9 Mart 2018 Cuma

Okula hazırlık adı altında hayata hazırlık

Bir kitap okudum hayatım değişti. 

Yok yaw o şekil kitap değil. Baya bi aydınlandım ama. Kitap kreş pedagoğumuzun mutlaka oku diye itelemesiyle okumak zorunda bırakıldığım “topfit für die schule” isimli kitaptı. Elmalılı Hamdi yazır meali : okula “top” uyum. 



Eyvah başakito kafayı yaktı, yine okul anası muhabbetlerine başlıyacak diyenler için: sorry, konumuz yine okul. Eheueheu 

Bizim zamanımızda LGS, ÖSS anaları falan vardı. Karıların tek muhabbeti, çocuğunun netleri, çocuğunun azılı rakibi tüm diğer çocukların netleri, en iyi dershane neresi, en taşaklı özel ders hocası kim ve o hocanın kapısındaki kuyrukları nasıl aşıp çocuklarına ders vermeyi kabul ettirebilecekleri falan olurdu. Çocuklarının nasıl günde 10 saat test çözdükleri, meyve götürmeye odalarına gittiklerinde “anne rahatsız etme pls, öpt, kib, bye” diye nasıl dehlendikleri aşırı övünç kaynağı olurdu. 

İşin ilginci analar arasında da pek prestijliydi bunlar. “X hanım, çocuğu sınava muazzam hazırlıyor. Helal Adanalı Celal” falan diye taktir edilirdi. Çocuğun iyi bir yer kazanmasının mimarı o ana addedilirdi. Bi kişi de çıkıp demezdi ki “kadın manyak mısın? Bi sal çocuğun yakasını”

Şimdi kalmadı herhalde bunlardan. Varsa da “önemli olan çocuğun psikolojisi, sosyal hayatı, hobileri; netleri değil” falan denilip susturuluyordur eminim. Lgs anaları günde 8 saat test çözerken beyni kulağından akan çocuklarıyla eskisi kadar prim yapamıyordur. Yani inş öyledir. 

Heh ben de bu lgs analarının bi tık modern versiyonu olmıyım lan bu muhabbetlerimle insanları bayıltarak diye inceden tırssam da paylaşmadan edemiycem. Çünkü kitapta çoğacayip şeyler var. 

Kitabı iade ettiğim için, kitaptaki konu başlıklarına tekrar göz atıp düzenli gidemiyorum; aklımda kalanları toparlıycam. (Bir de benim çevirime güvenirseniz tabi askdkmdmd)

Öncelikle kaba motor gelişiminin öneminden bahsederek başlamıştı kitap. 

-çocuk bol bol yürüsün deniyor. Yürüme mesafesi 20dk dan az olan yerlere mutlaka yürüyerek gidilmeli, arabayla gidilmemeli. (kreş, market, postane, pastane vs) çocuğun yorulmadan, mızıkmadan yürüyüşlere dayanması önemli diyor. Yürüyüş günlük rutinin içinde olmalı, her gün mutlaka yürünmeli. 
Ayrıca yürürken saracak çok oyun var.

Örn: çizgi takip etme, belirlediğin karelere-renklere basmama
-Buradan şuraya kaç adım vardır diyip tahmin yürütme, sayı sayma. 

-Yolda gördüğün belli nesneleri (çöp kovası, sokak lambası, kırmızı renkte araba vs vs) sayma, toplama çıkarma yapma. 

-trafik kuralları ve levhalarını bilme, üzerinde konuşma

Ve bu oyunların hepsi koordinasyon, matematik, mesafe algısı, iletişim, hafıza  vs vs illa ki bişeyleri geliştiriyor. Yürümenin faydaları saymakla bitmiyor.

-Kaba motor yeteneklerin (atlama, zıplama, koşma, tırmanma) gelişmiş olması çocuğun sosyal hayatında büyük avantajdır, prestijdir, 3 okka taşaktır deniyor.

Çünkü oyunlarda ve sporda çevik ve kondisyonlu olan çocuklar popi olur, beceremeyenlerle dalga geçilir diyor. (Hakkaten doğru! Kendi çocukluğumu düşündüm ve hak verdim. Bütün dersleri 2 olan çürük dişli Hikmet’e acayip hayrandım. Neden? Çünkü adam yakalamaç oyununda 1 dünya markasıydı. Elinden uçan kaçan kurtulmazdı, belamızı skerdi askdkdkkdkd) 

Yani kısaca Almanlarda gelişimin bel kemiği Kaba motor! 

Gelelim ince motora. Resim-kesme-yapıştırma bol bol yapılacak. Çocuk yapmak istemiyorsa bunun nedenleri ne olabilir, nasıl yaptırılır bunun taktikleri verilmiş. 

Ekran günde 30dk dan fazla yok. Yazar emmiler bu konuda net. Fazla izliyorsa, önünü alamıyorsanız, profesyonel yardım alın diyorlar. Bu derece netler ve konuyu tartışmaya kapatmışlar asjdjfjhd 

Kitapta aşırı önemsenen diğer konulardan biri : giyinme-soyunma 
3 yaşından itibaren kademeli olarak kendi giyinip soyunmalı deniyor. Yani ayakkabı, mont, bere birkaç parça kolay giysiyi kendi giyer ve ya çıkarır olmalı. 

-Okul öncesi senesinde ise, fermuar, çıtçıt, düğme, kilotlu çorap, ayakkabı bağcığı gibi zor mevzular dahil tam takım kendi giyinir olmalı.

-donundan çorabına kadar herşeyini sabah kendi seçip, dolabından alıp kombinlemeli siz hiç bişeye karışmamalısınız deniyor. (Mevsime-aktiviteye uygunluk gözetmeden ne seçerse okey verin anlamında değil tabi. Ama bunları öğretin-zaten benim deneyimim bunlar tak diye olan şeyler değil. Türlü dramlarla, tartışmalarla, ciğer solmalarıyla ince ince işleniyor. Uzun aylar yıllar alıyor...)

-bunu yapması tam bağımsızlık için çok önemli. Çünkü okulda spor, gezi gibi şeyler çok sık yapılıyor. Çocuk bunları hala beceremiyorsa, yandı gülüm keten helva. (Bizim "gel yavrum fermuarını çekeyim, atkını bağlayayım, hınkır yavrum sümüğünü sileyim diyen"; çocuklara kıyamayan Türk öğretmenleri nereee, bu allahless lar nere? Askdkdkfk)

İkinci konu: ev işleri. 
Mutfak:
-çiğ sebze soyma, doğrama (hıyar, havuç, biber)
-ekmeğe yağ-bal sürme
-çırpma, karıştırma, ocakta pişirme
-basit programda mikrodalga fırın kullanma
-kahvaltıda ne yenir bilme, dolaptan alıp masaya çıkarma
-bulaşık mak boşaltma, yerlerini bilme (bunu benim kocam bile bilmiyo askdkfkfk-hepsi olmasa bile belli başlı parçaları çocuk boşaltıp yerleştirmeliymiş) 
-yemeği bitince tabağını makineye koyma (Almanlar sudan geçirmeden öylece koyar tatlıqısslar bu maddeye şaşırmayın)
5 yaştan beklenen mutfak işleri bunlar.

Masa hazırlamak önemli deniyor. Çocuk masa düzenine komple hakim olmalı ve yapabilmeliymiş. Tabakları dizecek, bıçak sağa-çatal sola, bardak tabağın sağ üst köşesine gelecek! Ve bu şekilde masayı her gün çocuğa hazırlatıyoruz.


Bunun dışında çorap eşleştirmek mutlaka yaptırılmalıymış. Çorapları boylarına-renklerine göre ayırıyor. Eşleri buluyor. Hangisi ananın-babanın-kardeşin çıkarım yaparak akıl yürütüyor. 

-Çamaşır asmak, kuruyanları toplamak, katlamak. 
-üstünden çıkanları kirli sepetine atmak

Sünger ve köpükle bulaşık yıkatmak (plastikleri yıkatın deniyor. Ama yıkatılacak ve durulatılacak) 
-yer süpürme-vileda. 


Şimdi bunların hepsini çocuk yapsa baya bildiğin köle isaura amk ashdhjdjdjd 

Ama tabi ki yarım yamalak da yapsa, elbette ki arkasından biz geçecek de olsak bunların yaptırılması ve günlük rutin içinde bulunması önemliymiş. 

Bizde de uzmanlar bunları yaptırın, çocuğunuzla kaliteli zaman adına bunları beraber yapın falan diyolla. İlla ki denk gelmişsinizdir. Ama öyle geyiğine, eğlencesine değil; her gün yapılacakmış! Fark bu. 

Sözel gelişim için telefon üzerinde durmuş kitap. 5 yaşındaki çocuk:
-siz rakamları tek tek söyleyince (0-2-1-2-5-1-9.....) tuşlara basıp aramayı yapabilmeli
-anne ve/veya babanın (ve ya 1-2 önemli kontağın) numarasını ezbere bilmeli 
-tel çalınca açıp “alo, ben bilmemkim, buyrun” şeklinde cevap verebilmeli. 
-size telefondan basit notlar iletebilmeli (örn: teyzem aradı-yarın geleceğim dedi.)
-sizin söyleyeceğiniz basit bir not iletme aramasını kendi yapabilmeli (“ananeni ara, bugün gelemiycez” de)

Öncelikle artık ev telefonu kullanılmadığı için bana bu kısım tartışmalı geldi. Edo bunların hiç birini bu güne kadar yapmadı. Yaptırmak aklıma gelmedi. Ev telefonumuz en son 8 sene önce çalmıştı sanırım :))) ama rakamları tek tek ve ya ikişer basamaklı söylesem tuşlara basar bak. 

-Bakkalda, fırında alacağını isteme-parayı verme gibi küçük bir alışverişi tamamen kendi halledebilmeli. 

-Süper market alışverişinde belli başlı reyonları ürünleri tanımalı gidip getirebilmeli (mesela her zaman içtiğiniz sütün markasını/şişesini tanıyor olmalı ve “hadi süt al gel” dediğimizde o sütü getirip sepete atmalı.) Yani markette yanımızda kek kek gezdirmiyoruz, çocuğa yine görevler veriyoruz. 

Kitabın Sonunda ise çocuğunuz okula hazır mı ölçeği verilmiş. Son 6 haftanızı baz alarak bu maddelerin özet cümlelerini puanlamanız isteniyor. 

0 ile 3 arası puanlıyoruz. Örnek soru: son 6 haftada çocuğunuz bıçakla çiğ meyve-sebze dilimledi mi? 
0-hiç
1-nadiren
2-sıklıkla
3-hemen her zaman 

Testin sonunda elde ettiğimiz puanları topluyoruz ve
-çocuğunuz okula hazır. Yallah Arabistan’a! 
-vakit varken üstünde çalışın 
-hayırlısı be gülüm
-sizin iş yaş be hacı 

Gibilerinden sonuçlar çıkıyor. 

Ben testi yaptım ve hayırlısı be gülüm çıktı asmdmdmkd

Ama tabi şöyle bişey var. 
Bu maddelerden çoğunu hiç denememiştim! (Mesela Ev Telefonu örnekleri günlük hayatımızda olmadığından! ya da mikrodalgayı, bulaşık yıkatmayı, çorap eşleştirmeyi öğretmek hiç aklıma gelmediğinden! Yani belki 1 kere göstersem hepsini yapabilir) hiç denemediğimiz şeylere 0 verdim. Hiç denememiş olsak bile yapacağından yüzde yüz emin olduklarıma ise 3 verdim. Örn. Telefonla aratmadım. Ama sayıları acayip biliyür. Kesin basar yani tuşlara: sana puanım 3 qanka dedim. 

Tabi ki durum böyle olunca test aşırı geçersiz oldu benim için ve sonucu kaale almadım. Ama bu kitaptan ve testten öğrendiğim çok şey oldu. Aldım, hayatımıza uygulamaya başladım. 

Edo her sabah kahvaltısını kendi hazırlamaya başladı. Üstelik beni kaldırmadan askdkdjjd aşağı inip tamamen kendi kendine hazırlayıp yiyor. (O sırada ben uyuyorum, anaya gel ahahahha)

-dolaptan süt çıkarıyor. Çekmeceden kase alıp içine sütü koyuyor. İşi bitince süt tekrar, kapağı kapatılıp dolaba. Sonra sütün içine granola ve ya müslisini koyuyor. Afiyetle yiyor. Bitince tabak lavaboya (makine sabahları temiz oluyo bizim. Geceden çalıştırıp yatıyorum. Makineye koydurma level ına gelemedim) 

-tüm giysilerini kendisine seçtirip kombin yaptırmaya başladım. Üstünden çıkanları kirliye atma, montunu asma konularında çalışıyorum. Her gün darlıyorum. Akskdkdkd

-markette süt, kaşar, yumurta reyonlarına yolladım. (Evet yumurta biraz çılgınlıqueee ama vallahi de kırmadan getirdi) 

1.Hafta durum raporumuz bu. Şu yürüme işini de yapmak istiyorum ama maya var aq! Mayayla olmuyo yaa :(( keşke her gün oğlumla uzun uzun yürüyebilsek... 

Mayanın ve Edonun yürüyüş tempoları aynı olmadığı için cortluyo. Genelde bisiklet ve ya scooter la gidiyoruz. Okey o da güzel kaba motor pratiği. Ancak edo önden yardırıp köşelerde bizi bekleyerek falan takılıyo. Yani sohpet-muhabbet kısmında olamıyoruz işin :((

Yapacak bişey yok... yani tabi ki arada denk geldikçe mayayı babaya iteleyip edoyla yürünebilir, ama bu günlük rutin bazında olamaz :( 

Kitapta bakış açımı değiştiren bir husus daha oldu. 

Çocuk hareket sevmiyor, oturup barbi bebek oynamayı mı seviyor misal? Olsun herkes sporcu olacak değil ya! Bu çocuk da moda tasarımcısı olur derdim... 

çocuk resim-müzik sevmiyor mu? Olsun herkes sanatçı olacak değil. Bu çocuk mühendis olur derdim. 

Çocuk matematikten hoşlanmıyor mu? Sözelci olur! 

Ayakkabı bağlayamıyor mu? Demek ki eli yatkın değil, sonra nasılsa öğrenir... 

Yani kısaca çocuğu yapamadığı-hoşlanmadığı, yapmak istemediği hiç bir şey için zorlamama taraftarıydım. Ayrıca ilgi alanı değilse, o da başka şeylere yönelir, o alanlarda başarılı olur derdim. 

Bu kitap bunu kırdı bende... "ilgilenmiyor, hoşlanmıyor, istemezse yapmasın sonra öğrenir, herkes her şeyi yapmak zorunda değil" düşüncemi kırdı. 

Çünkü bi kere bunları zorlayarak baskı kurarak değil, emek harcayarak, sabır göstererek, sevdirerek, başardığında taktir ederek öğretmemiz -yapmasını sağlamamız gerektiğine ikna etti. Önemsiz bulduğum şeylerin, önemli olduğuna ikna etti...

Tamam 18 yaşına geldiğinde isterse sanata, spora, resime, müziğe ilgi duymasın başka hobileri, ilgi alanları olsun. Tabi ki herkes her konuda on numara olacak değil. 

Ama 5 yaşındayken hepsinin temeli muntazaman atılsın! İleride sporcu olmayacaksa bile, kas gücü, kondüsyonu, çevikliği olsun. Ressam, aşçı, marangoz olmayacaksa bile ellerini kullanabilsin, elinden iş gelsin. Ev düzenini, yemeği, temizliği tam da bu yaşta öğrensin! Bu öyle bir yerleşsin ki başkası (annesi, karısı, kızı) yemek hazırlarken yan gelip yatmak içine sinmesin! 

Ev işleri açısından yorumumsa “öğrensin” diyerek öğretmiyoruz, “yapsın” diyerek öğretiyoruz. 
Hadi bi de yeri gelmişken 8 mart anısına kadın-erkek eşitliğine bağlama çekeyim. 

Modern oğlan anaları olarak, hani oğullarımıza ev işi öğreteceğiz, yardım değil iş bölümü falan filan diyoruz ya. Öğretmeyeceğiz tatlıqısslar! Yaptıracağız nihohahaha 

"Hadi oğluşum gel bu keki bu gün de sen çırp demeyeceğiz, icimizden öğren bunları ileride hanımına yardım edersin" demeyeceğiz. Her gün masa hazırlatacağız! Makineden çıkan her çorabı ona katlatacağız, kendi kahvaltısını her gün kendisi hazırlayacak. Yemek pişirilirken her gün, her yemeğin bir ucundan tutacak! 

Ulan gaza geldim yazının sonunu manifestoya bağladım iyi mi askkskdkfk

Ama bu iş ciddi hanımlar! Bilmem anlatabiliyor muyum? 















21 yorum:

  1. Yıllar var çocukların bezi bırakmaya hazır olması alametlerinden biri olarak, merdivenleri kendi başına (emeklemeden) inip çıkması gerektiğini okumuştum. Ne alaka demiştim ama gerçekten de uydu bizim çocuklara. Sonra yine bir zaman önce, tam hangi fiziksel aktiviteyi emin değilim ama galiba seksek düşmeden uzun bir yol gitme olabilir, bunu yaptıktan sonra çocuğun okuma yazmaya hazır olacağını okumuştum. Yine ne alaka diye düşünsem de (senin yazdıklarınla da örtüşüyor) bazı fiziksel aktiviteler el-göz koordinasyonu, akıl yürütme, çıkarım yapma gibi becerileri geliştiriyor. Mesela geçenlerde eşimle de konuşmuştuk. Dila notalardan okuyup piyano çalma aşamasına geçtiğinde ilk başta ,notayı işleyip eliyle eyleme dönüştürmesi oldukça yavaştı. Şimdi normal hızda yapabiliyor. Ve aslında bu okumaya da çok benziyor. Harfi tanıyıp onu beyinde işleyip sese dönüştürecek okurken. Belki de piyano derslerinin böyle bir getirisi olacak seneye göreceğiz.

    Burda okul öncesi okullarda kitapta önerilen şeyleri öğretiyorlar sanırım. Ve 4 yaşında başladıklarında, giyinme soyunma, wc, okuldaki ufak tefek işler hepsini yapabilir durumdalar. Ben evde yazdıklarının bir çoğunu yaptırdım ama düzenli değil. Sanırım bir düzen kursam benim de işim hafifleyecek :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapta son cümlen üzerinde de durulmuştu :) annelerin genelde kendi halletmek daha kolayına geliyor, çocuk yavaş olduğu için beklerken şişiyolar, ya da çocuk mızıkçılık edince uğraşmak zor oluyo :)) ama olay oturunca tam tersi zaman kazanıyorsun, diyordu kitap. Mesela giyinip kendi hazır olunca, sofrayı eksiksiz hazırlayınca falan ;)

      Sil
  2. 8 sene akran zorbalığıyla uğraşmamın nedenleri şimdi ortaya çıktı... ben bu listedeki neredeyse her şeyi ilkokuldan sonra yapabilmeye başladım, hatta bağcıklarımı 13 yaşıma kadar bağlayamıyordum shdjfj bir tek kendi kendimi oyalamada iyiydim yani kahvaltımı da kendim yapıyordum ama bulaşık vileda yürüme makasla güzel kesme falan hiçbiri yoktu ya shdhfhc üzüldüm okuyunca, bir de bunlar bir insanın birey olabilmesi için gereken temel şeyler, derslerden bile önce geliyor, yetenek meselesi değil çünkü insanın yapamaması için sağlık durumunun elvermemesi gereken şeyler, yoksa herkes müzik enstrümanı çalamaz ya da matematikte iyi olamaz senin dediğin gibi ama bunlar ayrı kategoride bence, keşke ben ilkokula başlarken de böyle bir kitap verselerdi :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi nikiciim ya? O yaştaki çocukların bu tip işler yapması, yapmasına teşvik edilmesi, izin verilmesi o yaşa dair gelişim evresinde çok önemli aslında!

      Tabi sen yapmadın da gelişemedin mi? Aksjdkdjdj tabi ki hayır, on numara gız oldun ;) ama bu açıdan bakmıyor işte kitap olaya! Sonra öğrenir, büyüyünce nasılsa yapar, sporcu olamazsa avukat olur diye uzun vadede düşünmeyip, çocuğun o yaştaki gelişim evresini maksimize ediyor.

      Ayrıca ben hala bu yaşımda kimseden bişey beklemeden kendi işimi görme konusunda sıkıntılar yaşıyorum, isyanlar ediyorum, drama queen likler yaratıyorum askdkfkfk
      Bu evropalı karılar nasıl 4 çocuk, 1 köpek, 2 kedi, 3 hamster besliyebiliyo aynı zamanda sporunu yapıp, beyini hizaya getiriyo respectttt diye şaşırıyorum ahahahhaha
      3 yaşında hıyar doğratır, 4 yaşında ayakkabı bağlatırsan her şeyi yapar işte o kadın :D

      Sil
  3. Kendimi ikiye ayiriyorum. Ana olmadan once Alman anasi; kuralci, taviz vermeyen bana gore cicek gibi cocuk yetistirmeye musait bir tip. Ana olduktan sonra "kezban" anasi; mik demeden 'yavriiiim, uzulmee, canini yedigim' falan diye cocugun uzerine asssiri titreyen bi tip. Ama biliyorum sebebini, neyse. Kocama gore artik iflah olmaz bir Turk anasiyim. Ona gore bu kitapta ornekledigin seyleri yapmam bir hayal. Halbuki dogmadan once cok emindik cocuk yetistirme tarzimizin ne olacagiyla ilgili. Daha sabah konustuk, "Kizim buyuyunce odasini kendi toplayacak, degil mi?" dedi, sonra "Anasi izin verirse tabii." diye ekledi. Ben de icimden "Senin anan cok guzel ogretmis sana bravo,bir haftadir ellemiyorum yerdeki corabini alip makineye atmadin." diye gecirip cevreme gulucukler sacmaya devam ettim.

    Seviyorum ben Almanlari ya. (Avustur Dutch fark etmez, kulturu seviyorum.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahha Pınarcım bence bebeğin ilk yılında hepimiz kezoyuz :))) şu an çok minnoş ve savunmasız olduğu için hijyeninden, beslenmesine her şeyi über takıntı yapıp kendini çılgınca adıyorsun ama büyüdükçe rahatlayacaksın :)

      Sil
  4. Su an bu 5 yas hedeflerine 3senemiz olsa da yazi beni bi aydinlatti anlatamam! Çünkü amaan yapamiyorsa zorlamayim demeye meyilliyim gibi geliyor. Yapabilecegine emin oldugum seylerde hafif destek ve bazen ittirme :) yoluna gidiyorum evet, ama yine de herkes herseyi yapmak zorunda degil kafasi vardi bende. Ilk yaslarda temeli illa ki atmanin sonra secmeye izin vermenin geregine ikna oldum şu an! Büyük amme hizmetlerine birini daha ekledigin icin teşekkürler opucukler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mızmızcığım, buyursunlar efenim, ne demek efendim. Hizmet aşığı bi belediyeyim askskdkdk

      Bebenin bağımsızlık kazanmasına, her seferinde yeni challenge lar ekleyerek kendini aşmasına gönül vermeyek de ne yapak?

      Hem sadece çocuk değil, biz de ekmeğini yiyeceğiz işte ehehehe yaşasın tam bağımsız bebeler :D

      Sil
  5. başaq hanımgilim.
    çok feci katılıyorum. (sanki kitap benim onayıma ihtiyaç duyuyor jhsgjgj)

    Ben çok tembel anneyim. çocuu atarım arabasına, giderim uzun yollara. artık öyle yapmıyorum. elinden tutup yürütüyorum. bana da bu aydınlanma 3 ay önce geldiydi. yürümesini istiyorum her gün. ya da açık havada koşturmalı oyun.

    tv konusunu bilemiyorum. günlere göre değişiyor. o konuda almancı olamıycam sanırım. 30 dk az geldi bana. hele ki kreşsiz uzun yaz günleri kapıdayken? bilemedim.

    yapamadıklarını yapmasın nabalım konusunu da ilk kez bir yerde böyle okudum. çok doğru.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen yazarlara mail atıyorum, kahve hanımgilin onayını aldınız kıpsss diye sevinsin garibanlar eheuehue

      Valla ben de çok feci katıldım ya. Yürüyüş olayını Harika yapmışsınız, yürüyüşlere devam. Uzun uzun anlatmıştı kitapta. Bi okusan daha beter ikna olurdun ahahahha

      Ekran konusunda ben de Almancı değilim :))) o bölümü götümle okudum zaten :D bi konuda ikna olasım yoksa, kralı gelse ikna edemez ahahahahha

      Sil
  6. merhaba sevgili Basak
    benim oglum 4 yasinda ve sadece lego oynamaktan hoslaniyor
    boyama yapmak resim cizmek asla ve asla yapmak istemedigi aktiviteler bende senin gibi dusunup hoslanmiyor onun ilgi alani degil diyordum ama degilmis :)
    kitaptaki onerileri paylasabilir misin
    nasil yaklasmak gerekli (bir suru kitap farkli boya vs vs aliyorum zaman zaman onunla oturuyorum beraber yapmak icin ama simdiye kadar ise yaramadi)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Aslı,
      Kitapta boyama-kesme-yapıştırma için verilen tavsiyelerden aklımda kalanlar:
      1-yapılan resim ve ya el işi bir amaca hizmet etmeli. Örn: kartondan kesip boyayıp fener yapma ve o fenerle hava kararınca yürüyüşe-balkona vs çıkacağımızı söyleme. Rüzgar gülü yapıp sokakta yürüme gibi. Not: benim oğlan araba çok sevdiği için otopark yapardık bol bol. Karton-koli-ayakkabı kutusu falan buldukça çizgiler çizip boyayıp falan otopark hazırlar sonra da oraya arabalarını park ederdi.

      Yani çocuk oturup boş boş resim yapmayı mantıksız buluyorsa bunu bi aksiyona hizmet eder hale getirmeliyiz :D

      2-el kasları yeterli gelişmediği için hoşlanmıyor olabilir. El kaşlarını geliştirici başka aktiviteler yapılmalı. Kaşar peyniri rendeleme, süngerle bulaşık yıkama, haşlanmış patates kabuğu soyma vs vs (internetten el kasları geliştirmek için başka örnek fikirler araştırabilirsin. Bu konuda sayısız alternatif var)

      3-seninle olmuyorsa, bu iş için sabırlı birini tayin et. Onunla yapsın. Teyze-hala-büyükanne-komşu abla gibi

      Bunlar kitaptan örneklerdi. Bir de benim keşfim “Nokta birleştirmece, labirent, farklı olanı boya, rakamlarla boya” tarzı bulmacalar var.

      İşte onları çözmek benim oğlanın çok hoşuna gidiyor. Orada da asıl amaç aslında bulmacayı çözmek ama bu esnada çizgi çizme, boyama yapma gibi şeyler de yapmak zorunda oluyor ve aradan çıkıyor :)) yani boyama kitabı boyamak ve ya resim yapmak sıkıcı geliyorsa bir de böyle bişey deneyebilirsin.

      Örnek şablonlar yollarım istersen mail Atman yeterli ;)

      usanovicbasak@gmail.com

      4 yaşta aşama kaydedemiyorsan moralini bozma 4,5 yaşı bekle! 4,5 ta tam gaz darlamaya devam edersin askdkdkdkfk

      Not2: darlamak dediğim, bi şekilde yapmaya ikna etmek demek işte, anladın sen :P

      Sil
  7. Merhabalar, ben de 4,5 yasindaki bir kizin anasiyim. Kendimi bir rezalet hissettim bu yazidan sonra :-D
    Cocuk kendi giyinebiliyor mu: evet! Anaokulunda vallahi ayakkabisindan donuna kadar herbirseyini tikir tikir giyip cikariyor. Evde olan olay: Sabah - her Sabah- gec kalkiyoruz; ben önce anaokuluna sonra ise yetisecegim diye yari uykulu cocugu donundan ceketine kadar kendim giydiriyorum... Sonracigima, anaokulunda güzel güzel, uzun uzun yürüyüysler yapiyorlar bizimki firt firt yollarda; bense ise yetísecegim ya- ya kaykayla, ya tramvayla ya da olmadi arabayla götürüyorum ve isin kötü tarafi: benimle yol giderken durmadan sikayet ediyor: yürümek istemiyorum diye.... Kahvalti ya da sofra hazirlamaya gelince: anaokulunda bizimki cok seviyor tabaklarin, yemeklerin oldugu tekerlekli tepsiyi/arabayi getirmeyi, sofrayi kurmayi.. evde ise tiiiiirrrt: bazen haftasonlari kahvaltiyi beraber hazirliyoruz :-/
    yemek hazirlarken arada dur ben de keseyim su biberi gibisinden geliyor yapiyor ama öyle hergün yapayim olayi yok..
    uff anam anam.. ben ne yapam? Birsey söyliyeyim mi? Su "kadinlar hem ana olacak, hem calisacak hem de oturup cocuguyla kagittan kuslar yapacak" olayi beni cok geriyor.. hepsi birlikte olmuyor.. 24 Saat yetmiyor..
    ama yine de bazi rutinlerimizi gözden gecirme, ufak adimlarla kiatptaki tavsiyeleri uygulama vakti geldi!
    Cünkü hepsi de aklima yatti :-)
    hepimize bol bol sabir diliyorum :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bördi, kreşte bunları yapmadan kalkınma şansı yok zaten bebelerin, hepsini yaptırıyolar orda hehehhe. Kitapta bahsedilen şey beceriyi kazandırmak adına denetmek, öğretmek değil zaten. Günlük rutine dahil etmek, her gün yaptırmak. İşte zurnanın zırt dediği yer orası :D
      Bir de mükemmel ana olmak adına çocukla aşırı kaliteli zaman geçirmek, aktiviteler yapmak falan tarzı minnoşluklar beni de darlıyo. Kitabın gerek yazı dili, gerek verdiği mesaj da o değildi o yüzden baya etkiledi. Birlikte kağıttan kuş yapın demiyor kitap. Ver biberi önüne doğrasın aq! Sen de bak işine diyor kitap :))) kitap gibi kitap. Akskdkdkdk

      almanca yetmezliginden vefat etmiyorsan, kitabi al ve oku derim.

      Sil
  8. "her gün yapılacakmış! Fark bu." kısmında fak yu! olarak okudum. Allah affetsin.

    anamlar "nassa öğrenir ilerde" diyerek bana bağcık bağlamayı öğretmediler. 36 yaşındayım ve hala bilmiyorum, öğrenmeyi de hep öteliyorum. O kadar alıştım ki bi kere kocama bağlatıp hep çekecek kullanıyorum. Belki birileri okur da "nassa öğrenir"in çok da normal bir davranış olmadığını şeyeder. Çok ciddi ciddi yazdım ama 36 YAŞINDAYIM VE BAĞCIK BAĞLAYAMIYORUM AJKSDHAKJHDAKJ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O cümlenin sonuna fak yu gidermiş ama, bence doğru okumuşsun asnsmdmkd

      Ya sen söyleyince farkettim ben de bağcıkları aşırı tırt bağlıyorum ahahahha

      Fiyonkları, uçları falan dengeli olmuyo, bi de zırt pırt açılıyo. Ben de işte öğrenmişim ama tam olmamış demek ki. Ay resmen anamızgil gelişim aşamalarımızın beline meşe odunuyla vurmuşlar yhaaa

      Sil
  9. türk örtmenler olarak biz de yerimizde saymadık, o kıyamadığınız bebelerin canına okuyoz okulda. ne demek ayakkabı bağlayamıyok!

    ya bu arada onun en kolay-kesin çözümü bağcık yerine tel kullanmak. havada donmuş gibi dururken inceleme fırsatı bulunca bi daha unutmuyolar.

    end aylavyu beybi <3

    YanıtlaSil
  10. anamın alman olduğundan şüphelendim okurken. zira 'bunların hepsini yapsa çocuk köle izaura' dediğin her şeyi yaptırırdı bana ve kardeşime. ben çalışıyorum ve yoruluyorum, giysilerin senin sorumluluğunda deyip orta 1'den itibaren ütülerimi bile bana yaptırırdı. süper pres ütü kullanırım :p odalarımızı da elbette bize temizletirdi. o yaşlarda acayip ofurdar pofurdardık ama inanılmaz bir hayat bilgisi, el becerisi, çabukluk, pratiklik veriyor insana. kitabı acayip merak ettim, keşke türkçe/ingilizce çevirisi olsa. hediye etmek isteyeceğim çok insan olurdu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege benim anam da öyleydi ya! Orta 1 den itibaren gömleklerimi bana ütületti zalımın gızı. Pazartesi sabahı 7de derdo gibi gömlek-forma ütülediğimi bilirm.

      İlkokula giderken Ocak’ta omlet-sosis vs kendim pişirir yerdim. Yemek ısıtırdım. (Bildiğin tüplü ocak amk.) 9-10 yaşımdan itibaren toz alma bana kitlendi. (Arkamdan falan da bi daha geçmez haa, o iş net bende aajsjsjjd)

      Oda toplama konusunda asla elini sürmediği gibi hiç bi baskısı da olmadı. Toplamayınca dırdır etmezdi. Kardeşimin aşırı dağınık ve leşo odasının fotoğrafını çeker taşak geçerdi aaksjsnjdjd

      Temiz formamız, çorabımız, gömleğimiz var mı diye bizim yerimize düşünmezdi. Kirliye atılanları yıkardı; atmadıysak, odamızda bi köşeye tepiverdiysek bizim sorunumuz! Köpek boku gibi gömlekle okula gidersin ahahhahaha (elalem ne der, anası bunları nasıl giydirmiş der falan diye zinhar takmazdı)
      Akşamdan planlardım kıyafetleri. Misal temiz mus çorap kalmadıysa, elde çitileyerek yıkar, kalorifere sererdim ertesi gün için. (Yaş:ilk okul)

      on numara bi insanmış anacığım gerçekten aşırı hak veriyorum şu an ben de; dediğin gibi pratik, becerikli, kendi işini gören, her şeyi düşünen-planlayan insanlar olduk sayesinde. -erkek kardeşim de aynı stayla yetiştirildi. O bi tek ütüden muaftı sanırım. Ama yemek pişirme, kirlisinden-temizinden sorumlu olma, oda toplama, evi süpürme görevi vs onda da bankoydu eheueh.-

      Yalnız almanlıktaki fark: bunların 3 yaşında başlanması! Benim hatırladığım bizim bu yaşlar ilk okul ve sonrası... öncesinde sanmıyorum anamın bu kadar iş yaptırdığını. Yani elime bıçak verip 4 yaşında biber doğrattığını falan :/

      Sil