Ben de "beyim evde yok bebelerle yalnızım, gelemem" dedim (bunun çocuklar kreşe gidiyor, yaz tarifesi)
"Tamam madem ben alışverişten sonra sana uğrayayım zaman geçirmek için, içerim bi kahveni tıstıstıs" dedi. "Gel tabi yavrım tüm gün evdeyim" dedim.
Anam bir de bakayım ki sabah saat 10 sularında kapıda bu ve iki bebesi gelmişler. Kızın yüzünden düşen bin parça...
"Çocuklar kreşe gitmedi. Çok ağladılar, ben de ağladım. Götürmedim kreşe, buraya getirdim" dedi.
"İyi yaptınız geçin bakalım" dedim. Kızcağız bişey yememiş ona tost yaptım, kahve koydum. Çocukları bahçeye saldım.
Ki bu arkadaşım, hiçbir şeyden asla şikayet etmez. Kan kusar kızılcık şerbeti içtim der. Aşırı güçlüdür, sporcudur, doğumdan 2 ay sonra yarı maraton koşacak kadar cengaverdir, kuralcıdır, disiplinlidir. "Alman anası" analizlerimin has kahramanıdır :)
Şaşırdım böyle dağılmasına. Ah ulan analık, koskoca Alman analarını bile dağıtıyorsun...
Neyse dedi ki: çok bunalmış. Beyi 3 gündür iş gezisindeymiş ve önümüzdeki günlerde de çok çalışacakmış. Gelecek haftaki istikbaline baktıkça mücrim gibi titriyormuş :))
Sabah kızlar o kadar çok ağlamış ki kreşe gitmemek için, ufak olan ağlarken "mavi" olmuş.
Ben biraz teselli ettim. Dinledim. Boşver oluyor böyle dönemler, geçer dedim. Diren bacım dedim.
Bu arada havuza gece kafam kadar kirpi düşüp ölmüş. Ben tırstım alamadıydım onu. Çocuklar görüp travmatize olmasın diye de 40 takla atıyordum sabahtan beri.
V'ye söyledim "ya havuzda kirpi var yalnız alamadım" dedim. Bu gitti hemen garajdan bi eldiven buldu zönk diye aldı kirpiyi. Sonra da çocuklara "ölü kirpi görmek isteyen var mı?" diye bağırdı askdkfklglg
![]() |
| rip. kirpi :( |
Bizimkiler toplaştı başına merakla inceledi. Ay çok tatlıymış, yazık olmuş falan dediler. Gidip oyunlarına devam ettiler.
Sonra bana Dedi ki: biliyorsun ben bugün o mağazaya gitme planı yapmıştım. 1 saatliğine gitsem sorun olur mu? Dedi
Ahsjdkflglgllf
Ulan amk almanlık be! Şu katastrof ortamında bile kişisel plan bozulmuyor.
4 tane bebe kaldı mı başıma ahskfkflglgl
"Git tabi, ben hallederim. Acele de etme bak sen rahat rahat bakacaklarına" dedim. Şimdi allahı var hiç gıcık olmadım! Nasıl bırakır yaa, yuh ayıptır yaa falan demedim. Bana ayıp olmadı bence.
Çok da rahat geçti zaten bebeler hiç sarmadı bana on numara oynadılar. Hiç problem çıkarmadılar. Ağlayan zırlayan olmadı. Hatta 2 çocukla daha çok zorlanıyorum, 4 çocuk vallahi şahane oldu.
Ama ben olsam yapamazdım ya... En yakın arkadaşım dahi olsa, o da evde yalnızsa onun da 2 çocuğu varsa; kendiminkileri de ekleştirip hadi sen 4 çocuğa bak ben alışverişe gidiom öpt kib diyemezdim.
Müthiş ayıp olur, ona çok zor olur diye düşünür yok zinhar böyle bişey isteyemezdim. Hem sikko bir mağazaya gitme planı cortlasa ne olur. Hayat memat planı değil ya :)
Vallahi şunu farkettim ki, gerçekten kız en güzelini yaptı. Hem gitti kafasını dağıttı, planından geri kalmadı, o an ona ihtiyacı vardı 1-2 saat uzaklaştı; hem de diyorum ya aslında bana ayıp falan olmadı. Yük olmadı, bebelerle zaman benim için şahane geçti.
Şu Alman'lardan öğrendiğim bazı hayati şeyleri hemen maddeleyeyim istiyorum bu konuda.
1-yardım isteyeceksin! Ayıp olur mu, zahmet olur mu diye çekinmeyeceksin. Net olacaksın. Karşı taraf kabul etmezse asla kırılmayacaksın.
(Mesela "ben de yorgunum cnm ya bakamam hepsine birden gitmesen daha iyi olur." deseydim asla kırılmazdı! Oo tamam okey :)) der geçerdi. Muhabbete kaldığı yerden devam ederdi)
2-birinin ricasını yapamayacak gibiysen sırf ayıp olmasın diye kabul etmeyeceksin. (Bkz madde 1) "hayır" demek ayıp değil. Son derece doğal.
3-birinden bir şey rica ederken, sen onun için aynını "severek" yapar mıydın? Bunu düşünecek, kıstas alacaksın. (O da benim için seve seve yapardı bu konuda eminim mesela. Dürüst kızdır, net kızdır)
4-gereksiz yere, durduk yere, iş olsun diye, yarım ağız kimseye bişey teklif etmeyeceksin. Kimseye kendiliğinden bir güzellik yapmak zorunda değilsin. Kim olursa olsun.
Bu maddeyi açalım- tatilde bebeleri yatırdıktan sonra bir gece biz ebeveynler (ki kelimenin aslı ebebeyin'dir.) poker oynayıp sohbet ediyorduk.
Konu karı-koca baş başa yemeğe gitme mevzusuna geldi. Bunlar mutlaka ayda 1 falan yapar. Biz de Haris'le hiç yapmayız. Öyle olmaz çıkın mıkın diyorlardı bize. Geyikle karışık irdeliyorduk mevzuyu. Biz dedik ya bizim babysitter ımız yok (40 yılın başı lazım oluyor onun için de düzenli bir eleman edinmedik.) Anamız yok danamız yok. Öyle bırakıp çıkacağımız kimsemiz yok.
V orda dedi ki: tamam haftaya cts çocukları bize bırakıp çıkıyorsunuz! Biz bakacağız!
Kocası hemen bi bozuldu, yüzü düştü akskdkfk. "Saçmalama V biz Nası bakalım? Çok zor olur, durmazlar falan bakamayız" dedi. Ciddi ciddi karı koca bakar mıyız bakamaz mıyız tartışıyorlar önümüzde :)))
Bizde olsa mesela böyle şeyler laf olsun diye illa ki söylenir. Karşı taraf da "sağol canım eksik olma, düşünmen yeter" der böyle karşılıklı yarı sahte, yarı gereksiz bi durum oluşur. Ama çoğu laftadır işte!
Bunlarda böyle kibarlık, sevimlilik, laf olsun diye bu tarz muhabbetler-teklifler yok işte.
5-bu tarz ricaları da zırt pırt yapıp insanları bunaltmayacaksın tabii bir de. Ayrıca yapılan güzelliği asla unutmayacak en kısa zamanda karşılığında sen de bir jest yapacaksın. Hak geçirmeyeceksin. (Yine "sen de bana bırak istediğin zaman" diye lafta söyleyerek değil; bir daha ki buluşmanızda yemek pişirerek, el yapımı özel bir hediye vererek, ve ya onun bir ihtiyaç anında yardım ederek falan mesela)
Bence böyle net kodlarla insan ilişkileri çok daha kolay ya.
Neyse efenim ben o sırada çocuklar oynarken yemek pişirdim. Bebeler anamızı beklemeyelim, acıktık biz yiyelim dediler. Ben de V'yi aradım biz yiyoruz haaağ demek için. Geldim zaten dedi kapattı. Bir baktım yine ağlıyor, arabayı çarpmış.
Araba da servisten verdikleri emanet araba. Neyse efenim çizik çok büyük bir şey değil. Ama tabi, sinirleri bozulmuş kendine de yediremiyor, çok saçma bir şekilde çarpmış çünkü. Ay kıyamam ya, kızın günü bok gibi geçip duruyor.
Neyse sakinleşti falan biraz. Yemek yedik. Sonra arabayı servisten almak üzere bebeleri toparlayıp gitti.
Bu arada çocuklar çok güzel durdu hiç yormadılar diyince de. "Çok iyi sevindim, teşekkürler" dedi ehehheheh bak biz olsak onda da ısrar kıyamet yalvar yakar teşekkür ederiz akskdkfk
Ay allahrazolsun, tuttuğun altın olsun falan deriz. Aşırı çok teşekkür ederiz.
Arabayı bıraktığı servis de Türk! Ben de ona taktik verdim hemen giderken:
Soğuk ve katı olma. Hiç bir açıklama yapmadan buz gibi takılma. Almanlık burda sökmez dedim. Friendly ol, mağduru oyna, bahane bul, kendini acındır, ağlan dedim akskfkfkglk
"Yaaa uzun yıllardır vitesli araba kullanmıyodum, debriyajı geçireyim derken fren yerine gaza bastım, çarpıverdim. Hay Allah Nasıl oldu anlamadım Çok üzgünüm" de dedim :))) bu taktikleri kullanırsan indirim alırsın, çizik hasar tamiri için dedim :)))
Güldü, tamam yapıcam dedi :)
(İşe yaramış tabi ki, kızın ağlandığını gören ustalar tamam ya hallederiz sen merak etme demişler ehehehe)
Allahım Türk-Alman taktik elçisiyim resmen. Ben <3
Not: "aneliz" = analiz demek. Başlıkta görüp takılan olduysa; Twitter dili edebiyatı :)


Ya Başak yaklaşık 8 gündür ofiste neredeyse tek başıma çalışıyorum. Tam da dur bi bloglara bakayım iki kafamı dağıtayım derken senin taze çıkmış yazınla karşılaştım. Ya kızım nasıl eğlenceli bir anlatımın var senin yaa :) "Sabah kızlar o kadar çok ağlamış ki kreşe gitmemek için, ufak olan ağlarken "mavi" olmuş." cümlende kotum :)))
YanıtlaSilBir de bişey diyecem. Acaba diyorum biz Türk anaları ön yargılı mı davranıyoruz? Hani senin bu Alman amazon çıkmış gelmiş, durumunu anlatmış, ağlamış sızlanmış ya; acaba diyorum bizler içini bildikten sonra mı durumuna anlayış gösteriyoruz? Aslında kadın gayet net. Bezmiş olmasa da çocukları sana bırakıp alışverişe gidecek kıvamda. Acaba diyorum biz Türklerin kaç Alman fırınından ekmek yemesi lazım?
Hahah nesli mavi olma lafına ben de güldüm, kızın kendi tanımı (bizde morarmak denir ya, bunlarda mavi deniyor heralde o şekilde çevirdi askdkgkgk)
SilYa almanlıkta zaten duygulara yer yok mantık, rutinler, prensipler her zaman önce gelir eheheh. Aslında bence de orda çok bunaldığı ihtiyacı olduğu için değil de; o şekilde planladığı ve planın bozulmasını bünyesi kaldırmadığı için gitmek zorunda hissetti askdkfkfk ama yine de art niyet, karşındakini suistimal etmek, enayi yerine koymak falan gibi bir durum değil yani. Önemli olan o.
Olmaz bacılar olmaz. Bizde o ''kod'' lar yok! Hele şu net olma mevzusu var ya abooo , zinhar mümkün değil.
YanıtlaSilBaşak yazılar on numara, kahvemi almadan kesinlikle okumuyorum senin postları. Çikolata gibi tadını çıkarıyorum yeminlen.
Oooh kahve yarasın elifcim <3 aşırı şımardım ama şu an şu yoruma. Zübük gibi gerindim, keyiflendim bildiğin aksdllflfl
SilVallahi bana da Nasıl iyi geliyor yazmak, yazdıklarıma böyle şahane geri dönüşler almak; yeri gelince kafa kafaya verip çözümler aramak, gıybetler döndürmek, iyi ki varsınız!
Bizde bu kodlar, böyle netlikler yok tabi ki, olamayacak da. Anca gelip birbirimize ağlanıcaz "elin gızı yapıyor" falan diye şaşırıcaz işte bizim de fıtratımız bu, ne edek? Eheuheue
Nasıl eğlenceli bir anlatım bayılıyorum yazılarına. Bir de bu alman anaları türk anaları karşılaştırmalarını ayrı bir keyifle okuyorum. Bizim bakış açılarımızla onlarınki ne kadar farklı yav.
YanıtlaSilÇok teşekkür ediyorum <3
SilÇocukken de en sevdiğim şey; Alman çukulatası yiyip Almancı komşuların maceralarını dinlemekti akskfkfkg kim derdi ki bir gün anlatan tarafta olacağım :)))
uzun yazı okumayan güneş, senin bitmeyen yazılarını soluksuz okuyor.
YanıtlaSilcahil bi insanım, uzun post okuyamıyorum abi. seninkiler hariç.
bir de merak ettim, madem bu kadar plancı bu almanlar.. bebelerle gelirken haber vermemiş, ne iş? hatunun tarzı net, dürüst- fakat ben gıcık da olabilirdim- bilemedim.
topluca plan yapsak o gün? gibi gudubet şeyler düşünebilirdim. çünkü törk olmak.
Şindi almanlarda plansız-çat kapı gelme durumu olabiliyor. Ama yakınlık-eski dostluk olarak değil sık görüşmeye bağlı oluyor bu hukuk.
SilMesela anana kardeşine en baba çocukluk arkadaşına onların planını bilmeden günler-aylar öncesinden sözleşmeden son dakika programı yapamazsın. (yakın oturmuyor ve çok sık görüşmüyorsan) çünkü illa ki başka programları vardır asjdkflflgl. "-napıonuz? -hiiiiç oturuyoz, hadi gelin" durumu olmuyor bunlarda genelde :))))))
ama komşu falan Tarzı ya da çok sık gidip geldiğin insanlara bu yapılabiliyor. Gız zaten gelicem demişti, evde olduğumu biliyordu şansını denemiş işte :D
Ya kızı tanısan hiç gıcık olmazdın (bana da aynı şeyi başkası yapsa sinir olurdum bak. Düşününce bi kuruldum şuan asldkfllg. Ama bu V'nin yapması nedense çok doğal geldi, çok okey geldi bana hehehe)
Sana şu uzun ve bonboş yazılarımı okutuyor olmak totomu tavan yaptırıyor. Bnm gtüm kalkmasın da kimlerin kalksın şimdi? Eheueheuh kendim pide rekoru uzunluğunda yazıp duruyorum ama uzun yazıya karşı benim de genel tutumum "okumadık kardeş, durumumuz yoktu" askdkfklglg
Çok mersi gülüm, allahrazolsun evladım.
evet ben başlığa takıldım acaba neçıkacak diye :) biz çok alıngan bir milletiz cidden, işin varsa bile söylemeye çekiniyorsun, yardım isteme zaten hak getire amaaan oooff
YanıtlaSilYufka yürekliyiz, misafirperveriz, sıcak kanlıyız falan filan ama bu güzel özellikler aslında insan ilişkilerini zorlaştıran özellikler be... Duygudan çok mantık; empatiden çok prensip kullanınca yeminle daha kolay ;)
SilBiz daha 1 de cortliyoruz yaaa.. Hem yardim istemek hem de istedigin yardim reddedilirse bozulmamak.. Zaten bunu bi basarsak. hatta belki sirf reddedilir ya da mecbiriyetten yapilmak zorunda kalir da hissederiz korkusuyla yardim isteyemiyoruz. Cunkuuuu ayni anlattigin gibi hayir diyemeyen insanlariz galiba biraz da hem yuze gulup hem sikayetlenen tuhaf yaratiklariz. Almanlarin bu NET hallerine oyle imreniyorum ki... Hayatlarini kendileri ve baskalari icin daha kolay hale getiriyorlar bu sayede... Biz burda boyle kimseyi bulamayiz ama sayende okuyoruz be Basak, eglencesi de cabasi! Tesekkur:)
YanıtlaSilMızmızım ben şöyle yapmak lazım böle yapmak lazım diye götten atıp tutuom ama; aslında kendim de yapamıyorum hiçbirini :)))
SilYok arkadaş, kimseden bişey isteyemiyorum. Hayır denilince inanılmaz bozuluyorum. Öyle böyle deil ama "vay amk biz sana şunları bunları yaptıydık zamanında" diye bütün yaptığım güzelliklerin history sini tarayıp excel dökümünü alıyorum kafamda :))) şiştikçe şişiyorum hayır denmesine gelemiyorum.
Diyorum ya İşte böyle anlatıp, karşılaştırıp, gıybetini döndürdüğümüzle kalıoz. :) neyse bari en azından eğleniyoruz kıhkıhkıh
Ben teşekkür <3
Merhabalar,
YanıtlaSilAnlatim tarziniz acayip keyifli ve guzel. Canim sikkinken falan ozellikle keyfim yerine gelsin diye sizin yazilarinizi okuyorum. Bu da okumasi en eglenceli yazilarinizdan biri olmus bence.
Bir zamanlar Turkiye den okuyordum yazilarinizi, kisa bir sure oncesine kadar Ingiltere den ve simdi de Dusseldorf dan:) Sizi okurken vavv falan diye alman milletine sasarken almanlarin ortasinda buldum kendimi.
Merhabaaaağ :)
Silİki saattir ne yazacağımı düşünüyorum :) yapılan yorumlara "tşk cnm inş amin" diye kısa cevap yazamayacak kadar açım iletişim kurmaya :)
Hep uzun uzun anlatayım istiyorum. Yeni insanlar, bloglar tanıyayım. Onların günlüklerini pembe dizi izler gibi takip etmek, evlerinin içini ev hallerini okurken kafamda canlandırmak, "acaba o olayın sonrasında ne oldu" diye merak etmek garip bir haz veriyor bana. Bu duyguda yalnız olmadığımı bilmek de rahatlatıyor :))
İnsanların seni hangi özelliğinle hatırlamasını, tanımlamasını isterdin? Deseler: Zeki, başarılı, bilgili, kültürlü, idol alınası, klas, süper anne, dişi-güzel-seksi, harika eş, incelikli, becerikli....
Bunların hiçbirini istemezdim! Böyle anılmayı kim istemez ki derseniz; ben istemem :)
Beni en çok Mutlu ve tatmin eden şey "komik, eğlenceli, egosuz gız" olarak bilinmek. Alamet-i farikam saçma sapan hikayeler anlatışım, insanları güldürüşüm olsun isterim :) Bunu bu şahane yorumlarda, ucundan kıyısından başardığımı görmek de Nasıl zil taktırıp oynatıyor bir bilseniz <3 (Mezdeke kaseti koydum şuan. B yüzü 2. Şarkı ya'elil yellil)
Düsseldorf'ta yeni hayatınızda mutluluklar; Alman'larla maceralarınızda bol şans diliyorum :))) yoruma ayrıca "danke şön"
Bi bu Almanlar tanisalarda tanimsalarda , çocuklarını arkadaşlarının evlerine çok rahat gönderiyorlar.
YanıtlaSilMisal Doğum günler burda 3-4 yaşından itibaren aileler olmada kutlanıyor , davet edilen ev yada mekana davetiyede yazılan saatte çocuğunu götürüp bırakıyorsun , yine yazılan saattte almaya gidiyorsun.
Ailesiyle can ciğer kuzu sarması olmadığımız , sadece kreşten tanığımız , kızımın iyi arkadaşlarının ailesi hiç çekinmeden kızlarını bize yatıya bırakabiliyorlar , ertesi günde gelip teşekkür edip alıp gidiyorlar .
Benim ciğerim çıkıyordu geçen sene , alıştım artık , götürüyorum partilere davetlere kızımı bırakıyorum artık o herkes tecevüzcü tacizci ( biraz abartıyorum tabi) kafamı yavaş yavaş temizliyorum allahtan , öyle güvensiz yetiştirilmişiz ki aklımız çıkıyor, yinede ama işte Türklük baki, gece yatıya sadece bir arkadaşına bıraktım, bırakırım onlatda zaten bizim iyi arkadaşlarımız.
Bu arada Başak kesinlikle katılıyorum çoçukların arkadaşları varken bakımlarının çok daha kolay olduğuna, eşim iş seyahatinde ben iki çocuklu single mom ken bile çağırıyorum yatıya kızımın arkadaşlarını , ailelerine ben yalnızım bişey olursa diye telefonlarını gece kapatmamalarını tembihliyorum , hop tamam .
Kızımı Eylül'den itibaren müzik okulunda bir kursa yazdırdık, bunun en yakın arkadaşlarından birinin ailesi hayıflandı kendi kızlarınıda tüm gün çalıştıkları için yazdıramayacaklar diye , iki kere düşünmeden , ben alırım ikisinide kreşten götürürüm sorun değil dedim , çok sevindiler, hemen yazdırdılar. Bende Alman oldum ama biraz , kızım hasta olur , oğlum hasta olur sa götüremem ama haberiniz olsun, kızımı götürebildiğim günlerde götürürüm dedim, süper dediler, Alex sen deli misin kendine işmi arıyorsun dedi , ya dedim ne diyorsun, mızmızlanmadan kızı kursa götürebilecem daha ne olsun, yani ben bence kendime yapıyorum en büyük iyiliği.
V'ye bende hiç içerlemedim, süper yapmış süper de anlatmışsın .
😘
Evet ya çok ilginç di mi, bu kadar kurallı, sosyal ilişkilerde mesafeli insanların çocuk bırakma ve yatıya bırakma davranışları bizden çok daha rahat aslında. Yani anasıyla çat kapı gel-git, gönlünce gıybet, Allah ne verdiyse otur yiyelim yapamıyorsun ama çocuğu bırakıyorlar bak Eheueheuh
SilFransa'da yengem var, o de şey diye anlatıyor. Orda çocuğun anasıyla da konuşmazmışsın. Çocuk kendi ararmış telefonla (7-8 yaş) "merhaba bayan x, şu gün sizde kalabilir miyim?" Dermiş sen de çocuğa olur ve ya olmaz dermişsin :)) analar sırf bırakmaya, almaya geliyor ve acil durumda irtibat kuruluyor.
Yük olma kısmı gerçekten benim için de hiç sıkıntı değil. Sorumluluk da alırım, yemek de pişirir yediririm çocuklar bana sarmadan kendileri oynasın eğlensin de amuda bile kalkarım valla akskfkfkgl
Sadece şuan yaşlar küçük ya, ondan tam rahat olamıyorum. Bazen kavga edip ağlaşıyolar, anamızı isteriz ne Zaman gelcek diolar, dakka başı gelip birbirlerini şikayet ediyorlar falan o durumlarda darlanıyorum çok çocuktan :))) biraz daha büyüsünler o sıkıntı kalmayacak kısmetse ;)
Ben hatırlıyorum biz çocukken analar, evi dağıtıyorlar kirletiyorlar ses yapıyorlar diye istemezdi eve çocuk toplamak :))) sanki o yüzden çocuklar birbirinin evine bırakılmıyordu biraz da :D benim annem bütün mahallenin çocuklarını eve doldururdu valla ben sıkılmayayım diye, ben de o kafadayım ahahahahgsha
Bir Yarı Alman anası olarak Yazımı beğenmen
Kalp ben :))) <3
Evet ya Fransızlar birkaç tık daha rahatlar bu konuda , bizde en sık kalan arkadaşı kızımın, Fransız.
SilBirgün kreşten çocukları beraber aldık , bizim evimiz onların evinin yolu üzerinde olunca beraber yürüdük bizim ufak fransız ve babasıyla. Çocuklar bizim eve varınca hemen bahçede trampoline takıldılar derken ben de zaten şöyle kıymalı güzel bi ıspanak çorbası yapmıştım kızım çok sever diye , saatte geç olunca dedim sizde yemeğe kalmak ister misiniz ? "Yani bilmem , ama şimdi biz kaşısak ( adam ve iki kızı ) karım ne olacak , o ne yapacak " diye stres oldu , dedim valla ne bilim ben karın ne yapacak , benim çocuklar aç , seninkilerde aç , yemek var yetecek kadar herkese , nasıl isterseniz . Dedi "dur ben karımı arayacam" dedim nasıl istersen .
Biz oturduk masaya , başladık yemeğe , karışı geldi, mutfak lavabosunda ellerini yıkayıp Mada'ya oturdu , bayıla bayıla iki tabak ispanak yemeği yedi , çocuklarını ağzını yemekten sonra yine mutfak lavabosunda yıkayıp , hadi çüş dediler gittiler , biz sofrayı kaldırak, bi iki büklüm eğilip teşekkür edelim yok. Ben şaşırdım tabi ama bu anlattığım ilk münasebetlerimizden di , şimdi haftada bir kere çocuklar bahçede takılıyorlar okuldan sonra, sonra acıktık diyorlar , beraber bişeyler yiyoruz , rutinimiz oldu ��
Askdkflglg şafak yaa :)) benim de o olaydan ağzım yandı bikaç kez ahahahha
SilYemeğe kalın isterseniz diye teklif etmiştim (kabul etmeyeceklerini sanıyorum, adettendir ya bizde kalın dense de kalınmaz hani çok samimi değilseniz) ay çöküverdiler direk olur kalalım diye ahahahha
Artık ben de kibarlık olsun nasılsa kalmazlar diyip "kalın" demiyorum kimseye :))) anca yemeğim bolsa, gerçekten kalmalarını isyorsam diyorum :P
bacım ben hastasıyım almanların yaa. hani hep 'aman onlar soğuk' filan derler ya, bana nedense o hal tavır soğuk değil net ve dürüst geliyor. insan ilişkilerini inanılmaz kolaylaştırıyorlar. sanırım salya sümük ama yanarlı dönerli sevgi selleri yerine ben de aynı netlikten yana olduğumdan bu yanının anefikrini çok iyi özümsedim =p
YanıtlaSilKesinlikle net ve dürüst buluyorum ben de soğukluktan ziyade. Ayrıca Almanlar eser miktarda bira içtiklerinde; hesap da öderler, enseye tokat göte şaplak kıvamı samimi de olurlar ahahahha
SilBütün almanlık tabularını yıkarlar :) ertesi gün at gibi bünyeyle kalkıp disiplin ve prensip dolu iş ve ya günlük yaşamlarına kaldıkları yerden devam ederler :))) seviyorum bu ırkı :)
Ahahaha kızım seninki resmen yemeğe çıkmanızın karşılığını vermiş :))) derlerdi bence türkler buna. Gurbet ellerde böyle dost gerçekten bulunmaz lüks, şahane :)
YanıtlaSilEhehehhe tabi ya, çocuk kitleyen eküri; her genç gızın rüyası :D
Silİki Alman komşum var. Biri buradaki barınakları gönüllü temizliyor. Yüce gönüllülüğü karşısında önümü ilikliyorum. Diğeri de arada bir gelip bir iki hafta kalıyor evinde. İnternet şifresi istemiş, bizimki bilmediğinden verememiş. Kapılarına yazdım bir ara. (İletişim özürlü olduğumdan, yazıp - kaçtım diyeyim) Bir hafta kullanıp, dönerken çukulat getirmişler teşekkür için. Benim taktikle, kapıya bırakıp gitmişler.
YanıtlaSilBu arada merhaba.
Alman çukulatası mıydı peki? :))
SilBurada mesela komşudan 1 yumurta, 1 bardak un vs isteme kültürü yok ehehehh.
Market zaten bize uzak, akşam 7de kapanıyor, pazar günleri kapalı vs.. Gerçekten evde bazen acil ihtiyaç olunca, komşudan 1 tane isteyiversem diye düşünüyorum:) yeni evliyken Haris'e sormuştum komşudan 1 paket kabartma tozu istesem olur mu? Diye (kek yapıyordum herşey hazır, hamurunu çırptım falan Bi baktım kabartma tozu yok!) Haris çok şaşırdı, olur mu canım öyle şey falan Dedi :)))
Alet edevat Tarzı şeyler ödünç alınıyor ama komşudan (araba aküsü şarj kablosu, bahçe hortumu vs vs) o tarz birşeyini ödünç alıp kullanınca da mutlaka karşılığında birşey getiriyorlar; reçel, çikolata, bahçeden meyve sebze vs
Merhabaaa :)
Hiç alaman kankam olmadı ama 4 yıl birebir almanlarla çalıştım.Çalışma hayatında en sevdiğim özellikleri iş için tartışırsın edersin ama konu bitti mi hop normale dönerler,uzatmazlar.Bizde olsa konu sakız olur,küsülür,arkadan konuşulur,iş konusu özel hayat konusu haline getirilir...O yüzden seviyordum onlarla çalışmayı ben yaw... Ama kankiliği,komşuluğu bilimiycim.
YanıtlaSilYa eşimin iş arkadaşları aynı zamanda çok sağlam kankalarıdır (5-6 kişilik bir grup) Zaman'ında birbirlerinin nikah şahidi olmuşlar, gençliklerinde bütün tatillere beraber gitmişler, Nasıl can arkadaşlarıdır anlatamam. Sosyal hayatta bunları görsen liseli ergen gibiler bir araya gelince :) Ama bu adamlarla işle ilgili durumlarda bir telefon görüşmeleri oluyor aman yarabbi :)))
SilNasıl ciddi, Nasıl nazi dönemi filmlerindeki gestapolar ses tonuyla ve aksanıyla, kavga eder gibi, emirler talimatlar vererek falan!
Şoklar geçiriyorum :)) noldu ya falan diyorum, normal moduna dönüp "hiiiç işle ilgili konuştuk" falan diyo askdlflfl
Ay biri bana öyle konuşsa, önce ağlarım sonra küserim askdllflglg
seni dünyanın en ikonik fotosuna bakmaya davet ediyorum: https://pbs.twimg.com/media/CsRd-_5XYAAp8f1.jpg bu arada tivitır nikin ne ben bağımlılık derecesinde kullanıyorum da seni de stalklarım dkfdfj
YanıtlaSilalman kanka konusunda pek söyleyebileceğim bişey yok, arkadaşlık seviyesine geldiğim 2 alman var burda, bi tanesi çok nev-i şahsına münhasır bir ablamız diğerini de okul dışında görmedim yorum yapamayacağım ama iyi insanlar yav hjdh netlik de kötü bir şey değil ayrıca, hem kadıncağız kafasını dinlemiş hem de senin çocuklar onunkilerle takılmış, alman kafasıyla sosyal hayat daha kolay gibi sanki.
bu arada kirpiyi gömdünüz mü sljgkf nur içinde yatsın...
Nikkim benim tiwaytır: @bskergvn
SilBu aralar pek aktif değilim ama eski tüğitlerime bakabilirsin eheheh.
Kirpiyi evin arkasındaki koruya salladık, akıbetini Bilmiom asdkdllg âmin canım :*
Yazınızı ilgiyle ve severek okudum. çok haklısınız ben çoğunda hata yaptım. yardım istemek mi; bir türlü beceremedim, istediğimde de çare olan olamadı. :)
YanıtlaSilYüreğinize sağlık. :)
Çocuklarımızı yetiştirirken onlara şans tanımıyoruz, her işlerini biz hallediyoruz. "yardım istemeyi" öğrenemeden büyüyoruz.. Nasılsa ben istemesem de birileri benim yerime düşünür ve yardım teklif eder diye bekliyoruz... Belki de bu yüzden bu tutumumuz.
SilTeşekkür ediyorum yorumunuza.