatta kalıp yarımşar saat beklemeklerden 2 haftada kotam dolmuş amk. Aa bi baktım arama yapılamıyo, dakikalarım bitmiş. İçine lira mı yükleniyo napılıyo, nası yapcaz yaa diye telekom kontör yükleme hattını arayayım dedim. Ama kontör olmadığı için aranamıyo askskkdjdkf


Kontör yüklemek için aramak istiyorum, kontörüm olmadığı için arayamıyorum paradoksa bakar mısınız? 

Neyse her yolu denedim: 
-telekomun sitesinden alamıyorum, çünkü denizbank kartıma şifre gelmiyo.
-cep telefonundan yükleme yönergeleri 38. Adıma kadar getirip sana tel no, kredi kart no, tc no fln girdirip son basamakta hata veriyo
-denizbankın telekom lira yükleme app’i "şu anda hizmet veremiyoruz 444 ebeninamı” numaralı müşteri hizmetlerini arayınız diyo. 
Olmuyo-olmuyo. Bi de telefonsuz kaldım şu an ansjsjjdjd 

Ttnet:
Aylık 100gb kotalı yazlık paketi aldım. Hız çok düşük, ulan bunun da mı 2 haftada kotası mı doldu nasıl olur dedim. 
Ttnetin sitesinden kullanım detaylarıma bakayım dedim. 

Tabi ki dünyanın en userfriendly olmayan uygulaması o da! Kendi bilgilerini sana vermiyo amk, sorgulama yaptırmıyo. 

Yine eşşeğin götünden su getirterek; tek şifreler, telefona mesajlar, bin tane rakam tuşlamalar, telefon-mail-ananın ironmaiden’lık soyadını yazdırmalar, 10 haneli büyük harfli küçük harfli şifre tekrarlatmalar derken bilgi ekranına ulaşmaya çalışıyorsun (tek tıkla halledilmesi gereken dünyanın en sikko işlemi için) 

Tam en son basamağa geliyorsun bot olmadığını kanıtlamak için kutucukta gördüğün dalgalı harfleri yazma uygulaması: yanlış girdiniz diyo hoooop başa! (Sütten ağzım yandığı için yanlış girmemek için 1000 kere kontrol ediyorum tabi ki! Kaşım gözüm seğirdi, psikolojim bozuldu yeminle) 

Neyse saldım onu da kota mota sorgulayamıyorum. Allahın hikmetinden sual olunmaz, allah da benim kotamı böyle yaratmış demek... Müşteri hizmatı da arayamam zaten kontörüm yok asjdjdjjfjdj 

Ya hadi ben parasını ödeyip hizmetini alamadığım hiç bişeyi sorgulamayayım. Benim fıtratım bu. Yani bu topraklarda doğduğum için bana böyle bi fıtrat tanımlanmış. Ama gelince haris napıcak?? Tırım tırım tırsıyorum ya ağzıma sıçıcak kesin böyle ülkeden ev aldırdın amk senin diye asndndjdjjfkf 

Lokal esnaf:


Her yabancı gibi, benim de kurutma makinesi almam şarttı. Çamaşırları tek tek ipe asmanın, zırt pırt yağmur yağıp çamaşırların mındar olmasının, güneşte kuruyan çamaşırın kazık gibi olmasının stresini daha fazla yaşayamazdım. 
Havlularım godoş gibi olsun, tişörtlerim pembe götlü olsun istiyordum. 

Önünden geçerken lokal bir çeyizlikçiye girdim, fikir olsun diye. 

Lokal esnaf allem etti kallem etti beni oradan makine almaya ikna etti asjdjdjdjjd

-Modeli zaten biliyordum (beko marka, benim evde kullandığımın aynısı) 
-fiyat euronun coşması nedeniyle avusturyadan bi tık daha bile ucuz. 
-teknosada, internette falan aynı model hemen hemen aynı fiyat (100-150 tl fln fark vardı. O da zaten kargoydu, kurulumdu muhtemelen onlar hariç, o kısmı araştırmadım.)
-lokal esnaf dedi “abla yarın hemen kapına teslim etcez kurcaz, teknosadan-internetten almayın orda değişime geri yollanmışları falan kakıyorlar, sorun yaşarsanız muhattap bulamazsınız, aylarca beklersiniz, servislerde sürünürsünüz,uğraşırsınız; gelin bizden alın. Biz burdayız, hemen her şeye laps diye geliriz, çözeriz” 
-bana mantıklı geldi bunlar :)) zaten müşteri hizmeti, call center, teknik destek, dert anlatma diyince kalp atışlarım hızlanıo artık asbsbbdbd hem de dedim delikanlı gibi lokal esnafı destekleyeyim, ekonomiye can vereyim. 

Sonuç: ertesi gün kuruluma gelmediler. 

-Mağazayı aradım, biz beko servise bildirdik kuruluma onlar gelecek dediler. 
-Beko servisi aradım mağaza bize bildirmedi bugün öyle bir kurulum randevumuz yok dediler. 
Mağazayı aradım yok kız bildirdik, gelirler mutlaka gelecekler dedi. Gelmedi... 

ertesi gün mağazayı aradım açmadılar ansndndnnf 

Bekoyu aradım perş. gelicez dediler. 
Sabah 11le 17 arası tam saat veremiyoruz hayırlısı be gülüm dediler
Pzt sabah söz verilen ürün perş akşamı geldi. 

Burada bana ayıbedilen nokta; sırf ürünü satmak için yalan söylenmesi! 
Kurulum randevusunun ertesi güne verilmeyeceğini mağaza bilmiyor mu? Biliyor! Ama bu bilgiyi sizden saklıyor, yalan söylüyor. Çünkü “ertesi gün kurulum sözü” ürünü satmada bir parametre. Perşembeden önce olmaz deseler, o an cayardım... onlardan almazdım. 

Pzt ve perş günleri enayi gibi kurulum bekleyip bütün gün evden çıkamamam, program yapamamam, ha geldi ha gelecek beklemem onların sorunu değil çünkü.... 

Doğalgaz açmaya teknik eleman geldi, ocağa bağlı olmayan gaz vanasını; bu ocağa gaz vericek diyip açık bırakıp gitti. Ocak kurulumu tamam diye imzaladı. (Ocak meğer tüpe bağlıymış) Günler sonra farkettik. Saatli bombayla yaşamışız. Çok şükür ölmedik. 

Karacadan çatal bıçak takımı aldım eksik çıktı, güraldan porselen takım aldım kırık çıktı. Paketli, kolili ürünü açtırıp mağazada tek tek gözümün önünde saydırmak aklıma gelmedi. Evde fark ettim. Ertesi gün  yine kolileyip, eşşek ölüsü gibi şeyleri arabaya yükleyip tekrar mağazaya gittim... 

Hiç fiş fatura sormadan ürünü açıp bakmadan “tamam yenge, değiştirek” dediler. Böyle bir güzellik de var tabi abshsjjdjdj. Bazı şeyler korktuğunuz gibi gelişmeyebiliyor (ben orada sorun çıkarırlar “nerden bilelim sizin kırmadığınızı” diye çirkefe yatarlar diye korkmuştum mesela, gözüme uyku girmemişti) 

Türkiyede insan canı kadar ucuz olan diğer şey de “insanların zamanı” 

Tutulmayan sözler için saatlerce, günlerce bekleyebilirsin. Hatalı ürün değişimleri için yollarda sürünür, mağazalara git-gel yaparsın. Hakkını almak, hizmet veren tarafca yapılması gereken bi işini hallettirmek için kapılarda köpek olursun. Telefonlarda dakikalarca hatta beklersin... senin zamanının hiç bir kıymet-i harbiyesi yok. Ve bu, dünyanın en doğal şeyi.

Hümanist, kibar, sevimli, anlayışlı, minnoş bi insan olan ben; şurda 2 haftada godzillaya dönüştüm. Herkese çemkirir; hakkımı alıcam diye tapir gibi mücadele eder oldum. Karakterim değişti, kendimden tiskindim :( 

İnsanlar da bunu öyle bi kanıksamış ki! (Başta anam babam dahil herkes) ben böle iş mi olur diye tepindikçe “ne var amk” diyorlar bana ajsjdjdjfj. 
Bir sorunda hemen kendi geçici çözümlerini kendileri üretiyorlar. 

Misal netten alışveriş yapamayınca annem  “ben kartımı vereyim, benimkiyle al” diyor (babama söyledim o da aynısını dedi ahsjsjjd) 
Ya ben geçici çözüm üretmek istemiyorum ki! Kendi kartımı kullanmak, sorunu kökten çözmek istiyorum! Hadi bugün senin kartla aldım. Yarın napıcam? Burada bütün sistem günü kurtarmak üzerine kurulu. Yarının sorununu yarın düşürünürüz. 

Ben bunlara sinirlenip gerildikçe “derdini zikeyim” muamelesi görüyorum bi de üstüne :)) pis pis gülüp “welcome to turkey, bitch” diyolar, geçiyorlar. 

Bunlar daha beginner level sorunlar tabi ki. usta-tadilat işlerine giricez eylülde, asıl ciğer solmaları orda yaşanıcak. Kendimi ve beyimi hazırlamaya başladım şimdiden asjsjdjjdj

İşte böyle tatlıqısslar. Ev ve yerleşme işleriyle uğraştığımdan uğrayamadım buralara. Bu esnada bi de bisürü hastalık atlattık (beyim viyanada safra kesesi ameliyatı oldu. Kardeşim merdivenden düşüp ayak parmağını kırdı, edo ateşli ishal oldu acillere gittik. Şimdi hepimiz iyiyiz bin şükür!) 

Çok şiştiğim için buraya yazayım dedim. Bi daha ne zaman vakit bulurum bilinmez. Öpüyoree hepiciğinizi <3

























17 yorum:

  1. Ay Basak okurken iki dakkikada icim sisti, dedigin gibi insani insanliktan cikariyorlar, bende avrupaya gelmeden kendimi gergin, stressli, sinirli biri sanirdim, yok anacim degilmisim, su gibi kadinim valla, yemin ederim:) Cok opuldunuz cicim... Sabir diliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Robinsacığım, çok teşekkür ediyorum <3
      Valla bu kadar sinirlendim ağlandım falan ama biraz daha zaman geçince hemen adapte oldum asjhshdjdjdhfh
      Şimdi ben de sallamıyorum, biri bi söz verince kafadan inanmıyorum-ciddiye almıyorum hee he fln diyip o sözün tutulmama ihtimaline göre plan yapıyorum. Asıl tutulursa süpriz oluyor, seviniyorum :)))
      Türkiyenin bize kattığı en önemli şey hayatta kalma ve hızlı adapte olma yeteneğiymiş meğer! ;)

      Sil
  2. Ya okurken gülmekten karnım ağrıdı ama tabi ki içine düştüğün duruma değil yazma şekline gülüyorum. Eviniz hayırlı uğurlu olsun bu ilk sıkıntılar geçince keyfini süreceksiniz inşallah. Eşine Edo’ya ve kardeşine çok geçmiş olsun.

    Bu arada ben de bir haftadır türkiyedeyim şiştim yeminle :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler gececiğim <3 hastalıkları atlattık bitti şükür. Tadilatlardan umudum yok :)) işlerin planladığımız gibi gitmesi ve sonuçtan memnun kalmamız imkansıza yakın akskdkdkdk
      Ama çocuklar burada inanılmaz mutlu, bu bir gerçek. Türkçeleri acayip gelişti. Ananeye dedeye akrabaya doydular. En büyük hedefim buydu zaten, burayı sevsinler ve mutlu olsunlar yeter. Ben de size büyük anneli, dedeli, halalı-teyzeli, kuzenli bol kahkahalı bir memleket tatili diliyorum <3

      Sil
  3. Yemin ediyorum okurken sistim ve Alaman gurbetci hayatima asiri sükrettim sabah sabah :) kolay gelsin Basakitom bundan sonrasi sahane bir tatil olsun insallah. Ben bir sey baslarken cok aksilik olunca olabilecek her sey oldu artik gerisi güzel gecer diyorum ve hakikaten öyle oluyor. Yani eviniz de hayirli ugurlu olsun ayrica. Güzel günlerde oturun. Öperim hepinizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeynep daha yazacak neler var da şişiyonuz diye yazmıyorum ansjsjdkdkd
      Aman ya zaten kimin ülkesini kime anlatıyorum, herkes malını biliyor :D
      Vatandaşı olmayınca eğlenceli ülke aslında amsjdjdjd
      Çok teşekkürler canımcım, valla en çok harisin dırdırından korkuyorum zaten anahahahhaha işler bitince korkacak bişey kalmayacak dediğin gibi ;))

      Sil
    2. Geldi mi Haris? Nasil gecti? :)

      Sil
  4. Ay simdi yukardaki yorumlara baktim hepimiz ayni baslamisiz :))))))

    YanıtlaSil
  5. Denizbank’ı bilmem ama orlaynda(:D) diğer birçok banka iyi. Bünye Avrupa’nın standardına, intizamına alışınca gerçekten çok zor oluyor buraya adaptasyon. Daha dur, o makineler biraz tekleyince “beyaz eşya şans işi” var sırada, yapacak bişey yok :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denizbankın viyana’da şubesi var. Bi de gurbetçilere oynuyolar, ondan seçtik eheuehue özellikle evi alırken toplu para transfer ettik ya orda çok işe yaradı. Transfer ücretini en az alan oydu. (Baya fark etti) mecbur onla devam edicez gibi ://
      Ya “beyaz eşya şans işi” cümlene çok güldüm. Ben de hayatım boyunca 1000 kere duydum çünkü asjhdjdjfjf
      Bi de türkiyede konu-komşu, akrabanın beyaz eşya markalarını aşşşşırı övme ve ya boklama olayı var ya, o da bezdirdi asjdjflfl
      Herkes karışıyo, herkes akıl veriyo, seni bi markaya ikna etmek/vaz geçirmek için aşşşşırı uğraşıyo :))) bu muhabbet saatler sürüyo.

      Sil
  6. Ahahahahha kocaya nasil aciklayacaz simdi kismina bayildim. Düşünsene adam bunu idrak edemiyor, anlamlandiramiyor, alt yazi versen okuyamiyor ahahahha😂 şöyle bi hayal etmeye calistim da ne güzel bir şey yahu hic bu tarz abukluklar yasamamis olmak.
    Eviniz hayirli ugurlu olsun Basak mutlulukla oturun. "Ustalar meydan muharebesi"ni de atlattiniz mi her yaz gelip zottirik sıkıntıları gormezden gelerek tatil yapmasi kalıyor😂😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Of sorma ya mızmız. Geldi şu an beyim ve sürekli gergin :((
      Birincisi zaten bizdeki “bakarız, ederiz, hallederiz” kültürüne kafayı yiyor. Ustalar kesin bi fiyat veremiyor, kaç gün sürecek tarih veremiyor. Hele bi başlayak da falan diyolar:)) -ki verse ne olacak ki, zaten verdiği plana asla uymayacak, daha beter hır çıkacak :P
      İkincisi de dil bilmediği için, işleri kendi yürütemediği için çok mutsuz ahahsjhdhdjd ustalarla bütün konuşmaları, ayarlamaları ben yapıyorum. Haris bu konuda bana zerre güvenmiyor ahsnsmdmkfjf
      Bakalım inş şu işlerin hepsi bitince belki keyfini çıkarırız kıssssmet ;p

      Sil
  7. neyse ya sadece benim bşıma gelmiyormuş o kadar saçma salak zımbırtılar.O müşteri temsilcilerinn aq demek istemiyorum; çünkü onların suçu yok yazık diye uyarıyorum kendimi, beni bir türlü o müşteri temsilcisine bağlamayan sistemin ta ...Telefonu parçalayasım geliyor, akbankı yakasım gelmişti bir kez, müşteri numarası olmadan işlem bile yapılamıyor, lan ben senin müşterin değilim; ama kredi kartı göndermişsin allahın belası demek istedim; ama diyemedim neden çünkü beni kimseye bağlamadılar, hele hele halkbank, hesaba para yatırayım dedim 650 liramı yedi, ulan bildircem muhattap bulamıyorum.bunlar allahtn müşteri temsilcisine bağlıyoz diyo, e bekle bekle 45dakika hatta bekledim, çaat kapandı telefon , laaaan diye delirdim bi daha yeni baştan yarım saat snra kapandı.öyle bir dellendim ki kredi kartımı kapattırım o bankadan, arıyolar ama kapama isteğimi duyunca vay efem size para puan verelim, her ay verelim, dedim de get artık sizle işim olmaz.Ev için de ayrıca hayırlı olsun, zaten gurbetçiler pek bi memnun euro dolar artışından,az euro ile türkiyede chilling :D tüm aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, buralarda derdini anlatsan hep bir üst seviyesiyle kıyaslanıyor, neyse ki az kalacaksın, idare et:) düzen kural yok burada öyle şeylerde, nerede saçma sapan bir şey var ona kural derler

    YanıtlaSil
  8. geçmiş olsun ailene...
    okurken darlandım ya, gülemedim bile darlandım sadece dkfjkfhf burada bir yetişkin olarak yaşamanın düşüncesi bile beni rahatsız ediyor, her saniye daha da fazla ayrılsak da beraberiz'deki janset'in karakterinin annesine dönüşüyorum. seni çok iyi anlıyorum, ve belki de senin yaşına geldiğimde ben de aynı şeyi yapacağım, ama şu an bu memleket sevdiğim ve inandığım her şeyi yok etmek istediği için sadece darlanıyorum

    YanıtlaSil
  9. :))) neyse ki benim fransa'da yaşamışlığım var, o sebepten en kötü muamelelere, en saçma aksaklıklara ve katiyen işlemeyen sistemlere alışkın şekilde dönmüştüm vatana! şaka bi yana, komple geçmiş olsun bacım. bu işin asıl haris kısmı sıkıntı :D

    YanıtlaSil
  10. Merhaba, blogunuzda daha nice güzel yazılar görmek üzere!
    Sevgilerimle, B
    Takibimdesiniz, yeni yazımı gördünüz mü? :) https://benirva.blogspot.com/2018/09/su-ksackhayatta-bu-kadar-guzel-dunyada.html

    YanıtlaSil
  11. Ya sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün Başak :) Okurken öldüm yarıldım gülmekten ama bi taraftan da cidden ne çılgın bir ülkede yaşıyoruz demeden de edemedim.
    Dur ben de sana bi esnaf anımı anlatayım. Biz de Ocak ayında evimizi alıp Mart ayında taşındık. Evin tadilatı, eksik gedik alımlarında sana şimdiden kolaylıklar diliyorum. Eviniz de hayırlı uğurlu olsun. Güle güle oturun. Hah gelelim esnaf anıma. Bizim ev yüksek giriş. Pencerelere demir taktırdık. İnternetten araştırdım, fiyat soruşturdum. Uygun bir amcayı bulup anlaştık. Atölyesine gidip siparişimizi verdik. Söylediği tarihte de gelip taktı Şükrü usta. Ertesi gün İkea'dan gelip mutfak dolaplarının montajı yapılacak. (Bu arada İkea demişken cidden evimizin her şeyi oldu) Ben ve babam da montaj yapılırken ikeacıların başında duruyoruz. Gözüm bir an pencerelerin demirlerine takıldı, bi baktım paslanmışlar. Ya nasıl olur daha dün takıldı dedim. (Bir hafta olmadı, bir ay olmadı, bir gün önce takıldı ha) İkeacılar dediki antipas boya çekilseydi altına paslanmazdı dediler. Aradım Şükrü ustayı. Ustacım dedim bizim demirler paslanmış. Nolacak dedim. Ya ablam sen kafanı böyle şeylere takma olur öyle dedi. Nasıl olur Şükrü usta daha dün takıldı bu demirler, hem bak altına antipas çekseydin böyle olmazmış dedim. Çocuklarımın üzerine yemin ederim ki boyamayı başka yere yaptırdım, o da yapmıştır antipas, hem siyaha boyatsaydık olmazdı böyle, sen beyaz istedin dedi. Deseydin o zaman Şükrü usta, valla ben bilmem bizim demirleri düzelt lütfen dedim. Ya ablam hallederiz, sen kafanı böyle şeylerle üzme, dün söylemeyi unuttum, bizim çocuk felsefe mezunu işsiz. Gelse sizin orda telefonlara baksa olur mu dedi. Ben oldum dumur. Bi yandan ustaya kızıyorum, bi yandan Şükrü usta ben işveren değilim ki, nasıl alayım senin çocuğu işe. Hem felsefe mezunuymuş çocuk, kendi branşında çalışsa daha iyi olur sanki diye geveledim durdum.
    Sonuç; demirlerimiz boyanmadı. Şükrü ustayı defalarca aramamıza rağmen bir daha telefonlarımıza cevap vermedi. En son whatssuptan mesaj attım. Bizim iyi niyetimizi suistimal ettin, bundan sonra hakkımızı hukuki yollardan arayacağız dedim. Mesaj okundu, mavi tik oldu ama Şükrü ustada ne bir panik ne bir telafi çabası. Biz de ne hukuki yola başvurduk ne de bir daha aradık. Cumbalı demirlerimin önüne koyduğum çiçeklerimle bi nebze olsun görmemeye çalışıyorum pasları.
    Demem o ki, bu ülkede hakkını arıyorsan ya adın şirrete çıkıyor ya da amma kıymetli paran varmış diyorlar.
    Tüm aile fertlerine geçmiş olsun diyor, sevgilerimle seni öpüyorum..

    YanıtlaSil