İş bu yazı 3 yaşından küçük çocuğu olan analara ithaf olunur.
Nasıl ki bebeğin ve annenin 40 ının çıkma mucizesine inanıyorsam, bebeklikten çocukluğa geçişin de 3 yaşında kesin bir çizgiyle yapıldığına inanıyorum. İngilizce'de, birçok dilde tam karşılığı olmayan 'toddler' diye bir kavram var. Bebenin ayaklandığı hemen hemen 1-3 yaş arası dönemi içeriyor. Onlar yenidoğan, bebek, toddler, çocuk diye 4 fazda incelemiş; bizde kesin çizgileri belli olmayan bebe ve çolukçombalak olarak iki ayrı konsept halinde.
Otibis-uçak-otel rezervasyonlarında evrensel adamdan sayılmama, ücret talep edilmeme yaşı 0-2 dir. Yutma tehlikesi içeren ürünlerde yasal uyarı yaşı 0-3 tür. Müze, etkinlik vs girişlerinde ebeveyn biletine yancı olma yaşı 0-6 dır. Ama bebenin anaya yapışık olma durumunun bittiği, annenin bebek kafasından sıyrıldığı yaş tam olarak 3 tür 3!
Peki neler yapıyordur da bebek sayılmasındır artık bu 3 yaş?
-bir kere en önemlisi konuşmadır. Hikayeler anlatıyor, uzun uzun muhabbet ediyor, neden-sonuç bağıntıları kuruyor, espriler yapıp sizi güldürüyordur. "Benimki daha 2 yaşında ama dil pabuç kadar, şakır şakır konuşuyor" diyen tez canlı anaları duyar gibiyim. Konuşma çok daha erken yaşta başlar ve çocuktan çocuğa farklılık gösterir elbette. Ama konuşmanın niceliği ve kullanılan kelimelerin çeşitliliği değil, niteliği ve içeriğidir 2-3 yaş farkı. Artık konuşma tamamen oturmuş; deyimler, kalıplar bilinçli kullanılmaya başlanmış, jest mimik ve tonlamalar devreye girer olmuştur 3 yaş sıpasında.
-gezmeler, tatiller, restoranda yemeler daha bir keyifli hale gelmiştir.
-teşekkür ve rica etme, özür dileme gibi görgü kuralları oturmuştur.
-fiziksel olarak güçlü ve stabildir. Bedeninin kontrolü artık çok büyük ölçüde kendisindedir. Çok dengeli bir şekilde atlar, zıplar, tırmanır, koşar. Tuvalete kendi gidiyor, ayakkabılarını giysilerini kendi giyip çıkarıyor, yeme-uyku-oyun rutinlerini kendisi kotarıyor, kendi düzenini kendi oluşturuyordur.
-"laftan anlama" yaşıdır artık 3. Tehlikeli ve yasak kavramlarını anlar. Mantıksız şeylere tutturmaz. Bu tutturma işi hala devam ediyor gerçi bu yaşta ama çok azalıyor, görece olarak da daha mantıklı oluyor. Mesela iPad isterim diye ağlayabilir (mantıklı) ama arabasını duvara parketmeye çalışıp "bu niye burda durmuyo" diye ağlamaz (mantıksız)
-zaman kavramına dair algı temelleri atılmıştır. "Kahvemi içeyim, ondan sonra oynarız" diyince kabul eder. "Şimdi gitmiyoruz, birazdan gideceğiz" diyince anlar. "2 gece yatıcaz kalkıcaz, sonra baba gelicek" diyince idrak eder. Havanın kararması, güneşin batması, haftasonu kreşin kapalı olması gibi zaman referansları vardır.
-"benimle evde mi kalırsın, dedeyle markete mi gideceksin?" Gibi iki seçenek halinde sunulabilir planlar. Kendi seçimini yapar, kararını verir.
-bebeyi "eğleme" aktiviteleri, birlikte "eğlenme" aktivitelerine dönüşmüştür. Bir kafeye gidip, sıcak çukulat ısmarlayıp karşılıklı kitap okuyabiliriz. Resim, el işi, hamur oynarken; bağımsız ve yaratıcıdır. Herkes kendi bölümünü yapar, sonra güçlerinizi birleştirip eklektik bir çalışma çıkarabilirsiniz. (En fazla ayının kafasını sen yap, gözünü sen yap falan diye darlar :) bu sayede aman sıkılıp kalkıvermesin, napsam da eğlesem, gel araba çiziverem, aman ağaç boyasam, hadi bi 10 dakka daha oturtsam da zamandan yesem diye kırk takla atacağınıza, bakmışsınız ki dil dışarda gayet konsantre siz de hamura vermişsiniz kendinizi :) ayrıca kendi kendine de uzun süreler oynar. Hatta o efsanevi "hadi çocuum bırak o arabayı da gel yemeğini ye, soğutma" cümlesini kurarken bulursunuz kendinizi.
-"ben sinemaya/spora/arkadaşlarımla buluşmaya/alışverişe gidiyorum. Hadi eyvallah" diyip çıkabilirsiniz. Arıza çıkarmaz. Büyüklere ait bir farklı bir dünya olduğunun ayrımındadır. Ben nereye gidiyorsak dürüstçe söyleme taraftarıyım. "Doktora gidiyorum, işe gidiyorum, içerde zikir var sen gelme sıkılusun" gibi yalanlarla çocuğu kandırmak pek benlik değil. Tabi arada ben de gelicem diye tutturabilir. Ama gelemiyceğini söyleyerek, daha sonra onunla da çok güzel yerlere gideceğimizi anlatarak, biz yokken yapacağı aktiviteleri/planları sıralayarak kolayca ikna edilebiliyor. Uzun vadede daha temiz iş.
-makina boşaltma, yemek hazırlama, temizlik gibi konularda kendisine iş kitleyebilirsiniz :) eskiden de yapıyorduk tabi bunları ama laf olsun diye ve dev süpervizyonla. Bu kez ciddi ciddi yardım edebiliyorlar.
-dışarıda bir ortamda bir grup çocuk varsa, bizimki de tâifeye dahil olur, ortalıkta koşturur (lütfen çocukları pistten alalım), gözümüzün önünde olmayan (ama güvenli olduğuna karar verip oynamasına izin verdiğimiz) mekanlarda da oynayabilir.
-parklarda salabiliyoruzdur :) salıncak, kaydırak tepelerinde çocuğun yanında dikilmek yerine, banka oturup çekirdek çitleyebiliriz.
Aklıma şimdilik daha fazla örnek gelmedi, ama konuyu anladınız bence siz?
Sevgili beybi ve toddler anaları! Hepinize sabırlar diliyorum (ve en çok da kendime. Zira iki numara tabir edilen Maya kişisinin 3 yaşını doldurmasına daha çok var) Hebele gübele diye bebe eğleme baygınlığı, yakamızdan girip paçamızdan çıkan ponçik yapışıklığı, terrible two davasında bıraktığımız sol ciğer ve niceleri 3 yaşla birlikte tarihe not olarak düşülüyor, geçiyor ve gidiyor. Anasının kuzusu canımız yavrımız artık 3 yaşında bir mini eküriye evriliyor. Bize de bu tatlişkoyla bol bol keyif yapmak düşüyor.


6 ayımız kaldı desene, tünelin ucundaki ışık gözükmek üzereee
YanıtlaSilEvet evet cerencim! Yani 2,5 yaş çocuğu ne kadar, becerikli, akıllı, sosyal uyumlu, dilli düdük falan olsa da bu 3 yaşın olayı çok acayip! :) az kaldı bakalım sen de, benim gibi bu farkın bariz olduğunu düşünecek misin? ;)
YanıtlaSilÇok doğru bir tespit, bizim de tatile gidip de tatilin tatile benzediği yaş 3 olmuştu kesinlikle. Bir de babaların baş başa kalma süreleri çok uzamıştı bu yaşta.
YanıtlaSilÇok doğru ya babayla ilgili madde yazmayı nasıl da atlamışım :) bizde (daha doğrusu bende) çok büyük sıkıntıydı o yaa.. Eşim agucuk gugucuk diye bebek eğlemeyi hiç bilmezdi. Bana (tabi bir de yeni anne kafasıyla diyelim) bebeğimiz ve babası birbirleriyle bağ kuramıyorlar, zaman geçiremiyorlar, bebek biraz da bu yüzden bana aşırı bağımlı ve yapışık falan diye üzülür ve de bozulurdum...
SilBaşka babaları gözlemlerdim; neredeyse anne kadar bebek dilinden anlayan, saatlerce keyifle oynayabilen, uyutabilen... Bizim öyle değildi işte. Neyse sonra üzülmekten ve beyime kurulmaktan vaz geçtim :) Babalık içgüdüsel değil, ve bazı babalar gerçekten bebek bakımı için yeterince sabırlı ya da yetenekli değil :) eşimin harika hobileri, çok başarıyla ve istikrarla yaptığı sporları falan vardır mesela, tamam işte dedim. Biraz büyümesini bekleyelim. Bizimkiler de bunları paylaşacaklar!
Şimdi gerçekten uzun uzun vakit geçiriyorlar. Birlikte çok eğleniyorlar falan. Hatta baya abarttım geçen ay 2 çocuğu birden evde bırakıp Türkiye'ye bile gittim 2 günlüğüne, ve babaları ikisine birden tek başına iki gün baktı (wauv)
zikir :) eski yazılara daldım yine, aslında okumuştum da unutmuşum ya :) 10 aylık götümün dibinden iki sn ayrılmayan, yakama paçama yapışan, yemek hazılarken donumu çeken bebeden baydım artıkın ya hemen 3 olsun ehe :D
YanıtlaSil